<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-15166694</id><updated>2012-02-16T04:46:23.147-08:00</updated><category term='Sınav'/><category term='Türkiye'/><category term='Şeyda Karadeniz'/><category term='Yaşlılar'/><category term='Kitap'/><category term='serzeniş'/><category term='Samanyolu Haber TV'/><category term='Farklı desenler'/><category term='Fikir'/><category term='Türk Diziler'/><category term='Anı'/><category term='Ahmet Turan Alkan'/><category term='Gezi'/><category term='Eskişehir Günlük'/><category term='Evlilik'/><category term='Kurtlar Vadisi Pusu'/><category term='Masaüstü Programı'/><category term='Dilaver Sultanov'/><category term='compir'/><category term='Haber'/><category term='gazete'/><category term='İzlenimler'/><category term='Bakü'/><category term='Samanyolu TV'/><category term='Elektrik'/><category term='Salih Zengin'/><category term='Polat Alemdar'/><category term='Enerji'/><category term='ekonomi'/><category term='Azerbaycan'/><category term='Eurovision Azerbaycan'/><category term='Aşk'/><category term='Açıköğretim'/><title type='text'>Eskişehir Güncesi</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://eskisehir.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eskisehir.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><link rel='next' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default?start-index=101&amp;max-results=100'/><author><name>mehmet</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>148</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15166694.post-2402906203032313625</id><published>2011-05-16T03:42:00.000-07:00</published><updated>2011-05-16T03:50:04.016-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şeyda Karadeniz'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Türk Diziler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Azerbaycan'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Samanyolu TV'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Türkiye'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Farklı desenler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Eurovision Azerbaycan'/><title type='text'>Farklı Desenler dizisinin yapımcı / senarist / kurgu ekibine / Ahu Atılgan`a  açık mektup</title><content type='html'>Sizleri güzel bir düşünce ile çekimine başlamış olduğunuz diziden dolayı tebrik ediyorum,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Umarım çalışmalarınız başarıyla devam eder,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Siz çaba harcadığınız için, ben de çaba harcayıp sizin eserinizle ilgili bir yazı yazmak istedim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;strong&gt;15 Mayıs 2011 tarihli bölümle&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; ilgili olarak yazıyorum:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. Feride, sorgu odasında Kemal`ı teşhis edecek. Ama nedense, Şeref`in girmesini siz senaristler engelliyorsunuz. Buna itirazım yok. Yalnız senarist olarak bu adımı engellerken, bunu seyirciye farkettirmeden yapabilirseniz daha başarılı olursunuz. Şeref`in orada kardeşi tarafından sorgu odasına girmesinin engellenmesi oldukça basit bir kurgu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2. Yasal olarak dinleme yapılamıyor mu? Neden, Kemal`le konuşan diğer hatun hiç yasal dinlemeye takılmıyor. Şeref`in polis olan kardeşi, ne kadar da uyuşuk ve gözü-açık olmayan bir polis görünümü arzediyor. Neden evdeki hiç kimse, Feride`nin sözleri üzerine Pınar`dan şüphelenmiyor. Feride`nin kardeşi Feride`nin kaçırılmasına alet olmuş. Bu konuda, kardeşi konuyu itiraf etti. Neden hala, hiç kimsenin aklına Pınar`dan şüphelenmek gelmiyor? Gece vakti, Feride, Pınar`ı çok belirgin bir şekilde teşhis etti her kesin göz önünde, neden bu konuda hiç bir adım atılmıyor. Burada kesinlikle bir kurgu zaafiyeti yaşanıyor. Senaristlerin daha dikkatli olmasında yarar var. Ayrıca, Feride`nin kardeşi Kemal`le telefonda konuşmuştu, o telefon numarası neden sorgulanmıyor? O telefon numarasına ilişkin kayıtlara neden bakılmıyor?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3. Pınar, daha önceki bölümlerde o kadar çok açık verdi ki, bu insanların hepsinin aynı anda bu açıkları farketmemesi size doğal mı geliyor?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4. Feride`nin yüzüğünün geri verilmesi iyi bir ayrıntı oldu. Bunun için sizi tebrik ederim. Bunun dışında, Feride`nin toprağın altında uyanması da ve dizinin o bölümünün o şekilde bitilmesi çok akıllıca yapılmış kurgulardı. Orada, Pınar`ın telefonu düşürmesi, çok iyi de olmasa, yine de kurguda çok belirgin bir şekilde sırıtmıyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5. Eski kocası tarafından tekme tokat dövülen hatun, yeni sevgilisiyle telefonda konuşuyor, sesi oldukça titrek, ama bizim adamımız hiç bir şey çakmıyor. Yaşar`dı galiba. Yani Yaşar bu kadar duyarsız mı? Yaşar, Leyla`nın o telaşlı halinden hiç işkillenmiyor. Senaryo`nun bu kısmını yazarken, biraz daha dikkatli olabilirdiniz. Seyirci karşısında bu kadar zor durumda kalmanıza gerek yok. Ayrıca, Leyla o haliyle karakola gitse, adamı yine içeri tıkarlar. Ama Leyla onun yerine evde oturup ağlamayı tercih ediyor. Yani sizin planınıza göre, Yaşar aptal, Leyla daha aptal. Yani “aptal aşıklar” dedikleri bu olsa gerek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6. Pınar`ın Feride`yi tehdit etmesini ne kadar da amatörce işlenmişsiniz. Resimler üzerine kurgu yapılması oldukça basit kaçıyor. O evde Pınar`ın o kadar rahat olmasının temelini iyi kuramıyorsunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7. Şeref ile Feride`nin buluşma sahnesinde, Şeref`in iyi rol yaptığını düşünüyorum. Etkileyici sahneydi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;8. Yine, Kemal, Feride`nin peşinde dört dolanıyor ama Şeref`in umrunda değil. Yani, adamın birisi sizin karınızın masasına yaklaşıyor. Aynı adamı az önce karınızla konuşurken görmüşsünüz. Şimdi Şeref, Feride`ye soruyor nedir mesele diye, o da “adam bana bir yer sordu, ben de buraların yabancıyım bilmiyorum” dedim. Bu dizide kara mizahın en yüksek düzeye ulaştığı yerdi. Lokanta bir sürü insan oturuyor, adam lokantaya gelip, sadece bir masada oturan bir bayana yaklaşıp “Bacım, MIT lojmanları nerde? biliyormusunuz?” diye soruyor (MIT lojmanlarını ben ilave ettim, ankaralılar bilir, ankara böyle bir espri vardır- : ). Bunu hangi seyirci yutuyor, ya da siz senaristler seyircinin bunu yuttuğunu mu düşünüyorsunuz. Bunun dışında, senaristlerin içerisinde erkek var mı? Ya da erkek yoksa, senaristler bu ülkede yaşamıyorlar mı? Nasıl oluyor, adamın birisi, lokantada sadece sizin karınızın masasına yaklaşıp adres soruyor. Ve aynı adamı, beş dakika önce karınızla konuşurken görüyorsunuz. Bütün bunların hepsini de normal karşılıyorsunuz. Akıl almıyor bir türlü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;9. Anadolu`da bazen anneler kaynanalarının/kaynatalarının yanında onlara hürmeten çocuklarını bile öpmezler. Yani, bir annenin çocuklarını, büyüklerinin yanında öpmesi, kültürümüzün derin/sağlam kısımlarında, saygısızlık gibi addedilir. Farklı desenler dizisinde ise, Şeref karısını elini öpüyor, babası ve annesini yanında ve çocukların gözü önünde. Bunun dışında, ızgara partisinde de alnında öptü galiba. Şeref, bu bölümde kültür, gelenek ve göreneklerimizden biraz daha uzaklaşmış oldu. Bunu da senaristler düşündü, yoksa bu Ahu hanımın fikrimiydi? Yoksa, bu samanyolu televizyonunun şimdiye kadar gönül verdiği değerlerden ve prensiplerden ödün vermeğe başladığının resmimidir? Oysa ki, Feride, karakterine dini bir hassasiyet verilmişdi önceki bölümlerde. Acaba, Feride, hafıza kaybına uğrarken, dini hassasiyetini de mi unutdu?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;10. Dizinin müziği iyi, Şeyda hanımın ara sıra güzel sesiyle diziye can verdiğini söyleyebiliriz. Yalnız, dizinin kurgusunda sadece bir bölüm için bile yukarıda ilk düşününce akla gelen senaryodaki kör noktalar, zayıf halkalar seyirciye uzun vadede bıkkınlık verecektir. Yani, bu dizinin senaryosundaki problemli kısımlar onarılmadıkça her hafta daha çok seyirci kaybedeceğini düşünüyorum. Bir de uygun bir alternatif olursa, seyircilerin hemen aynı saatteki diğer yapıma kayacaklarını düşünebiliriz. Müziği iyi, oyuncu kardosu güzel, vermek istediği mesajlar evrensel olan bir dizinin senaryo yüzünden güme gitmesi onca emeğe yazık olması anlamına gelecektir. Yukarıda bahsettiğim konulardaki sıkıntıların giderilmesi için en kısa zamanda uygun adımlar atmanızı öneriyor ve çalışmalarınızda başarılar diliyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Selamlar, sevgiler&lt;br /&gt;Dilaver Sultanov&lt;br /&gt;Mahremiyet Hırsızı isimli kitabın yazarı&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15166694-2402906203032313625?l=eskisehir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eskisehir.blogspot.com/feeds/2402906203032313625/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15166694&amp;postID=2402906203032313625' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/2402906203032313625'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/2402906203032313625'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eskisehir.blogspot.com/2011/05/farkl-desenler-dizisinin-yapmc-senarist.html' title='Farklı Desenler dizisinin yapımcı / senarist / kurgu ekibine / Ahu Atılgan`a  açık mektup'/><author><name>Önder Yenilmez</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15500662732066224725</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SfrCC_gM6uI/AAAAAAAAAc4/z2h9uoX59lU/S220/blog+icin.JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15166694.post-4178733964456860746</id><published>2010-05-02T03:08:00.000-07:00</published><updated>2010-05-02T03:09:44.062-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Masaüstü Programı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Samanyolu Haber TV'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kurtlar Vadisi Pusu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Salih Zengin'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Polat Alemdar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dilaver Sultanov'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ahmet Turan Alkan'/><title type='text'></title><content type='html'>Ahmet Turan Alkan ve Salih Zengin, Masaüstü Programında, izleyicilere, Dilaver Sultanov`un Mahremiyet Hırsızı isimli kitabını hediye ettiler....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.kure.tv/User/VideoWatch.aspx?ID=52247"&gt;http://www.kure.tv/User/VideoWatch.aspx?ID=52247&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İzleyebiliyorsaniz, 12.dakikada ve 01:10:10 daiyi seyirler...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve bir haber:&lt;a href="http://www.habertaraf.com/haber/48314.html"&gt;http://www.habertaraf.com/haber/48314.html&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir de duyduğum kadarıyla, facebook`taPolat Alemdar, Kurtlar Vadisi Pusu`da Dilaver Sultanov`un Mahremiyet Hırsızı isimli kitabını okusun diyenler diye bir grup varmışşşş.......&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15166694-4178733964456860746?l=eskisehir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eskisehir.blogspot.com/feeds/4178733964456860746/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15166694&amp;postID=4178733964456860746' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/4178733964456860746'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/4178733964456860746'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eskisehir.blogspot.com/2010/05/ahmet-turan-alkan-ve-salih-zengin.html' title=''/><author><name>Önder Yenilmez</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15500662732066224725</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SfrCC_gM6uI/AAAAAAAAAc4/z2h9uoX59lU/S220/blog+icin.JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15166694.post-504222160166909718</id><published>2009-11-28T22:41:00.000-08:00</published><updated>2009-11-28T22:47:13.331-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Haber'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='serzeniş'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Azerbaycan'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Evlilik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Anı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bakü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gezi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='compir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Eskişehir Günlük'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gazete'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kitap'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İzlenimler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Enerji'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Açıköğretim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Aşk'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fikir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sınav'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ekonomi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Elektrik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Türkiye'/><title type='text'>Azeri Yazar Turkce Edebiyyat Kitabi yazdi...</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SxIYU8EjlFI/AAAAAAAAAeg/e4PzdIL303E/s1600/Kitabin+Profili.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5409412850427073618" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 306px; CURSOR: hand; HEIGHT: 400px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SxIYU8EjlFI/AAAAAAAAAeg/e4PzdIL303E/s400/Kitabin+Profili.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SxIYPONF6xI/AAAAAAAAAeY/o4byDN3Fbyo/s1600/Kitabin+Arka+Kapagi.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5409412752215501586" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 280px; CURSOR: hand; HEIGHT: 400px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SxIYPONF6xI/AAAAAAAAAeY/o4byDN3Fbyo/s400/Kitabin+Arka+Kapagi.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Guzel bir duygu ve inanilmaz bir sevinc...&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Kardeslik lafta degil de, isle olursa daha guzel olur,&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Iste birileri lafta degil de, ozde kardeslik yapiyor...&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Mesela Azeri Yazar Dilaver Sultanov gibi..&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Turkce Edebiyat Kitabi Yazdi...&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Hadi Bakalim, Turkiye Turklerinden birisi de ciksin, Azeri Turkcesinde edebiyat Kitabi yazsin...&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bilmiyorum kendisi diyor mu? ama, izninizle ben iyi ve guzel anlamda soyliyeyim :)&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Hodri Meydan ..... :) &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://www.kitapyurdu.com/yazar/default.asp?id=61322"&gt;http://www.kitapyurdu.com/yazar/default.asp?id=61322&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://www.load.az/xeberler/9204-azerbaycanli-yazicinin-turkiyede-kitabi-cixib.html"&gt;http://www.load.az/xeberler/9204-azerbaycanli-yazicinin-turkiyede-kitabi-cixib.html&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://www.kitaplife.com/mahremiyet-hirsizi.html"&gt;http://www.kitaplife.com/mahremiyet-hirsizi.html&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15166694-504222160166909718?l=eskisehir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eskisehir.blogspot.com/feeds/504222160166909718/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15166694&amp;postID=504222160166909718' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/504222160166909718'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/504222160166909718'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eskisehir.blogspot.com/2009/11/azeri-yazar-turkce-edebiyyat-kitabi.html' title='Azeri Yazar Turkce Edebiyyat Kitabi yazdi...'/><author><name>Önder Yenilmez</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15500662732066224725</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SfrCC_gM6uI/AAAAAAAAAc4/z2h9uoX59lU/S220/blog+icin.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SxIYU8EjlFI/AAAAAAAAAeg/e4PzdIL303E/s72-c/Kitabin+Profili.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15166694.post-8678757185319620736</id><published>2009-10-11T21:27:00.000-07:00</published><updated>2009-10-11T21:36:16.189-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ekonomi'/><title type='text'>Ekonomistler Krizi neden bilemedi?</title><content type='html'>[Yorum - İhsan Işık] Ekonomistler krizi neden bilemedi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;    Zaman Gazetesi, birkaç hafta önce Lehman Brothers'ın iflasının yıldönümünde "krizden nasıl çıkılacağı konusunda ulema ihtilafa düştü" başlıklı bir haber yapmıştı. Haberde dünyaca ünlü ekonomik otoriteler farklı farklı görüş beyan ediyordu.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://ad.zaman.com.tr/fezabanner/onClick.ads?banner=1507&amp;amp;page=0&amp;amp;pos=15&amp;amp;app=1" target="_blank"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Ekonomistler çıkış yolunu tam kestiremedikleri gibi, yeryüzünün bu en büyük ikinci mali krizini öngörememekle, hatta bu krize neden olmakla suçlanmaktadırlar. Bunlar ciddi ithamlardır ve mesleğin itibarını derinden sarsmaktadır. Halbuki, daha düne kadar ekonomistlerin halk nezdinde politikacılardan daha güvenilir bir yeri vardı. Nitekim, 27 senedir Amerikan ekonomisi, motoru kızdırmadan (enflasyonsuz) aralıksız büyüyünce, kimi otoriteler yeni bir paradigmadan (ekonomik mucizeden) bahsetmeye ve direksiyon başındaki zata "ilahi güçler" atfetmeye başlamıştı. Reagan dahil 4 başkan eskiten eski FED Başkanı Alan Greenspan, ancak son kullanma tarihi 2006'da 80 küsur yaşındayken malulen emekli edilmişti. Greenspan bir Cumhuriyetçi olmasına rağmen, Demokrat Bill Clinton bile onu görevinden alamamıştı. Hatta, Senatör John McCain onu ülke için 'vazgeçilmez' ilan etmişti: &lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;"Eğer Greenspan bir gün ölürse, ABD başkanı onun yere yıkılmasına izin vermemeli, cesedinin koluna girmeli ve yüzüne de bir çift siyah gözlük takmalıdır!"&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; Kriz öncesi ölmesine bile izin verilmeyen Greenspan, kriz sonrası -birçok diğer ekonomik şöhret gibi- itibar infazından kurtulamamıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;EKONOMİSTLERİN ŞÖHRET EROZYONUNUN SEBEPLERİ NELER?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En barizi, ekonomistler arasındaki 'kakafoni', yani dağınık görüntüdür. Medyaya bakıldığında ekonomistlerin birçok konuda ihtilaf ettiği görülmektedir. Bu durum aslında tescillidir. American Economic Review'deki bir araştırmaya göre, 16 önemli ekonomik mesele arasında ekonomistlerin %90 hemfikir olduğu sadece 3 konu vardır. Bu bir yerde normaldir, çünkü ekonomi bir sosyal bilimdir. Sosyal bilimler, insan davranışını anlamaya ve tahmin etmeye çalışır. Fizik, kimya gibi tabii bilimler ise cansız maddeleri inceler. Bu tür maddeler, doğa kanunlarına tabidir ve tutarlı davranış gösterirler. &lt;strong&gt;&lt;span style="color:#000099;"&gt;&lt;em&gt;Bir kibriti çakar ve kuru bir kâğıda tutarsınız, yandığını görürsünüz. Ekonominin konusu insandır. İnsansa hür irade sahibidir ve pek öyle öngörülür hareket etmez. İşkence yaparsınız, bazısı çözülür ve konuşur; bazısı ise ölümüne direnir.&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; Hatta, aynı kişi işkenceye farklı zamanlarda farklı tepki de gösterebilir. Bu yüzden, ekonomi gibi sosyal bilimlerde öngörü yaparken hata payının büyük olması normaldir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MIT hocası Andrew Lo'nun bir çalışmasına göre, &lt;strong&gt;&lt;span style="color:#999900;"&gt;&lt;em&gt;temel bilimlerde 3 temel kanunla madde davranışının %99'unu tahmin edebilirken, finansta, 99 kanunla insan davranışlarının ancak %3'ünü kestirebilirsiniz. Nitekim, IMF'nin bir araştırmasına göre, ekonomistler, 1990'larda peydah eden 60 milli krizin ancak %3'ünü bir yıl öncesinden bilebilmiştir.&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; Tahmin ettikleri krizlerin de, tam şiddetini kestirememişlerdir. Bunun için ekonomistleri idam insafsızlık olur; ekonomi genç bir bilimdir; şu anki bilgi birikimimizle ancak bu kadar biliyoruz. &lt;span style="color:#330033;"&gt;&lt;strong&gt;Modern trafik sistemi ve nitelikli polislere rağmen kazaları tamamen önleyebiliyor muyuz?&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; Ayrıca, sadece olan kriz ve kazaları görüyoruz, ya önlenenler? Her durumda, ekonomistlerin işi hiç kolay değil. Bir kere ekonomi, laboratuvarsız, deneysiz bir bilimdir. Bir laboratuvar çalışmasında, her şeyi kontrol eder, sadece bir faktörün değişmesine izin verir ve onun denek üzerindeki etkisini ölçersiniz. Ekonomide böyle kontrollü deneyler yapmak imkânsız gibidir. Gerçek hayatta, kontrolsüz milyonlarca deney olmaktadır. Her kriz, aslında böyle bir deneydir. Hepsi bir sonraki kriz için bir ders hükmündedir. Ancak, iyi bir ders çıkarabilmek için, daha çok gözleme ve derin analizlere ihtiyaç vardır. ABD'de meydana gelen her uçak kazasından sonra hadiseyi etraflıca inceleyen bir "Ulaştırma Güvenlik Kurulu" vardır. Benim de paylaştığım bir görüşe göre, dünyada vaki olan her krizin nedenlerini (hemen kriz sonrası) derinlemesine inceleyecek ve gerekli dersleri çıkaracak milli ve uluslararası "Ekonomi Güvenlik Kurullarına" ihtiyaç vardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;GELENEKLERİ GÖZDEN GEÇİRME VAKTİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazı hallerde, ekonomistler arasındaki genel ihtilafların arka planı 'masumdur'. Bir görüş bildirirken, ekonomistler değişik kıstaslar kullanabilirler; bu da farklı sonuçlar doğurmaktadır. Mesela, enflasyon bir önceki seneye göre düşüktür ama on sene öncesine göre yüksektir. Ayrıca, ekonomistler bazen "kısa dönemi" mi, yoksa "uzun dönemi" mi kastettiklerini belirtmeyebilir. Mesela, vergi kesintileri, kısa dönemde harcamaları, uzun dönemde yatırımları teşvik eder. Bazen ekonomistler, herkes gibi kibirlerine yenik düşer, bilmediklerini itiraf etmezler. Halbuki, henüz araştırma halindeki birçok yeni meselede mutlaka belirsizlikler ve ihtilaflar mevcuttur. Nitekim, Greenspan bile, "Döviz hareketlerini tahmin etmek zar atmaktan farksızdır." itirafını yapar. Bazen itiraf da fayda etmez. &lt;span style="color:#663366;"&gt;&lt;strong&gt;Eski FED başkanlarından Sherman Maisel, "&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;Çeşitli yerlerde konuşma yaparken en zorlandığım konu, insanları bizim para hakkında o kadar da çok şey bilmediğimize ikna etmekti." der. Ayrıyeten, ekonomistlerin bazen ihtilafta olmasını kamuoyu teşvik eder. Mesela, birçok ekonomist "enflasyonun arkasında sendikaların olduğu" görüşüne katılmaz. Ancak, sendika düşmanı kesimler bu görüşü iddia edecek bir "gönüllüyü" bir türlü bulurlar. Bazen de ekonomistler arasındaki ihtilaflar medya tarafından abartılır. Bunda sansasyon saiki olabileceği gibi, bazen de habercilik gereği böyledir. Bir haberin dengeli olması için, genelde bir mevzu hakkında farklı görüşlere gerek duyulur. Halbuki, o konuda hakim bir konsensüs olabilir. Ekonomistler ayrıca o toplumun bir parçasıdır; tuttukları bir takım, destekledikleri bir parti vardır. Dolayısıyla, dünya görüşleri ve değerleri 'tarafsız' bakışlarını etkileyebilir. Dahası, ekonomide de "mezhepler" vardır. Her ekonomik mezhebin içtihatları da farklıdır. 'İmam Smith' mezhebine bağlı olanlar, krizden çıkış için piyasa bazlı reçeteler, 'İmam Keynes' mezhebine bağlı olanlarsa, devlet bazlı reçeteler yazar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu kriz göstermiştir ki, ekonomi otoriteleri bazı gelenekleri ve varsayımları gözden geçirmelidir. Mesela, konut piyasalarında bir balon şişerken merkez bankaları seyirci kalmıştır. Gerekçeleri, görev tanımlarında "balon veya köpük patlatmak" olmadığıdır. Amerikan FED'in, kanunca verilen iki ana görevi vardır; enflasyonla savaş ve ekonomik büyüme. Avrupa ve Türkiye merkez bankalarınınsa temel görevi enflasyonu kontrol etmektir. Kimilerine göre, merkez bankaları kafayı sadece enflasyona takmışken, burunlarının önünde şişen balonu görmemişlerdir. Halbuki son yıllarda görülen ekenomik krizlerin arkasında hep bu tür varlık balonları yatmaktadır. &lt;strong&gt;&lt;span style="color:#000099;"&gt;"Balon körlüğünün" bir nedeni, ekonomistlerin varlık fiyatları konusunda piyasalara kayıtsız şartsız "amentüsüdür".&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; Merkez bankalarının kullandığı modellerin ekseriyetinde, "etkin piyasalar teoremi" hakimdir. Yani, piyasalar varlıkları fiyatlandırırken her türlü ilgili bilgiye sahiptir. Piyasalar adildir; bir şeyi fiyatlarken tam ortadan vururlar. Dolayısıyla, varlık balonu diye bir şey yoktur! Olsa da, akıllı yatırımcılar yapay olarak aşırı değerlenmiş varlıkları satar, hemen balonu patlatırlar. Ancak, Harvard ekonomisti Andrei Shleifer'in belirttiği gibi, bazen akıllılar rüzgarı tersine döndüremez; çünkü bu çok maliyetli olabilir. Bu şartlarda, rasyonel yatırımcılar, 'çılgınlığa' direnmek yerine, ondan istifade etmeye çalışır. Nitekim, &lt;span style="color:#009900;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;dans ettiği için sonradan işinden kovulan Citibank'ın eski müdürü Chuck Prince "Müzik çalmaya devam ettikçe, dans etmek zorundasın. Biz hâlâ dans ediyoruz!" demişti&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;. Belki bu noktada sıkı bir ebeveyn disiplini gerekiyordu; zira &lt;span style="color:#ff6600;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;"en iyi merkez bankaları, parti coşkuyla devam ederken, içki şişelerini insanların önünden alabilendir".&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; Ancak merkez bankaları, çılgınlığı sadece seyretti; çünkü çocuklarına çok güvendi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DERİNLERE DALDIKÇA KAYBOLMAK&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ekonomi biliminin bir handikapı artık "salon edebiyatına" dönüşmesidir. &lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ffcc00;"&gt;&lt;em&gt;Einstein'ın, "Matematikçiler, görelilik kuramına el attıktan sonra, ben kendi kuramımı tanıyamaz hale geldim"&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; dediği rivayet edilir. Aynı şekilde, ekonomi bilimi de matematik ve fizikçilerin istilasına uğramıştır. Bugün derin matematik modeller içermeyen hiç bir makale saygın bir ekonomi dergisinde yayın şansı bulamaz. Yayınlananları da bir avuç insan ancak okur ve anlayabilir. Bu modellerin temel varsayımı, insan davranışlarının tutarlı ve tahmin edilebilir olduğudur. &lt;strong&gt;&lt;span style="color:#6600cc;"&gt;Bir yerde, ekonomistlerde "fizikçi takıntısı" vardır; onlar gibi yüksek matematikle duyarlı öngörüler yapmak isterler. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;Halbuki, makroekonominin ata babası Keynes "ister şahsi, ister siyasi, ister ekonomik olsun, insan davranışlarını sadece matematik öngörülere dayandırmazsınız, çünkü bu tür hesaplamaların [sosyal bilimlerde] temeli yoktur" der. Bu gerçek, modern ekonomistler arasında göz ardı edilmektedir; birçoğu hâlâ mükemmel öngörüler peşindedir. &lt;span style="color:#000099;"&gt;&lt;strong&gt;Mesleğin duayenlerinden Frederick Hayek "Ben ekonomik tahminlere göre hareket edip para kazanan çok az; fakat tahmin satarak para kıran çok insan gördüm."&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; der. Nitekim, bulgular göstermektedir ki, mükemmel tahmin diye bir şey yoktur ve olamaz. Aksi takdirde, 1970'ten beri dünyada cereyan etmiş banka merkezli en az 124 krizi doğru tahmin edebilir ve önleyebilirdik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Nobel ödüllü ekonomist Paul Krugman "son 30 yıldır okullarda dayatılan ekonomi öğretilerinin bir zaman kaybı olduğunu, faydalı olmak yerine, zararlı hale geldiğini" iddia etmektedir. Gerçekten, ekonomi biliminin ruhu çalınmıştır; meslek adeta makineleştirilmiştir.&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt; Malthus'tan sonra, "ölümcül bilim" diye zaten kötü şöhret salan bu güzelim alan, kupkuru, hissiz, maneviyatsız, materyalist bir hal almıştır. Halbuki, tarihte bu alanda çığır açan araştırmalar, genellikle sayısal (mekanik) değil, kavramsal (sezgisel) olmuştur. Bu yüzden New York Üniversitesi hocalarından Roman Frydman "Ekonomistler olarak tamam sayısal yöntemleri kullanalım, ancak bununla kalmayıp tarih de çalışalım, hislerimize ve muhakemelerimize güvenelim." demektedir. Eskiden, alimler hem dinî, hem beşeri, hem tıbbî, hem matematik, hem astronomi alanında yücelmiş feylesof kimselerdi. Şimdi ise, akademisyenler, bırakın alt kattaki veya yan binadaki diğer akademisyenleri, kapı komşusu meslektaşlarının ne yaptıklarını bilemez hale gelmiştir. Doğrudur, uzmanlık daha derinleşmemize yaramıştır; ama daldıkça yüzeyden kopmuş, gayemizi unutmuş, büyük resimdeki yerimizi kaybetmişizdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İNSANI BİLGİSAYARLAŞTIRMADAN GERİ ADIM&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1990'larda ODTÜ'de okurken "mühendislik bilimleri" diye entegre bir bölüm vardı. Sanırım, gayesi teknik bir şirkette çalışan değişik mühendisleri koordine edecek ara eleman yetiştirmekti. Belki bölüm zamanın ötesindeydi, çünkü sonra kapandığını duydum. Halbuki şimdiki eğilim, tam bu yöndedir. Bazı okullarda, bir dersi değişik alanlardan birkaç hoca öğretmektedir. Mühendislikte ekol olan Georgia Tech Üniversitesi'nin rektörü, gerçek hayatta beraber çalıştığı en başarılı mühendislerin, zamanında en iyi öğrenci olanların değil, yaratıcı düşünmeyi becerenlerin olduğunu fark etmiş ve mühendislik bölümlerine kabul şartları arasına iyi matematik yanında, bir müzik aleti çalmış olmayı, bir koroda söylemiş olmayı ve bir takımda oynamış olmayı getirmiştir. Aynı okul, bilgisayar eğitimini tamamen revize etmiş, saf bilgisayar yerine, 'bilgisayarlı iletişim', 'bilgisayarlı istihbarat', 'bilgisayarlı işletme' gibi entegre programlar oluşturmuştur. &lt;strong&gt;&lt;span style="color:#006600;"&gt;&lt;em&gt;Ekonomide de "davranışsal ekonomi" adında, psikolojiden oldukça beslenen yeni bir akım doğmuştur. Bu cereyan, insana şaheser bir bilgisayar muamelesi yerine, "normal" insan gibi davranan ve ümit vaat eden bir bilim dalıdır.&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; Bu krizi tahmin edebilen birkaç kişiden birisi, bu akımın öncülerinden Yale Üniversiteli Robert Shiller'dir. Tarih bir deneyler deposudur. Hatta, bazı işletme okulları, müfredatlarına tarih derslerini almaya başlamıştır. Geçen sene Lehman'ın batışını bu gazetede "Sultan Bernanke ve Yeniçeriler" adlı makalede Osmanlı tarihiyle tahmin etmiştim. Ekonomi "ölümcül bir bilim", tarihse "ölülerin hikâyesi" olabilir. Ancak, alabilene ölülerde diriler için çok büyük dersler vardır. Yoksa, tarih neden ikide bir tekerrür etsin?.. &lt;a style="FONT-WEIGHT: bold; COLOR: blue" href="http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=901573&amp;amp;title=yorum-ihsan-isik-ekonomistler-krizi-neden-bilemedi"&gt;ZAMAN &lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.zaman.com.tr/ara.do?author=50524F462E2044522E20C4B04853414E2049C59E494B20524F57414E20C39C4EC4B056455253C4B0544553C4B020C396C49E524554C4B04D20C39C594553C4B0"&gt;PROF. DR. İHSAN IŞIK ROWAN ÜNİVERSİTESİ ÖĞRETİM ÜYESİ&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=901573&amp;amp;title=yorum-ihsan-isik-ekonomistler-krizi-neden-bilemedi"&gt;http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=901573&amp;amp;title=yorum-ihsan-isik-ekonomistler-krizi-neden-bilemedi&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15166694-8678757185319620736?l=eskisehir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eskisehir.blogspot.com/feeds/8678757185319620736/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15166694&amp;postID=8678757185319620736' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/8678757185319620736'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/8678757185319620736'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eskisehir.blogspot.com/2009/10/ekonomistler-krizi-neden-bilemedi.html' title='Ekonomistler Krizi neden bilemedi?'/><author><name>Önder Yenilmez</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15500662732066224725</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SfrCC_gM6uI/AAAAAAAAAc4/z2h9uoX59lU/S220/blog+icin.JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15166694.post-2003081349593183786</id><published>2009-10-01T13:55:00.000-07:00</published><updated>2009-10-01T14:01:15.639-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fikir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gazete'/><title type='text'>Testi kırıldıktan sonra... hangi kitapları okuyalım?</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Ibrahim Ozturk &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Biliyorsunuz, Nasrettin Hoca nasıl olsa kırıldıktan sonra hayıflanmanın bir manası yok diye, suya gönderdiği çocuk testiyi kırmasın diye önceden bir güzel pataklamış. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;   &lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Kriz öncesinde sesimizin yettiği kadar 'sular bol aktığı için kabınız dolu gözüküyor, ancak altı delik, tıkayınız' desek de, 'bahar ve yaz nasıl tabii ise, bunun ardından kış da gelecek' dediysek de kimlere ne kadar tesir etti bilemeyiz. Rusların bir atasözü var; 'Çok soğuk hava diye bir şey yoktur. Esas sorun yanlış giyinmektir.'&lt;strong&gt; &lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Unutmayın, Ruslar bu dersi iyi çalıştıkları için hemen hemen bütün savaşlarını kışın nasıl giyineceğini kestiremeyen düşmanlarına karşı kışın kazanmıştır. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt; &lt;/p&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div align="justify"&gt;Öneri listelerimizi çarşaf çarşaf söyleyip yazmış olsak da, 'bir musibet bin nasihatten evladır' hükmü geçerliliğini koruyor. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Evet, kriz geldi, testi kırıldı. Şimdi izninizle artık kalan sağlarla yolumuza devam etme zamanı geldi. Yaz rehaveti, Ramazan molası, bayram tatili derken, piyasaların da yavaş yavaş kendine gelmeye başladığı şu sıralar artık yeniden işe koyulmanın zamanı. Mevsimlik nedenlerle ben de yaz boyunca daha çok ekonominin geneline (makro ekonomik meselelere) kafa yordum ve şirketlerle ilgili yazılarıma ara verdim. Şimdi bir süre işadamına ve tekrar şirketlere odaklanmak istiyorum. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Biliyorsunuz bizim esnaf-işadamının okumuyor oluşundan son derece muzdaribim. Oysa işyerlerinde ve evlerde kütüphanemiz olmalı, günün başında ve sonunda muhakkak bir iki saatimizi kitap okumalarına ayırmalıyız. İşimiz, sektörümüz ve ekonominin geneliyle ilgili kitapları, dergileri, köşe yazılarını muhakkak takip etmeliyiz. Ekonomi ile ilgili bir gazeteye ve iyi seçmek şartıyla birkaç ekonomi-işletme dergisine abone olmalıyız.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Birkaç ay inadına kitap okuyun, göreceksiniz ki kafanızda onlarca pencereler açılacak, eliniz kolunuz çözülecek, fikriniz gelecek. Bu minval üzere yaz boyunca adresime postalanan birçok değerli kitap elime ulaştı. Bunların bir kısmını zaten okumuştum, bir kısmını daha yeni okuyorum. Şimdi size kısaca bunlardan bahsedeyim.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;Şirket danışmanlığı da yapan İlhami Fındıkçı'nın dikkatimi çeken bir hayli hacimli eserlerinden&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; sonuncusu 'Bir Gönül Yolculuğu: Hizmetkar Liderlik' (Alfa, 2009), kısaca yerli bir duruşla çağdaş bir işletme yöneticiliğinin nasıl olacağını bütün yönleriyle ortaya koyuyor. Bu bağlamda MÜSİAD eski Başkanı Ömer Bolat'ın 'Liderlik Gönül İşidir' (Hayat, 2009) büyük bir tecrübeyi sizinle paylaşıyor. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Bu arada 'Kendi İşini Kurmak İsteyen Girişimcinin El Kitabı' Japon İşletme Bilimcisi Guy Kawasaki (MediaCat/İnfomag, 2007) ile iyi bir yönetim danışmanı olan Hüseyin Çırpan'ın 'Girişimcinin Yol Haritası' (MÜSİAD, 2008) çalışmalarını bir arada okuyun. Krizde dokuz doğuruyoruz ya, yazılarını dikkatle takip ettiğim Doç. Dr. Murat Yülek'in 'Türkiye ve Küreselleşen Dünya Üzerine Notlar (Bilgesel, 2009) ve Ruth King'in 'Küçük İşletmeler İçin Büyük Fikirler' çalışmasını da bir çırpıda okumanızı isterim. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;İTO ile aylık ekonomi dergisi İnfomag'ın birlikte verdiği 'KOBİ'lerde Rekabet Gücünün Artırılması' (2009) adlı çalışma için Prof. Dr. Mustafa Aykaç'ın editörlüğündeki çalışmaya hayli emek verilmiş. Eğer son on senedir darmadağın olduğumuz konular ilginizi çekiyorsa Prof. Dr. Nurullah Genç'in Ortaklık Kültürü'nü (MÜSİAD, 2007), Prof. Dr. Nihat Erdoğmuş'un 'Aile İşletmeleri: Yönetim Devri ve İkinci Kuşağın Yetiştirilmesi'ni(İGİAD, 2007)'ni bir an evvel hatim ediniz. Paramparça olduğumuz konuların başında mali yapının ucunu kaçırmak geliyor. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Bu yüzden Salim Çam'ın&lt;span style="color:#33cc00;"&gt;&lt;strong&gt; 'İşletmelerde Bütçe Yönetimi'&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; (Hayat, 2008) listenize alınmalı. Pazarlama çağındayız ya, &lt;span style="color:#ff6666;"&gt;&lt;strong&gt;tek kelimeyle konunun üstadı olan Philip Kotler'i daha okumadıysanız&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;, heyhat! Tabii Doç. Dr. Ömer Torlak'ın yönetimindeki Yeni Müşteri'yi (İTO, 2007) de tanımalıyız.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;İşletmede 'kafamı öteye çevirsem çalışanımdan bir kazık yiyorum' dersiniz ya. O zaman Prof. Dr. Nejat Bozkurt'un &lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;'İşletmelerin Kara Deliği: Hile'&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; (Alfa, 2009) adlı çalışması ilaç gibi gelebilir. Zira bütün taktikler çalışan hikayelerine kadar inilerek veriliyor. Bunları bitirin, bir liste daha vereyim. i.ozturk@zaman.com.tr &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15166694-2003081349593183786?l=eskisehir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eskisehir.blogspot.com/feeds/2003081349593183786/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15166694&amp;postID=2003081349593183786' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/2003081349593183786'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/2003081349593183786'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eskisehir.blogspot.com/2009/10/testi-krldktan-sonra-hangi-kitaplar.html' title='Testi kırıldıktan sonra... hangi kitapları okuyalım?'/><author><name>Önder Yenilmez</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15500662732066224725</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SfrCC_gM6uI/AAAAAAAAAc4/z2h9uoX59lU/S220/blog+icin.JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15166694.post-4789320690955053459</id><published>2009-08-29T04:20:00.000-07:00</published><updated>2009-08-29T04:22:33.031-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ekonomi'/><title type='text'>ABD'deki batıklar ve gizli hesaplar (Kadir Dikbaş)</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;      Krizde en kötünün görüldüğü yönünde genel bir kanaat oluşmuş olmakla birlikte, krizin merkezi ABD'de finans kesimi henüz sorunlardan sıyrılabilmiş değil.&lt;br /&gt;Wall Street'in dev yatırım bankalarının batması dünyayı sallamıştı. Arkasından irili ufaklı bazı mevduat bankaları geldi. 2008'de çok fazla batık görülmedi ama bu yılın ikinci yarısında sayıda patlama yaşanıyor.&lt;br /&gt;ABD'nin TMSF'si olarak bilinen Federal Mevduat Sigorta Kuruluşu (FDIC), &lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;2008 başından bu yana 117 bankaya el koymuş. Bu sayının 81'i bu yıla ait. Bilhassa temmuz ve ağustos aylarındaki el koymalar, dikkat çekici. 81 bankanın 24'ü temmuzda, 12'si ağustosta batmış.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; Sanki krizin sonuçları yeni yeni ortaya çıkıyor.&lt;br /&gt;Başka iflasların yolda olduğuna dönük uyarılar var. Bazı uzmanlar, 150-200 bankanın daha batabileceğinden bahsediyor.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#000099;"&gt;Ülkedeki 8 bin 500 banka içinde 117 banka çok önemli bir rakam gibi görünmüyor. Bu bankaların varlık toplamı da 78 milyar dolar civarında.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; Yani ABD ölçeğinde altından kalkılamayacak bir büyüklük değil. Ama devam eden bir sıkıntının olması dikkat çekiyor. ABD bankacılık sistemi ilk kez böylesine büyük bir batık rüzgârıyla karşı karşıya.&lt;br /&gt;Bu tür durumlar, küresel ekonomideki iyileşmenin yavaş olacağını gösteriyor. ABD dünya ekonomisinin motoru, dünyanın en büyük tüketicisi çünkü. Bu dev tüketici, bir müddet sonra kemer sıkmak zorunda kalacak. Bütçe açığı almış başını gidiyor. 10 yıl içinde toplam 9 trilyon dolarlık açık tahmin ediliyor. Bu ise borçlanma demek. Aynı dönemde kamu borçlarının ikiye katlanıp milli gelirin dörtte üçüne çıkması bekleniyor. ABD, 2. Dünya Savaşı'ndan bu yana böylesine zor bir mali portreyle karşılaşmamıştı.&lt;br /&gt;Batık ya da çürük banka olaylarına bizler fazla yabancı değiliz. Ağır bedel ödedik bu konuda. TMSF, hâlâ bırakılan enkazlarla boğuşuyor.&lt;br /&gt;Sağlam banka-çürük banka ayrımı artık Batı için de önemli. Kamu kaynaklarının özel bankalara aktarılması, kurtarılması sıradan olaylar haline geldi. &lt;span style="color:#000099;"&gt;&lt;strong&gt;Ne gariptir ki, ABD Hazinesi kaynak aktardığı Citibank üzerinden Akbank'a bile ortak oldu.&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;Dünyada ilginç şeyler oluyor, olmaya da devam edecek gibi.&lt;br /&gt;Yıllarca finans merkezi olmanın rantını yiyen ülkeler, ilk kez finans merkezi olmanın zorluklarıyla yüzleşiyor. En çarpıcı örneklerden biri İsviçre. Dünyanın gizli kasası konumundaki ünlü İsviçre bankaları endişeli.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;em&gt;Sebep, ABD'nin krizle birlikte başlattığı "gizli hesap avı". ABD sonunda UBS'i pes ettirdi.&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; Geçen hafta imzalanan anlaşmaya göre, ABD 4 binden fazla vatandaşının banka bilgilerine ulaşabilecek.&lt;br /&gt;Bu durum, sır küpü bankalara olan güveni sarsacak nitelikte. Ve bu sadece İsviçre ile de sınırlı değil. Benzer işlemlere müsaade eden bütün ülkeler ve bankaları için geçerli.&lt;br /&gt;İddialara göre, İsviçre'de hesap sahibi çok sayıda Türk vatandaşı da paralarını çekmek için girişimlere başlamış. Fakat bankalar, gelen yoğun talep üzerine aylar sonrasına randevu veriyor. Nereden nereye?&lt;br /&gt;Hiçbir devlet vatandaşlarına ait paranın dışarıdaki gizli hesaplarda tutulmasını istemiyor. Hele hele bu kriz günlerinde. ABD'nin aldığı sonuç, OECD'nin "Beyaz Liste"sindeki diğer ülkeleri de harekete geçirecek türden. Türkiye de bu liste içinde yer alıyor.&lt;br /&gt;Eğer uluslararası mali sistem biraz sıkılaşacak olursa, bu bankaların ve hesap sahiplerinin işleri zorlaşacak.&lt;br /&gt;Maliye Bakanlığı, kriz sürecinde dışarıdaki paraları çekebilmek için "Varlık Barışı" kampanyasını başlatmıştı. Fakat süre doldu, beklenen giriş gerçekleşmedi. Maliye şimdi "Varlık Barışı"nda ikinci bir girişim daha başlattı. Son gün 30 Eylül. Bakalım, bu sefer sonuç alınacak mı? k.dikbas@zaman.com.tr&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15166694-4789320690955053459?l=eskisehir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eskisehir.blogspot.com/feeds/4789320690955053459/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15166694&amp;postID=4789320690955053459' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/4789320690955053459'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/4789320690955053459'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eskisehir.blogspot.com/2009/08/abddeki-batklar-ve-gizli-hesaplar-kadir.html' title='ABD&apos;deki batıklar ve gizli hesaplar (Kadir Dikbaş)'/><author><name>Önder Yenilmez</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15500662732066224725</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SfrCC_gM6uI/AAAAAAAAAc4/z2h9uoX59lU/S220/blog+icin.JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15166694.post-5199117154441684736</id><published>2009-08-18T02:01:00.000-07:00</published><updated>2009-08-18T02:03:52.762-07:00</updated><title type='text'>Bakan evini satamiyor ))))</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;    'Bakandan satılık ev'!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;   &lt;a class="yazardetay_isim" href="http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=RadikalYazarYazisi&amp;amp;ArticleID=950048&amp;amp;Yazar=UĞUR" date="'18.08.2009&amp;amp;CategoryID="&gt;UĞURGÜRSES&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;   &lt;a class="yazardetay_bolum" href="http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=RadikalYazarYazisi&amp;amp;ArticleID=950048&amp;amp;Yazar=UĞUR" date="'18.08.2009&amp;amp;CategoryID="&gt;Ekonomi&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;   17/08/2009 - Radikal&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;       Bazı zamanlarda, kişilerin toplumsal kimlikleri ile kişisel ya da ekonomik tercihleri farklılaşabiliyor. Ama yüzyılın en derin krizinin yaşandığı bir ortamda bu toplumsal kimlikte, ‘ekonomi bakanı’ ya da ‘Nobel ödüllü iktisatçı’ yazıyorsa aldıkları kişisel kararlarda daha fazla bir ilgi odağı haline gelmeleri kaçınılmaz oluyor. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;      Son iki haftada, ABD’de iş ve ekonomi çevrelerinde yakından izlenen iki kişinin özel alanlarında almış oldukları kararlara ilişkin haberler ilgi uyandırdı. Biri, ‘ekonomide sıkıntılar var ama işler iyiye gidecek’ diyerek kamuoyu beklentilerini olumlu yönde etkilemeye çalışan Hazine bakanı Tim Geithner’dı. Diğeri ise ekonomide 1929 tipi buhrandan uzaklaşıldığını, ama Japon usulü uzun sürecek bir sıfıra yakın düşük büyüme sürecine girilmiş olabileceğini düşünen Nobel ödüllü iktisatçı Paul Krugman’dı.Görüşleri ekonomist ve analistlerce yakından bilinen bu iki kişi, özel yaşamlarında kişisel kararlarında nasıl davranıyorlardı acaba?&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;             Bu soruların yanıtı, geride kalan iki hafta içinde alındı. Ekonominin kademeli biçimde iyileşeceğini düşünen Tim Geithner sahip olduğu evini satışa koymuş, ama satamamış bekliyordu. Ekonomide yıllar alacak bir durgunluğa girilmiş olabileceğini düşünen Nobelli iktisatçı Paul Krugman ise New York’tan ev satın almıştı!&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;      ABD Hazine Bakanı Geithner, New York’un kuzeyinde bulunan müstakil evi 2004 yılında 1 milyon 602 bin dolara satın almış, 2009 yıl başında bakan olduktan sonra da 1 milyon 635 bin dolardan satışa koymuş. Şubat ayında 60 bin dolarlık bir indirim yapsa da, ev şimdiye değin alıcı bulamamış. Geithner, 2004 yılında bu evi satın alırken, eşi ile birlikte 1 milyon 250 bin dolarlık bir mortgage sözleşmesi yapmış. ABC’nin haberine göre, emlak uzmanları, Geithner’ın görece pahalıya aldığı bu evi kiraya vererek mortgage ödemelerini yapmasından başka iyi seçeneği olmadığı, ama ilerleyen zaman içinde bugünkü fiyatlarla kiraya verecek kimseyi bile bulamayacağı yorumunu yapıyorlar.Geithner’ın evini satmaya kalkışması, ileriye dönük beklentilerinden dolayı görünmüyor. Malum, Geithner, bakan olmadan önce ABD merkez bankası Fed’in New York şubesinin başkanıydı. New York’tan Washington D.C.’ye taşındı. Her şey bir tarafa, mortgage sözleşmesi ile borçlanarak şişmiş fiyatlardan konut satın alan ve de bugün için ‘suyun altında’ biçiminde betimlenen kesimin içinde yer alıyor Geithner. Bunun da çok doğal olduğunu düşünüyoruz. Ekonominin içinde bulunan kişilerin, bizatihi karar alıcı bir pozisyonda olsalar dahi, kendi özel yaşamlarında doğru kararları zamanında alamayabileceklerine iyi bir örnek.Diğer taraftan, söz konusu evin Geithner’ın oturmak için aldığı tek ev olduğu; bunun, varlık fiyatlarındaki hareketten spekülatif kazanç sağlamak amaçlı olmadığı da düşünülebilir.İşte bu noktada ikinci öyküye ‘bağlanıyoruz.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;        Ekonominin Japon usulü uzun sürebilecek bir durgunlukla karşı karşıya olabileceğini, ABD’deki konut fiyatlarının ise 2011 yılına kadar çıkışa geçemeyeceğini düşünen Nobel ödülü sahibi iktisatçı Prof. Paul Krugman da yakın zamanda New York’ta ev satın almış. Krugman, Geçen yıl 2 milyon 495 bin dolara satışa konulan Manhattan’daki üç odalı daireyi 1.7 milyon dolara satın almış. Ekonomi ve konut fiyatları hakkında pek de iyimser değilken, neden bu konutu satın almıştı ki? Krugman, New York’ta konut fiyatlarının biraz daha gerileyebileceğini düşündüğünü söylüyordu oysa.Bu haberin duyulmasıyla, bir taraftan da 1929’daki gibi bir buhran riskinin geride kaldığını söyleyen Krugman’ın ‘acaba bir bildiği mi olduğu?’ sorusunu soranlar da az değildi doğrusu. Krugman bunun yanıtının oldukça basit olduğunu, ‘bir yere ihtiyacımız vardı. Elimize de biraz para geçince’ diye açıklıyordu. Krugman, ‘daha önce sahip olmadığı bir kaynağa ulaşınca’ ev almaya karar vermişti. Bu kaynağın, Nobel ödülünü almasıyla eline geçen 1.4 milyon dolar olduğunu anımsatalım.Gerçek ve renkli iki öyküden süzülen şu oldu: Uzman da olsanız, işlerin iyiye ya da kötüye gideceğini düşünüyor olsanız da, kişisel yaşamınızda farklı yönde kararlar veriyor olabilirsiniz. Bunlar ‘dışarıdan’ bakanların gözünde rasyonel kararlar da olmayabilir. Oysa çok basit nedenleri vardır. Tıpkı Geithner ve Krugman’ın sahip oldukları gibi.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15166694-5199117154441684736?l=eskisehir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eskisehir.blogspot.com/feeds/5199117154441684736/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15166694&amp;postID=5199117154441684736' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/5199117154441684736'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/5199117154441684736'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eskisehir.blogspot.com/2009/08/bakan-evini-satamiyor.html' title='Bakan evini satamiyor ))))'/><author><name>Önder Yenilmez</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15500662732066224725</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SfrCC_gM6uI/AAAAAAAAAc4/z2h9uoX59lU/S220/blog+icin.JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15166694.post-441026810825008949</id><published>2009-08-13T04:48:00.000-07:00</published><updated>2009-08-13T04:49:48.031-07:00</updated><title type='text'>Akıllı Klozet --- krizin teget kecmeyi....</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.zaman.com.tr/yazar.do?yazino=859087"&gt;http://www.zaman.com.tr/yazar.do?yazino=859087&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;     &lt;a href="http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=879118&amp;amp;title=yorum-ihsan-isik-kriz-kimi-teget-gecti"&gt;http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=879118&amp;amp;title=yorum-ihsan-isik-kriz-kimi-teget-gecti&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15166694-441026810825008949?l=eskisehir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eskisehir.blogspot.com/feeds/441026810825008949/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15166694&amp;postID=441026810825008949' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/441026810825008949'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/441026810825008949'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eskisehir.blogspot.com/2009/08/akll-klozet-krizin-teget-kecmeyi.html' title='Akıllı Klozet --- krizin teget kecmeyi....'/><author><name>Önder Yenilmez</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15500662732066224725</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SfrCC_gM6uI/AAAAAAAAAc4/z2h9uoX59lU/S220/blog+icin.JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15166694.post-1638710347599317198</id><published>2009-05-12T22:36:00.000-07:00</published><updated>2009-05-12T22:47:28.900-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Haber'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Azerbaycan'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Anı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gezi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İzlenimler'/><title type='text'>Ani Bir Lenkeran Gezisi</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SgpeH7TScSI/AAAAAAAAAeQ/-Na9AbOCGvw/s1600-h/xanbulan+golun+kenarindayik.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5335180198844461346" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 300px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SgpeH7TScSI/AAAAAAAAAeQ/-Na9AbOCGvw/s400/xanbulan+golun+kenarindayik.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/Sgpd_--2gnI/AAAAAAAAAeI/ZYig5ZU5CBE/s1600-h/Palsudde+hijyen.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5335180062393533042" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 342px; CURSOR: hand; HEIGHT: 400px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/Sgpd_--2gnI/AAAAAAAAAeI/ZYig5ZU5CBE/s400/Palsudde+hijyen.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/Sgpd5SrFzUI/AAAAAAAAAeA/GYNfmHfNUEY/s1600-h/Lenkeran+Tebessum+Restorani.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5335179947420273986" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 300px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/Sgpd5SrFzUI/AAAAAAAAAeA/GYNfmHfNUEY/s400/Lenkeran+Tebessum+Restorani.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SgpdoqSGPHI/AAAAAAAAAd4/G1douwOeqHg/s1600-h/Lenkeran+Kommunistleri+2.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5335179661700119666" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 300px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SgpdoqSGPHI/AAAAAAAAAd4/G1douwOeqHg/s400/Lenkeran+Kommunistleri+2.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SgpdWYATs0I/AAAAAAAAAdw/bNYnngjbGi8/s1600-h/Bir+cocugunu+elini+opuyorum.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5335179347556021058" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 338px; CURSOR: hand; HEIGHT: 400px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SgpdWYATs0I/AAAAAAAAAdw/bNYnngjbGi8/s400/Bir+cocugunu+elini+opuyorum.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SgpdJUrFVfI/AAAAAAAAAdo/T90AgzhsQvA/s1600-h/Ah+ne+romantiksinDFSFSFDSFiz.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5335179123323393522" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 300px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SgpdJUrFVfI/AAAAAAAAAdo/T90AgzhsQvA/s400/Ah+ne+romantiksinDFSFSFDSFiz.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/Sgpcw2BIYHI/AAAAAAAAAdg/Wu4R-QTy08o/s1600-h/Image248.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5335178702777507954" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 300px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/Sgpcw2BIYHI/AAAAAAAAAdg/Wu4R-QTy08o/s400/Image248.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;        Bu gezi, Lenkeran`la üçüncü kez buluşmam olacaktı. Daha önce Lenkeran`a giderken, Palsüd fabrikasını ziyaret etmiştim. Mühendisleri ve müdürü Türkiye`den gelen bir kurum burası. Çok harika süt ürünleri var. Oradaki hijyeni gördükten sonra geri döndüğümde, rahatlıkla Palsüd ürünlerini tüketebiliyorum. Dünyadaki bütün firmalar tüketicilere fabrikaları gezme fırsatı verseler, sanırım, dünya, olabildiğine şeffaf bir yer olur. Böylece en azından tam rekabet piyasasının olmazsa olmaz şartlarından bir tanesi, yani “Şeffaflık” özelliği yerine gelmiş olur. Palsüd`de ilk kez, içi süt dolu kocaman, ılık süt küvetleri gördüm. Içeride müthiş bir sıcaklık vardı, sütleri alıp kullanmaya, yeni ürünler üretmeye çalışıyorlardı. Insanın süt banyosu yapası geliyordu ))).. Tabi yapamadık. Çünkü içeriye girerken bile, özel giysileri almakla birlikte bizi dezenfekte ettiler. ))). Meğer ne kadar mikropluymuşuz.)))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;     Nihayet kelam, gelelim bu son gezi macerasına. Salı günü, bir arkadaş, üç günlük tatili değerlendirelim diye bir teklifle birden hepimizi heyecanlandırdı. Malumu aliniz, 9 Mayıs Azerbaycan`da Zafer Günü olarak kutlandığı için resmi tatil ilan edilmiş durumda. İkinci Dünya Savaşı`nın Sovyetler Birliği tarafından kazanıldığı tarih olan bu gün, Azerbaycan`da hala kutlanmaktadır. Çünkü o zamanlar, Azeriler de almanlara karşı savaştıklarından bu günün hatırası buradaki insanların ortak mirası haline gelmiş durumda. Azerbaycan`da tatil günleri hafta sonuna denk geldiğinde bu iş günü olan sıradaki güne kaydırılıyor. Böylece, 9 mayıs cumartesine denk geldiği için, biz de pazartesini tatil yapacak olmanın fırsatını gören bir insanın teklifine dayanamadık. On arkadaş aynı anda gidelim diye ısrar edince, ben de bu teklife hayır diyemedim. Neyse arabayla anlaştık. Ben rakamları da vereceğim, siz buna göre Azerbaycan`daki tatil fırsatları hakkında bilgi edinmiş olursunuz böylece. 220 AZN (Azerbaycan Manatı). minibüsle anlaştık. Şöyle ki, minibüs bizi götürecek getirecek ve o arada şehir gezilerimizde bizim ulaşım problemimizi halledecek. 10 Mayıs tarihinde de bizimle birlikte geri dönecekti. 8 Mayıs`ta Bakü`den çıktık. (Tam da benim doğum günümde) . Dört saatlik yoldan sonra, gece saat 00:30 civarında Lenkeran`a vardık. Cumartesi günü`nü iyi bir gezelim dedik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;     Öncelikle, şelalenin gürlediği, tabiatın en güzel yüzlerinden birinin yer aldığı Tebessüm Dinlenme Tesisine gidelim dedik. Lenkeran`da 13 kişi olduk. 11 kişi ekibimiz, bir rehber, bir de şoförümüz. 13 kişilik kebab için ve ilavelerle birlikte 95,40 AZN ödeyerek güzel bir öğle yemeğinin tadına varmaya  gayret ettik. )))  Çok doyurucu olduğunu söylemeliyim. Bunun dışında Hanbulan gölüne gittik. Burada, gölün kenarını gezdik ve orada güzel yemeklerden sonra içilecek türden olan Lenkeran çayı içtik. (12 AZN). ( 1 TL = 0,52 AZN). Hanbulan gölünün kenarında tabiatın hemen yanıbaşında semaver çayı içmenin müthiş bir keyfi var. Daha sonra şehir merkezini gezmeye gittik. Orada 9 Mayıs`la alakalı `Meçhul Asker` anıtının önünde bir çelenk gördük: Sizin de resimde görüyor olmanız lazım. Azerbaycan`da kommunist kelimesi Türkiye`deki gibi kötü imaja sahip değil. Belki ben çok karşılaşmadım, ama insanlar bu eskimiş fikir yapısını normal kabul ediyorlar. Herkes kendi halinde yaşayıp gidiyor. İnsanlar 8 Mart`ı hediyeleşme vesilesi, 1 Mayıs arkadaş çevresiyle yemekte buluşma sebebi, 9 Mayıs`ı da bir araya gelinen bir etkinlik gibi görüyorlar. Burada, bu ve benzeri günlerden hiç birisinde, insanlar taşları, sopaları ellerine alıp, dükkanların camlarını kırıp geçirmiyorlar. Nihayet kelam, her günün sonu anlamlı bir etkinliğe çıkabiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;       Tabii insanlar, bu kadar tabiat güzelliğinin karşısında dayanamayıp romantik pozlar da verebiliyorlar. Lenkeran`da en çok işimizi kolaylaştıran faktörlerden birisi Lenkeran`da Türk Lisesin olmasıdır. Bizi iki gece misafir ettiler ve buna ilaveten de, bize orada mihmandarlık yaptılar. Türk lisesindeki Türkiyeli ve Azerbaycanlı öğretmenler çok güzel talebeler yetiştiriyorlar. Biz oradayken, üç günlük tatile aldırmaksızın olimpiyat için okuldan ayrılmayan sekizinci sınıf talebeleriyle tanıştık. Tabii, bir de öğretmenlerden birinin minik yavrusuyla. Sevdik doya doya o minik balayı.))).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;     Bütün kurtlarımızı dökene kadar futbol oynadık. Saatlerce, söhbet muhabbet ettik. Şehir hayatı zamanı bizden alıp, geriye zamansızlık bırakıyor sadece. Orada ise, geceleri uyumayıp uykuya giden zamanı bir birimizi tanımaya ayırdık. Bazılarımız, lisede başlarından gelen ilginç olaylardan konuştu, bazılarımız ise, hayatından kendini en mutlu eden anlarını bizimle bir yerde hatırladı. Uyumaya gelince, o kadar müthiş bir ortam ki... Tabiatla ve Lenkeran lisesi, geceleri buluşup bize ninni söylüyordu sanki. Yol masrafları da dahil, toplam 450 AZN`ye (550 Dolar) 11 kişi, iki günlük oldukça dinlendirici bir tatil yaptı. Bir çok insanı daha yakından tanıma fırsatım oldu. Çok güldük...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;      Velhasıl kelam, gelmek isteyen olursa, Nazan Öncel`in dediği gibi: “Buyursuuuuuuun Geeeeelsiiiiiin!” ))))))..... Azerbaycan`dan sevgilerle...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15166694-1638710347599317198?l=eskisehir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eskisehir.blogspot.com/feeds/1638710347599317198/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15166694&amp;postID=1638710347599317198' title='4 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/1638710347599317198'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/1638710347599317198'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eskisehir.blogspot.com/2009/05/ani-bir-lenkeran-gezisi.html' title='Ani Bir Lenkeran Gezisi'/><author><name>Önder Yenilmez</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15500662732066224725</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SfrCC_gM6uI/AAAAAAAAAc4/z2h9uoX59lU/S220/blog+icin.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SgpeH7TScSI/AAAAAAAAAeQ/-Na9AbOCGvw/s72-c/xanbulan+golun+kenarindayik.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15166694.post-432675715793948159</id><published>2009-05-04T04:48:00.000-07:00</published><updated>2010-07-25T23:34:33.488-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Haber'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Açıköğretim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Anı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Eskişehir Günlük'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İzlenimler'/><title type='text'>2006 yılından bir hatıra</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/Sf7Z3CVF2jI/AAAAAAAAAdY/cfySL5OneTs/s1600-h/duzeltilmis.JPG"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Teşekkürler Ayşegül...&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Dostlar !&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Bu sabah, aşağıdaki hikayeyi bloga koydum. Ondan sonra düşünüyordum ki, keşke bir resim olsaydı konuyu destekleseydi diye düşünüyordum. Daha sonra msn i açınca Ayşegül`ün bu fotoğrafı gönderdiğini gördüm. ))) Bu sürpriz için teşekkür ediyorum Ayşegül`e. Ne de olsa eski asistanım, yapıyor yapacağını... Bu ince ve yerinde fotoğraf için kutluyorum kendisini... &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15166694-432675715793948159?l=eskisehir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eskisehir.blogspot.com/feeds/432675715793948159/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15166694&amp;postID=432675715793948159' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/432675715793948159'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/432675715793948159'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eskisehir.blogspot.com/2009/05/2006-ylndan-bir-hatra.html' title='2006 yılından bir hatıra'/><author><name>Önder Yenilmez</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15500662732066224725</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SfrCC_gM6uI/AAAAAAAAAc4/z2h9uoX59lU/S220/blog+icin.JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15166694.post-6062035364031152945</id><published>2009-05-03T23:30:00.000-07:00</published><updated>2009-05-03T23:33:14.889-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fikir'/><title type='text'>Bildiğim bir hikaye ama nedense bu sabah beni çok etkiledi (((</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;           Çölde yolculuk eden iki arkadaş hakkında bir hikaye anlatılır. Yolculuğun bir aşamasında iki arkadaş tartışırlar biri ötekine bir tokat atar. Tokadı yiyenin canı çok yanar ama tek kelime etmez ve &lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;em&gt;kum üzerine &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;şu sözleri yazar &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;       &lt;span style="color:#ff6600;"&gt;&lt;strong&gt;'BUGÜN EN IYI ARKADASIM BANA BIR TOKAT ATTI.'&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;         &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;     Yıkanabilecekleri bir vahaya rastlayana dek yürümeyi sürdürürler.Tokadı yiyen yıkanırken bir batağa saplanır, boğulmak üzereyken arkadaşı tarafından kurtarılır. Boğulmak üzere olan arkadaş tam kurtulduktan sonra &lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#000099;"&gt;bir kaya parçası&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt; üzerine şu sözleri kazır: &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;      &lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;'BUGÜN EN IYI ARKADASIM BENIM HAYATIMI KURTARDI.'&lt;br /&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;     &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;     Tokadı vuran ve sonra arkadaşının hayatını kurtaran kişi ona şöyle der; senin canını yaktığımda bunu kum üzerine yazın ama şimdi kayaya kazıyorsun.NEDEN? Öbür arkadaş ona şöyle cevap verir:'Biri bizi incittiğinde bunu kum üzerine yazmalıyız ki bağışlama rüzgarı estiğinde onu silebilsin. Ama biri bize İYİ bir şey yaparsa onu kayaya kazımalı ki onu hiçbir rüzgar yok etmesin.' &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;   &lt;strong&gt;&lt;span style="color:#3366ff;"&gt;&lt;em&gt;'INCINMELERINIZI KUMA, GÖRDÜGÜNÜZ IYLIKLERI KAYALARA KAZIMAYI ÖGRENIN.' &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;     &lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;Denilir ki özel birini bulmak bir dakikanızı alır,onu değerlendirmeniz bir saat içinde olur,onu sevmek için bir gün yeter ama sonra onu unutabilmek için bir ömrün geçmesi gerekir. Arkadaşlarımızı yanımızda olmasalar bile unutmayalım!!!&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15166694-6062035364031152945?l=eskisehir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eskisehir.blogspot.com/feeds/6062035364031152945/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15166694&amp;postID=6062035364031152945' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/6062035364031152945'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/6062035364031152945'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eskisehir.blogspot.com/2009/05/bildigim-bir-hikaye-ama-nedense-bu.html' title='Bildiğim bir hikaye ama nedense bu sabah beni çok etkiledi ((('/><author><name>Önder Yenilmez</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15500662732066224725</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SfrCC_gM6uI/AAAAAAAAAc4/z2h9uoX59lU/S220/blog+icin.JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15166694.post-8738749502032895140</id><published>2009-04-28T04:46:00.000-07:00</published><updated>2009-04-28T05:00:44.648-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Haber'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Azerbaycan'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Anı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fikir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Aşk'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Eskişehir Günlük'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kitap'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Türkiye'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İzlenimler'/><title type='text'>***********************************************************</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/Sfbvvf3JsoI/AAAAAAAAAcs/_AwPYaz6QR4/s1600-h/kaRma%20foto%C4%9FRafLaR%203.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5329710808325272194" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 212px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/Sfbvvf3JsoI/AAAAAAAAAcs/_AwPYaz6QR4/s400/kaRma%2520foto%25C4%259FRafLaR%25203.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;        &lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:180%;color:#ff0000;"&gt; &lt;em&gt;Sözde Kızlar...&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;26 Nisan 2009. Nisan ayının son pazarı. Mayıs, kollarını açmış, gelecek haftanın pazarını kucaklamak için sabırsızlanıyorken... Saat 00:45 – Yeni günün yenice saati neredeyse geride kalıyor. Aslında şu anda yapmam gereken, mecburi işlerle geçirmem gerekiyor zamanımı. Ama ne yaparsın? İnsan tutkusunun peşinden gitmek istiyor çoğu zaman. Bir roman bitirdim az önce. Sahneleriyle kendini zihnime kazıyan, açık sözlü bir roman.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hatice/Belma gebe kaldığını öğreniyor. Sıra geliyor, çocuğun alınmasına, buna karşı çıkarken, iç sesi beyin kıvrımlarında yankılanıp duruyor : &lt;strong&gt;&lt;span style="color:#66cccc;"&gt;&lt;em&gt;“... Çocuk üç aylık vardı. Kımıldıyordu. Onu öldürmekle, bir insanı öldürmek arasında ne fark var? Bir insan hiç olmazsa kendini müdafaa edebilir, ya çocuk? ...”.&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; Hatice`nin bu cümlesi, bende bir idrak uyanışına sebep oldu. Bir kadının, kendi karnında kımıldadığını hissettiği bir canlıya kolay kolay kıyamamasının oldukça normal olduğunu anladım. &lt;span style="color:#009900;"&gt;&lt;strong&gt;“Kımıldıyordu”...&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; Peyami Safa`nın bu ifadesine kadar, kurtajı mekanik ve duygudan yoksun bir olay gibi görüyormuşum. Ama şimdi, çocuk aldırmanın aleni bir cinayet olduğuna kani oldum. Zaten Peyami Safa`nın en güzel yaptığı şeylerden birisi de, romanlarında kadınların yerine düşünebilmesidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dehşetin tasviri bu kadarla bitmiyor: “... Ne yapıyor diye ona (yani Behiç`e, çocuğun babası olmak istemeyen, biyolojik babasına yani) baktım: Kulağını yerden hiç ayırmıyordu. Bilmem ne kadar öylece durdu: On saat mi, on dakika mı, on saniye mi, tahmin edemem... Sonra, bir sıçrayışta ayağa kalktı, hırıltıya benzeyen korkunç bir sesle fısıldadı: &lt;strong&gt;&lt;span style="color:#33ff33;"&gt;“Haydi yürü, herşey bitti. Artık sesi çıkmıyor...”.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; Nihayet kelam, adam çocuğu diri diri gömüyor ve hiç bir şey olmamış gibi hayatına devam ediyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bence, Peyami Safa`yla tanışmak isteyen hevesli okurların Sözde Kızlar`la başlaması gerekiyor. Ben ilk önce Matmazel Noraliya`nın Koltuğu ile başlamıştım. Rahatça okunabiliyor ve çabuk bitiyor. Bundan önce Şimsek isimli romanı mütalaa ederek okumuştum. Ama Sözde Kızlar çok anlaşılır cümlelerle dokunmuş. Merak duygusu, frekans kaybetmeden yanıbaşınızda size eşlik ediyor roman boyunca. Bu yüzden, endişelenmenize gerek yok. Behiç, Mebrure`yi aldatmak için bin türlü yola başvuruyor. Acımasız dizi ve film senaristlerinin aksine, Peyami Safa, romanlarını her zaman mutlu sonla ve iyinin zaferiyle bitiriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Amcamın meçhul bir mezar taşından bahsederek, farklı versiyonunu anlattığı durumu bu kitapta bir defa daha gördüm. “... mezar taşının üstüne bir Arap şairinin mezarındaki şu cümle yazılmalı ve bütün sözde kızlara hitap etmeliydi: &lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:180%;color:#993399;"&gt;“Dün sizin gibiydim, yarın benim gibi olacaksınız!”.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Tebessümün yaraşması (yani yakışması), gözleri yummak (gözleri kapamak), nokta-i nazar (bakış açısı), inhisar (tekel), taaccüb (şaşkınlık), gibi Azerbaycan`da hala kullanılmakta olan ifadeleri bu kitapta görmek beni oldukça mutlu etmeğe yetti de, arttı bile. Kitaptan iki güzel ifadeyle bu yazıya son verelim:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;... “Bir kat çıktılar. Tahta merdivenler, kuvvetli adımlara razı olmadıklarını boğuk, gıcırtılı bir sesle ilan ediyorlar,...” , “... Hava kararıyordu. Gecenin ilk esmer gölgeleri meydanı doldurdu...” . saat 01:28...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#ff6600;"&gt;&lt;strong&gt;Düşünmüştüm ki, Eskişehir`miz, Beşiktaş`la Pazar günkü maçta yıllar öncesinin rövanşını alacak ve bizleri sevindirecekti. Ama bu sefer de yenildik. Olsun... Eskişehir`imin canı sağolsun... Seneye lig şampiyonu oluruz biz de. Nasıl olsa, büyük takımları kendi sahamızda yenebiliyoruz. Şampiyonluk için müthiş bir şans bu. Iyi yolculuklar sevgili takımım... &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15166694-8738749502032895140?l=eskisehir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eskisehir.blogspot.com/feeds/8738749502032895140/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15166694&amp;postID=8738749502032895140' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/8738749502032895140'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/8738749502032895140'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eskisehir.blogspot.com/2009/04/blog-post.html' title='***********************************************************'/><author><name>Önder Yenilmez</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15500662732066224725</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SfrCC_gM6uI/AAAAAAAAAc4/z2h9uoX59lU/S220/blog+icin.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/Sfbvvf3JsoI/AAAAAAAAAcs/_AwPYaz6QR4/s72-c/kaRma%2520foto%25C4%259FRafLaR%25203.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15166694.post-9138749968672686536</id><published>2009-04-20T05:11:00.000-07:00</published><updated>2009-04-20T05:19:05.647-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Haber'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bakü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Anı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fikir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kitap'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İzlenimler'/><title type='text'>Paris`teydim...</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SexnZDlBrvI/AAAAAAAAAcc/-XL3_SIjrPo/s1600-h/Pariiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiii.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5326746139427450610" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 300px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SexnZDlBrvI/AAAAAAAAAcc/-XL3_SIjrPo/s400/Pariiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiii.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;                  Paris`teydim…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;           Hemen hızlı bir giriş yapayım izninizle: Öncelikle on beş franklık gloria ile karşılaştım. &lt;span style="color:#3333ff;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;“Gloria nedir?”&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; diye soruyorsanız, hemen açıklayayım: Alköllü kahve demek. Tabi geri çevirdim. “Tüm alayların üzerine yağdığı, hor görülen bir zavallı yaratık vardı” oralarda. 250 gram dolaylarında bir ağırlık ölçüsü olan mark`ı dikkate aldım. Ünlü tefeci Gobseck`i tanıdım. Onun için “&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#ff0000;"&gt;babasının kemiklerinden domino taşları yapabilecek adamdır&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;!” diyorlardı. Sonra, şöyle bir duyum aldım: “Paris`te kadınların yüreğini eşeleyecek olursanız, sevgiliden önce tefeciyi bulursunuz”. Sonra bu Paris sokaklarında, biraz da insan kimyasını öğreneyim dedim: “Yüreğimiz bir gömüdür,  birden boşalttık mı battık demektir. Bir insanın beş parasız olmasını bağışlayamadığımız gibi, bir duygunun olduğu gibi ortaya dökülmesini de bağışlamayız. Bu adam her şeyini vermişti. Tam yirmi yıl boyunca, yüreğini, aşkını vermişti: bir gün içinde servetini vermişti. İyice sıktılar limonu, posasını da sokağın köşesine bıraktılar”.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;          Sonra, Madame de Beauseant ile tanıştım. Samimiyetimiz artınca ve onunla yakında tanışınca, bana “Monsieur, tam hak ettiği gibi yargılayın bu dünyayı. Yükselmek istiyorsunuz, size yardım edeceğim. &lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#6666cc;"&gt;Kadınların çürümüşlüğünün derinliğini araştıracak, insanların sefil gururunun genişliğini ölçeceksiniz&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;” dedi. Oradan çıkıp, Neuve-Sainte-Genevieve-Sokağı`ndaki, pansiyona dönerken, Rastinac`la tanıştım: Üniversitede bir tıp öğrencisi. Annesine ve kız kardeşlerine mektup yazıp, para istediğini söylerken, düşüncelerini okudum: “&lt;span style="color:#33cc00;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;Kız kardeş yüreği, bir arılık elması, bir sevgi uçurumudur&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;” diyordu içinden. Ama diğer taraftan, “Bir üniversitelinin cebine para girdi mi, içinde masalsı bir sütun belirir hemen, bu sütuna yaslanır” kuralını biliyordum. Komşusu ona şöyle söylemiş : “Güzel bir delikanlısınız, aslanlar gibi mağrur ...bir delikanlı. Şeytan için güzel bir av olurdunuz”. Tabii, acılı hikayeler de dinledim. Lime lime doğranan bir baba yüreği gördüm. Ama o baba, hiç yılmış birisine benzemiyordu: “Evet, evet, istediğiniz kadar parçalayın yüreğimi, her parçası bir baba yüreği olur gene” diyerek inadına devam ediyordu. Bir sonraki vurucu ve sarsıcı bilgiyi de Paris sokaklarında gezerken öğrendim: “Dünyayı bir çamur okyanusu olarak görüyordu, insan ayağını batırdı mı, boynuna kadar gömülüyordu içine”. Ya da “Kötü haberleri iletmek için, zamandan bol ne var?”.  Yani kötü haberleri ulaştırmak için acele etmemeliyiz. Son olarak cenaze törenine katıldım: “İki papaz, ayin çömezi ve kilise hizmetlisi geldi, dinin bedava dua edecek kadar zengin olmadığı bir çağda, yetmiş franka ne verilebilirse verdiler”.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;        Merhaba millet. Hayatımın disiplin adına, içinden geçtiği kısa bir süreci tecrübe ettim. Geçen sene bir hikaye yarışmasına katılmıştım. Hikaye yarışmasında aldığım dereceden ötrü kitap çeki hediyesi tarzında bir ödüle layık görülmüştüm. Ben de ilgi alanıma hitap eden, konulardan olmak üzere kitapları seçip bunun keyfini çıkarmaya çalıştım. Gelelim, Paris Macerama... aldığım kıtaplardan birinin ismi de “Goriot Baba” idi. İki kızı için de her şeyi, evet yalnış duymadınız, her şeyi yapmayı göze alabilecek kadar ifrat dereceli bir babanın hikayesi anlatılıyor bu kitapta. Kitabın yazarını aranızda tanıyanlar vardır: “Honore de Balzac”. Balzac`la daha önce tanışamamış olmanın hüznünü yaşadım doğrusu. Otobüste giderken, boş durmayayım, elimde okunacak bir malzeme olsun diye aldığım Goriot Baba`yı 15 günlük bir süre zarfında okuyarak bitirdim. Her gün işteyken, ve işten eve giderken kitabı okumanın planlarını kuruyordum kafamda/zihnimde. Balzac, genelde insan kimyasını, özelde ise gençlik kavramını iyi müşahede (gözlem) edebilen bir yazar. Romanı öyle anlatıyor ki, insan kendini Paris gecelerinde, tiyatro salonlarında ya da malikanelerinde yürür gibi hissediyor. Balzac, ayrıca bana şunu gösterdi : &lt;strong&gt;&lt;span style="color:#00cccc;"&gt;&lt;em&gt;Dikkatsizliğimden dolayı ufak parçalar halinde hayatımdan kopup düşen zaman parçalarını artık görebilmeliyim.&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; Balzac, bana bu zaman parçalarını verimli kullanma konusunda iyi bir eğitim sunmuş oldu. Kitabı okurken, müthiş ve oldukça sevimli bir amcadan elmadaki şeker misali nasihatler dinlediğimi fark ettim. Gençliğin terbiyesini önemsediği için, Allah, Honore de Balzac amcadan razı olsun. Ilk kez bir yazarı okuduğumda, onun çevresinde hissettim kendimi. “Amca” ifadesini kullanmamın sebebi budur. Maksadım, latife yapmak değil kesinlikle. Bu büyük yazarın eserlerine daha dikkat vermeli, onu daha çok okumalıyım. Sayın Balzac,  kitabını rafta bu kadar (bir yıl) beklettiğim için lütfen beni bağışla. Velhasıl kelam, tanıştığımıza, memnun oldum Sayın Balzac.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;19.04.2009 – 01:44 Cumartesiyi – Pazara bağlayan uykusuz bir gece!....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15166694-9138749968672686536?l=eskisehir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eskisehir.blogspot.com/feeds/9138749968672686536/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15166694&amp;postID=9138749968672686536' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/9138749968672686536'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/9138749968672686536'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eskisehir.blogspot.com/2009/04/paristeydim.html' title='Paris`teydim...'/><author><name>Önder Yenilmez</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15500662732066224725</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SfrCC_gM6uI/AAAAAAAAAc4/z2h9uoX59lU/S220/blog+icin.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SexnZDlBrvI/AAAAAAAAAcc/-XL3_SIjrPo/s72-c/Pariiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiii.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15166694.post-2575760070593102072</id><published>2009-03-26T04:05:00.000-07:00</published><updated>2009-03-26T04:10:24.527-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Haber'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Azerbaycan'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bakü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Anı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fikir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Eskişehir Günlük'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kitap'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Türkiye'/><title type='text'>Bana göre kadınlar!</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/Scthw4YGIwI/AAAAAAAAAcU/UQ0yoZk15HU/s1600-h/olene+kadar+sev.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5317451277436068610" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 275px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/Scthw4YGIwI/AAAAAAAAAcU/UQ0yoZk15HU/s400/olene+kadar+sev.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;      Bana göre kadınlar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;         Uzun zamandır takip ettiğim kadınlar hakkında, belli bir zaman geçikten sonra bende yekun izlenimler birikiyor. Bunları, tarihe not düşmek, daha doğrusu günlüğüme yazmak için aklımda gezen yazıyı buraya not düşmek istiyorum. Önce isimlerini yazdım, sonra da onların bende uyandırdığı izlenimi. Haklı olmadığım durumlar, yanıldığım konular da olabilir. Ama adı üstünde, bana göre böyle.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#66cccc;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;strong&gt;1.     Aysun Kayacı – Bilinçsiz&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;      Gördüğüm kadarıyla, bilmediği için çeşitli ve garip tarzlarda konuşuyor. Bilse, böyle konuşmazdı herhalde. Sanırım Aysun 30 yıl sonra, bugünü seyrettiğinde, gençliğin vermiş olduğu delikanlılıkla bugün yaptıklarından pişman olacaktır. Bu dünyada güzel izler bırakmak lazım. Bazen acıyorum ona. Aysun Kayacı`yla ropörtaj gibi bir konuşma yapıp, kendisiyle yüzleşmesini sağlamayı çok isterdim. Mesela, “Haydi Gel Bizimle Ol!” daki ortamda sadece güzelliği için orda duruyor gibi durumuna düşüyor. O program ki, Bayan Clinton`dan Türkiye adına kötü bir şey duymak için bütün taktikleri deneyen, ama Clinton`un Türkiye`yi savunmasıyla komik duruma düşen bayanlardan meydana gelmiş. Keşke Aysun, keşke farklı bir konumda ve programda olsaydın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#993300;"&gt;2.     Alev Alatlı – Entellektüel&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;              Alev Alatlı, iktisat eğitimine ekonometriden dolayı doktorayla devam etmeyen bir hanım. Yazıları, bakış açısı çok farklı olabilen ve beni hep şaşırtabilen bir insan. Gerçekten, entellektüel kimliği çok bariz bir şekilde temsil eden bir hanım. Hareketlerinde, tavırlarında, bakışlarında bile bir entellektüel bir tarz var. Gözlüğün arkasında kendini gizlemeye çalışan mütavazi bir münevver var sanki. TRT2`de 2001 yılında yapılmış ekonomi programını yayınlıyorlar. Okumayı ve yazmakla birlikte seven bir insan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#6600cc;"&gt;3.     Elif Şafak – Çalışkan&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;               Elif Şafak bugünlerde, basında çok çıkıyor, eserlerinden dolayı. Gazetede ise çok ilgi çekici yazılar kaleme alıyor. Mesela, Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği isimli kitabın yazarı Milan Kundera`nın, bugünlerde küstürüldüğünü ondan öğrendim. Ikinci, hatta üçüncü bir dilde yazabilen yazarların varlığını ondan öğrendim. Başka bir dilde rüya görebiliyorsan (ki ben bu tecrübeyi yaşadım), başka bir dilde de yazı yazabilirsiniz diyor. Aşk isimli yeni bir kitabı çıkmış, gerçekten bu kadar velut (doğurgan) bir yazar olmasını takdirle karşılıyorum. Elif Şafak, çalışkanlığıyla şunu kanıtladı;Bir kadın hem iki çocuk doğurabilir, hem entellektüel olabilir, hem de güzel olabilir. Dünyada böyle kadınların varlığına inandığım ve o benim bu inancımı doğrulayan canlı bir delil olduğu için kendisine saygı duyuyorum. Kanaltürk`te Sevim Özay isimli başka bir hatunla röportajını izledim. Elif Şafak`ın kitaplarını daha okuyamadım. Çünkü önce ustalar, sonra çıraklar. ))) Ama merak etmiyor da değilim. Bazen düşünüyorum, “Nuriye Akman`ın Nefes isimli, bir de ilk roman denemesini okuyorsun da, Elif Şafak`ı neden okumazsın!”. Yakında onun da bir romanını okuyabilirim. Kendisine başarılar diliyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#3333ff;"&gt;&lt;strong&gt;4.     Nihal Bengisu Karaca – Mert&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;Nihal Bengisu Karaca, Kanaltürk`te Sevim Özay`ın hazırlayıp sunduğu Cosmoplus programına haftaya Salı günü saat 00:00`da, yani Bakü saatiyle, gece saat 02:00`de olacak program. Sanırım, merakıma yenik düşüb yine izleyeceğim. Nihal hanım, gerçekten açık ve mert konuşmasıyla kendine has bir uslup tutturmuş durumda. Televizyon, röportaj, yazı farketmez. Lafını açık bir tarzda ve anlaşılır şekilde söyler ve savunur. Hem dindar, hem mert, hem de yazılarında daha çok kesime hitap edebilen bir yazar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#ff6600;"&gt;5.     Gülse Birsel – Akıllı&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Düşünsenize, Avrupa Yakası`nı. Senaryosu`nu Gülse Birsel yazmış. Yeteri kadar para kazanıyor. Popüler kültürün öğelerini tepe tepe kullanıp, hem bilinirlik kazandı, hem de para. Önceleri, TV`de program sundu, sonra gazetedeki köşe yazılarını bir araya topladı. Kitabı bol bol baskı yapınca, iyi para kazanmıştır. Yani malum, hatun, daha başından beri akıllı davranıyor.  Buna kısaca pratik zeka desek doğru olur mu acaba?!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#006600;"&gt;&lt;strong&gt;6.     Funda Arar – Sanatçı&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;Bir kere sesi çok etkili. Gerçekten şarkı söylemek için Allah vergisi bir nefesi var. Arapsaçı, Benim İçin Üzülme, Camdan Kalp gibi şarkıları çok hoş. Yorumu muhteşem. Sinema ve diziler edebiyattan beslenmeye başlayalı çok oldu Tükiye`de. İşte, şarkıları edebiyattan beslendiren bir sanatçı Funda Arar. Funda Arar, Necip Fazıl Kısakürek`in Kaldırımlar isimli şiirini yorumlayan bir insan. Diğer şarkıcıların kliplerini seyrederken, insan, et dükkanı reklamları izliyor gibi hissediyor kendini. Funda Arar, eskiden buna çok dikkat ederdi, yine aynı tarzda devam ederse çok hoş olur. Gerçekten dinlerken çok zevk aldığım bir insan. Çok kadın “şarkıcı”, bundan 2 – 3 yıl sonra bile hatırlanmayacak. Ama Funda Arar, eğer kaliteyi bozmadan devam ederse, kalıcı olacaktır. Kendisine başarılar diliyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339999;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;7.    Azerin – Çileli&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;Azerin, Azerbaycan`lı bir sanatçı. Gerçekten çileli bir hanım gibi geliyor bana. Azerbaycan`ın dertleriyle dertlenen bir insan. Milli ruhu destekleyen, gençleri motive eden bir sanatçı. Funda Arar gibi çok etkili ve güçlü bir sesi var. Bakü`de seyretme imkanım oldu. Kendisinin söylediğine göre, Türkiye`de İlker Başbuğ`la görüşürken, Azerbaycan`da basılan “Kafkaz İslam Ordusu” isimli kitabı ona, bizatihi hediye eden birisi. İşte, aynı zamanda, Azerbaycan ve Türkiye arasında kardeşlik ilişkilerinin güçlenmesi için de çaba harcayabilen bir insan. Milli ve kahramanlıkla ilgili özel günlerde Azerbaycan televizyonlarında öncelikle onu görürsünüz. Kendisinin bir internet sitesi de olmalı. Artık bir zahmet, gugıldan ))) arama yaparak onu da kendiniz bulun. Hem Azeri melodileri kulağınıza hoş gelecektir, emin olun! )))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eeee, beyler, sanırım bu gidişle, bundan 30 – 40 sene sonra, bütün verimli, üretken ve karar verici mevkiler tamamen bayanlarla sarılacak. Şimdi Türkiye`de kadına karşı pozitif ayrımcılıktan bahsediliyor. Belki de, on yıllar sonra, erkekler için aynı ifade kullanılacak. Erkek hakları koruma dernekleri felan da kurulursa, hiç şaşmam. Ama başarı takdir ve gıpta hak eder. Ben “discrimination” kokan söylemleri bir kenara bırakıyor ve başarılı olan bütün hanımları can-ı gönülden kutluyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çarşambayı Perşembeye bağlayan gece, saat 01:26 , 26.03.2009&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15166694-2575760070593102072?l=eskisehir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eskisehir.blogspot.com/feeds/2575760070593102072/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15166694&amp;postID=2575760070593102072' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/2575760070593102072'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/2575760070593102072'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eskisehir.blogspot.com/2009/03/bana-gore-kadnlar.html' title='Bana göre kadınlar!'/><author><name>Önder Yenilmez</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15500662732066224725</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SfrCC_gM6uI/AAAAAAAAAc4/z2h9uoX59lU/S220/blog+icin.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/Scthw4YGIwI/AAAAAAAAAcU/UQ0yoZk15HU/s72-c/olene+kadar+sev.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15166694.post-7359052099732175305</id><published>2009-03-11T00:27:00.000-07:00</published><updated>2009-03-11T00:34:37.238-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Haber'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Azerbaycan'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bakü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Anı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fikir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kitap'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Türkiye'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İzlenimler'/><title type='text'>Berberler…</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SbdpP4mgt3I/AAAAAAAAAcM/1B08qEvXuNg/s1600-h/Bitki+Ortuyu.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5311830007119656818" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 265px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SbdpP4mgt3I/AAAAAAAAAcM/1B08qEvXuNg/s400/Bitki+Ortuyu.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;           Oldum olası çok/uzun saçı sevmem. Kafatasımdaki saçları beğenmemek anlamında söylemiyorum bunu. Saçlarım çok uzadığı zaman nedense, kendimi ferah hiss edemiyorum. Ayrıca, saç bakımı için ayrılan zaman, sınırlı hayatımı verimli olmayan bir iş için kullanmak gibi gelir bana. Bir de saç bakımı niyetine, jöle, biryantin gibi yardımcı maddelerden istifade etme durumu var tabii. Üniversitede, genelde, bu özeni gösteren arkadaşlarımın, üniversite sonrası, sinuzit, menejit, kısacası kesif bir baş ağrısıyla ve saç dökülmesiyle karşı karşıya kaldıklarını göz önüne aldığımda, olay tamamen farklı taraflara gidiyor. Neyse, toparlıyorum )))). Uzun zamandır bir birini kovalayan işlerimin haylazlığı karşısında, saçlarımın dilekdiklerince uzamasına ses çıkaramadım. Dahası, son günlerde havalar soğuğunca, biraz daha beklemem gerektiğini telkin ettim kendime.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;       &lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff6600;"&gt;&lt;em&gt;Azerbaycan`da 8 Mart Dünya Kadınlar Günü`nün özel önemi var.&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; Hiç kimse, ideolojik bir kaygı gütmüyor ve feminist dalgalarda fırtına oluşturmaya gerek görmüyor. &lt;strong&gt;&lt;span style="color:#003300;"&gt;&lt;em&gt;Insanlar, annelerine, kardeşlerine, eşlerine ve yakın akrabadaki bütün kadınlara bu günden dolayı çeşitli hediyeler alır, güller takdim ederler. Nitekim, ben de uzakta olan tanıdıkları aradıktan sonra, ekmek aldığım fırındaki kızların 8 Mart Gününü tebrik ettim; sürekli insanlara hizmet ediyorlar.))))&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; Bundan ilave 8 mart Azerbaycan`da tatil günü ilan edilmiş durumda. Bu arada belirtmeden geçemeyeceğim, Azerbaycan Cumhurbaşkanı`nın fermanıyla 2009 yılı “Uşaq İli” (yani çocuk yılı) ilan edildi. Bizde hala “ferman” kelimesi kullanılıyor. Bağnaz laikler duymasın/alınmasın sakın )))).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;     8 mart Pazar gününe denk geldiği için onun yerine Pazartesi yani, 9 mart günü tatildi. İş olmayınca, ve ben evde olunca, &lt;strong&gt;&lt;span style="color:#000099;"&gt;&lt;em&gt;kafamda bitki örtüyü gibi günden güne büyüyen saçlarımı seyreltmek için yola koyuldum. &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;Yol kenarıyla giderek, uygun bir berber bulmak için çaba sarfetmem gerekti. Genelde önüme hep “Gözellik Salonu” ya da “Qadın Salonu”&lt;a title="" style="mso-footnote-id: ftn1" href="http://www.blogger.com/post-create.g?blogID=15166694#_ftn1" name="_ftnref1"&gt;[1]&lt;/a&gt; yazıyordu. Üç beş tane böyle bir mekana denk geldikten sonra, bir “Kişi Salonu” buldum. Nihayet, saçlarım seyrelip, ferahladığım zaman, berber beye teşekkür ettim ve borcumun ne kadar olduğunu sordum ; “Ne verirsen ver!” diye cevapladı. Bu bana çok garip geliyor. Buradaki ahlaki düzenden kaynaklanan bir şey: insanlar genelde para isterken rahat hissetmezler kendilerini. “Ne verirsen ver!”, beni hayatında ilk kez gören adamın, verdiği hizmetin fiyatını benim belirlememi istemesidir. &lt;span style="color:#33cc00;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;Bir de tanıdık berbere gittiğiniz zaman, “Qonağım ol!” derler. Yani “Misafirim ol!” demektir.&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; Biliyorsunuz, misafirden para alınmaz. Burdaki gizli mana da odur. Yani para verme )))). Azerbaycan`a gelirseniz haberiniz olsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;    Fiyat karşılaştırması yapmak isteyenler için söyleyeyim. Burada saç traşı piyasasında denge fiyatı 3 Azerbaycan manatı. ( 1 dolar = 0.82 AZN). Yani yaklaşık 3,65 dolar. ( 1 dolar = 1,8 TL). &lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ffcc33;"&gt;&lt;em&gt;Yani 6,5 TL`den bahsediyoruz burda. Bu yazıyı okuyan arkadaşım, bulunduğun şehirle bu fiyatı karşılaştırıp, fikrini bizimle paylaşırmısın!?&lt;br /&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;    Bugünlerde, Gümüş Kurşun isimli kitabı okuyorum. Kitapta büyük ideallerle 1913 yılında Northwestern Üniversitesi`nde görev yapan bir profesör tarafından kurulan, Arthur Andersen isimli denetim firmasından bahsediliyor. Şirketi kuran profesörün ismi tabi ki, Arthur Andersen`di. Kitapta deniyor ki, “şirketin ilk sloganlarından biri Bay Andersen`in Norveçli annesinden öğrendiği &lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc9933;"&gt;&lt;em&gt;`eğri otur, doğru konuş`&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; ” idi. Bu söz Azerbaycan`da da çok kullanılıyor. Şu şekilde: “eyri otur, düz danış”. Aman Allah`ım! Yoksa Norveçliler de mi Azeri Türkü? ))). Bütün tarihçilerin bu blogun takati yettiği ölçüde göreve çağırıyorum.)))) . Söylediklerimi espri olarak kabul ediniz efendim. Sadece olarak, Azerbayca`da kullanılan bir sözün dünyanın öbür ucunda, aynı şekilde kullaılması hoşuma gitti. Yoksa etimologluk gibi bir mesleğe bulaşmak gibi bir niyetim yoktur, bilesiniz....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a title="" style="mso-footnote-id: ftn1" href="http://www.blogger.com/post-create.g?blogID=15166694#_ftnref1" name="_ftn1"&gt;[1]&lt;/a&gt; Q harfi, G yerine kullanılılıyor Azerbaycan`da. Qızlar, Qızıl, Qenimet gibi. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15166694-7359052099732175305?l=eskisehir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eskisehir.blogspot.com/feeds/7359052099732175305/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15166694&amp;postID=7359052099732175305' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/7359052099732175305'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/7359052099732175305'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eskisehir.blogspot.com/2009/03/berberler.html' title='Berberler…'/><author><name>Önder Yenilmez</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15500662732066224725</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SfrCC_gM6uI/AAAAAAAAAc4/z2h9uoX59lU/S220/blog+icin.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SbdpP4mgt3I/AAAAAAAAAcM/1B08qEvXuNg/s72-c/Bitki+Ortuyu.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15166694.post-2260964081733631783</id><published>2009-03-06T00:44:00.000-08:00</published><updated>2009-03-06T00:48:17.144-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Haber'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Azerbaycan'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bakü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Anı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fikir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Elektrik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kitap'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İzlenimler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Enerji'/><title type='text'>Beklemek...</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SbDi0WuMOAI/AAAAAAAAAcE/u5ZUOnYOFpw/s1600-h/Bulusma.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5309993349750208514" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 394px; CURSOR: hand; HEIGHT: 400px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SbDi0WuMOAI/AAAAAAAAAcE/u5ZUOnYOFpw/s400/Bulusma.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;         Samanyolu ekranında Tek Türkiye diye bir dizi var. Belki görmüşsünüzdür. Ya da izlemişsinizdir. Bir insan var, düşünün bir kızı ta liseden beri seviyor. Kalbinde bir yangın var. Kimseye söylemeden o yangını içinde körüklüyor. Belki zaman zaman o ateşin ısısıyla hayallerini suluyor. Istediği sadece o kızla evlenmek. İşte bir gün adam için tüm belirtiler ölümü işaret ederken, kız çıkıp geliyor, adamın baş ucuna. Gencin yüzündeki o mutlu ifadeyi görmek çok etkileyiciydi. Yanmak, yakılmak, pişmek, kavrulmak, kaynamak ama asla kelimelerin içinden geçenleri anlatamayacağını bilerek, yıllarca beklemek. Insanların içinde, toplumun orta yerinde görünerek sır olmak. Yönetmeni tebrik ediyorum, o sahneyi çok iyi işlemiş...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;       &lt;strong&gt; &lt;/strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;&lt;strong&gt;Türkçede yer almış, kendi itibarını kazanmış, asaletli sözleri çok severim. Bir çok edibin yaptığı gibi kelimelerin muhitinde dolanıp durmak, onlara asılmak, onlarla hasbıhal etmek çok hoşuma gider. Büyük adamları hep böyle taklit etsem, bir gün ben de büyük adam olurmuyum acaba?))). Mesela, somnambül kelimesi; uyurgezer anlamına geliyormuş. Çok hoş bir kelime olduğunu düşünüyorum. Muadele mesela, denklem demekmiş. Cebri muadele mesela, bir matematik denklemi anlamına geliyor. Ahmet Hamdi Tanpınar cebri muadele demiş, çooook hoşuma gidiyor, bu kelimelerin güzelliği.&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;         Dünyada ekonomik kriz var, malum aliniz efendiler, hanımlar ve cenaplar. Japonya`da kriz kelimesi geçtiğinde 30 – 35 bin kişi intihar ediyormuş. Yani krizin anlamı yabancılar ve türkler için farklı terkiplerden meydana gelmiş. Türkiye`de cemiyetin kendi bünyesinde var olan bir dayanışma var. Insanlar bir birlerine yardımcı olmayı önemsiyorlar. Bireyselcilik, Batı`da azgın zalim gibi gezerken, doğuya uğramayı zaman zaman ihmal ediyor. Eğer şer odakları Türkiye`yi karıştıramazlarsa, eminim, Türkiye bu krizden güçlenerek çıkacaktır. Eskiden bize şöyle bir atasözü öğretmişti eğitim sistemimiz: “Başgasına quyu qazan, qazdığı quyuya özü düşer”. Kutsal kitabımızda, bununla alakalı ayet var sanırım. Allah, tuzak kuranların tuzaklarını, kendi başlarına yıkar diye. Insanoğlu, zaman zaman dünyada var olan hadiseleri, gerçekleri ilahi izlerden arındırma gafletinde bulunur. Ama buna ne kadar çaba gösterse de o izler orada duruyor. Işte bu topraklarda, yetmiş yıllık düzenin desteklediği ateizme rağmen, ilahi izler her tarafımızı sarıp sarmalamıştı. Sadece biz onlara o bakış açısından bakamıyorduk.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;       Geçen günlerden birisinde, TV de Jacky Chan `i izledim. Sunucu, “Siz gezilere giderken, yanınıza iki çorap alıyormuşşunuz. Kirlendiği zaman birisini kendi elllerinizle yıkayıp, kurutup, giyiyormuşsunuz. O kadar paranız var, niye kendinize birden çok çorap almıyorsunuz?”. Jacky Chan, bu soruya enteresan bir cevap verdi. “ Bunun zengin olup olmamakla alakası yok. Bu, öz disiplinle alakalı bir şeydir” dedi. Doğrusu, etkilenmedim değil. Iradelerinin hakkını verebilen insanları takdir etmenin ayrı bir mutluluğu var içimde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;        Beyin uzmanı adam diyor ki, kitaplar hep aynı renk ve aynı tarzda yayınlandığı için, beynimiz monotonluktan yoruluyor ve kitapları okumak çileye dönüşüyor. O bakımdan, bugünlerde kitapları hep ucu yumşak, renkli kalemlerle çizerek okuyorum. Kitaplarım renkli renkli olmuş o yüzden... )))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;        Televizyon önünde geçen zamanıma acıyorum. Perşembe günleri, işte çok yoruluyorum. Bu bakımdan, eve geldiğimde, televizyonun karşısında oturup kalıyorum öylece. Bir tek perşembenin özrü var, televizyon izleme konusunda. Yani kendime sadece o gün televizyon izleme konusunda haklılık payı kazandırabiliyorum. Insanoğlu kendini kandırmaya ne kadar da istekli...(((&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Selamlar, sevgiler... &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15166694-2260964081733631783?l=eskisehir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eskisehir.blogspot.com/feeds/2260964081733631783/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15166694&amp;postID=2260964081733631783' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/2260964081733631783'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/2260964081733631783'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eskisehir.blogspot.com/2009/03/beklemek.html' title='Beklemek...'/><author><name>Önder Yenilmez</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15500662732066224725</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SfrCC_gM6uI/AAAAAAAAAc4/z2h9uoX59lU/S220/blog+icin.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SbDi0WuMOAI/AAAAAAAAAcE/u5ZUOnYOFpw/s72-c/Bulusma.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15166694.post-931486648282929913</id><published>2009-02-27T01:52:00.000-08:00</published><updated>2009-02-27T02:03:09.289-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Haber'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Azerbaycan'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Anı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fikir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Aşk'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kitap'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Türkiye'/><title type='text'>Dipnotlar...</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/Sae4ZuCc86I/AAAAAAAAAb8/UDbytPo5uqU/s1600-h/daxma.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5307413437873976226" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 320px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/Sae4ZuCc86I/AAAAAAAAAb8/UDbytPo5uqU/s400/daxma.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;   &lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Dipnotlar&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;    1. Sivas`ta hala, teyze yerine kullanılıyor. Azerbaycan`da da böyle. Azerbaycan`da teyze yerine hala kullanılıyor. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;    2. Ahmet Hamdi Tanpınar “Huzur” isimli romanında, &lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;“meşk defteri”&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; nden bahsediyor. Bugünlerde ingilizceye çevrildiği için gündemde olan bir roman. Batı`nın itirafına göre, `bu eseri keşfetmekte geç kalmışlar` mış. Bu romanda meşk defteri pratik yapılabilen bir defter anlamına geliyor. Azerbaycan`da da, meşk, idman anlamında kullanılıyor.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;   3. Huzur`da harika edebi ifadeler var : “Onun için &lt;strong&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;aşk, hislerin kelimelerle israfı değil,&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; Mümtaz`ın ruhundaki fırtınaya olduğu gibi kendisini teslimdi”. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;  4.Huzur. Akıntı yerlerinde, harap rıhtımlarda, dalgalar çırpınıyordu. Nuran:&lt;br /&gt;-         &lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff6600;"&gt;Ayın çamaşırları yıkanıyor, dedi...&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;   5. Huzur`dan. &lt;span style="color:#ff6600;"&gt;&lt;strong&gt;Havuç yiyen sarıya, pancar yiyen kırmızıya boyansa ))))&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="color:#ff6600;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;   6. Huzur`dan. Belki bir insan hayatı zamanın fırınında ateşe attığımız bir kağıt kadar çabuk   yanıyor.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;   7. Huzur`dan. Macide... Dudaklarında tebessümün balı.&lt;br /&gt;             Macide... – Ama bir derdi olacak galiba, &lt;span style="color:#3333ff;"&gt;&lt;strong&gt;sesi adeta kanıyor.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;div align="justify"&gt;    8.  Huzur`dan. Karanlık su, yıldızların uzattığı büyük mücevher salkımlarıyla dolar...&lt;br /&gt;Huzur`dan. “Bu musiki beni saatlerce çiğnedi. Bazan kendimi ilahi bir hamur haline girdim sanıyordum...”&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;br /&gt;    9. Huzur`dan. Suat için söyleniyor. “Birgün Boğaz`da hep beraber gezinirken bir köpek yavrusunu, şartlarına göre fazla mesut diye denize attı. ... Bir köpek bu kadar mesut olmamalıymış.”&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;    10. Huzur`dan. Eve ilk geldiği gün Mümtaz ona, bir kısmı henüz çiçekli meyva ağaçlarını &lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff6600;"&gt;“cariyeleriniz...”&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; diye takdim etmişti.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;     11. Huzur bitti. Ben devam ediyorum. ))) Şehir`de gezinirken gördüm. Adam, mekanın üzerine şöyle yazmış : “Ana ve Uşag Kafesi”. Herhalde, Türkiye`li birisi bunu görse, ne yani anaların ve çocukların kafeste saklandıkları yer mi varmış cidden?”. Bir kafe var, ve adam, buna bu şekilde, bir isim vermiş. Garip yane )))&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;     12. Oscar Ödül töreninin tekrar yayınına denk geldim NTV`de. En iyi kadın oyuncu ödülünü alan, Kate Winslet, Oscar küreciği elindeyken yaptığı konuşamada, &lt;span style="color:#ffcc33;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;“&lt;span style="color:#00cccc;"&gt;Bu konuşmayı 8 yaşımda banyo aynasının önünde yapıyordum. Ama elimde bu ödül değil de, şampuan kutusu vardı”&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; dedi. Bir insanın hedefe odaklanması tarafından bu hadiseye baktım ve çok etkilendim. Çoğu zaman kötü örnek olmalarıyla gündeme gelen, aktörlerden olumlu şekilde etkilendiğim için sevindim.&lt;br /&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;    13. Eski türkçede `kişi` , erkek adam anlamında kullanılıyor. Mesela, Refik Halid Karay`ın Memleket Hikayeleri isimli kitabındaki “Küs Ömer” adlı öyküde, bu ipucunu bulmak mümkün. Halk, “Aferin dişiye, nasıl kurnazmış, kişisini kurtardı” diye söyleşiyorlardı.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;    14. Refik Halid Karay, Memleket Hikayeleri, Sus Payı isimli öykü : “Şimdi anlıyordu ki milletin çıkarları üzerine titreyen kuvvetli bir kalp gerekti, onu uyarmalı, zorlamalıydı”. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;         &lt;span style="font-size:130%;color:#003300;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#33cc00;"&gt;&lt;em&gt;14.12.2008 Refik Halid Karay`ın Memleket Hikayelerini, İnkilap yayınevinin 19.baskısından okuyup bitirdim. “Bir Saldırı” ve “Ayşe Yazgısı” çok etkileyici. &lt;br /&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;div align="justify"&gt;        &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15166694-931486648282929913?l=eskisehir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eskisehir.blogspot.com/feeds/931486648282929913/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15166694&amp;postID=931486648282929913' title='2 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/931486648282929913'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/931486648282929913'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eskisehir.blogspot.com/2009/02/dipnotlar.html' title='Dipnotlar...'/><author><name>Önder Yenilmez</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15500662732066224725</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SfrCC_gM6uI/AAAAAAAAAc4/z2h9uoX59lU/S220/blog+icin.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/Sae4ZuCc86I/AAAAAAAAAb8/UDbytPo5uqU/s72-c/daxma.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15166694.post-2214899363644193497</id><published>2009-02-19T22:50:00.000-08:00</published><updated>2009-02-19T22:57:37.235-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Haber'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Azerbaycan'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Anı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gezi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Elektrik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Eskişehir Günlük'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Türkiye'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İzlenimler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Enerji'/><title type='text'>Ayıptır Söylemesi</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SZ5UNYxv7LI/AAAAAAAAAb0/DEIfMEzLvGQ/s1600-h/pt3.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5304770000055168178" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 291px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SZ5UNYxv7LI/AAAAAAAAAb0/DEIfMEzLvGQ/s400/pt3.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SZ5UHT4c_WI/AAAAAAAAAbs/s9qih5sxsn8/s1600-h/pt2.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5304769895661895010" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 196px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SZ5UHT4c_WI/AAAAAAAAAbs/s9qih5sxsn8/s400/pt2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SZ5T9BvuMSI/AAAAAAAAAbk/w5Yo4mTU2xw/s1600-h/pt1.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5304769718994743586" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 139px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SZ5T9BvuMSI/AAAAAAAAAbk/w5Yo4mTU2xw/s400/pt1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SZ5Tz6tuwfI/AAAAAAAAAbc/2_Tp8irztxs/s1600-h/ayi.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5304769562488521202" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 300px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SZ5Tz6tuwfI/AAAAAAAAAbc/2_Tp8irztxs/s400/ayi.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;            İşimiz eğitim olunca, yaptığımız faaliyetler de eğitimin farklı tatları arasında arzı endam etmektedir. Bu bağlamda, Azerbaycan`ın üç şehrine yapılacak bir gezi teklifi bana iletilince zevkle kabul ettim. Program`da Şeki, Gah (Gax) ve Zagatala`ya gidilecek ve orada üniversiteye hazırlanan öğrencilerle görüşülecekti. Bana da motivasyon eğitimi görevi düştü. Yaklaşık üç yüz cıvarında üniversiteye hazırlanma aşamasında olan öğrencilere yönelik bir motivasyon eğitimi hazırladım apar topar. Bunun lütuf olduğunun farkındaydım. Çünkü ilahi irade, kısa bir zamanda çok insanın hayatına müsbet anlamda katkı yapma imkanı sunmuştu bana. İlk durağımız, Şeki oldu. Şeki`nin ismini bugünlerde yeteri kadar duyduğunuzdan eminim. Çünkü Azerbaycan`ın dahi şairi Bahtiyar Vahapzade Şeki doğumlu. Kendisine Allah`tan rahmet diliyorum. &lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:130%;color:#3333ff;"&gt;Bahtiyar Vahapzade, bana sanki Necip Fazıl Kısakürek`in kardeşiymiş gibi geliyor.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; İkisinin de yüzlerinde çilenin fırça izlerini çıplak gözle bile görmek mümkün. Her ikisi de fikir çilesi çekmenin asaletini çehrelerinde gururla taşıyorlardı. Umuyorum ki, bu yazı, Türkiye`li kardeşlerimizi Bahtiyar Vahapzade hakkında daha geniş araştırma yapma merakı uyandırsın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5 – 6 – 7 – 8 Şubat 2009 Perşembe`den Pazar`a Azerbaycan`ın bu güzel bölgelerini ziyaret etmiş olduk. 5 Şubat günü Şeki`deydik. Öğleden sonra öğrencilere eğitimle ilgili sunumlarımızı yaptıktan sonra yol yorgunluğuyla dinlenirken acıktığımızı ve akşam yemeğı için bir şeyler yapmamız gerektiğini farkettik. Saat oldukça geç olmasına rağmen Şeki`de ünlü mekanlardan birine doğru yola koyulduk. &lt;span style="font-family:verdana;color:#3333ff;"&gt;&lt;strong&gt;Azerbaycan`da ismi `Piti` olan çok özel bir yemek yiyecektik.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; Fotoğraflarda görüyorsunuz. Piti, et ve kuyruk yağıyla 17 saatte pişiyormuş. Tabi biz acemi olduğumuz için kendimizce yöntemler icat ederek Piti yi yemeğe çalıştık. Sağolsun, garson, zamanında yetişti ve bizi yapmak üzere olduğumuz vahim bir hatadan ))) son anda döndürdü. Evvela, yağlı kısımların uzun süre etle sarmaş dolaş kaynaması sonrasında oluşan suyu tabağınıza önceden doğradığınız ekmeklerin üzerine döküyorsunuz. Ekmekleri bu kesif yani yoğun et suyunda ıslatıp yedikten sonra sıra etleri yemeğe geliyor. )))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Resimde de görüldüğü gibi, Piti, özel bardak gibi kapta geliyor. Hani Türkiye`de nasıl ki, kiremit köfte kiremit tabakta gelir, burda da öyle. Ben hemen etleri yağlı kısımda ayırıp yemek için yelteniyordum ki, garson bey, hata yaptığımı Şeki insanına ait o güzel ve tatlı üslüpla anlattı. Sonra da nasıl yememiz gerektiğini bize uygulamalı olarak gösterdi. Etlerle yağları, ezerek birbirine karıştırdı. Sofrada çok güzel salatalar ve aperatif yiyecekler vardı. Sofra gerçekten muhteşemdi. Nihayet, beyaz yağların etlere tamamen hopturulduğu bulamaç olmuş bir yiyecek ortaya çıktı. Ve inanmayacksınız ama, yağ yiyemeyen ben, o yiyeceği yedim. Sanırım, terkibi aşırı besin değeriyle zenginleştirilmiş bir yemek yemişim. ))) Gece sabaha kadar uyuyamadım desem yeridir. Sabah uyandığımda hala acıkmamıştım. Böylece, Azerbaycan mutfağında bir tadı daha tanımış oldum. Masada duran içecekler ise, kalsiyumu magneziyumu yüksek olan dağlardan akıp gelen mineral su.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada, ayı resmini nerede bulduğumu merak ediyorsanız hemen söyleyeyim. Yolda gelirken, bir dinlenme tesisinde çay içelim dedik. Işte bu dinlenme tesisinde onu görünce çok şaşırdım ve bir kaç kez fotoğrafını çekdim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunun dışında, Azerbaycan`ın Gah ve Zagatala şehirlerinin harika yerler olduğunu da görmüş oldum. Her iki şehir çok düzenli ve temiz. Dağ havasını insanı resmen dinlendiriyor. Şehrin gürültüsünden çok uzaktasınız. Kulak tırmalayan hiç bir ses yok. Öyle rahat bir uyku çekiyorsunuz ki. Yorgunsanız bunun ismi, deliksiz uyku oluyor. ))) Gah`ta insanların mantalitelerinin ise çok yüksek seviyede olduğunu gördüm. Şöyle ki, Türkiye`de, elektrik borcunun ödenmesi konusunda çok sıkıntı yaşandığı hepimizin malumu. &lt;span style="font-size:130%;color:#cc0000;"&gt;&lt;strong&gt;Gah`ta elektrik faturasını ödeme yüzdesi 94.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; Yani Gah`ta yaşayan her 100 insandan 94`ü borcunu düzenli ödemektedir. Gah, turizm konusunda da çok ileri düzeyde. Dağların koynunda, sessizliğin kucağında bir belde. Şehrin dağlar olan kısmına geçtik, soğuktan donuyorduk, geri şehir merkezine geldik, hava çok ılımlıydı. Böyle iki farklı hava durumunu aynı anda size sunabilen bir yer. Yazın bile, geceleri soğuk olabiliyormuş. Seminerimize katılan öğrencilerin davranışlarında da dağ havasının ve sağlıklı ortamın onları nasıl zinde tuttuğunu açıkça gördük. Öğrenciler gülerken ve bizi alkışlarken adeta salonu inletiyorlardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son bir not: yazının başlığı neden `Ayıptır Söylemesi` ? Biliyorsunuz, Türkiye`de insanlar bir şeyler yediklerine dair hikayeleri başkalarına naklederken, söze hep `Ayıptır Söylemesi` gibi bir izin ve özür cümlesiyle başlarlar. Bizim burda yaptığımız da bu müstesna ananeye sadık kalmaktır. Bu yazıyla birlikte, yemekleri anlatan blog kardeşlerimizin reytinginden azcık çalmış olduysak, böylece sürçü reyting yaptıysak affola. )))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Selamlar, sevgiler...!&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15166694-2214899363644193497?l=eskisehir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eskisehir.blogspot.com/feeds/2214899363644193497/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15166694&amp;postID=2214899363644193497' title='8 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/2214899363644193497'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/2214899363644193497'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eskisehir.blogspot.com/2009/02/ayptr-soylemesi.html' title='Ayıptır Söylemesi'/><author><name>Önder Yenilmez</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15500662732066224725</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SfrCC_gM6uI/AAAAAAAAAc4/z2h9uoX59lU/S220/blog+icin.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SZ5UNYxv7LI/AAAAAAAAAb0/DEIfMEzLvGQ/s72-c/pt3.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>8</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15166694.post-1970712376998696220</id><published>2009-01-19T03:04:00.000-08:00</published><updated>2009-05-01T02:13:54.259-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Azerbaycan'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Anı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fikir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kitap'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Türkiye'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İzlenimler'/><title type='text'>Hummer Yazisi`na yorumlar...</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;Merhaba Saygideger arkadaslar,&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Sizlerle tekrar buluşmaktan mutluluk duyuyorum...&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Velhasil kelam,&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;devam ediyor yazi seruvenimiz... Paylasmak guzeldi sizlerle de... &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Bir anı : Gecen gunlerden birisinde, doğal gaz faturasını ödemek için, posta idaresine &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;gitmiştim. Ödemeyi yaptığım esnada, yan taraftaki bir bayan dikkatimi çekti. Sanırım o da &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;telefon faturasını ödüyordu. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;İşlemleri bittikten sonra, genç kadın, albeni, coco star veya soho kıvamında iki tane çikolotayı&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;gişedeki memureye uzattı. "Bununla da çay içersiniz" dedi. )))) Gerçekten çok şaşırdım. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Hem ilginç bir gözlemdi, hem de hoşuma gitti. Türkiye`de böyle bir manzarayı düşünsenize ))))&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;düşündünüz mü? ) şimdi resm edin, yani yazıya dökün. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Her neyse, bu olayı ilginç kılan bir nokta daaha var. Ben Türkiye`ye bir sonraki gidişimde, &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;orada işlerimizi yapan memurlara Azeri yapımı çay vs... gibi şeyleri hediye olarak götürmeyi &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;düşünmüştüm. Onların çok sevineceğini düşünüyorum. İnşallah, aklımdan geçen güzel &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;görüntüleri bizzat yaşarım... Görüyorsunuz demi, azeri insanı ne kadar samimi...&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;saygilar efendim... &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15166694-1970712376998696220?l=eskisehir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eskisehir.blogspot.com/feeds/1970712376998696220/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15166694&amp;postID=1970712376998696220' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/1970712376998696220'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/1970712376998696220'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eskisehir.blogspot.com/2009/01/hummer-yazisina-yorumlar.html' title='Hummer Yazisi`na yorumlar...'/><author><name>Önder Yenilmez</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15500662732066224725</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SfrCC_gM6uI/AAAAAAAAAc4/z2h9uoX59lU/S220/blog+icin.JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15166694.post-8033882904845219631</id><published>2009-01-08T02:13:00.000-08:00</published><updated>2009-01-08T02:15:03.824-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Haber'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fikir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İzlenimler'/><title type='text'>Gazze</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SWXR-HI51AI/AAAAAAAAAbE/RZsbDCoLUGc/s1600-h/gaza.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5288864202415002626" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 205px; CURSOR: hand; HEIGHT: 330px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SWXR-HI51AI/AAAAAAAAAbE/RZsbDCoLUGc/s400/gaza.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15166694-8033882904845219631?l=eskisehir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eskisehir.blogspot.com/feeds/8033882904845219631/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15166694&amp;postID=8033882904845219631' title='2 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/8033882904845219631'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/8033882904845219631'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eskisehir.blogspot.com/2009/01/gazze.html' title='Gazze'/><author><name>Önder Yenilmez</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15500662732066224725</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SfrCC_gM6uI/AAAAAAAAAc4/z2h9uoX59lU/S220/blog+icin.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SWXR-HI51AI/AAAAAAAAAbE/RZsbDCoLUGc/s72-c/gaza.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15166694.post-2365171825492017917</id><published>2009-01-07T23:53:00.000-08:00</published><updated>2009-01-07T23:58:15.239-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='serzeniş'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fikir'/><title type='text'>Günah Küresi</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SWWx8o563LI/AAAAAAAAAa8/0svaX-3z85A/s1600-h/GK.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5288828992747134130" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 280px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SWWx8o563LI/AAAAAAAAAa8/0svaX-3z85A/s400/GK.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;        Sanat, iyi ellerin emeğinde yoğrulduğu sürece, insanlığın amaçlarına pekala hizmet edebilir. Olmuş veya olması muhtemel hakiki hadiseleri, kurgusal zeminde insanlara göstermek, onların kendilerince dersler çıkarmasına da sebep olabilir. Bu bağlamda, üç ayrı zamanın filmine bugünün penceresinden bakalım; ilk eserimiz, Brain DePalma yönetiminde 1983 yılında çekilen “Scarface” (Yaralı Yüz) isimli film. Konumuzla ilgili kısımlardan bahsedeyim: Al Pacino`nun acımasız bir role girdiği filmde, uyuşturucu işinden büyük paralar kazanan adamlar, kendilerini deşifre eden bir devlet görevlisini ortadan kaldırmak istemektedirler. Bunun için uyuşturucu baronunun yakın adamı ile Tony Montana (Al Pacino) New York`a giderler. Gece, adamın arabasına bomba koyulur. Sabah olur, devlet görevlisi, arabasına binerken, karısını ve iki kız çocuğunu da yanına alır. Eli kanlı bir katil olmaktan gocunmayan Al Pacino, çocukları öldürmenin yalnış olduğunu uyuşturucu baronunun adamına anlatmaya çalışsa da, çabasının yersiz olduğunu görür. Adam, bombayı patlatmak için, parmağını uzaktan kumanda düğmesine uzatırken, direksiyonda oturan Al Pacino, tabancasını çeker ve arabasının sağ camını onun beyniyle boyar. İlerideki arabanın arka koltuğunda herşeyden habersiz kendilerine gülümseyen çocukların masumiyeti, Tony Montana`nın kalbine merhamet yağdırmıştır. Bu filmin senaristlerine içten içe minettar kalmıştım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İkinci filmin senaristlerine ise kızdığımı hatırlıyorum: Alejandro Gonzales İnarritu yönetiminde 2003 yapımı “21 Gram” isimli yapımdan bahsediyorum. Adamın birisi ölecek ve onun kalbi, hasta matematikçi olan Sean Penn`e takılacaktır. Karelerde iki evladının elinden tutmuş yürüyen babayla, arabanın direksiyonunda olan Benicio Del Toro`nun görüntüleri arka arkaya belirince, içimden, “Umarım senaristler, çocukları katletmeyecekler” diye geçirdim. Kalbim, kurgusal bile olsa, o iki çocuğun ölümünü izlemek istemiyordu. Bir sonraki sahnede, Benicio Del Toro nedamet&lt;a title="" style="mso-footnote-id: ftn1" href="http://www.blogger.com/post-create.g?blogID=15166694#_ftn1" name="_ftnref1"&gt;[1]&lt;/a&gt; dolu sesiyle karısına şunları söylemektedir: “Çocuklardan birisi ölmüştü. Diğeri ise yaralı bir şekilde gözlerimin içine bakıyordu. Yardım etseydim kurtulacaktı. Ama korktum ve kaçtım”. O sahnenin acısını seyircinin üstüne boca eden senaristlerin, kendilerince yaptıkları hesabı çok sonra anlayacaktım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üçüncü filmimiz, daha doğrusu dizimiz ise, çok yakın bir tarihten: “Tek Türkiye”yi kastediyorum. Bir çok noktasıyla, beni başarılı yapım olduğuna ikna etmiş oldukça iyi niyetli bir sanat eseri, “Tek Türkiye”. Zelal Kadın rolüyle filmdeki doktorun hakiki annesini canlandıran Özlem Akınözü`nün gözyaşları dinmiyor. Zelal Anne, Mustafa Akkad yönetiminde çekilen “Çağrı” filminde, Ebü Süfyan`ın karısını oynayan Irene Papas kadar başarılı bir oyuncu gibi duruyor dizide. Bununla birlikte, diziyi izlediğım saatlerde, senariste çok kızdığımı söylemeliyim. Özellikle son bölümde, terörist oyuncuların çocuk katletme kontenjanını oldukça yükseltti senarist Samim Utku. Diğer senaristlerde olduğu gibi, onun niyetini de anlamam rahatlamamı sağlıyor. Kurgusu bile insanı manen yıkan bu görüntülerin, gerçeği nasıl parçalamaz ki insan yüreğini?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Yaralı Yüz”de, “21 Gram”da ve “Tek Türkiye”de, senaristlerin kullandığı iletişim tekniğinin niyeti belli: Kötü olanı, kurgusal olarak göster ve insanların ders çıkarmalarını sağla. Senaristler, çocukların katledilmesi sonucu nasıl bir acının yaşanacağını, kurgunun gücünden yararlanarak en yalın haliyle bize resmediyorlar. Filmde bile olsa, yüreklerimiz parçalanıyor. Onların aslında ölmediğini bildiğimiz halde, tüylerimiz diken diken oluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kalemim cılız, sesim kısık, kuvvetim yetersiz... Ama kalbim buğzediyor, gerçek hayatta çocuk katledenlere. Ortadoğu`da, çocukların dünyasını imha eden bombaların patladığını görmenin acısına dayanmak mümkün değil. Çocuklar, saflığın, masumiyetin ve günahsızlığın diğer isimleridir. Herhalde bu yüzden, “İçinizde, çocuklar ve yaşlılar olmasaydı, başınıza taş yağardı” demiş yüce kurallar. Günahsızları küstürerek dünyadan kovanlar, dünyayı bir günah küresi haline getiriyorlar.&lt;br /&gt;&lt;a title="" style="mso-footnote-id: ftn1" href="http://www.blogger.com/post-create.g?blogID=15166694#_ftnref1" name="_ftn1"&gt;[1]&lt;/a&gt; Pişmanlık &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15166694-2365171825492017917?l=eskisehir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eskisehir.blogspot.com/feeds/2365171825492017917/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15166694&amp;postID=2365171825492017917' title='3 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/2365171825492017917'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/2365171825492017917'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eskisehir.blogspot.com/2009/01/gnah-kresi.html' title='Günah Küresi'/><author><name>Önder Yenilmez</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15500662732066224725</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SfrCC_gM6uI/AAAAAAAAAc4/z2h9uoX59lU/S220/blog+icin.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SWWx8o563LI/AAAAAAAAAa8/0svaX-3z85A/s72-c/GK.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15166694.post-8664052133673277827</id><published>2009-01-04T22:51:00.000-08:00</published><updated>2010-07-25T23:33:52.367-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Haber'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Azerbaycan'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bakü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Anı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gezi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Türkiye'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İzlenimler'/><title type='text'>Biraz da edebiyat )))</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SWGvZkBKxeI/AAAAAAAAAa0/kUqrPzazS4o/s1600-h/h.jpg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;HUMMER&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Hostes kız, elinde kurabiyelerle yaklaşıyordu. Genç adam ve karısı, ................................................................................................................................................................................... Bakışlarım, hummer`in ön camında biriken genç adamın ve karısının korku dolu göz bebeklerini saniyeler içinde algılamıştı. İşte o an, arabanın içinde savrulmam, hatırladığım en son ayrıntıydı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;10 Kasım 2008, Pazartesi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazının hikayesi; Bu yazının zihnimde teşekkül edip, doğması için bir yıldan daha fazla bir zamanı tarihe terketmem gerekti. Yazının katipliğini yapmak bana iki üç saatlik bir zamana mal oldu. Şimdi tarih 16.10.2008 Pazar, saat 01:26. iki saattir yazıyı okuyorum ve her okuduğumda yeni bir hata buluyorum. Öyle zannediyorum ki, sonsuza kadar durmadan bu yazıyı okusam, her seferinde düzeltmem gereken yeni kısımlar bulacağım. Yazı, bir sene önce, soğuk havada otobüs durağında beklerken oradan Hummer cipin geçmesiyle, yaşadığım hisleri ve duraktakilerin gözlemlediğim tepkilerini, 18.10.2008 tarihli uçak yolculuğumun ayrıntılarını ve babamın ramazanın ikinci günü geçirdiği trafik kazasının hikayesinin kurgusal tasvirini içermektedir. Olaylar arasında bir alaka yok, farklı parçalar aynı kurgu zeminine yapıştırıldı. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15166694-8664052133673277827?l=eskisehir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eskisehir.blogspot.com/feeds/8664052133673277827/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15166694&amp;postID=8664052133673277827' title='4 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/8664052133673277827'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/8664052133673277827'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eskisehir.blogspot.com/2009/01/biraz-da-edebiyat.html' title='Biraz da edebiyat )))'/><author><name>Önder Yenilmez</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15500662732066224725</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SfrCC_gM6uI/AAAAAAAAAc4/z2h9uoX59lU/S220/blog+icin.JPG'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15166694.post-7874193566112790504</id><published>2008-12-15T00:00:00.000-08:00</published><updated>2008-12-15T00:10:45.233-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Azerbaycan'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Anı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Eskişehir Günlük'/><title type='text'>Dizilerden benim fikirlerim canlandirilmis...</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SUYO_MMGTDI/AAAAAAAAAas/s64B4vVMq-8/s1600-h/image008.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5279924091905002546" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 329px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SUYO_MMGTDI/AAAAAAAAAas/s64B4vVMq-8/s400/image008.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;   Merhaba,&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;  dusunuyorum kendi kendime...&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;   bazi dizilerde, benim yasadiklarimdan da parcalar var.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; Mesela, şu burjuvazi lafını İsmaille dilimize daha Muro kardes vadiye gelmemişken, biz sık sık kullanıyorduk... &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;   Bir de Eskisehir"de bir memur bana sormuştu. Nerelisiniz? diye ben de, Azerbaycanlıyım deyince,&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;  o da bana "içinden mi?" diye sormuştu. )))&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;    oradaki memurların hepsi, bu sorunun karşısında, şaşkınlıkla kahkahayı karıştırıp gülüşmüşlerdi. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;   daha sonra avrupayakası isimli dizide, bu espri kullanılmıştı...&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;    hayat genelde, hep böyledir... daha başarılı olanlar, gerektiği anda orada bulunanlar oluyor genellikle, eğer sizin arzu ettiğiniz yerde başkaları var, bu çoğu zaman sizin o makam için girişimde bulunmadığınızdan ileri gelir...&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;    dikkatli olmalı...&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;   aklimdan geçen hızlı düşünceleri, sizin hatrınız için azcık beklettim... &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;     sevgiler &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15166694-7874193566112790504?l=eskisehir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eskisehir.blogspot.com/feeds/7874193566112790504/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15166694&amp;postID=7874193566112790504' title='2 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/7874193566112790504'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/7874193566112790504'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eskisehir.blogspot.com/2008/12/dizilerden-benim-fikirlerim.html' title='Dizilerden benim fikirlerim canlandirilmis...'/><author><name>Önder Yenilmez</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15500662732066224725</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SfrCC_gM6uI/AAAAAAAAAc4/z2h9uoX59lU/S220/blog+icin.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SUYO_MMGTDI/AAAAAAAAAas/s64B4vVMq-8/s72-c/image008.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15166694.post-656864613488880712</id><published>2008-12-04T02:42:00.000-08:00</published><updated>2008-12-04T02:54:00.377-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Azerbaycan'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bakü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Türkiye'/><title type='text'>Azerbaycan`da kapılar...</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/STe0y4SiJ3I/AAAAAAAAAak/W1cgCh5GYig/s1600-h/meyve+sinegi+kanadi.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5275884274684405618" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 300px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/STe0y4SiJ3I/AAAAAAAAAak/W1cgCh5GYig/s400/meyve+sinegi+kanadi.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;       Merhaba blogger dunyasinin vefali insanlari,&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;  Azerbaycan`da şunu farkettim. Malumunuz, Türkiye`de binalardaki dairelerin dış kapılarındaki kapı kolu olmuyor. Ya kırılıyor, ya da kapı yapılırken dışarıdan kol konmuyor. Tahminim, böyle bir mantığın arkasında, kapının dışarıdan açılamaması gibi bir düşünce yatmaktadır. Yalnız, bunun şöyle bir dezavantajı var, eğer anahtarı almadan çıkarsanız, ya da çocuk felan içeride kalırsa, kapının açılması zor olabiliyor. Gerçekten zaman zaman insana stres veren bir durum. Ama Azerbaycan`da böyle bir soru yok. Genelde kapıların arkasındaki kapı kolları oldukları gibi yerlerinde duruyor. Mesela şu an oturduğum daire öyle. Şu veya bu nedenden dolayı kapıyı kapatıp dışarı çıkmam gerekse, bunu rahat rahat yapıyorum. Bilmiyorum, gerekli bir ayrıntımı, ama ben yine de sizlerle paylaşmak istedim. Keyfini çıkarın ))))&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;selamlar... sevgiler... &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15166694-656864613488880712?l=eskisehir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eskisehir.blogspot.com/feeds/656864613488880712/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15166694&amp;postID=656864613488880712' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/656864613488880712'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/656864613488880712'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eskisehir.blogspot.com/2008/12/azerbaycanda-kaplar.html' title='Azerbaycan`da kapılar...'/><author><name>Önder Yenilmez</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15500662732066224725</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SfrCC_gM6uI/AAAAAAAAAc4/z2h9uoX59lU/S220/blog+icin.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/STe0y4SiJ3I/AAAAAAAAAak/W1cgCh5GYig/s72-c/meyve+sinegi+kanadi.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15166694.post-34396617946714014</id><published>2008-09-24T05:33:00.000-07:00</published><updated>2008-09-24T05:34:24.332-07:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>Çok saygıdeğer ve bir o kadar da hürmetli blog sakinleri ve blog dünyasına zaman zaman Tanrı misafiri olarak buyur eden şahsiyetler, &lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Görüşmeyeli uzun zaman oldu sizlerle burada. Evvelbahar in soruma cevap vermesi ve Mehmet Nadir kardeşimizin “ordunun dereleri” diye başlayan türküyü tutturması üzerine klavyeyi elime aldım, sonra yerine koydum ve yazmaya başladım. Efendim, ben denizin ciddi bir akademik sınavı var, sanırım bu sınavın icra edilme zamanı önümüzdeki aylardan birisinde, bu bakımdan, bereketli ramazan günlerini masa başında kitaplarımla hasbıhal ederek geçiriyorum. Sık sık iftar davetlerine gidiyorum ))) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yıllık iznimin sadece 12 günlük kısmını köyümüzde geçirebildim. Eger fırsatım olsaydı, çok daha fazla kalmak isterdim. Gürültüden bıkmış benim gibi şehirzede için köyün o temiz atmosferinin tadına doyum olmuyor. Bu aralar 1958 Nobel ödülü sahibi Boris Pasternak’ın Dr Jivago kitabını okumaktayim. Bununla birlikte vakit buldukça yazıyorum. www.burcfm.com.tr de ali ural ile yazarligin sirlari programi var. Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül’ün son seyrettiği malum maçla ilgili edebi bir masal göndermiştim. Ben burdan indiremedim, eğer indirebilenleriniz olursa, 20 Eylül 2008 tarihli Ali Ural ile yazarligin sirlari programini indirip, sonda sizden gelenler bölümünde okuyan çalışmalardaki izlenimleri bana da aktara bilirsiniz. İsmi şöyle: “Bu masalı çocuklarınıza asla okumayın!”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğitimci kimliğiyle kendinden sıkça sözettiren değerli dostum, Celal bey dünya evine girmiş bulunuyor. Efendim, ihtiyaçların sonsuz, kaynakların sınırlı olduğu bu dünyada kardeşimizin düğününe katılamadık tabe ki. Kendisine dileklerimizi ilettik, ama bir kere daha ömür boyu mutluluklar diliyorum. Burjuvazi sınıfının gıda maddesi olan pizzaya müptela olmasıyla bilinen, zehir gibi zeki İsmail kardeşim de dünya evine girerek, pizza yemekten şimdilik kurtulmuş bulunuyor. ))))))  zaten İsmailin evlenmesi azcık daha gecikseydi, ben onun yüzünden pizza müptelası olacaktım. İsmail e hem meslek hayatında, hem fikir hayatında, hem de evliliğine uzun soluklu mutluluklar, diliyorum. Allah sizleri, her iki cihanda da mutlu eylesin efendim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazın Oğuz Atay’ın Tehlikeli Oyunlarını ve Peyami Safa’nın Şimşek’ini de okudum. Yaşar Erdinç imzalı 36/42 Para Harekatı isimli belgesel romanı da müthiş bir ekonomik şölen sundu okuma zevkime. Bunun dışında, Yaprak Dökümü’yle başlayan dizilerin edebiyyatdan beslenme trendi, Aşkı Memnu, Gurbet Kuşları, Gece Sesleri gibi başka edebi eserlerle devam ediyor. Yaprak Dökümü’nde Fikret’e özellikle sonsuz saygım var. Diyaloglarını ve kişiliğini beğeniyorum. Ama nedense, Yaprak Dökümü’nden eksiden aldığım zevki alamıyorum. Dizi Tv de oynarken seyretmek içimden gelmiyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ABD de bu arada acayip bir kriz var. Çok sayıda ev boşta. Garip yane. Bir ev alana bir ev bedava, ya da bir ev alana bir araba gibi enteresan promosyonlar var. Bu bakımdan paranız varsa, bu ara ABD de ev almanın tam sırası )))))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Selamlar, sevgiler&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15166694-34396617946714014?l=eskisehir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eskisehir.blogspot.com/feeds/34396617946714014/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15166694&amp;postID=34396617946714014' title='4 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/34396617946714014'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/34396617946714014'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eskisehir.blogspot.com/2008/09/ok-saygdeer-ve-bir-o-kadar-da-hrmetli.html' title=''/><author><name>Önder Yenilmez</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15500662732066224725</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SfrCC_gM6uI/AAAAAAAAAc4/z2h9uoX59lU/S220/blog+icin.JPG'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15166694.post-1774641949869892739</id><published>2008-08-09T02:39:00.000-07:00</published><updated>2008-08-09T02:40:18.093-07:00</updated><title type='text'>Komik :)</title><content type='html'>http://www.sabah.com.tr/haber,1977BCA2285B410A8E30986647FCC7BF.html&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15166694-1774641949869892739?l=eskisehir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eskisehir.blogspot.com/feeds/1774641949869892739/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15166694&amp;postID=1774641949869892739' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/1774641949869892739'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/1774641949869892739'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eskisehir.blogspot.com/2008/08/komik.html' title='Komik :)'/><author><name>Önder Yenilmez</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15500662732066224725</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SfrCC_gM6uI/AAAAAAAAAc4/z2h9uoX59lU/S220/blog+icin.JPG'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15166694.post-4969777647831776112</id><published>2008-07-29T07:33:00.000-07:00</published><updated>2010-07-25T23:29:03.688-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Anı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gezi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Türkiye'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İzlenimler'/><title type='text'>Nihayet Miniatürk</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/SI8qQ8SY83I/AAAAAAAAASQ/VVIlul1poL4/s1600-h/sumela+manastiri.JPG"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Merhaba millet, miniatürkü uzun zamandır merak ediyordum. Nihayet buraya gitme fırsatım oldu, kaçırırmıyım? Güzel güzel gezdik bir. tadını çıkardım oradaki mini Türkiye 'nin. Kim düşünmüşse, çok iyi düşünmüş. Buradan esasli bir Aferin! gönderdim gitti huzurlarınızda. Atatürk hava limanindan boğaz köprüsüne, Galata kulesinden, Mevlana Türbesine kadar her şeyin maketini görebiliyorsunuz burada. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Bir de kısaca boğaz gezisinden bahsetmek istiyorum. Boğazda gezerken, Avrupa yakasından denize bakan, bir saray görünüyor. İsmini şu an hatırlamıyorum, ama sarayda suyla çalışan asansör varmış. Çok ilginç değil mi? Bir de rehberin dediği bir şey dikkatinize sunmak istiyorum. Dolmabahçe sarayının yanından geçiyoruz. Malumunuz, Dolma bahçe Atatürk'ün bir zamanlar ikamet ettiği bir yer olmuş. Ata'nın çalışma odasını ve vefat ettiği odayı gördük. Yatağı harika bir Türk bayrağına sarılmış. Duygulanmamak elde değil. Yazarken bile insanın tüyleri diken diken oluyor. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Rehber dedi ki , eskiden çevredeki araziler de Dolmabahçe sarayına aitmiş. Şöyle ki, hemen yanıbaşındaki Beşiktaş Stadyumu sultanların atlarının beslendiği, zaman zaman sağa sola koşturduğu bir yermiş. Rehber bunu da ilave edince kahkaha tufanı koptu : Şimdi o alanda Beşiktaşlı futbolcular koşuyorlar. Herhalde atlardan boşalan kısmı telafi etmek için. :):):) Bilenler bilir, takım tutmak gibi bir alışkanlığım yoktur. Buna göre, bu yorum doya doya güldüm. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;İstanbul'dan sevgilerle,&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Şimdilik bu kadar :) &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15166694-4969777647831776112?l=eskisehir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eskisehir.blogspot.com/feeds/4969777647831776112/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15166694&amp;postID=4969777647831776112' title='3 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/4969777647831776112'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/4969777647831776112'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eskisehir.blogspot.com/2008/07/nihayet-miniatrk.html' title='Nihayet Miniatürk'/><author><name>Önder Yenilmez</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15500662732066224725</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SfrCC_gM6uI/AAAAAAAAAc4/z2h9uoX59lU/S220/blog+icin.JPG'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15166694.post-2007824660229589421</id><published>2008-07-16T13:23:00.000-07:00</published><updated>2008-07-16T13:30:16.122-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Açıköğretim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Türkiye'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İzlenimler'/><title type='text'>AÖF ten doktoraya giden yol !</title><content type='html'>Sevgili öğrencilerim,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;     Dün aldığım harika bir haberi sizlere gururla sunuyorum. Çok değerli arkadaşlarımızdan birisi,&lt;br /&gt;aöf çeko bölümünü bitirir bitirmez, direk doktoraya başvurur. Ve kazanır. Bu müthiş zaferi ve bu güzide azmin huzurlarınızda kutluyorum. Mehmet Çoğal'ın yakından tanıdığı, fakirden de üç sene üst üste ders alan bu değerli insanı göstermiş olduğu başarıdan dolayı can gönülden tebrik ediyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  kelimenin tam anlamıyla harika bir haber!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;   diğer arladaşlarımıza örnek olması için sizleri de bilgilendirmek istedim&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;     hadi kolay gelsinb :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15166694-2007824660229589421?l=eskisehir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eskisehir.blogspot.com/feeds/2007824660229589421/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15166694&amp;postID=2007824660229589421' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/2007824660229589421'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/2007824660229589421'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eskisehir.blogspot.com/2008/07/af-ten-doktoraya-giden-yol.html' title='AÖF ten doktoraya giden yol !'/><author><name>Önder Yenilmez</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15500662732066224725</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SfrCC_gM6uI/AAAAAAAAAc4/z2h9uoX59lU/S220/blog+icin.JPG'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15166694.post-2523745867096076732</id><published>2008-07-08T04:45:00.001-07:00</published><updated>2008-07-08T04:50:55.932-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Azerbaycan'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bakü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Türkiye'/><title type='text'>Azerbaycan'da su parası</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/SHNTfBHyqbI/AAAAAAAAASI/SwrBnezn8bU/s1600-h/dunya-su-gunu.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5220608185394702770" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/SHNTfBHyqbI/AAAAAAAAASI/SwrBnezn8bU/s400/dunya-su-gunu.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;          Azerbaycan'da bır yıllık su parası 16 AZN.&lt;br /&gt;1 TRY    =   0,6564     1 YTL 0,6564 AZN yapıyor. Bu rakam yaklaşık 25 YTL yapar. Acaba Türkiye'de bir yıllık su ücreti ne kadardır? Bu konuda bilgisi olan var mı ?:):):):):)&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15166694-2523745867096076732?l=eskisehir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eskisehir.blogspot.com/feeds/2523745867096076732/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15166694&amp;postID=2523745867096076732' title='6 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/2523745867096076732'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/2523745867096076732'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eskisehir.blogspot.com/2008/07/azerbaycanda-su-paras.html' title='Azerbaycan&apos;da su parası'/><author><name>Önder Yenilmez</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15500662732066224725</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SfrCC_gM6uI/AAAAAAAAAc4/z2h9uoX59lU/S220/blog+icin.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp3.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/SHNTfBHyqbI/AAAAAAAAASI/SwrBnezn8bU/s72-c/dunya-su-gunu.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15166694.post-4836253361911846341</id><published>2008-06-06T06:13:00.000-07:00</published><updated>2008-06-06T06:28:49.500-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Azerbaycan'/><title type='text'></title><content type='html'>Ve Nihayet Azerbaycan li aday VI Turkce Olimpiyatlarinin birincisi oldu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;      &lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=lO0HltwLd1c"&gt;http://www.youtube.com/watch?v=lO0HltwLd1c&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15166694-4836253361911846341?l=eskisehir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eskisehir.blogspot.com/feeds/4836253361911846341/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15166694&amp;postID=4836253361911846341' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/4836253361911846341'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/4836253361911846341'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eskisehir.blogspot.com/2008/06/ve-nihayet-azerbaycan-li-aday-vi-turkce.html' title=''/><author><name>Önder Yenilmez</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15500662732066224725</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SfrCC_gM6uI/AAAAAAAAAc4/z2h9uoX59lU/S220/blog+icin.JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15166694.post-6632703079209347775</id><published>2008-05-27T07:43:00.000-07:00</published><updated>2008-05-27T07:47:06.162-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Eskişehir Günlük'/><title type='text'>Ilk Turk Otomobili Eskisehir`de</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/SDweZG3Im8I/AAAAAAAAASA/kVWtfoNE-iQ/s1600-h/devrim.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5205068686020877250" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/SDweZG3Im8I/AAAAAAAAASA/kVWtfoNE-iQ/s400/devrim.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;          Tarih 16 Haziran 1961. Türkiye sıkıntılı bir dönemin ardından yeniden yapılanmaya çalışıyor. İhtilal sonrası dönemde bir söylenti ortalıkta dolaşıyor, “Türkler araba yapamaz”… Dönemin iktidarı, 16 Haziran günü Devlet Demiryolları Fabrikaları ve Cer Dairelerinin yönetici ve mühendislerinden 20 tanesini toplantıya çağırıyor. Amaç ise, “Türkler araba yapamaz” kanısını ortadan kaldırmak. Ve ilk Türk yapımı Devrim arabasının öyküsü burada başlıyor…         &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;     Türklerin, dünyaya bir meydan okuma hikayesidir Devrim arabasının serüveni... Dönemin iktidarı, 29 Ekim kutlamalarına yetişmesi için bir araba siparişi veriyor Eskişehir’e. Aracın adı Devrim. İmkansızı başarmanın nasıl olduğunu gösteriyor Devrim arabası. Çünkü arabanın yapımı için verilen süre çok kısıtlı ve bir kanı var ortada dolaşan: “Türkler araba yapamaz”…Tüm ülkede üniversiteden, basına; bir avuç sanayiciden politikacıya, sesi duyulabilen kimse ne otomobil ne de motor yapılabileceğine inanıyor, özel sohbetlerde, röportajlarda, film gösterili konferanslarda bu görüş vurgulanıyor.         &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;       Ancak inanılmaz bir şey gerçekleşiyor. Ve araba, 28 Ekim 1961 sabahı Türkiye’de yapılan bir otomobil, kaportası pürüzsüz olmasa da, kendi tekerlekleri üzerinde ve yine Türkiye’de yapılan kendi motorunun gücüyle Büyük Millet Meclisi Binası önüne götürülerek Devlet Başkanı Cemal Gürsel Paşa'ya sunulabiliyor…       &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;       29 Ekim 1961 günü ise Devrim, Cumhuriyet kutlamalarına katılıyor. Dönemin Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel gelmeden tüm hazırlıkları tamamlanan Devrim’in bir tek benzini unutuluyor. Cumhurbaşkanı Gürsel, benzini konulmayan arabanın ön koltuğuna oturuyor. Araç meclisin bahçesinde tur atarken; herkes pek keyifleniyor. Ne de olsa bu kendini kanıtlama savaşı ve bu savaş yine kazanılıyor. Cemal Gürsel, bu arabayı Atatürk’ün de görmesini istiyor ve Devrim’i Anıtkabir’e götürülmesi için talimat veriyor. Ancak benzini unutulan araba henüz 100 metre ilerlemişken duruyor. Devrim'in kıymetli yolcusu, şaşkın bakışlarla süzüyor "devrimin itici gücünü"... Şoför "Benzin bitti" diye boynunu bükünce , Cemal Gürsel durumu şöyle özetliyor: "Batı kafasıyla otomobil yaparız, Doğu kafasıyla ikmali unuturuz."&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;DEVRİM NASIL YAPILDI         &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; Projeyle başka bir kuruluşun değil de TCDD’nin görevlendirilmiş olmasının nedeni, o tarihlerde TCDD’nin onarım amacıyla kurulmuş fakat geniş ölçüde yedek parça imal eden Ankara, Eskişehir, Sivas ve Adapazarı’ndaki fabrikaları ile önemli bir teknik potansiyeli ve yetişmiş işçisinden mühendisine kadar güçlü bir teknik kadrosunun bulunmasıydı. Yüksek Mühendis Emin Bozoğlu, yönetim grubunun başı olarak 20 mühendisin olağanüstü bir tempoyla fakat gönül rahatlığı içinde çalışmasını sağlayıp eş yöneltmek suretiyle birinci derecede rol oynamıştı. Devrim için ayrılan ödenek 1.400.000 TL, yapılışı için verilen süre ise 4.5 aydı.           Zamana karşı yapılan yarışın kazanılmasında ikinci etken, görev alan mühendislerin, proje süresince hafta sonları da dahil her gün, en az 12’şer saat, gerektiğinde bazı geceleri, sökülmüş bir otomobil sedirinin üzerinde birkaç saat kestirerek, işbaşında kalmayı yüksünmeyecek ölçüde davaya gönül vermiş olmalarıydı. Çalışmalar için, Eskişehir Demiryolu Fabrikalarında dökümhane olarak yapılıp kullanılmayan bir bina seçildi. Elden geldiğince çeşitli tipte otomobil yapısını yakından inceleyerek fikir edindikten sonra yapılacak tipin boyutları, motor, şanzıman vb. öteki grup ve parçaların nasıl tasarlanıp imal edileceği üzerinde durulması sonucuna varıldı.        &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;      Önce otomobilin ana hatları belirlendi. Dört ila beş kişilik, toplam 1000-1100 kg. ağırlığında orta boy denilebilecek bir tip üzerinde uzlaşıldı. Motor 4 zamanlı ve 4 silindirli olarak, 50-60 BG. vermeliydi.        &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;       Karoser için hazırlanan 1/10 ölçekli maketlerden seçilen 1/1 ölçekli alçı modeli yapıldı. Karoserin damı, kaput ve benzeri sacları, sonra bu modelden alınan kalıplarla yapılmış beton bloklara çekilmek ve çekiçle düzeltilmek suretiyle tek tek imal edildi. Karar verilen yandan supaplı bir 4 silindirli motorun, gövde ve başlığı Sivas Demiryolu Fabrikalarında dökülüp, Ankara Fabrikasında işlendi. Piston, segman ve kolları Eskişehir’de yapıldı. Motor Ankara Fabrikasında monte edildi. Frenlemede 40 BG.’den fazla güç alınamayan bu motora alternatif olarak Ankara Fabrikası aynı gövde ve krank milinden yola çıkarak başka bir tip geliştirdi.&lt;br /&gt;         &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;     B Tipi adı verilen üstten supaplı bir üçüncü motor da bu kez tanınmış bir 6 silindirli otomobil motorundan esinlenerek, fakat krank ve eksantrik milleri yeni baştan çizilip, hesaplanmak suretiyle Eskişehir’de imal edildi. Bu motor frenleme de 60 BG.’ye ulaşmış ve daha sonra Diesel’e çevrilerek istasyon aydınlatılmasında kullanılmak üzere yapılan elektrojen gruplarına uygulanmıştır. Süspansiyon grubu ön takımları için “Mc Phearson” sistemi önerilmişti. Bu gün çok yaygın kullanılan bu sistem, o tarihte bulduğumuz kadarıyla bir tek firma tarafından uygulanıyordu. Benimsendi ve Eskişehir’de yeniden imal edildi.       &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;       Eylül sonuna doğru, ön ve arka camları, piyasada bulunabilenlere uydurmak zorunluluğuyla modele göre biraz değiştirilmiş iki gövde çatılmış ve biri A diğeri B tipinden iki ayrı motor hazırlanmış bulunuyordu. Şanzumanlar, Ankara Fabrikasınca tümü yerli olarak yapılmıştı.          &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;      Montaja geçildiğinde karşılaşılan en büyük sorunlardan biri de gövde-motor uyumunu sağlamak, debriyaj, gaz ve fren kumanda mekanizmalarını yerleştirmek ve direksiyonun en uygun konumunu bulmaktı. Ayarlı direksiyon önerisi kabul edilmedi. İki yıl sonra Cadillac bunu bir yenilik olarak getiriyordu. Nihayet Ekim ortalarında Devrim otomobillerinden ilki tecrübeye hazır duruma gelebildi. Elektrik donanımı, diferansiyel dişlileri, kardan istavrozları ve motor yatakları ile cam ve lastikleri dışında tüm parçalar yerli idi.          &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;    Tüm olanların yanında Devrim arabasının en büyük önemi, önemi Türk mühendisinin bir şeyler yapabileceğini, başarabileceğini göstermiş olmasıdır. Belki de Devrim yol ortasında benzini olmadığı için durmasaydı ve üretimi devam ettirilseydi, şu anda Türkiye dünyanın en büyük makine sanayilerinden birini kurmuş olabilirdi. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;DEVRİM’İN KÜNYESİİmal Tarihi:1961 Ağırlık: 1250 kg. Uzunluk: 4500 mm. Genişlik: 1800 mm. Yükseklik: 1550 mm. İmal Yeri: Eskişehir Demiryolu Fabrikası İmal Süresi: 4,5 ay&lt;br /&gt;Üretim Sayısı: 4 Adet Binek Otomobili 10 Adet Motor: 4 adet A4L tipi 3 adet A4T tipi 3 adet B3T tipi 7 Adet Şanzuman: 3 adet A tipi 4 adet B tipi Silindir Sayısı: 4 Silindir Çapı: 81 mm. Silindir Hacmi: 20 70 cm Strok: 100 mm. Kompresyon: 6,8 : 1 Güç: 50 Hp Devir: 3600 d/d Karakteristik: Dört zamanlı&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15166694-6632703079209347775?l=eskisehir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eskisehir.blogspot.com/feeds/6632703079209347775/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15166694&amp;postID=6632703079209347775' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/6632703079209347775'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/6632703079209347775'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eskisehir.blogspot.com/2008/05/ilk-turk-otomobili-eskisehirde.html' title='Ilk Turk Otomobili Eskisehir`de'/><author><name>Önder Yenilmez</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15500662732066224725</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SfrCC_gM6uI/AAAAAAAAAc4/z2h9uoX59lU/S220/blog+icin.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp2.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/SDweZG3Im8I/AAAAAAAAASA/kVWtfoNE-iQ/s72-c/devrim.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15166694.post-8899086531069521570</id><published>2008-05-19T23:18:00.000-07:00</published><updated>2008-05-19T23:20:27.703-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Eskişehir Günlük'/><title type='text'>Eskişehir'e Bakü'den kucak dolusu selamlarımı gönderiyoum :):):).</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/SDJtdBxfRpI/AAAAAAAAAR4/ZNG75A48iGY/s1600-h/Eski3.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5202340865025984146" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/SDJtdBxfRpI/AAAAAAAAAR4/ZNG75A48iGY/s400/Eski3.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;    Harika bir duygu... Efsane çoşsun ve Türkiye ligini de çoştursun....&lt;br /&gt;    Başarı Dileklerimle,&lt;br /&gt;    O.Y&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15166694-8899086531069521570?l=eskisehir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eskisehir.blogspot.com/feeds/8899086531069521570/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15166694&amp;postID=8899086531069521570' title='3 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/8899086531069521570'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/8899086531069521570'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eskisehir.blogspot.com/2008/05/eskiehire-bakden-kucak-dolusu-selamlarm.html' title='Eskişehir&apos;e Bakü&apos;den kucak dolusu selamlarımı gönderiyoum :):):).'/><author><name>Önder Yenilmez</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15500662732066224725</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SfrCC_gM6uI/AAAAAAAAAc4/z2h9uoX59lU/S220/blog+icin.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp3.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/SDJtdBxfRpI/AAAAAAAAAR4/ZNG75A48iGY/s72-c/Eski3.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15166694.post-4906832684565934050</id><published>2008-05-19T23:15:00.000-07:00</published><updated>2008-05-19T23:17:34.950-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Eskişehir Günlük'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Türkiye'/><title type='text'>Tebrikler Eskisehirim :):)):):)</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Kupa Eskişehir'e coşkuyla geldi&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;    12 yıl aradan sonra Süper Lig'e çıkan Eskişehirspor, muhteşem bir karşılama töreni ile akşam saatlerinde kente döndü. THY'nin tarifeli uçağıyla İstanbul'dan kente gelen Eskişehirspor kafilesi, Vilayet Meydanı'nda düzenlenen törene katıldı. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;    Bank Asya 1. Lig'in play-off finalinde Boluspor'u 2-0 yenerek Turkcell Süper Lig'e yükselen Eskişehirspor kafilesini Anadolu Üniversitesi Havaalanı'nda Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen, AK Parti Eskişehir İl Başkanı Murat Canözer ve kalabalık bir taraftar grubu karşıladı. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;   Kulübün kutlamalarda kullanmak üzere kiraladığı iki katlı üstü açık otobüsün arızalanması üzerine futbolcular ve yönetim kurulu belediye otobüsüyle tören alanına geldi. 7'den 70'e her yaştan vatandaş, Eskişehirspor'un tören alanına gelmesini saatlerce büyük bir heyecanla bekledi.&lt;br /&gt;Çevre yolu, Üniversite, Cengiz Topel, Şair Fuzuli ve Mustafa Kemal Caddelerini dolaşan futbolcu ve yönetimi taşıyan belediye otobüs, cadde üzerindeki taraftar grupları tarafından alkışlandı. Futbolcuların belediye otobüsü ile yolculuğu ilginç görüntüler oluşturdu. 1.5 saatte tören alanına gidebilen futbolcu ve yönetimi taşıyan otobüse motosikletli Yunus timleri öncülük etti. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;    Başkan Hatipoğlu, Teknik Direktör Metin Diyadin, futbolcular ve yönetim kurulu üyeleri kendilerini bekleyen 5 bin civarındaki taraftarı şampiyonluk kupasıyla selamladı. Bu sırada 5 bin taraftar Eskişehirspor şarkısını hep bir ağızdan okudu. Kürsüye gelen futbolcular şampiyonluk kupasıyla birlikte hatıra fotoğrafı çektirdi.&lt;br /&gt;      &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;    Başkan Nebi Hatipoğlu, taraftarlara yaptığı konuşmada, şampiyonluk parolasıyla başladıkları sezonda bazı sıkıntılar yaşanmasına rağmen Süper Lig'e çıkmayı başardıklarını söyledi. Taraftarlardan ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'dan büyük destek gördüklerini belirten Hatipoğlu, &lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;''Play-off maçlarının oynandığı İstanbul'da her yer siyah kırmızıydı. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;Play-off'da en büyük gücümüz taraftardı. Sezon başı taraftara söz verdim. İşte kupa burada. Bu kupa hepimizin katkılarıyla oldu. Ancak, şöyle bir şey var. Eskişehir'in çok daha fazla kenetlenmesi lazım. Bizde bu potansiyel var. Ama daha çok desteğe ihtiyacımız var. Eskişehirspor bugün buradaysa sadece yönetim kurulu, futbolcular ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan sayesinde burada. Onun dışında elimizden tutan kimse olmadı. Bu kupa sadece bu insanların eseridir.'' diye konuştu.&lt;br /&gt;  Teknik direktör Nejat Biyediç ise, Süper Lig'in tüm camiya hayırlı olması temennisinde bulunarak, ''Efsane geri dönecek'' dedi.&lt;br /&gt;    Törene katılan Vali Kadir Çalışıcı, İl Emniyet Müdürü Savaş Yücel, Jandarma Alay Komutanı Albay Zafer Cengiz de töreni Valilik binası önünden izledi.Vali Çalışıcı Eskişehirspor kaşkolu ile basın mensuplarına görüntü verdi.&lt;br /&gt;   Eskişehirspor'un başarılı futbolcularından Ersin, en güzel günlerinin Eskişehirspor'da geçtiğini dile getirerek, " Süper Lig'i çıktığmıız için çok mutluyum. 12 yıl aradan sonra Süper Lig'ie çıkan bir takımın kadrosunda yer almak gururu verici. Süper Lig'de kalıcı olacağız" ifadesini kullandı.&lt;br /&gt;Fanatik Eskişehirsporlu olan sanatçı Mithat Körler ise Eskişehirspor ile gururu duyduğunu dile getirerek, "Çok güzel bir atmosfer. 112 yıl aradan sonra muradına eren Eskişehirspor'a hoş geldin diyorum. Süper lig'de başarılı sonuçlar alacak" şeklinde konuştu. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15166694-4906832684565934050?l=eskisehir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eskisehir.blogspot.com/feeds/4906832684565934050/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15166694&amp;postID=4906832684565934050' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/4906832684565934050'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/4906832684565934050'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eskisehir.blogspot.com/2008/05/tebrikler-eskisehirim.html' title='Tebrikler Eskisehirim :):)):):)'/><author><name>Önder Yenilmez</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15500662732066224725</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SfrCC_gM6uI/AAAAAAAAAc4/z2h9uoX59lU/S220/blog+icin.JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15166694.post-7978062680918481132</id><published>2008-04-23T21:11:00.000-07:00</published><updated>2008-04-23T21:20:21.511-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Azerbaycan'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bakü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Anı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İzlenimler'/><title type='text'>Çırpınan Metin Kardeşin Dikkatine...</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;   Azerbaycan'da Çırpınırdı Kara Deniz şarkısı düzenli aralıklarla okunur. Hatta okunmadığı tören, program yok gibi. Yalnız burada bu şarkıyı biraz değiştirmişler dostum. Türkün Şanlı bayrağını bir yerlere dikmek meselesi var yaaaa... Burda, "Azerbaycan Bayrağını, Karabağa dikeceğiz" diyorlar. Burada olsan tüylerin diken diken olurdu. Çünkü ben o şarkıyı her dinlediğimde, ve mahnının o kısmına gelindiğinde, hatta şimdi yazarken bile, titrediğimi hissediyorum. İki kardeş ülkenin kültürel yakınlığındaki bu birliktelik, buradan görülmeğe değer. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;   Bu konuda her geçen gün biraz daha mesafe katediliyor. Mesela Diyanet İşleri Başkanlığı'nın burada üç camisi var. Burada her hafta cuma namazı kılınıyor. Eğer siz o camilerden uzaklardaysanız, dolayısıyla "cumaya gitme" hayaliniz suya düşüyor. Geçenlerde bir seferinde bir arkadaş arabasıyla, geldi aldı, beraber gittik. Yani anlayacağın, buraya geldiğim günden bu yana sadece bir kez cumaya gidebildim. Oradaki cumaların kadrini, kiymetini bilmek lazım. Tembellik etmemek, sürekli takipte olmak lazım. İnsan cumadan ayrı kalınca, daha çok özlüyormuş. Bilginize, ilginize ve dikkatinize... &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15166694-7978062680918481132?l=eskisehir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eskisehir.blogspot.com/feeds/7978062680918481132/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15166694&amp;postID=7978062680918481132' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/7978062680918481132'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/7978062680918481132'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eskisehir.blogspot.com/2008/04/rpnan-metin-kardein-dikkatine.html' title='Çırpınan Metin Kardeşin Dikkatine...'/><author><name>Önder Yenilmez</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15500662732066224725</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SfrCC_gM6uI/AAAAAAAAAc4/z2h9uoX59lU/S220/blog+icin.JPG'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15166694.post-4790414294491700665</id><published>2008-04-23T07:32:00.000-07:00</published><updated>2008-04-23T07:41:22.789-07:00</updated><title type='text'>Şehir içi otobüsler</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;   Azerbaycan'da şehir içi otobüslerde de müzik çalınıyor. Objektif kriterler açısından değerlendirildiğinde, bu çok güzel bir şey mi bilmiyorum. Ama benim çok hoşuma gidiyor. Geçenlerde şehir içi bir otobüse bindiğimde ise çok daha fazla şaşıracağımdan habersizdim. Çünkü sürücü koltuğunun arkasında ekran vardı. Klip yayınlanıyordu :) O an çok şaşırmıştım. Bana çok enteresan geliyor. Mesela diyelim, moraliniz bozuk ve otobüse biniyorsunuz, bir de bakıyorsunuz güzel bir müzik, keyfiniz yerine geliyor. Üç beş durak sonra indiğinde şen şakrak yolunuza devam ediyorsunuz. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15166694-4790414294491700665?l=eskisehir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eskisehir.blogspot.com/feeds/4790414294491700665/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15166694&amp;postID=4790414294491700665' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/4790414294491700665'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/4790414294491700665'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eskisehir.blogspot.com/2008/04/ehir-ii-otobsler.html' title='Şehir içi otobüsler'/><author><name>Önder Yenilmez</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15500662732066224725</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SfrCC_gM6uI/AAAAAAAAAc4/z2h9uoX59lU/S220/blog+icin.JPG'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15166694.post-220346057934960150</id><published>2008-03-30T05:32:00.000-07:00</published><updated>2008-03-30T05:35:05.053-07:00</updated><title type='text'>Sinavda basarilar diliyorum :):):)):)</title><content type='html'>İktisat Teorisi Deneme Sınavı – 2&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. Değeri model içinde belirlenen değişkenlere ne ad verilir?&lt;br /&gt;A) Stok değişken&lt;br /&gt;B) Akım değişken&lt;br /&gt;C)Oran değişken&lt;br /&gt;D) Dışsal değişken&lt;br /&gt;E) İçsel değişken&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2. Y=5X şeklindeki bir fonksiyon ne tür bir fonksiyondur?&lt;br /&gt;A) Azalan fonksiyon&lt;br /&gt;B) Artan fonksiyon&lt;br /&gt;C) Önce artan, sonra azalan fonksiyon&lt;br /&gt;D) Sabit fonksiyon&lt;br /&gt;E) Önce azalan, Sonra artan fonksiyon&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pasta Sayısı&lt;br /&gt;Toplam Fayda&lt;br /&gt;0&lt;br /&gt;0&lt;br /&gt;1&lt;br /&gt;12&lt;br /&gt;2&lt;br /&gt;21&lt;br /&gt;3&lt;br /&gt;28&lt;br /&gt;4&lt;br /&gt;33&lt;br /&gt;5&lt;br /&gt;36&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3. Yukarıdaki bilgilere göre, 5. dilim pastanın tüketiciye sağladığı marjinal fayda kaçtır?&lt;br /&gt;A) 5   B)7  C)3  D)2 E) 9&lt;br /&gt;4. Yukarıdaki şekle göre, tüketicinin D0 denge noktasından D1 denge noktasına gelmesinin nedeni aşağıdakilerden hangisidir?&lt;br /&gt;A) Tüketicinin zevk ve alışkanlıklarının X malına yönelmesi&lt;br /&gt;B) X malının fiyatının düşmesi&lt;br /&gt;C) X malının fiyatının yükselmesi&lt;br /&gt;D) Y malının fiyatının düşmesi&lt;br /&gt;E) Tüketicinin gelirinin azalması&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5. Gelir değişikliklerinin bir malın talep miktarına etkisini gösteren eğrilere ne ad verilir?&lt;br /&gt;A) Engel eğrileri&lt;br /&gt;B) Arz eğrileri&lt;br /&gt;C) Phillips eğrileri&lt;br /&gt;D) Eş ürün eğrileri&lt;br /&gt;E) Farksızlık eğrileri&lt;br /&gt;6. Belli bir mevsimde domatesin kilo başına fiyatı 1 YTL'den 2 YTL'ye çıktığında, günlük satış miktarı 50 tondan 25 tona düşmüştür. Buna göre domates talebinin fiyat esnekliği kaçtır?&lt;br /&gt;A) 0,5  B)- 1  C) -0,2  D) 5 E) 2&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7. Aşağıdaki grafiklerden hangisi girdiler arası artan ikame olduğu durumdaki eşürün eğrilerini gösterir?&lt;br /&gt;A)  &lt;br /&gt; B)&lt;br /&gt;                                    C)&lt;br /&gt;D)&lt;br /&gt;E)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;8. Aşağıdakilerden hangisi genişleme yolunun biçiminin değişmesine neden olmaz?&lt;br /&gt;A) Diğer şartlar sabitken, eş maliyet doğrularının birbirine paralel olarak yukarı kayması&lt;br /&gt;B) Firma ölçeği büyütülürken sermaye yoğun teknolojilerin seçilmesi&lt;br /&gt;C) Diğer şartlar sabitken, girdi fiyatlarından birinin yükselmesi&lt;br /&gt;D) Firma ölçeği büyütülürken, emek yoğun teknolojilerin seçilmesi&lt;br /&gt;E) Diğer şartlar sabitken, girdi fiyatlarından birinin düşmesi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;9. Bir çanta fabrikasının toplam sabit maliyeti yıllık 90 milyar TL, toplam değişir maliyeti 70 milyar TL iken, yıllık çanta üretimi 50.000 adet ise, sözkonusu fabrikanın ortalama maliyeti kaç TL'dir?&lt;br /&gt;A) 2.600.000&lt;br /&gt;B) 4.400.000&lt;br /&gt;C) 3.200.000&lt;br /&gt;D) 4.800.000&lt;br /&gt;E) 3.800.000&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;10. Aşağıdakilerden hangisi değişir maliyettir?&lt;br /&gt;A) Kiralar&lt;br /&gt;B) Sigorta primleri&lt;br /&gt;C) Hammadde harcamaları&lt;br /&gt;D) Amortismanlar&lt;br /&gt;E) İdari personel aylıkları&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;11. Aşağıdakilerden hangisi tam rekabet piyasasındaki bir firmanın kapanma noktasını gösterir?&lt;br /&gt;A) Ortalama sabit maliyet = Ortalama değişken maliyet&lt;br /&gt;B) Ortalama değişken maliyet = Fiyat&lt;br /&gt;C) Ortalama gelir = Marjinal gelir&lt;br /&gt;D) Marjinal maliyet = Marjinal gelir&lt;br /&gt;E) Toplam sabit maliyet = Toplam değişken maliyet&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;12. Tam rekabet piyasasında kâr maksimizasyonunun temel koşulu aşağıdakilerden hangisidir?&lt;br /&gt;A) Ortalama maliyet = Marjinal maliyet&lt;br /&gt;B) Marjinal gelir = Ortalama gelir&lt;br /&gt;C) Marjinal maliyet = Marjinal gelir&lt;br /&gt;D) Ortalama gelir = Ortalama maliyet&lt;br /&gt;E) Marjinal maliyet = Ortalama kâr&lt;br /&gt;13. Aşağıdakilerden hangisi tekel piyasasındaki bir firmanın ürettiği mallara ilişkin fiyat farklılaştırması yapabilmesi için gerekli koşullardan biri değildir?&lt;br /&gt;A) Piyasayı alt piyasalara ayırırken önemli bir marjinal maliyetin çıkmaması&lt;br /&gt;B) İlgili malın homojen olması&lt;br /&gt;C) Malın satıldığı piyasanın bölümlü olması&lt;br /&gt;D) Firmaların en azından ilgili malı görünüşte değiştirerek farklı yerlerde farklı fiyattan satması&lt;br /&gt;E) İlgili malın piyasanın her bölümünde farklı talep esnekliklerine sahip olması&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;14. Monopol piyasasında firma malına olan talep eğrisinin piyasa talep eğrisiyle çakışmasının nedeni aşağıdakilerden hangisidir?&lt;br /&gt;A) Piyasada homojen mal üretilmesi&lt;br /&gt;B) Piyasaya giriş ve çıkışların çok olması&lt;br /&gt;C) Piyasada belirli bir malı üreten ve arz eden tek bir firmanın bulunması&lt;br /&gt;D) Piyasada çok fazla alıcı ve satıcı olması&lt;br /&gt;E) Piyasadaki herkesin piyasa hakkında tam bilgiye sahip olması&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;15. Monopolcü rekabet piyasasının en önemli özelliği aşağıdakilerden hangisidir?&lt;br /&gt;A) Firmaların sattıkları ürünlerin homojen olmaması&lt;br /&gt;B) Piyasadaki alıcı ve satıcı sayısının az olması&lt;br /&gt;C) Piyasa talep eğrisinin pozitif eğimli olması&lt;br /&gt;D) Firmaların piyasadaki payının oldukça büyük olması&lt;br /&gt;E) Firmaların birbirini tam ikame eden ürünler üretmesi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;16. Birden fazla sayıda firma tarafından üretilen ve birbirlerini büyük ölçüde veya tam olarak ikame eden bazı malların, birbirinden farklı ya da farklıymış gibi gösterilmesi sonucu, her firmanın belirli bir alıcı kitlesine sahip olabildiği piyasalara ne ad verilir?&lt;br /&gt;A) Tam rekabet&lt;br /&gt;B) Monopson&lt;br /&gt;C) Tekel&lt;br /&gt;D) Oligopol&lt;br /&gt;E) Monopolcü rekabet&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;17. Bir girdi piyasasında tek bir alıcının olması durumunda ortaya çıkan piyasaya ne ad verilir?&lt;br /&gt;A) Düopson&lt;br /&gt;B) Kartel&lt;br /&gt;C) Monopson&lt;br /&gt;D) Tam rekabet&lt;br /&gt;E) Oligopson&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;18. Bir girdinin ucuzlaması durumunda, tüm girdilerden daha çok kullanılarak eşmaliyetle ürünün artırılabileceğini ifade eden etki aşağıdakilerden hangisidir?&lt;br /&gt;A) Pigou etkisi&lt;br /&gt;B) Dışlama etkisi&lt;br /&gt;C) Kâr maksimizasyonu etkisi&lt;br /&gt;D) ikame etkisi&lt;br /&gt;E) Ürün etkisi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;19. Edgoworth kutu diyagramında üreticiler arası denge koşullarının sağlandığı noktaların geometrik yerine ne ad verilir?&lt;br /&gt;A) Üretim imkânları sınırı eğrisi&lt;br /&gt;B) Eşfayda eğrisi&lt;br /&gt;C) Marjinal ürün eğrisi&lt;br /&gt;D) Farksızlık eğrisi&lt;br /&gt;E) Bağıt eğrisi&lt;br /&gt;20. Hiç kimsenin refahını azaltmaksızın bazı bireylerin refahını artıran her türlü değişikliğin toplum refahını artırması aşağıdakilerden hangisini ifade eder?&lt;br /&gt;A) Pareto değer yargısını&lt;br /&gt;B) Fert başına yeniden yatırım kriterini&lt;br /&gt;C) Büyüme kutupları kriterini&lt;br /&gt;D) Azalan marjinal fayda yargısını&lt;br /&gt;E) Marjinal prodüktivite kriterini&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;21.  Aşağıdakilerden hangisi iktisadi akılcılığın özelliklerinden biri değildir?&lt;br /&gt;A) Geleneklere bağlı olma&lt;br /&gt;B) Tam bilgiye sahip olma&lt;br /&gt;C) Seçici olma&lt;br /&gt;D) Tercihler arasında tutarlı olma&lt;br /&gt;E) Çoğu aza tercih etme&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;22.&lt;br /&gt;Yukarıdaki şekle göre, herhangi bir malı 135 TL'den almaya razı olan bir tüketicinin sağlayacağı tüketici rantı kaç TL'dir?&lt;br /&gt;A) 65 B) 105 C) 30 D) 175 E) 90&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;23. Genel denge analizi varsayımların göre, üretimde ve tüketimde dışsallıkların olmaması aşağıdakilerden hangisine neden olur?&lt;br /&gt;A) Piyasaya giriş ve çıkışların zorlaşmasına&lt;br /&gt;B) Piyasadaki tüm malların özel mal olmasına&lt;br /&gt;C) Piyasada heterojen malların üretilmesine&lt;br /&gt;D) Piyasada üretilen malların kamusal mal olmasına&lt;br /&gt;E) Tam rekabet koşullarının ortadan kalkmasına&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;24. Aşağıdakilerden hangisi fayda fonksiyonunun özelliklerinden biri değildir?&lt;br /&gt;A) Her bireyin fayda fonksiyonunun farklı olması&lt;br /&gt;B) Malların tüketilen miktarlarının artan bir fonksiyonu olması&lt;br /&gt;C) İki kez türevi alınabilir olması&lt;br /&gt;D) Sürekli olması&lt;br /&gt;E) Tüm mal ve hizmetler için artan marjinal fayda ilkesinin geçerli olması&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;25. 20 birim değişken girdi kullanılması durumunda toplam fiziki ürün 120 birim iken, değişken girdi miktarı 25 birime çıktığında toplam fiziki ürün 150 birim oluyorsa marjinal fiziki ürün kaç birimdir?&lt;br /&gt;A) 8 B) 5 C) 12 D) 6 E) 4&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;26. Aşağıdakilerden hangisi kısa dönem maliyet analizinin varsayımlarından biri değildir?&lt;br /&gt;A) Üretim faktörlerinin tüm birimlerinin farklı verimlilikte olması&lt;br /&gt;B) Üretim faktörlerinin homojen olması&lt;br /&gt;C) Teknoloji düzeyinin sabit olması&lt;br /&gt;D) Faktör fiyatlarının sabit olması&lt;br /&gt;E) Üretim faktörlerinin bir bölümünün sabit olması&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;27. Tam rekabet piyasası ile monopol piyasası karşılaştırıldığında aşağıdakilerden hangisi doğru değildir?&lt;br /&gt;A) Monopolcü firmanın uzun dönemde de aşırı kar elde etmesi&lt;br /&gt;B) Monopolcü firmanın tam rekabetçi firmaya göre ürününü daha yüksek fiyattan satması&lt;br /&gt;C) Monopolcü firmanın piyasada oluşan fiyatı veri kabul etmesi&lt;br /&gt;D) Monopolcü firmanın tam rekabetçi firmaya göre daha az üretim yapması&lt;br /&gt;E) Monopolcü piyasada reklama izin verilmesi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;28. Ürünün piyasa fiyatıyla marjinal ürün miktarının çarpımı aşağıdakilerden hangisini verir?&lt;br /&gt;A) Toplam ürün gelirini&lt;br /&gt;B) Emeğin marjinal prodüktivitesini&lt;br /&gt;C) Marjinal azalan ikame oranını&lt;br /&gt;D) Marjinal ürün değerini&lt;br /&gt;E) Sermayenin marjinal prodüktivitesini&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;29. Bir girdinin ucuzlaması durumunda, tüm girdilerden daha çok kullanılarak eşmaliyetle ürünün artırılabileceğini ifade eden etki aşağıdakilerden hangisidir?&lt;br /&gt;A) ikame etkisi&lt;br /&gt;B) Dışlama etkisi&lt;br /&gt;C) Kâr maksimizasyonu etkisi&lt;br /&gt;D) Pigou etkisi&lt;br /&gt;E) Ürün etkisi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;30.&lt;br /&gt;Yukarıdaki şekilde, bir tüketicinin mevcut bütçesi ile tüketebileceği su ve ekmek mallarına ilişkin tüketici paftası verilmiştir. Bu şekle göre aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?&lt;br /&gt;A) Tüketici L noktasını seçerse tüm parasını ekmeğe harcayacaktır.&lt;br /&gt;B) Tüketici M noktasını seçerse elinde bir miktar daha parası kalacaktır.&lt;br /&gt;C) Tüketici K noktasını seçerse tüm parasını suya harcayacaktır.&lt;br /&gt;D) Tüketici P noktasını seçerse istediği kadar su ve ekmek alabilecektir.&lt;br /&gt;E) Tüketici N noktasını seçerse elinde hiç parası kalmayacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;31. Fiyatı 750 TL olan bir mal, bir günde 60 birim talep edilirken, fiyatı 650 TL'ye düştüğünde talep edilen miktar 70 birime yükseliyorsa talebin fiyat esnekliği kaçtır?&lt;br /&gt;A) 0,92&lt;br /&gt;B) 1,25&lt;br /&gt;C) 0,23&lt;br /&gt;D) 0,45&lt;br /&gt;E) 0,7&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;32. Bir firmanın üretim ölçeğinin büyümesi aşağıdakilerden hangisine neden olmaz?&lt;br /&gt;A) İşçiler arasındaki iş bölümü ve uzmanlaşmanın artmasına&lt;br /&gt;B) Sabit faktör giderlerindeki artışın, üretim ölçeğindeki artışın altında kalmasına&lt;br /&gt;C) Parça başına düşen reklam payının artmasına&lt;br /&gt;D) Hem hammadde hem de mamul madde taşıması için yapılacak giderlerin azalmasına&lt;br /&gt;E) Birim başına düşen yönetim giderlerinin azalmasına&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;33. Tam rekabet piyasasında belirli bir mal veya hizmet için tek fiyatın oluşması aşağıdakilerden hangisine neden olmaz?&lt;br /&gt;A) Tüketici rantının doğmasına&lt;br /&gt;B) Piyasadaki mal ve hizmet tüketiminin maksimum olmasına&lt;br /&gt;C) Piyasaya arz edilen tüm malların talep edilmeyip arz fazlasının oluşmasına&lt;br /&gt;D) Üretici rantının doğmasına&lt;br /&gt;E) Piyasada alınıp satılan mal ve hizmet üretiminin maksimum olmasına&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;34.&lt;br /&gt;Yukarıdaki şekle göre, tüketici B noktasından C noktasına geçerken, et ile ekmek arasındaki marjinal ikame oranı kaçtır?&lt;br /&gt;A)    1 B) 2,5 C) 1,5 D) 2 E) 0,5&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;35. Pareto optimalitesi koşulunun sağlanabilmesi için aşağıdaki piyasa türlerinden hangisinin geçerli olması gerekir?&lt;br /&gt;A)Oligopol&lt;br /&gt;B) Düopol&lt;br /&gt;C) İki yanlı tekel&lt;br /&gt;D) Monopson&lt;br /&gt;E) Tam rekabet&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;36. Monopson piyasasında marjinal ürün hasılatının (MRP) girdinin marjinal külfetinden(MEI) büyük olması durumunda, monopsoncu firmanın ek girdi kullanımının artırması aşağıdakilerden hangisine neden olur?&lt;br /&gt;A) Firmanın zarar etmesine&lt;br /&gt;B) Üretimin azalmasına&lt;br /&gt;C) Toplam kârın artmasına&lt;br /&gt;D) Toplam kârın azalmasına&lt;br /&gt;E) İstihdamın azalmasına&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sınavlarda hepinize başarılar diliyorumJ Bu sefer kolay sordum, itiraz istemiyorum… En az full çıkarmanız lazımJJJ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; iktisat teorisi sınavının cevap anahtarı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;E&lt;br /&gt;B&lt;br /&gt;C&lt;br /&gt;D&lt;br /&gt;A&lt;br /&gt;A&lt;br /&gt;E&lt;br /&gt;A&lt;br /&gt;C&lt;br /&gt;C&lt;br /&gt;B&lt;br /&gt;C&lt;br /&gt;B&lt;br /&gt;C&lt;br /&gt;A,&lt;br /&gt;E&lt;br /&gt;E&lt;br /&gt;E&lt;br /&gt;E&lt;br /&gt;A&lt;br /&gt;A&lt;br /&gt;A&lt;br /&gt;B&lt;br /&gt;E&lt;br /&gt;D&lt;br /&gt;A&lt;br /&gt;C&lt;br /&gt;D&lt;br /&gt;E&lt;br /&gt;D&lt;br /&gt;B&lt;br /&gt;C&lt;br /&gt;C&lt;br /&gt;A&lt;br /&gt;E&lt;br /&gt;C&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15166694-220346057934960150?l=eskisehir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eskisehir.blogspot.com/feeds/220346057934960150/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15166694&amp;postID=220346057934960150' title='2 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/220346057934960150'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/220346057934960150'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eskisehir.blogspot.com/2008/03/sinavda-basarilar-diliyorum.html' title='Sinavda basarilar diliyorum :):):)):)'/><author><name>Önder Yenilmez</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15500662732066224725</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SfrCC_gM6uI/AAAAAAAAAc4/z2h9uoX59lU/S220/blog+icin.JPG'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15166694.post-6802950569457288742</id><published>2008-03-30T05:14:00.000-07:00</published><updated>2008-03-30T05:18:06.544-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Eskişehir Günlük'/><title type='text'>Teyzem Muhabbet Disinda Kalmis</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/R--ElMG9AwI/AAAAAAAAARw/ZE8ZtHYkJng/s1600-h/Teyzem.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5183507470567146242" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/R--ElMG9AwI/AAAAAAAAARw/ZE8ZtHYkJng/s400/Teyzem.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;   Eskisehirimizden muhtesem bir kare&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15166694-6802950569457288742?l=eskisehir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eskisehir.blogspot.com/feeds/6802950569457288742/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15166694&amp;postID=6802950569457288742' title='2 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/6802950569457288742'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/6802950569457288742'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eskisehir.blogspot.com/2008/03/teyzem-muhabbet-disinda-kalmis.html' title='Teyzem Muhabbet Disinda Kalmis'/><author><name>Önder Yenilmez</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15500662732066224725</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SfrCC_gM6uI/AAAAAAAAAc4/z2h9uoX59lU/S220/blog+icin.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp2.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/R--ElMG9AwI/AAAAAAAAARw/ZE8ZtHYkJng/s72-c/Teyzem.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15166694.post-666830803026999303</id><published>2008-03-28T04:46:00.000-07:00</published><updated>2008-03-28T04:49:45.070-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Azerbaycan'/><title type='text'>Nevruz ve Semeni</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/R-za-MG9AvI/AAAAAAAAARo/_SfHBFq9eWI/s1600-h/Semeni.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5182758033133732594" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/R-za-MG9AvI/AAAAAAAAARo/_SfHBFq9eWI/s400/Semeni.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;        Azerbaycan’da ve diğer Türk cumhuriyetlerinde Nevruz cok geniş çaplı bir şekilde kutlanmaktadır. Devlet politikası olarak da burada milli bayramımız olan Nevruz’a gerektiği kadar ilgi gösteriliyor. Bu yıl Bakü’deki törenlere on bin civarinda yabancı ülke vatandaşının katıldığı haber dolaşıyor. 21 Mart Nevruz bayrami olduğu için bu gün yeni yılın başladığı kabul ediliyor. Mesela ayın 23’de bir düğündeyim, orada düğünü yöneten sunucu “üç gündür yeni yıl başladı” gibi cümleler kullanıyordu. Bunun dışında Azerbaycan Bakanlar Kurulu’nun aldığı kararlar burada &lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;20-29 Mart tarihleri arası tatil ilan edildi.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; Bunun da maksadı insamıızın kendi milli bayramını doya doya yaşamasını sağlamaktır. Batılıların Noeli ve Şükran Günü (Thanksgiving) nü nasıl kutladığını hatırlayın lütfen. Burada gerçekten Novruz olunca, hayatın daha bir güzelleştiğini görüyorsunuz. Nevruz Bayramı Azerbaycan ve diğer Türk cumhuriyyetlerinde Ramazan ve Kurban bayramlarından daha geniş çaplı kutlanıyor desek yeridir. Novruz’un en önemli sembollerinden biri Semeni buğday tanelerini bir tabağa koyup, suladığınız zaman belli bir zaman sonra, buğday taneleri yeşermeye başlar. İşte orada ortaya çıkan yeşilliğin beline bir kırmızı kemer taktınız mı harika bir goruntu oluyor sonrasında işte. Demek ki, ne yapmak lazım, fesat ve habis niyetli insanların bizim kendi milli değerlerimiz üzerinden terör estirmelerini önlemek için kendi milli değerlerimize sahip çıkmak lazım. Ben de gücümün yettiği kadarıyla bu gerçeği sizlere duyurmuş olayım..&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15166694-666830803026999303?l=eskisehir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eskisehir.blogspot.com/feeds/666830803026999303/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15166694&amp;postID=666830803026999303' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/666830803026999303'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/666830803026999303'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eskisehir.blogspot.com/2008/03/nevruz-ve-semeni.html' title='Nevruz ve Semeni'/><author><name>Önder Yenilmez</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15500662732066224725</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SfrCC_gM6uI/AAAAAAAAAc4/z2h9uoX59lU/S220/blog+icin.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp3.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/R-za-MG9AvI/AAAAAAAAARo/_SfHBFq9eWI/s72-c/Semeni.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15166694.post-740138037409061548</id><published>2008-03-26T07:41:00.000-07:00</published><updated>2008-03-26T08:08:45.761-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Azerbaycan'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Evlilik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bakü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Aşk'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Türkiye'/><title type='text'>Sizden gelenler</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/R-phC8G9AuI/AAAAAAAAARg/LdwmWHCpx-M/s1600-h/there+will+be+blood.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5182061024366101218" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/R-phC8G9AuI/AAAAAAAAARg/LdwmWHCpx-M/s400/there+will+be+blood.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/R-pg3sG9AtI/AAAAAAAAARY/txpbyUYgcTw/s1600-h/blogger3364354.jpg"&gt;&lt;/a&gt;Neslihan Tunçbilek göndermiş Eskişehir'den.... &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Çay'ı çok sevdiğimi söyleyince, yasli bir teyze anlattı geçenlerde, bak diye basladi söze .&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Çayın alt demliği evdeki kaynanadır; devamlı kaynar durur..&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Üst demlik evdeki gelindir; alt demlik kaynadikça o olgunlaşır, demlenir.. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Gelinin kocası ise bardaktir; biraz kaynana doldurur onu biraz da gelin...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Çocuklar çayın sekeridir; tat verir...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Görümce ise çay kasigiıdır; arada bir gelir ve karistiriır gider...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Kaynataya gelince; o da bardak altidir; dökülenleri bir araya toplar...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Çay deyip te geçmemek lazim demek ki... bi durmak, dusunmek lazım ..&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;degerli dostlar Neslihan evleniyor mu ne?:):):) sanırım hazırlık var... Ne diyelim, Allah mesut bahtiyar etsin:) &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#ff6600;"&gt;&lt;strong&gt;Azerbaycan'dan Ramin Aliyev göndermiş ;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;em&gt;  &lt;span style="color:#666600;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style="color:#006600;"&gt;Hande mi yener Funda mı arar hayır Seray sever. Bu üçüne önce Nejat işler sonra da Ahmet çakar. Bu geyik Celal'i Bayar bu geyiğe dayanamayan Ferhat göcer yıllar sonra bunlar tarih olur o tariHi de Gönül yazar Mehmet okur. Bu mesajı 10 kişiye gönderirsen dileklerin kabul olur. Buna da anca Kadir inanır:)))&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#006600;"&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc6600;"&gt;EVLIGIN ILK HAFTASINDA:&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Damat: Ah! Nihayet ruya gercek oluyor!!&lt;br /&gt;Gelin: Senden ayrilmami ister misin?&lt;br /&gt;Damat: Hayir! Bu lafi bir daha asla soyleme!&lt;br /&gt;Gelin: Sen.. Bana asik misin?&lt;br /&gt;Damat: Taaaabiki.&lt;br /&gt;Gelin: Beni terketmeyi dusunur musun?&lt;br /&gt;Damat: Tabi ki hayir.&lt;br /&gt;Gelin: Peki bana bir opucuk verir misin?&lt;br /&gt;Damat: Evet hem yuzune hem gozune.&lt;br /&gt;Gelin: Peki bana bir gun vuracak misin?&lt;br /&gt;Damat: Asla! Ben o tur erkeklerden degilim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelin: Sana guvenebilir miyim?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Damat: Evet.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelin: ASKIM.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;EVLILIGIN YEDINCI SENESINDE:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;[ lutfen YUKARIDAKI konusmayi asagidan yukariya dogru okuyunuz bu kez !!!!]&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Garip bir ironi... Ramin evli ve hatta çocuğu bile var... Neslihan ise evlenmeye hazırlanan çiçeği burnunda mustakbel gelin... Ne diyelim Ramin'in tecrübeleri umarız kendisine ışık tutar:):):)):&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15166694-740138037409061548?l=eskisehir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eskisehir.blogspot.com/feeds/740138037409061548/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15166694&amp;postID=740138037409061548' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/740138037409061548'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/740138037409061548'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eskisehir.blogspot.com/2008/03/sizden-gelenler.html' title='Sizden gelenler'/><author><name>Önder Yenilmez</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15500662732066224725</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SfrCC_gM6uI/AAAAAAAAAc4/z2h9uoX59lU/S220/blog+icin.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp0.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/R-phC8G9AuI/AAAAAAAAARg/LdwmWHCpx-M/s72-c/there+will+be+blood.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15166694.post-9151360136573612048</id><published>2008-03-25T06:04:00.001-07:00</published><updated>2008-03-25T06:07:30.944-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Azerbaycan'/><title type='text'>Otomobil sevenlere</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/R-j4r8G9AsI/AAAAAAAAARQ/QqqluZPFP98/s1600-h/prado2.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5181664805043110594" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/R-j4r8G9AsI/AAAAAAAAARQ/QqqluZPFP98/s400/prado2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://bp1.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/R-j4jsG9ArI/AAAAAAAAARI/LvKewwLkXwg/s1600-h/prado1.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5181664663309189810" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp1.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/R-j4jsG9ArI/AAAAAAAAARI/LvKewwLkXwg/s400/prado1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;   Azerbaycan cip kullanımı çok yaygın. Ben ilk geldiğimde bu bana çok garip geliyordu, ama artık alıştım. Problem yok. Beni en çok şaşırtan Türkiye ‘de genelde Toyota’nın RAV4 ‘ünü görüyordum, ama bu modelden hiç haberim yoktu. Buraya gelince ilk zamanlar ilgimi çeken hadise aynen şöyle cereyan etmişti. Havaalanı yolunda otobüs bekliyordum. Orada 10 dakika beklerken, karşılaştığım durum acayipti. Her dakikada yoldan bir Toyota Prado`nun geçtiğine şahit oldum. Tabii icinde surucu de vardi. :):):) Sanırım yakıt fiyatları Türkiye’de ucuz olduğu için daha ekonomik olan RAV4 Türkiye’de cok kullanılıyor. Azerbaycan’da ise bu konuda bir rahatlık olduğunu söylemek gerekiyor. İlave bilgi için &lt;a href="http://www.avtomobil.az/"&gt;www.avtomobil.az&lt;/a&gt;  Fiyatı 30-40 bin dolar civarında.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15166694-9151360136573612048?l=eskisehir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eskisehir.blogspot.com/feeds/9151360136573612048/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15166694&amp;postID=9151360136573612048' title='2 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/9151360136573612048'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/9151360136573612048'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eskisehir.blogspot.com/2008/03/otomobil-sevenlere.html' title='Otomobil sevenlere'/><author><name>Önder Yenilmez</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15500662732066224725</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SfrCC_gM6uI/AAAAAAAAAc4/z2h9uoX59lU/S220/blog+icin.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp2.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/R-j4r8G9AsI/AAAAAAAAARQ/QqqluZPFP98/s72-c/prado2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15166694.post-7630180551041108847</id><published>2008-01-21T05:16:00.000-08:00</published><updated>2008-01-21T05:29:12.873-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Azerbaycan'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Anı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Eskişehir Günlük'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İzlenimler'/><title type='text'>Enteresannnn.....</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/R5SdSlI75bI/AAAAAAAAARA/03CWngzmjVo/s1600-h/fun-mazza302blog+ucun.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5157920415778858418" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/R5SdSlI75bI/AAAAAAAAARA/03CWngzmjVo/s400/fun-mazza302blog+ucun.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Kahabat – kaba et&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Azerbaycanlı ünlü bir sanatçı şarkı söylüyormuş: “Kabahatin büyük” diye. Sonra sanatçımız, bir orta asya türk cumhuriyetine gidiyor. Orada sahnede “kabahatin büyük” diye kendinden geçerken, seyirciler ona gülüyorlarmış. Meğerse o ülkede kabahat, kaba et yani hani üstüne oturduğumuz bölgenin ismini anlatan bir kelimeymiş. Ne kadar da enteresan değil mi? :):):):)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eskişehir’de çok tatar bulunur, malumu aliniz. Bir tatar dedi ki, tatarca soba, “piç” şeklinde kullanılıyor. Oradaki diğer arkadaşlara yabancı gelmiş olabilir, ama azerbaycan’da soba, “peç” anlamında kullanılıyor. Dolayısıyla bu da türk dilli halklar arasında kelimlerin ne kadar yakın olduğunu gösteren çok önemli bir ayrıntı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yine başka bir kelime, “kıç”, Azerbaycan’da kıç bacak anlamında kullanılıyor. Şeytanın kıçını kırmak, çok yol yürüdüğünüzde, burada kıçım kırıldı dediğinizde insanlar bunu normal kabul ediliyorlar. Bu bakımdan &lt;strong&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;İsmail kardeşim, yazın buraya geldiğinde, eminim gezmekten senin de kıçın kırılacak.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir de orta Asya’da kullanılan “kar hane”, yani firma kelimesi. Bunun türkçeye nasıl geçtiği konusunda bilginiz vardır umarım. Birisi demiş ki, Türkiye devlet başkanına, “siz de bekarlar, (bekar bu arada işsiz insan anlamına geliyor) çok, biz de bekarlar çok. Bol bol kar hane açalım da, hepsi çalışsın”... :):):) Uretime katkı için firma sayısındaki artış, malumunuz, talep eğrisini sağa kaydırır. Ama gel gör ki, bazen de insanları zor durumda bırakabilir...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kelimelerin ön planda olduğu nadir durumlar! &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15166694-7630180551041108847?l=eskisehir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eskisehir.blogspot.com/feeds/7630180551041108847/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15166694&amp;postID=7630180551041108847' title='5 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/7630180551041108847'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/7630180551041108847'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eskisehir.blogspot.com/2008/01/enteresannnn.html' title='Enteresannnn.....'/><author><name>Önder Yenilmez</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15500662732066224725</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SfrCC_gM6uI/AAAAAAAAAc4/z2h9uoX59lU/S220/blog+icin.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp3.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/R5SdSlI75bI/AAAAAAAAARA/03CWngzmjVo/s72-c/fun-mazza302blog+ucun.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15166694.post-5061229316390373013</id><published>2008-01-10T04:32:00.000-08:00</published><updated>2008-01-10T04:34:46.496-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Azerbaycan'/><title type='text'>Azerbaycan`da bir yer.../ yani Mevlana Turk Kasabi</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/R4YQr1I75aI/AAAAAAAAAQ4/06OwIVHU2ls/s1600-h/Mevlana+Turk+Gessabi.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5153825168757089698" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 595px; CURSOR: hand; HEIGHT: 229px; TEXT-ALIGN: center" height="208" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/R4YQr1I75aI/AAAAAAAAAQ4/06OwIVHU2ls/s400/Mevlana+Turk+Gessabi.jpg" width="462" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15166694-5061229316390373013?l=eskisehir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eskisehir.blogspot.com/feeds/5061229316390373013/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15166694&amp;postID=5061229316390373013' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/5061229316390373013'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/5061229316390373013'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eskisehir.blogspot.com/2008/01/azerbaycanda-bir-yer-yani-mevlana-turk.html' title='Azerbaycan`da bir yer.../ yani Mevlana Turk Kasabi'/><author><name>Önder Yenilmez</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15500662732066224725</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SfrCC_gM6uI/AAAAAAAAAc4/z2h9uoX59lU/S220/blog+icin.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp2.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/R4YQr1I75aI/AAAAAAAAAQ4/06OwIVHU2ls/s72-c/Mevlana+Turk+Gessabi.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15166694.post-7874167275233928439</id><published>2008-01-08T02:33:00.000-08:00</published><updated>2008-01-08T02:40:34.448-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Haber'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Azerbaycan'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bakü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Anı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gezi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İzlenimler'/><title type='text'>Lenkeran Gezisi</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp1.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/R4NSlVI75ZI/AAAAAAAAAQw/2rhhhAKEggA/s1600-h/Tendir.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5153053199925241234" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp1.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/R4NSlVI75ZI/AAAAAAAAAQw/2rhhhAKEggA/s400/Tendir.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://bp1.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/R4NSVVI75YI/AAAAAAAAAQo/x1zzClGi0fk/s1600-h/Tebessum+Selalesi.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5153052925047334274" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp1.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/R4NSVVI75YI/AAAAAAAAAQo/x1zzClGi0fk/s400/Tebessum+Selalesi.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://bp1.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/R4NSOVI75XI/AAAAAAAAAQg/t5hlhnZDtZc/s1600-h/Semaver+ve+bardagi.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5153052804788249970" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp1.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/R4NSOVI75XI/AAAAAAAAAQg/t5hlhnZDtZc/s400/Semaver+ve+bardagi.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/R4NSH1I75WI/AAAAAAAAAQY/uijDYqMyguo/s1600-h/Ince+belli+bardak+ve+tabagi+ish+hani.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5153052693119100258" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/R4NSH1I75WI/AAAAAAAAAQY/uijDYqMyguo/s400/Ince+belli+bardak+ve+tabagi+ish+hani.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://bp1.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/R4NSBVI75VI/AAAAAAAAAQQ/K-4bK01ulEo/s1600-h/Haydar+Aliyev+ve+ben.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5153052581449950546" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp1.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/R4NSBVI75VI/AAAAAAAAAQQ/K-4bK01ulEo/s400/Haydar+Aliyev+ve+ben.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://bp3.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/R4NR51I75UI/AAAAAAAAAQI/kYLl4WHdmqQ/s1600-h/Abide+ve+ben.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5153052452600931650" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/R4NR51I75UI/AAAAAAAAAQI/kYLl4WHdmqQ/s400/Abide+ve+ben.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Lenkeran Gezisi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aralık ayının 29/30 Cumartesi Pazar gunu bir arkadasın fikriydi. Azerbaycan’ın en çok yağmur düşen bölgesine yola koyulduk. O kadar yağmur yağıyor ki, binaların çatısı yosun tutmuş. Çatıların yağmurdan yeşil kesildiğini görüyorsunuz. Lenkeran’dan eskiden kervanlar geçiyormuş, çok yağmur yağdığı için burada yavaşlamak zorunda kalıyorlarmış. O yüzden leng (yavaş), aran (bölge) kelimelerinin birleşiminden türemiştir. Evler çok büyük, enteresan bir gelenek var, evleri çok büyük yapıyorlar. Villayi düşünün, evler villadan çok daha büyük. Sanki şatolardan oluşan bir bölgeye gelmişsin gibi geliyor insana. O kadar kocaman evler görüp şaşırdım ki, hayatımda arka arkaya bu kadar sık tekrarlanan şaşırma hatıram olmadığını söyleyebilirim. İnsanların bahçelerinde mandalina, limon yetişiyor. Mandalina isminin de nerden geldiğini öğrendik. Men (ben), derim (dermek azeri türkçesinde meyve toplamak demek) kelimelerinin birleşiminden ve sonradan değişiminden meydana gelmiş mandalina kelimesi. Lenkeran yagmurlu memleket olunca bol bol cay yetisiyor. Bu yüzden şehre yakınlaşırken, şehre girerken, çaya ilişkin motifleri görmek çok normal ve yaygın. Arabanın üzerinde gördüğünüz, tandır. Bu tandırı yere gömüyorlar ve ortası boş olduğu için sanırım fırınımsı bir görüntü arzediyor. İnce belli bardak ve altında tabağı var, onun da iş hanı olduğunu belirmekte yarar var sanırım. Semaver ve bardağı yine ayrı bir alem.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lenkeran giderken oradaki parkı gezdik ve parkta Azerbaycan’in mehrum ve dahi lideri Haydar Aliyev’in abidesi vardı. Haydar Aliyev’le beni birleştiren ortak yönlerden birisi de doğum günlerimiz yakınlığı. Ben 8 mayıs’ta O ise 10 mayıs’ta doğmuş. Bilmiyorum, böyle bir insanla bu kadar yakın olmak insanı mutlu etmiyor değil yani. Bir çok abideyle fotoğraf çekdirdik. Ama aslında benim en çok hoşuma giden. Yaşlı ustanın derdini dinliyor gibi yaptığım resimdir. Burada isminin Lider anlamına geldiğini, Haydar Aliyev’le yakınlığımı size bildirdiğime göre, parçaları birleştirip bir sonuca varabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hanbulan gölüne gittik. Orada ağaçlardan dökülen sarı yapraklar gölün kenarına muhteşem bir duvar kağıdı haline getirmiş bulunuyordu. Şelaleden size bahsetmek istiyorum. Lenkeran’dan çıkıp Lerik’e taraf gittiğinizde 27. km de bir dinlenme tesisi gibi bir yer var. 2 veya 4 kişilik odaları var, ve odanın içinde her şey var. Günlük ücreti 40 Azerbaycan manatı. Harika bir doğa harikası dedikleri yer. Aslında gördüğünüz köprü bir lokantanın masaları arasında bağlantıyı sağlıyor. Doğa çok harika, hava çok temiz. Ben hemen önden gittim. Tam şelalenin yukarısında durup kendimi suyun sesine kaptırdım. Ama biraz çok kaptırmışım. Derke ayağım kaydı veeeeeeeee şelaleye akan suyun içine düştüm. Bir an akıntı beni alıp aşağıya götürürse fena olur diye düşündüm. Taşların üzeri çok kaygan olduğu için ayakkabı kaydı ve ben sol tarafım tamamen su oldu. Hem sağolsun arkadaşın birisinde yedek pantolon varmış, değiştim, donmaktan kurtuldum. Sonra da güzel bir anıyla misafir olduğumuz bir aileden limonları da alarak, harika yemekler yedikten sonra geri döndük şehrimize.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;Don’la ilgili ilginç bir haşiye: Don, Azerbaycan’da soğuk anlamına geldiği gibi, bayanların giydiği uzun elbiseye de denir. Türkiye’ye ilk geldiğimde, bir bayan “donum açıldı” deyince yüzünde beliren şaşırma ifadesini ve sonra şakayla karışık “ ne demek istiyorsun yane?” sorusunu hiç unutmuyorum. Bunun dışında azeri bir çocuk, Türkiyeli bir kıza aşık oluyor. Onunla muhabbetini ilerlettikten ve samimi olduktan sonra, kıza “aşkım sana bir şey soracağım, ama kızmayacağına söz ver” demiş. Kız uzun yeminler ettikten sonra, çocuk “Ya Türkiye’deki kızlar güzel, hoş da, ama neden kimse don giymiyor”. : ) : ) : ) : ) : ) . diye bir soru sormuş. Kız “sapıkmısın nemisin” anlamında çantasını gencin başına fırlatmağa hazırlanırkene, anlaşılmış ki, don uzun elbise anlamına geliyor. Malumu aliniz efendim, Türkiye’de bayan arkadaşlar çoğunlukla pantolonumsu türevleri olan giysileri tercih ederler. Şimdilik bu kadar, umarım izlenimlerim hoş vakit geçirmenizi sağlamıştır. Selamlar, sevgiler....&lt;br /&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Not: Bu sitenin 120. yazısı. Allah bereket versin. &lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15166694-7874167275233928439?l=eskisehir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eskisehir.blogspot.com/feeds/7874167275233928439/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15166694&amp;postID=7874167275233928439' title='5 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/7874167275233928439'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/7874167275233928439'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eskisehir.blogspot.com/2008/01/lenkeran-gezisi.html' title='Lenkeran Gezisi'/><author><name>Önder Yenilmez</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15500662732066224725</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SfrCC_gM6uI/AAAAAAAAAc4/z2h9uoX59lU/S220/blog+icin.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp1.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/R4NSlVI75ZI/AAAAAAAAAQw/2rhhhAKEggA/s72-c/Tendir.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15166694.post-7886629130313631414</id><published>2008-01-07T22:34:00.000-08:00</published><updated>2008-01-07T22:48:14.312-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Haber'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bakü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Anı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fikir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Aşk'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kitap'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İzlenimler'/><title type='text'>Yuzyillik Yalnizlik`tan nihayet kurtuldum :)</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/R4McX1I75TI/AAAAAAAAAQA/pdsRPxckcag/s1600-h/Yuzyillik+Yalnizlik.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5152993594369107250" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/R4McX1I75TI/AAAAAAAAAQA/pdsRPxckcag/s400/Yuzyillik+Yalnizlik.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://bp1.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/R4Ma8VI75RI/AAAAAAAAAPw/ifsXvA4Ia_0/s1600-h/amoresperrosaiv3.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5152992022411076882" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp1.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/R4Ma8VI75RI/AAAAAAAAAPw/ifsXvA4Ia_0/s400/amoresperrosaiv3.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;Dikkat! Sıkıcı Bir Yazıdır. / Acaba Cesur Yazımı Desem !&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;Yüzyıllık Yalnızlık, Gabriel Garcia Marquez&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Görünen o ki, yöresel alışkanlıklar kendi bağrında yetişen bir yazarı da hapesedebiliyor. (Keşke aynı şey bizim Nubel Ödülü aldırılan yazarlarımız için de geçerli olsa). Marquez’in cümlelerinde kadınla cinsi munasebet, nedense çok kullanılıyor. Ve bahsi geçen cinsel ilişkiler, meşru dairede ve romantik olmaktan çok, hayvani tarzda işleniyor. Nedense aşkın ve sevginin olduğu yerde bile yazar, cinsel ilişkiyi kabalıktan kurtarıp sevimli bir hale büründüremiyor. İki kardeşten farklı zamanlarda hamile kalan kadın, kız kardeşiyle evlenen bedeni dövmelerle dolu vahşi kılıklı başka bir insan vs... Dahası Marquez vahşi cinselliğin bayağılaştırdığı, başitleştirdiği ve alçalttığı insanla bağlantılı sahneleri çok inandırıcı ve bariz şekilde tanımlayıcı ifadelerle anlatıyor. Sanki yazar elit, daha doğru bir ifadeyle sterilize bir kesime eğlence yazıları hazırlıyor ve onların başka alemlere seyahatini kolaylaştıran cümleler kuruyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aureliano Jose şaşkınlık içinde “insan öz halasıyla evlenebilir mi” diye sordu. Askerlerden biri, “evlenmez olur mu hiç!” diye karşılık verdi. “Biz, insan öz anasıyla evlenebilsin diye papazlara karşı bu savaşı veriyoruz”. İletişimciler diyorlar ki, verilen mesaj sizi rahatsız edebiliyorsa, amacına ulaşmıştır. Sözgelimi, Sadakatsiz filmi, sizi rahatsız edip, sadakatsizliğin ne kadar iğrenç bir şey olduğunu size gösterebiliyorsa, bu film iletişim bilimi açısından başarılı kabul ediliyor. Belki de, yazar bu tiksindiriciliği bize resmetmekle, doğru mesajı iletme başarısını göstermektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok merak ediyorum. Bu kadar kadınla bağlantılar yapabilen adam, “Benim Hüzünlü Orospularım” isimli eserinde ne anlatıyor??? Marquez, hayal gücü çok büyük olan bir yazar. On satırlık sıkmayan bir cümle kurabiliyor. Bir delinin psikolojisine dalıp, orada seyahat ederek, izlenimlerini romanın satır aralarına koyabiliyor. Ölmek üzere olan bir insanın yerine düşünüp, onun ağzından konuşabiliyor. Ahmet Hamdi Tanpınar da Saatleri Ayarlama Enstitüsünde, öldüğü sanılan ve bir iki gün ölü yattıktan sonra gömülmeye götürülen bir kadından bahsediyor. Kadın tam gömülecekken uyanıyor. Eve gelince yolda da acıkınca bir şeyler ikram ediyorlar. Ahmet Hamdi Tanpınar onun için “ahiretten kraker/simit/börek/bisküvi yiyerek dönen kadın” ifadesini kullanıyor. Marquez’de de ölümden sonrası ve ölülerle ilgili hayal gücünün çok açık yansımalarına rastlıyor ve bunu hayretle okuyorsunuz. Mesela, “ölüler aleminde iyice yaşlanan Prudencie Aguilar, sarsak sarsak yürüyerek günde iki defa gelip onunla (Arcadio Buendia) çene çalardı” gibi. Buendia’nın Prundencie’nin katili olduğunu ve deli olduğunu da not olarak ayrıca belirtsek bile, sanırım hayal gücünün sınırlarına gümrük koymuş olamayız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Marquez, romanla masalı harmanlıyor sanki. Roman tarzının içine, masal ve mistik ilave edince insanı ilk başta rahatsız edebiliyor. Alışılmış roman tarzıyla uzaktan yakından alakası olmayan, başka bir roman tarzında/ türünde yazdığını daha ilk paragraftan okuyucusuna sezdirebiliyor. Başlangıçtaki izlenimi insanın aklındaki kalıpları sarsa da, sonradan kendisini okutmayı başarabiliyor yazar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özetlersek, tohumu aşkla atılmayan çocuklardan oluşan nesil bereketli olmuyor. Bu eserde ondan fazla kadından çocuğu olan oğullar var, ama yine de bu ailenin sonunun tükenmesine engel olamıyorlar. Sanırım, zinadan doğan çocuklar neslin bereketini sömürüp yokediyorlar. Çünkü tüm aile bireyleri zinanın kısır döngüsüne tıkılıp kalmışlar. Yani aslında çocuk değil, zina fiilinin, günahın kendisidir. Ve sanki Marquez’in mesajı da budur. Marquez, şehvetin başıboşlaştığında, vahşileşeceğini gösterip, aşka özlem duyurmayı amaçlıyor. İletişimcilerin yöntemiyle kötü olan hakkında bizi rahatsız ederek, kötüyü bize sergiliyor. Öğüt, nasihat, kuralcı ve kuru yaklaşımlar yerine, ters etkiyle sebep olacak şeyler söylüyor. Eserin sonunda ne mi oluyor? Marquez okuyucuyu rahatsız etme girişimine durmadan devam ediyor. İçinizin üzüntü kaplıyor, ama nasıl bir üzüntü anlatamam. Yazar, ailedeki en son genci, başka biriyle evli olan teyzesine aşık ediyor, onları seviştiriyor, kadını doğumda öldürüyor, doğan çocuğu da karıncalara yediriyor. Çiçeği burnunda babayı da çıkan fırtınada mahvediyor. 420 sayfa, bir ailenin hazin çöküşüyle son buluyor. (07.01.2008, 00:12 Bakü)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not 1: Azerbaycan’da 3 ve 4 Ocak iş günleri 29 ve 30 Aralıkla yer değiştirdi. Yani alınan kararla bu sene 29 ve 30 Ocak tarihlerinde insanlar çalıştılar, ama ayın 7’sine kadar bir haftalık tatilin keyfini çıkardılar. Yalnızzz.... Sonra kar yağmaya başladı, yollar kapandı, işe gideceğim sırada anladım ki şehir içi otobüsler, benim işyerimin olduğu yere gidemiyor. Şimdi Pazartesi de tatil edildi, çalıştığım kurum tarafından, Salı günü ancak gelebildim işe. Budur ki, izlenimlerimi paylaşmaya devam ediyorum. Asıl, 29/30 Aralık’ta arkadaşlarla kendimizi bir şehir dışına attık, fotoğraflarım gelsin sanırım, o konudaki izlenimlerimi de sizinle paylaşmayı düşünüyorum. tab' evde uzun sure oturunca, uzun zamandir bitiremedigim bu romani da okudum. Ameros Perros yani Paramparca Asklar Kopekler filminde de benzer tarzda bir vahset var sanki. Kopek Dovusleri vs. Tanrikent diye bir film var, orda da bu tarzda vahsilikler gormek mumkun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not 2: Çocukken çeşitli türlerde kitap okurken, bana hep uzak gelen yazar takımı eleştirmenler olmuştu. Ama zamanla okuduğum kitaplarla ilgili içimin dolduğunu bir şey söylemek istediyimi hissetim. Ve sanırım, eleştirmenlik şimdiki durumda çok hoşuma giden bir meslek olurdu. Asıl ekonomiyle alakalı bir hikaye var ki, bir kısmını birazdan &lt;a href="http://www.iktisatnot.blogspot.com/"&gt;http://www.iktisatnot.blogspot.com/&lt;/a&gt; adresine koymayı düşünüyorum. Bunu da siz eleştirirsiniz artık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not 3: Başta Mehmet Nadir Arslan ve Ferda Çil olmak üzere merak eden ve yazı bekleyen dostlarıma ilgilerinden ötrü müteşekkirim. Mehmet tebriklerin için ayrıca minnettarım. Burada Türkiye’yi çok özlüyorum sanırım. Sizlerden bir çoğunu burada hayalen de olsa görüyorum. Geçen gün işe giderken, her sabah köpeğiyle çıkıp gezen bir adam var. Sonra düşünüyorum, yaa diyorum, bu adam bana bir yerden tanıdık. Nerden acaba? Daha sonra Mustafa Alabora olması lazım sanırım, hani şu Memolinin babası, adam, Alaboranın ta kendisi. Bir de yılbaşında Polat hariç tüm Kurtlar Vadisi oyuncuları burada Yegane Şadlık sarayındaydılar. Bunların içerisinde bizim Gülşen de vardı. Hani şu Of Of diye şarkısı olan kızı kastediyorum. Sanırım şehirde gezerken onu gördüm, ama hayrettir beni tanımadı : ) . ben de kendisine beni tanıma fırsatı vermedim. &lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15166694-7886629130313631414?l=eskisehir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eskisehir.blogspot.com/feeds/7886629130313631414/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15166694&amp;postID=7886629130313631414' title='2 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/7886629130313631414'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/7886629130313631414'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eskisehir.blogspot.com/2008/01/yuzyillik-yalnizliktan-nihayet.html' title='Yuzyillik Yalnizlik`tan nihayet kurtuldum :)'/><author><name>Önder Yenilmez</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15500662732066224725</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SfrCC_gM6uI/AAAAAAAAAc4/z2h9uoX59lU/S220/blog+icin.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp3.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/R4McX1I75TI/AAAAAAAAAQA/pdsRPxckcag/s72-c/Yuzyillik+Yalnizlik.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15166694.post-4444958107521193653</id><published>2007-11-29T02:32:00.000-08:00</published><updated>2007-11-29T02:34:18.441-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Haber'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Azerbaycan'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bakü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Anı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fikir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gezi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Eskişehir Günlük'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İzlenimler'/><title type='text'>İlk uluslararası Konferans</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp1.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/R06VbS9Uh-I/AAAAAAAAAPo/ZF-No42hud4/s1600-h/Davetiye2.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5138208521054357474" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp1.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/R06VbS9Uh-I/AAAAAAAAAPo/ZF-No42hud4/s400/Davetiye2.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;      &lt;div align="justify"&gt;  Hep ilgimi çekmiştir. Nasıl bir duygudur, ulusalarası bir konferansta konuşmak ve herkesin sizi dinlemesi. Sonra bir gün Bakü’de elime Azerbaycan İletişim Bakanlığının yapacağı konferansın bilgisi ulaştı. Hemen beni bir heyecan sardi ve bu konuda uzun zamandir aklımda olan şeyleri akademik altyapi ve teorilerle de destekleyerek çalışmamı gönderdim. Sonra kabul edildiğini duydum, makalemin. Ve derken zaman gelip çattı. Bir gün sabah işe gelirken bana ait iki tane davetiye olduğunu söylediler. Alıp bakınca birisi konferans için diğeri de konferansın yapıldığı gün, akşam yapılacak yemek için iki adet davetiye olduğunu gördüm. Derken hazırlanıp konferansın yapılacağı Hyatt Oteline doğru yol aldım. Orada konferanste bir gün geçirdim. Çeşitli insanlarla tanıştım. Amerikalı Tufts Universitesinden bir profesörle sohbet ettim. (Sanırım Mehmet’in Tufts Univesitesi ile ilgili bilgisi varsa bunu seve seve bizimle paylaşacaktır.) Son oturumda oturum başkanı bu hocanın öğrencisiydi. : ) Ama şimdi öğrencilik hallerini çoktan geride bırakmış ve Azerbaycan’ın Los Angeles baş konsolosu olmuştu çoktan. Konferansın kapanış bölümünden önce yanına gittim ve sohbete başladık. Sonra görevlilerden birisi geldi ve konferansın kapanış bölümünün başladığını söyledi. Amerikalı profesör elinde hem çantası, hem de kahve bardağı olunca, “isterseniz çantanızı ben taşıyabilirim” dedim. Neyse sohbete devam ediyorduk. Salonun kapısına gelince, “salona gidelim” deyince, “yaa ben bu toplantılara onlarca kere katıldım, en iyisi burada seninle kalıp sohbet etmek” dedi. İçimden çokca seviniyor olduğumu gözlemledim. : )&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Akşam olmuştu nerdeyse, yemeğin olacağı denizin ortasındaki “Yatch Club” restorana gitmemiz gerekiyordu. Bir araba geldi, Los Angeles baş konsolosu, Amerikalı Profesör, ingilizce konuşan bir bayan ve ben aynı arabada, Yatch Club’a doğru yola çıktık. Arabada herkes tecrübeli ve bilgili olunca ben daha çok onları dinlemeyi ve onlardan bir şeyler öğrenmeyi tercih ettim. Güzel konuşmalar, gerçekten harika bir yol sohbetine tanık oldum. Azerbaycan’ın Los Angeles konsolosu çok mütevazi ve aynı zamanda, çok genç birisi. Ve tabii ki çok da esprili.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra akşam yemeği için Hazar Denizinin icine dogru yapılan bir restorana Yatch Club”a gelmiş bulunduk. Azerbaycan halk dansları ve Azeri sanatçıların söyledikleri şarkılar eşliğinde, harika bir akşam geçirdik. İletişim Bakanı da oradaydı. Dünyanın bir çok ülkesinden ve aynı zamanda Türkiye’den gelmiş konuklar da gecenin keyfini çıkardılar. Menüde havyar vardı. Biraz yemeği denedim ama pek hoşuma gitmedi. Bu arada, bildiğim kadarıyla, azerbaycan havyarının toptan fiyati 1200 -  1800 dolar arasında satılıyor.     ( &lt;a href="http://www.caspianfish.com/"&gt;http://www.caspianfish.com/&lt;/a&gt;, havyar üreten Azeri firması ) Japonyaya ihraç edildiğinde perakende fiyatı 8000 – 10000 dolar civarında olduğu söyleniyor. (Belki de Eskişehir’de ilk kar müjdesini veren Gülşah Duman’a hediye olarak buradan bir kilo havyar getirmeliyim. Boylece köşeyi döner. : )) Gerçekten Azerbaycana has yemekler ve bu yemeklerin yanındaki aperatifler harika bir menüyü meydana getirmek için yeterli derecede kafi gelmiş ve hatta daha fazla bile olmuştu diyebiliriz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Insan, yeni bir yere gidince her zaman problemlerle karşılaşır, ama ben problem düşünmeyi, problem konuşmayı ve problem yazmayı sevmiyorum. Her zaman güzel şeylere odaklandığım için, belki de güzel şeyler yaziyor, güzel şeyleri konuşuyorum. Problemleri kendin çöz, ama sevincini öğrencilerinle paylaş, sanırım biz öğretmenlerin içinde bulunduğu durumu en iyi özetleyen  bir kural olsa gerektir.&lt;br /&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15166694-4444958107521193653?l=eskisehir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eskisehir.blogspot.com/feeds/4444958107521193653/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15166694&amp;postID=4444958107521193653' title='4 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/4444958107521193653'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/4444958107521193653'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eskisehir.blogspot.com/2007/11/ilk-uluslararas-konferans.html' title='İlk uluslararası Konferans'/><author><name>Önder Yenilmez</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15500662732066224725</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SfrCC_gM6uI/AAAAAAAAAc4/z2h9uoX59lU/S220/blog+icin.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp1.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/R06VbS9Uh-I/AAAAAAAAAPo/ZF-No42hud4/s72-c/Davetiye2.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15166694.post-1591458288115487501</id><published>2007-11-29T00:50:00.000-08:00</published><updated>2007-11-29T01:00:42.015-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Anı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gezi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Eskişehir Günlük'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Türkiye'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İzlenimler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Enerji'/><title type='text'>Biraz da eglence... (Canı sıkılan manavlar:)</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/R05_ZC9Uh9I/AAAAAAAAAPg/BuMIQmwrjuo/s1600-h/2.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5138184293143840722" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/R05_ZC9Uh9I/AAAAAAAAAPg/BuMIQmwrjuo/s400/2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/R05_Di9Uh8I/AAAAAAAAAPY/vNRi1PlcGJM/s1600-h/20.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5138183923776653250" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/R05_Di9Uh8I/AAAAAAAAAPY/vNRi1PlcGJM/s400/20.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/R05--i9Uh7I/AAAAAAAAAPQ/rqhdQYwbPEM/s1600-h/19.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5138183837877307314" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/R05--i9Uh7I/AAAAAAAAAPQ/rqhdQYwbPEM/s400/19.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/R05-4C9Uh6I/AAAAAAAAAPI/F_TdOnT-POw/s1600-h/18.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5138183726208157602" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/R05-4C9Uh6I/AAAAAAAAAPI/F_TdOnT-POw/s400/18.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/R05-wi9Uh5I/AAAAAAAAAPA/Bevpi9do-6E/s1600-h/14.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5138183597359138706" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/R05-wi9Uh5I/AAAAAAAAAPA/Bevpi9do-6E/s400/14.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/R05-dy9Uh4I/AAAAAAAAAO4/e20Zu2IGg60/s1600-h/6.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5138183275236591490" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/R05-dy9Uh4I/AAAAAAAAAO4/e20Zu2IGg60/s400/6.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/R05-Xy9Uh3I/AAAAAAAAAOw/toWqRjHyqaA/s1600-h/5.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5138183172157376370" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/R05-Xy9Uh3I/AAAAAAAAAOw/toWqRjHyqaA/s400/5.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/R05-Si9Uh2I/AAAAAAAAAOo/bgHEWq4CodE/s1600-h/4.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5138183081963063138" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/R05-Si9Uh2I/AAAAAAAAAOo/bgHEWq4CodE/s400/4.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/R05-Ni9Uh1I/AAAAAAAAAOg/OB9gzCLLmCw/s1600-h/3.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5138182996063717202" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/R05-Ni9Uh1I/AAAAAAAAAOg/OB9gzCLLmCw/s400/3.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/R05-Ai9UhzI/AAAAAAAAAOQ/1XGYMc32tps/s1600-h/1.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5138182772725417778" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/R05-Ai9UhzI/AAAAAAAAAOQ/1XGYMc32tps/s400/1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;     Fikrinizi söyleyebilirsiniz :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15166694-1591458288115487501?l=eskisehir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eskisehir.blogspot.com/feeds/1591458288115487501/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15166694&amp;postID=1591458288115487501' title='6 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/1591458288115487501'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/1591458288115487501'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eskisehir.blogspot.com/2007/11/biraz-da-eglence-can-sklan-manavlar.html' title='Biraz da eglence... (Canı sıkılan manavlar:)'/><author><name>Önder Yenilmez</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15500662732066224725</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SfrCC_gM6uI/AAAAAAAAAc4/z2h9uoX59lU/S220/blog+icin.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp0.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/R05_ZC9Uh9I/AAAAAAAAAPg/BuMIQmwrjuo/s72-c/2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15166694.post-3849853638648902482</id><published>2007-11-20T07:12:00.000-08:00</published><updated>2007-11-20T07:25:38.941-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Eskişehir Günlük'/><title type='text'>Eskisehir'de havalar nasıl?</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/R0L6tC9UhyI/AAAAAAAAAOI/wxSsKuTgTHo/s1600-h/kis+gelince+haber+edin.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5134942176950912802" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/R0L6tC9UhyI/AAAAAAAAAOI/wxSsKuTgTHo/s400/kis+gelince+haber+edin.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;    Hafif hafif adımlarla yürüyorsun beyaz karların üzerinde. Sana diyorum, ey delikanlı öğrenci! Geceyi sevincinden belki de sokakların büründüğü örtünün bayramını yapmakla geçiriyorsun. Ortak oluyorsun şehrimin bayramına. O kışa merhaba diyor, senin şımarıklığına ise dinmiyor. O susuyor, ama sen belki de çığlıklar atıyorsun. Şehrimin dudaklarına kar yağmış, şehrimi kışın sıcaklığı sarmış. Evet kışın sıcaklığı. Kar'ın bembeyaz örtüsünü burnuna kadar çekmiş şehrim. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;   Yukarıdaki satırlardaki duyguları ne zaman yaşarsınız, onu bilemiyorum. Amma.... Ben de sizlerden haber bekliyorum. Eskişehir'e ilk kar ne zaman yağacak? Müjdeler olsun demenizi bekliyorum. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15166694-3849853638648902482?l=eskisehir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eskisehir.blogspot.com/feeds/3849853638648902482/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15166694&amp;postID=3849853638648902482' title='9 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/3849853638648902482'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/3849853638648902482'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eskisehir.blogspot.com/2007/11/eskisehirde-havalar-nasl.html' title='Eskisehir&apos;de havalar nasıl?'/><author><name>Önder Yenilmez</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15500662732066224725</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SfrCC_gM6uI/AAAAAAAAAc4/z2h9uoX59lU/S220/blog+icin.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp0.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/R0L6tC9UhyI/AAAAAAAAAOI/wxSsKuTgTHo/s72-c/kis+gelince+haber+edin.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>9</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15166694.post-1286951170390732498</id><published>2007-11-16T21:15:00.000-08:00</published><updated>2007-11-16T21:30:32.798-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Anı'/><title type='text'>Yorumsuz!</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/Rz58Vy9UhxI/AAAAAAAAAOA/ljX6coMvQiE/s1600-h/Blog+ozlem.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5133677339147011858" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/Rz58Vy9UhxI/AAAAAAAAAOA/ljX6coMvQiE/s400/Blog+ozlem.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;    Merhabalar hocam nasılsınız? ben Sinan. umarım beni tanımışsınızdır. kurstan hataylı öğrenciniz:) hocam öncelikle sunu söleyim Baküye gittiğinizi ve uzun bir süre dönmeyi düşünmediğinizi ögrendiğim zamn çok ama çok üzüldüm. ne olursa olsun ilk eskişehire geldiğim günden itibaren sizin benim üzerimde çok büyük bi emeğiniz var. Bir teşekür bile edemeden sizden ayrılmak beni çok üzdü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;     Neden gittiniz diye sormayacagim. Hocam çünkü eminem sizin için en doğru kararı vermişsinizdir. Umarım bir daha herhangi bir yerde tekrar karsılasır ve sizle sohbet etme imkanına, belkide dersinize girme imkanına ulasırım.. sizi çok özleyecegiz...iyi bayramlar&lt;br /&gt;kendinize iyi bakın BAKÜ'YE SELAMLAR.... (11.10.2007)&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;    Merhaba hocamm! biz gökçin ve meltem... nasılsınız umarım iyisinizdir. farkında olmadan bizimle sizin aranızda büyük bir sevgi bağı oluşmuş. sizin burda olmadığınızı bilmek gerçekten bizi çok üzüyor. ama umarım orda ailenizle mutlu ve huzurlusunuzdur. sizin mutlu olmanız bizide mutlu eder yanımızda olamasanızda.... sizi çok özlüyoruzzz. kendinize ii bakınn!!! kucak dolusu sevgilerrr (15.11.2007 ) &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;Güzel yürekli insanlar! Hepinize minnetarrım.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;strong&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;Inanın bu cumleyi yazarken gözlerim yaşarıyor, sizlerin hissettiği özlemi ben de kendi adıma hissediyorum. Hayatta belki de bir çok insana nasip olmayacak güzellikleri yaşıyorum, sizin gibi dostların sayesinde. Siz beni mutlu ettiniz, Allah da sizi mutlu etsin. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15166694-1286951170390732498?l=eskisehir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eskisehir.blogspot.com/feeds/1286951170390732498/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15166694&amp;postID=1286951170390732498' title='6 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/1286951170390732498'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/1286951170390732498'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eskisehir.blogspot.com/2007/11/yorumsuz.html' title='Yorumsuz!'/><author><name>Önder Yenilmez</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15500662732066224725</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SfrCC_gM6uI/AAAAAAAAAc4/z2h9uoX59lU/S220/blog+icin.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp3.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/Rz58Vy9UhxI/AAAAAAAAAOA/ljX6coMvQiE/s72-c/Blog+ozlem.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15166694.post-1820546356436027418</id><published>2007-11-13T06:16:00.000-08:00</published><updated>2007-11-13T06:23:00.011-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Anı'/><title type='text'>Duygulandim, siz de duygulanin diye....</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Saygı değer hocam.....     &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;hocam şimdi dersanedeyim yokluğunuz hemen kapıdan içeri girince anlaşılıyor.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#33ffff;"&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;derste ne olcak onuda bilmiyorum. o zaman dahada çok anlaşılır. ders muhasebeydi çıkar çıkmaz sitenize göz attım yurttakinden yararlanamıyorum bağlantı yok. Alican hoca yaklaştı neye bakıyosun diye hocanın sitesi dedimm. o da bikaç bişi okudu. sanırım oda özlemiş sizi:) keşke hep burda kalsaydınız. Ama herkesin kendi memleketi kesin orda daha mutlusunuzdur.hayırlısı. neyse kendinzie çok iyi bakın allaha emanet olunn....&lt;/span&gt; (Gülşah) &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#33ffff;"&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;Gülşah çok teşekkür ederim... &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;Beni duygulandırdığın ve sevinmeme sebep olduğun için sana çok teşekkür ediyorum. Burdaki arkadaşlarla da paylaştım. İstiyorum ki, fırsatı olan herkes görebilsin. Affına sığınarak burada yayınlıyorum. Bakü'den kucak dolusu selamlar. Yeni egitim ogretim yılı da hayırlı uğurlu olsun. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15166694-1820546356436027418?l=eskisehir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eskisehir.blogspot.com/feeds/1820546356436027418/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15166694&amp;postID=1820546356436027418' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/1820546356436027418'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/1820546356436027418'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eskisehir.blogspot.com/2007/11/duygulandim-siz-de-duygulanin-diye.html' title='Duygulandim, siz de duygulanin diye....'/><author><name>Önder Yenilmez</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15500662732066224725</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SfrCC_gM6uI/AAAAAAAAAc4/z2h9uoX59lU/S220/blog+icin.JPG'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15166694.post-1386212846272554300</id><published>2007-11-07T23:48:00.000-08:00</published><updated>2007-11-07T23:54:22.862-08:00</updated><title type='text'>Kıtaplar.. Kıtaplar... Kitaplar...</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://bp1.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RzK_lgvLUkI/AAAAAAAAAN4/kfkvlwFomg0/s1600-h/Kapak.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5130373576692290114" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp1.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RzK_lgvLUkI/AAAAAAAAAN4/kfkvlwFomg0/s400/Kapak.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;Küreselleşme (Büyük Hayal Kırıklığı) [Globalization and Its Discontents]&lt;br /&gt;Joseph E. Stiglitz 2001 Nobel Ekonomi Ödülü, Plan B , 4.baskı&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;   Stiglitz, yaşadıklarını yazmış. Daha doğru bir ifadeyle bilimsel gerçeklerle hayatın gerçeklerini birleştirmiş. İktisadın kompleks ve matematiksel modellerinden çıkmış, hayatın içine, insanların içine girebilmiş. Bu kitap, diğer iktisatçıları teoriden pratiğe davet eden bir çağrı denemesi olmuş. Kitabı “Bana duyarlı olmayı ve sorgulamayı öğreten annemle babama.....” diye başlıyor. Bu bile, onun duygusallığına işaret eden önemli bir kanıt.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  &lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;“IMF bir kamu kuruluşudur, dünya çapında vergi mükelleflerinin ödediği paralarla kurulmuştur.” (33).&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; IMF için, “Keynes, çocuğunun ne hale geldiğini görseydi mezarında ters dönerdi” (34) gibi güzel ve reel cümlelere rastlamak mümkün. Kitabın dili ve çevrisi harika, çok akıcı, aynen heyecanlı bir roman gibi. Basit konularla ilgili açıklamalar var. “IMF ve DB, hizmet verdiği ülkelerin temsilcisi değildir!”...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(56) “IMF, ABD ekonomisi hakkında sınırlı bilgiye sahip ve ABD’ye yalnış politika önerileri sunuyor. FED yetkilileri IMF’yi iplemiyorlar bile” mealinde bir şey söyleniyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(56) IMF düzenli olarak eleman aldığı bazı üniversitelerde, temel müfredattaki modeller işsizliğin hiç olmadığı modellerdir”  Sanırım Stiglitz, işsizliğin eğitimini görmemiş, bir ekonomist nerden anlasın Türkiye’de işsizlik sorunu olduğu gibi bir şey kastetmek istemiş : ): ) : ) Cevap bulacağınız başka sorular :&lt;br /&gt;1. Yeşil alan yatırımları ne demekdir? (yeni bahçeler demek değil : )&lt;br /&gt;2. Şeytani bir “ticaret dengesi” yaklaşımı nedir?&lt;br /&gt;3. Rusya’yı kim mahvetti?&lt;br /&gt;4. Liberalleştirme ne zaman işe yarar?&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#3333ff;"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;5. “Çirkin borçlar” ne demekdir?&lt;br /&gt;6. ABD devletinin en gizli kuruluşu hangisidir? (CIA ve FBI değilmiş: )&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15166694-1386212846272554300?l=eskisehir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eskisehir.blogspot.com/feeds/1386212846272554300/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15166694&amp;postID=1386212846272554300' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/1386212846272554300'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/1386212846272554300'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eskisehir.blogspot.com/2007/11/ktaplar-ktaplar-kitaplar.html' title='Kıtaplar.. Kıtaplar... Kitaplar...'/><author><name>Önder Yenilmez</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15500662732066224725</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SfrCC_gM6uI/AAAAAAAAAc4/z2h9uoX59lU/S220/blog+icin.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp1.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RzK_lgvLUkI/AAAAAAAAAN4/kfkvlwFomg0/s72-c/Kapak.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15166694.post-8066074928433364033</id><published>2007-11-07T23:44:00.000-08:00</published><updated>2007-11-07T23:47:03.058-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fikir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kitap'/><title type='text'>Kitaplar... Kitaplar...</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RzK-zwvLUjI/AAAAAAAAANw/FP36TdSRAzQ/s1600-h/Kirmizi+Pazartesi.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5130372721993798194" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RzK-zwvLUjI/AAAAAAAAANw/FP36TdSRAzQ/s200/Kirmizi+Pazartesi.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Kırmızı Pazartesi, Gabriel Garcia Marquez, Can Yayınları&lt;/span&gt;,&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazarının “en iyi romanım” diye tanımladığı bir eser. Bir cinayeti anlatıyor. Marquez, ilk başta cinayetin olduğundan başlıyor ve geriye doğru gide gide merakınızı arttırıyor. Kitabı üç saatte bitirdim. Yazarla tanışmak için uzun zamandır, fırsat kolluyordum. Şimdi kısmet oldu. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;“Onuru tetikte olan yaşlı adam”, “Sütünü içtiği ineği kesemeyen kasap”, “Bir bardak kaynar mum” (içki), “Bana bir önyargı verin, dünyayı yerinden oynatayım”, &lt;span style="color:#3333ff;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;“Çok yemek yemek onun her zaman başvurduğu bir ağlama biçimiydi”&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; gibi güzel edebi ifadelerin yer aldığı bir roman. Romanın ilginçliği, bence, şurdan kaynaklanıyor: Katiller herkese Santiago Nasar’ı öldüreceklerini söylüyorlar, ama kimse onları durdurmuyor. Marquez zaman zaman katil psikolojisine pencere açıyor ve katil kardeşlerin onları durduracak adım beklediklerini eser boyu yineleyip duruyor. Bütün kasaba halkı, hatta müstakbel maktül bile öleceğini biliyor. Ama nafile. Onları kimse durdurmuyor ve vahşi bir cinayet işleniyor. Bu nasıl olabiliyor? Cevabı kitapta! &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15166694-8066074928433364033?l=eskisehir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eskisehir.blogspot.com/feeds/8066074928433364033/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15166694&amp;postID=8066074928433364033' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/8066074928433364033'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/8066074928433364033'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eskisehir.blogspot.com/2007/11/kitaplar-kitaplar.html' title='Kitaplar... Kitaplar...'/><author><name>Önder Yenilmez</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15500662732066224725</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SfrCC_gM6uI/AAAAAAAAAc4/z2h9uoX59lU/S220/blog+icin.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp2.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RzK-zwvLUjI/AAAAAAAAANw/FP36TdSRAzQ/s72-c/Kirmizi+Pazartesi.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15166694.post-6868424498543854337</id><published>2007-11-07T23:38:00.000-08:00</published><updated>2007-11-07T23:42:58.351-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Evlilik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Aşk'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kitap'/><title type='text'>Kitaplar...</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RzK9oQvLUiI/AAAAAAAAANo/Ywu_vDRKuUE/s1600-h/Evlilik+Psikolojisi.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5130371424913674786" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RzK9oQvLUiI/AAAAAAAAANo/Ywu_vDRKuUE/s200/Evlilik+Psikolojisi.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;div align="justify"&gt;Evlilik Psikolojisi Prof. Dr. Nevzat Tarhan&lt;br /&gt;Öncesi ve Sonrasıyla Evlilik, 2.Baskı, Timaş Yayınları, İstanbul 2006&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Böyle bir kitap ismi görüncei benimle ilgili evlilik fikirleri aklınza gelebilir. Aklıma evlilik fikri geldiğine dair fikirlere sahip olmakta serbestsiniz. Ama şimdilik icraat yok : ). Sadece Nevzat Tarhan’ın önemli tespitleri var sizlerle paylaşmak istiyorum:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;21: Kişiler, beklentileri ve amaçlarının %70-80 bir birine uyduğunu, bir birlerini tanıma konusunda da yeterli bilgi sahibi olduklarını düşünüyorlarsa evlilik kararı alabilirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;25. Evlilikte önemli olan kişilerin biyolojik değil, psikolojik yaşlarıdır. Normal durumlarda yaş farkı en fazla 4-5 olmalıdır.&lt;br /&gt;57: Bütün duygular, üç ana duygumuz olan korku, sevgi ve güvenin çeşitli oranlarda kendi aralarında karışımından ortaya çıkar.&lt;br /&gt;82-83: İletişimde erkeği sonuç, kadını ise süreç ilgilendirir. Sorun çözülmeyecekse bile, rahat rahat konuşabilmek kadının psikolojik ihtiyacının karşılanmasını sağlar.&lt;br /&gt;84: &lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;strong&gt;Süreki “keşke” diyen bir insanın ruh sağlığının bozulmaması mümkün değildir. Bu kelime, insanın psikolojik enerjisini geçmişe dağıtarak boşa harcamasına neden olur.&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;86: Eşler “Ne yaparsam, sevgiyi arttırırım?” sorusunun cevabını, ne kadar çok düşünürlerse pişmanlıktan o kadar uzaklaşır, evliliği yoluna sokmaya yaklaşırlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kişisel fikrim, düşüncem, uyarım: Tüm bu düşünceleri flörtte uygularsanız, tam tersi sonuç elde edebilirsiniz. Bilginiz olsun!....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;142: Couvade Sendromu: Baba adaylarında aş erme, mide bulantısı, baş dönmesi, bacak ve belde ağrılar, yorgunluk hissi gibi belirtiler görünebilir. (Oran sanırım %10 – 65 di.) İşte bu ilginç bir bilgiydi benim için : ) : )&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;122: Öfke insanın içindeki vahşi köpek gibidir. Onu eğitirseniz, o size bekçilik, koruyuculuk yapar. Ama eğitmezseniz kendinize de zarar verir. Öfke erkeklerde kalp krizini özellikle üç kat arttırmaktadır. (Bu kitaptan öğrendiğim en harika bilgi)&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;141: Anne adaylarının yaşadığı en önemli problemlerden biri de aşırı unutkanlıktır. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15166694-6868424498543854337?l=eskisehir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eskisehir.blogspot.com/feeds/6868424498543854337/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15166694&amp;postID=6868424498543854337' title='4 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/6868424498543854337'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/6868424498543854337'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eskisehir.blogspot.com/2007/11/kitaplar.html' title='Kitaplar...'/><author><name>Önder Yenilmez</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15500662732066224725</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SfrCC_gM6uI/AAAAAAAAAc4/z2h9uoX59lU/S220/blog+icin.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp0.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RzK9oQvLUiI/AAAAAAAAANo/Ywu_vDRKuUE/s72-c/Evlilik+Psikolojisi.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15166694.post-5545530977457687554</id><published>2007-11-07T21:44:00.000-08:00</published><updated>2007-11-07T22:02:07.974-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Azerbaycan'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bakü'/><title type='text'>Abdullah Gül Bakü'de...</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RzKmRwvLUhI/AAAAAAAAANg/77iDFiA79zc/s1600-h/Abdullah+GUl.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5130345749599179282" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RzKmRwvLUhI/AAAAAAAAANg/77iDFiA79zc/s400/Abdullah+GUl.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;        Abdullah Gül, kalabalık bir ekiple Bakü'ye ziyarete geldi. Rıfat Hisarcıklıoğlu, Kürşat Tüzmen, Oğuz Satıcı, Hayrünnisa Gül, Azerbaycan'da Türk girişimciler tarafından açılan Qafqaz Üniversite'sinin temel atma törenine katıldı. Qafqaz Üniversitesi, bölgenin Harvard'ı olacak adımlar atmaya devam ediyor. Azerbaycan en çok reytinqe sahip özel üniversite. Yalnız bir çok bilim adamı "Qafqaz Harvard olacak" düşüncesini kabul etmiyor. Çünkü onlara göre, Harvard, Harvard olmuş zaten, Qafqaz daha büyük bir üniversite olacak. Türkiye'deki YÖK'ün eli buraya da uzanmış. Biliyorsunuz, ÖSYM'nin yaptığı sınavlarla Azerbaycan'da okumaya gelebiliyor, Türkiye öğrenciler. Yalnız Azerbaycan'ın en köklü üniversitesi Bakü Devlet Üniversitesi bile YÖK derdinden muzdarip. Üniversite Rektörü, Abel Meherremov, YÖK'ü Abdullah Gül'e şikayet etmiş. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15166694-5545530977457687554?l=eskisehir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eskisehir.blogspot.com/feeds/5545530977457687554/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15166694&amp;postID=5545530977457687554' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/5545530977457687554'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/5545530977457687554'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eskisehir.blogspot.com/2007/11/abdullah-gl-bakde.html' title='Abdullah Gül Bakü&apos;de...'/><author><name>Önder Yenilmez</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15500662732066224725</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SfrCC_gM6uI/AAAAAAAAAc4/z2h9uoX59lU/S220/blog+icin.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp2.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RzKmRwvLUhI/AAAAAAAAANg/77iDFiA79zc/s72-c/Abdullah+GUl.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15166694.post-1787984924232293321</id><published>2007-11-05T05:48:00.000-08:00</published><updated>2007-11-05T05:58:48.151-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Haber'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Azerbaycan'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gezi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İzlenimler'/><title type='text'>Azerbaycan`da Tiyatro</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/Ry8fqnPxVBI/AAAAAAAAANY/qtuDPFzeNqQ/s1600-h/Blog+Tiyatro.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5129353317548381202" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/Ry8fqnPxVBI/AAAAAAAAANY/qtuDPFzeNqQ/s400/Blog+Tiyatro.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;     Azerbaycan`da tiyatro ve diğer sanatsal faalıyetler gelişmiş durumda. Burada Güzel sanatlar, daha çok "Medeniyyet ve İncesenet" adı altında dikkate alınmaktadır. Eskişehir'de tiyatroda bilenler, bilir, bir dönemde az oyun sahneye konmaktadır. Ama, AZERBAYCAN AKADEMİK MİLLİ DRAM TEATRININ 2007-ci İLİN OKTYABR VE NOYABR AYLARI ÜÇÜN REPERTUAR PLANI" nda tam 12 oyun var. Başka tür tiyatrolar da var. Düşünün onları da hesaba kattığınız zaman bu rakam bir hayli yüksek oluyor.  Ben de dün akşam, "Deliler ve Ağıllılar" diye bir oyuna gittim. Burada çok yetenekli oyuncular var, onu peşinen söyliyeyim. Yukarıda tiyatro biletinin taraması var, resmin üzerine tıklayıp daha büyük halini görebilirsiniz. Azerbaycan Cumhuriyeti Gümrük Kanunu ile bilgi de hemen altında. İsteyen advalorem ve spesifik verginin Azerbaycan'daki tanimini görebilir, daha yakından. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15166694-1787984924232293321?l=eskisehir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eskisehir.blogspot.com/feeds/1787984924232293321/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15166694&amp;postID=1787984924232293321' title='2 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/1787984924232293321'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/1787984924232293321'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eskisehir.blogspot.com/2007/11/azerbaycanda-tiyatro.html' title='Azerbaycan`da Tiyatro'/><author><name>Önder Yenilmez</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15500662732066224725</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SfrCC_gM6uI/AAAAAAAAAc4/z2h9uoX59lU/S220/blog+icin.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp0.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/Ry8fqnPxVBI/AAAAAAAAANY/qtuDPFzeNqQ/s72-c/Blog+Tiyatro.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15166694.post-1105651689092987885</id><published>2007-11-02T23:35:00.000-07:00</published><updated>2007-11-02T23:43:23.455-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Haber'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Azerbaycan'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Elektrik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İzlenimler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Enerji'/><title type='text'>Azerbaycan’da enerjı ve telekom</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://bp1.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RywYFnPxVAI/AAAAAAAAANQ/O1Dzt7_XTr8/s1600-h/azeri_flaq.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5128500560381694978" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp1.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RywYFnPxVAI/AAAAAAAAANQ/O1Dzt7_XTr8/s400/azeri_flaq.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;     Azerbaycan petrol ve doğal gaz bakımından zengin olduğu için bu ürünlerin kullanımı hayli ucuz. Kaldığım büyük bir yerleşim alanında, (şehre otobüsle 25 dakika, özel araçla 12 dakika uzaklıkta olan bir yer) elektrik enerjisi için para ödenmiyor nerdeyse. Türkiye’deyken insanlar Azerbaycan ve Türkmenistan’da elektriğin ve telefonun ücretsiz olduğunda bahsettiklerinde inanmamıştım. Ama sanırım, artık inanmaya başladım. Kaldığım yerde insanlar aylık 15 manat veriyorlar ve istedikleri kadar elektrik kullanıyorlar. Yani ücret sabit, ama kullanım sınırsız. Kur 1 Türk Lirası = 0,719 manat olduğu için, yani 1 lira verip ancak 0,719 manat alabiliyorsunuz. Hesaplama yaparsak, bu 20, 86 liraya denk geliyor. Sınırsız elektik kullanımı için bence gayet ucuz bir fiyat. Şimdi yeni yeni sayaç uygulamasına geçiliyor. Yani böyle bir uygulamanın sonsuza kadar sürmesini kimse bekleyemezdi zaten. Devlet organizasyon yapmış, ve şimdi elektrik sayaçları tek tek müstakil evlere takılıyor. Burda insanlar arasında en çok beni rahatsız eden şeylerden birisi de israf. Bu bakımdan sayaçların takılmasını takdirle karşılıyorum. Türkiye’den gelen alışkanlığım, elektrik konusunda tasarruflu davranıyordum, sayaç takıldıktan sonra benim için fark eden bir şey olmayacak. Ama sanırım, elektriği kısıtsız şekilde almaya alışmış kullanıcılar için çok zor olucak bu yeni durum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;    Şehir içi telefon görüşmeleri konusundaki fiyatlar daha şaşırtıcı. Eğer sadece şehir içi konuşma yapacaksanız, telefonu sınırsız bir şekilde kullanabilirsiniz. Yakın zamana kadar Azerbaycan’da bir aylık sınırsız telefon görüşmesinin bedeli 0,60 manat ( 0,60 / 0,719 = 0,83, yani 83 YKR), şimdi tabi telefon fiyatlarına zam geldi ve aylık ödenen miktar 2 manata çıktı, bu da 2,78 Lira yapıyor. Bilmiyorum, Eskişehir’de ve Türkiye’nin başka bir yerinde, mesela Çorum’da, Antalya’da, Afyon’da, Aydın’da, Kütahya’da, Gaziantep’te, Kayseri’de, İstanbul’da, vb... olan arkadaşlar, acaba hesaplama yapıp söyleyebilirler mi? “Türkiye’de bir aylık sınırsız şehir içi görüşmenin bedeli ne kadardır?”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;    Doğal gaz konusunda bir arkadaşımın söylediklerini sizlere aktarınca çok şaşıracaksınız. Eskiden SSCB zamanında, Azerbaycan’da doğal gaz ücretsiz, tabii... İnsanlardan bazıları doğalgazı açıyorlar ve hiç söndürmüyorlar. Gerekçe, kibrit israf olmasın diye. : ) Neden çünkü kibrit, parayla satılıyor, ama doğal gaz parayla satılmıyor. Burada şimdi de doğlaz gazı Türkiye ile karşılaştırıldığında ucuz olduğunu söylemek mümkün. En çok 50 dolar ödersiniz, o da kış aylarında ısınmak için kullanıldığından dolaryı. 1 dolar = 0,8489 AZN (Azerbaycan manatı) olduğu için 50 dolar (50 *0,8489) 42 manat yapar bu hesapla. Elli dolar , 1 dolar = 1, 1757 ise 50 * 1,1757 = 58 YTL yapar. Yani 60 YTL deyin. Eskişehir’de 100, 120 hatta 190 Lira gelen aylık yakıt paralarını hatırladığımda bu rakam iyi gibi geliyor. Çok rakamsal bir yazı oldu ama, yapacak bir şey yok.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;   &lt;strong&gt;NOT:&lt;/strong&gt; Azerbaycan’la Türkiye arasında 2 saat saat farkı var. Yani mesela şu anda Cumartesi 10:29, ben bu yazıyı kaleme alırken, Türkiye’de saatler 08:29, sizlerden bir çoğunuz, tembel tembel yatıyor olabilirsiniz. : )  Azerbaycan’da insanlar Yaprak Dökümü Kurtlar Vadisi, Beşinci Boyut, Yeşeren Düşler  gibi sevilen dizilerin yeni bölümlerini izlemek için eğer dizi TSİ ile 20:00 ‘de başlıyorsa, Azerbaycan saati ile, 22:00’ye kadar bekliyorlar. Maçların olduğu zamanı düşünmeye gerek bile yok. Mesela Şampiyonlar ligi maçlarını izlemek isteyen arkadaşların bazılarının gece saat dörtlere kadar ayakta olduğunu görmek mümkün.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15166694-1105651689092987885?l=eskisehir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eskisehir.blogspot.com/feeds/1105651689092987885/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15166694&amp;postID=1105651689092987885' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/1105651689092987885'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/1105651689092987885'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eskisehir.blogspot.com/2007/11/azerbaycanda-enerj-ve-telekom.html' title='Azerbaycan’da enerjı ve telekom'/><author><name>Önder Yenilmez</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15500662732066224725</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SfrCC_gM6uI/AAAAAAAAAc4/z2h9uoX59lU/S220/blog+icin.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp1.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RywYFnPxVAI/AAAAAAAAANQ/O1Dzt7_XTr8/s72-c/azeri_flaq.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15166694.post-6533019781479925353</id><published>2007-10-29T22:42:00.000-07:00</published><updated>2007-10-29T22:50:49.909-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Haber'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fikir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Türkiye'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İzlenimler'/><title type='text'>Cumhuriyet Bayraminiz Kutlu Olsun !</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RybEpnPxU_I/AAAAAAAAANI/sbTWRFSVrvE/s1600-h/Cumhuriyet+Bayrami.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5127001444996699122" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RybEpnPxU_I/AAAAAAAAANI/sbTWRFSVrvE/s400/Cumhuriyet+Bayrami.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;      Cumhuriyet Bayraminiz Kutlu Olsun. Azerbaycan`da Cumhuriyet Bayrami muhtesem bir coskuyla kutlandi. Harika bir gosteri sunuldu, burada. Özellikle, cumhuriyetin nasıl kurulduğu ile ilgili bir multimedya gösterisi sunuldu. Gösteride geçmiş zamanlarda kayda alınmış bir sahnede, Türk askeri, işgalci ülkelerden birisinin bayrağını yerinden çıkarıp Türk bayrağını onun yerine takıyor. Bu en çok alkış alan sahne oldu. Sonra da 10. yıl marşıyla töreni bitirdik. İnsan heyecanlanıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15166694-6533019781479925353?l=eskisehir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eskisehir.blogspot.com/feeds/6533019781479925353/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15166694&amp;postID=6533019781479925353' title='5 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/6533019781479925353'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/6533019781479925353'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eskisehir.blogspot.com/2007/10/cumhuriyet-bayraminiz-kutlu-olsun.html' title='Cumhuriyet Bayraminiz Kutlu Olsun !'/><author><name>Önder Yenilmez</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15500662732066224725</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SfrCC_gM6uI/AAAAAAAAAc4/z2h9uoX59lU/S220/blog+icin.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp3.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RybEpnPxU_I/AAAAAAAAANI/sbTWRFSVrvE/s72-c/Cumhuriyet+Bayrami.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15166694.post-3889016005504358408</id><published>2007-10-21T02:28:00.000-07:00</published><updated>2009-05-31T15:47:49.425-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Haber'/><title type='text'>Sinan Aygun`un Soyledikleri...</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://bp1.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RxscIBgIaTI/AAAAAAAAANA/Pk7U85g05Fk/s1600-h/scan0076.jpg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bakü’ye geldiğimden beri çok fazla Türkiyeli konuk ağırlamaya başladık. En son Sinan Aygün ‘du bu konuklardan biri. Sinan Aygün, konuşmasını yaptı ve aslında bizim derste söylediğimiz bazı şeylerle ilgili örnekler verdi. Mesela dersi dinleyenler biliyordur, yatırım malları üreten ve satan ülkenin, tüketim malları üreten ve satan ülkeye daha yüksek refaha kavuşacağını söylemek için çikolata ve CNC tezgahı örneği veriyorduk. Sinan Aygün de benzer örnek verdi. Bir ton cep telefonu 6 milyon dolar yapıyor. 1 ton kayısı 500 dolar yapıyor. Bir ton laptop 3 milyon dolar yapıyor. Bir ton domates 350 dolar yapıyor. Veya bir ton antep fıstığı 850 dolar yapıyor. Adam sana 1 TIR cep telefonu veriyor, 100 TIR kayisi aliyor. Artık çamaşır makinesi, televizyon, bulaşık makinesi, bunların üretimi 3. dünya ülkelerine kaymış durumda, bundan sonra bilgi üretmeli ve bilgi satmalıyız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konuşmasını bitirdikten sonra bir T.C vatandaşı olup, Azerbaycan’da okuyan üniversite öğrencisi söz aldı ve sorular sordu. Öğrenci, Azerbaycan’a Türkiyeden para gönderen ailesi Yapı Kredi bankasına yüksek havale ücreti ödemek zorunda kaldığını söyleyince, Sinan Aygün kendine has tarzıyla hemen cevap verdi : “2 Kasım’da Rahmi Koç’la randevum var, söz veriyorum bu konuyu da gündeme getireceğim” dedi ve alkışı aldı : ). Sonra öğrenci Azerbaycan’da yurt sayısı çok az, isterseniz Türkiye’de olduğu gibi burada da apart kurabilirsiniz, deyince, “Oğlum bu herkesin içinde söylenir mi, çıkışta bunu ayrıca görüşelim, beni cepten ara” diye bir espri yaptı. Salon bir kez daha kahkahaya boğuldu. Eminim, o öğrencinin teklifi bir çok iş adamına para kazandıracaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sinan Aygün’ü biliyorsunuzdur, 3 dönemdir Ankara Ticaret Odası başkanlığını yürütüyor. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15166694-3889016005504358408?l=eskisehir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eskisehir.blogspot.com/feeds/3889016005504358408/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15166694&amp;postID=3889016005504358408' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/3889016005504358408'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/3889016005504358408'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eskisehir.blogspot.com/2007/10/sinan-aygunun-soyledikleri.html' title='Sinan Aygun`un Soyledikleri...'/><author><name>Önder Yenilmez</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15500662732066224725</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SfrCC_gM6uI/AAAAAAAAAc4/z2h9uoX59lU/S220/blog+icin.JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15166694.post-6390397559116746199</id><published>2007-10-18T04:09:00.000-07:00</published><updated>2007-10-18T07:14:24.440-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gezi'/><title type='text'>NERDEN NEREYEEE…  (KIBRIS)</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/Rxc_NxgIaSI/AAAAAAAAAM4/lgS8OGfrdIE/s1600-h/Yasemin+Cankaya+Blogger.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5122632607016184098" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/Rxc_NxgIaSI/AAAAAAAAAM4/lgS8OGfrdIE/s200/Yasemin+Cankaya+Blogger.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://bp2.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/Rxc_HRgIaRI/AAAAAAAAAMw/WZADWJyusyY/s1600-h/Kibris+2.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5122632495347034386" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/Rxc_HRgIaRI/AAAAAAAAAMw/WZADWJyusyY/s200/Kibris+2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;&lt;em&gt;Geçen hafta bayram tatilinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetindeydim...Kıbrıs çok farklı, dünyanın sorunlarından uzak kendi halinde halkın kendi kabuğuna çekilmiş fakat dünyanın paylaşamadığı gerçekten de kaybedilmemesi gereken güzel bir yer.&lt;br /&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#33cc00;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;Gitmeden önce çok heyecanlıydım.&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; Merak ettiğim, gitme bahanesi olmayacağını düşündüğüm bir yerdi. Kardeşim, KKTC de asker. İki yıllık görevini yapıyor. Bayram bahanesiyle ve özlemle hiç unutamayacağım bir haftayı geçirdim Kıbrıs’ta. Yavru vatan önce şaşırttı beni sonrada alıştım. Teknoloji teğet geçmiş Kıbrısı …: ) &lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#993399;"&gt;Telefon bulamadık ilk iki gün&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;. Güzelyurtta Gemikonağındaydık Kıbrısın en yeşil bölgesi yeşille mavinin buluştuğu yer diyebiliriz. Kasaba köy arasında kalmış biryer. Rumların ve Türklerin sırtsırta yaşadığı ama İngiliz kültürünün yaygın olduğu kendi halinde bir bölge. Komşularımız Kıbrıs Türklerinin şiveleri çok hoş ve komik. Mesela dolaşıyorsunuz Kıbrıs sokaklarında, biri sana sorarsa ‘gezdirin gendini?’ vereceğin cevap evet gezdirim : ) Soru eklerinin kesinlikle ve ısrarla kullanılmadığı ‘geliyormusun? yerine geliyorsunnnn??’….v.s.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yerleşimi MÖ kadar dayanan eski bir yerleşim yeri olan Kıbrıs birçok kültüre ev sahipliği yapmış. Hititlere ait Yeşilırmak (Limnidi) beldesinde Vuna sarayı, sarayın kalıntıları hala mevcut. Yeşilırmak adında da belirdiği gibi yemyeşil ve dünyanın en yaşlı Gines rekorlar kitabına girmiş asması mevcut ‘Vertigo’ cinsi üzümmüş duyumlarıma göre.. Gidilmesi gereken yerlerden birisi de Mavi Köşk, Girne; turizmin, gece hayatının ve kumarın merkezi heryerde gece kulüpleri ve casinolar görebilirsiniz. Magosa plajları ve deniz görülmeye değer, Karpaz’a gidemedim ama sahili ve eşekleri merak ediyorum yabani eşeklerin başıboş dolaştığı biryermiş. Başkent Lefkoşa hasret kaldığınız apartman dairelerine ve türk stili evler burada mevcut : ) Evler genelde tek katlı, bahçeli, İngiliz stili, kardeşimin evi mustakil askeri lojman ve bahçeli şirin bir evdi. Kıbrısta evler çok eski geneli çatı 70”li yıllarda yapılmış çoğu. Bu evlerdede en az iki yada üç tane son model arabalar görürseniz şaşırmayın bu orası için çok normal anne, baba ve çocuklar için ve petrol ucuz 80 ytl’ye depoyu fullleyebilirsiniz. Trafik sol şeritten akıyor İngiliz usulü ve sağdan gelene öncelik var, trafik lambası yok iki saatte geç seni beklerler, çok sabırlı bir halk kornaya basmıyorlar bile yada yapacak işleri olmadığı için de olabilir. Gözlemlerime göre, Kıbrıs halkı pek çalışmayı sevmiyor. Oysa ki toprakları çok verimli. Üç mevsim mahsül kaldırabilirler isteseler, fakat yetiştirilmiyor Türkiyeden gidiyor her şey. (Koyunun iç yağını sevenler size tavsiye mutlaka şeftali kebabı yeyin ayrıca ; kolakas ve vertigo.) Hayat biraz pahalı Kıbrısta &lt;strong&gt;&lt;span style="color:#333333;"&gt;ekmek 0,75 ykr&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; den başlıyor bayramda karaborsadaydı : ) &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Ama en güzel yanı dünyanın bütün stresinden uzak kafanızı toplamaya ihtiyaç duyduğunuz zaman için tam biçilmiş kaftan. Birde çok hoşuma giden; arabanızın kapısını açık bırakıp çanta ve telefonlarınızı içinde unutun, iki günde bakmayın kimse dokunmuyor, halkı tok gözlü, kapınızı açık bırakıp gidin kimse bakmıyor bile buda ilgimi çeken ayrıntılardan biri...Kötü yanıda dolmuş ve taksi bulmak çok zor, hatta yok bile denecek kadar az. Çünkü herkesin arabası var pek ihtiyaçta olmuyor sanırım, eğer birgün giderseniz bu da aklınızda bulunsun : ) Kıbrıstaki geçen bir haftamdaki gözlemlerim ilgimi çeken ayrıntılar… Gidilip görülmeye değer biryer… Eğer fırsatınız olursa mutlaka gidin, pişman olmayacaksınız…:-d&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#3366ff;"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;(Not: Rehberlerimiz &lt;span style="font-size:130%;"&gt;Akın&lt;/span&gt;, &lt;span style="font-size:130%;"&gt;Semih&lt;/span&gt; ve &lt;span style="font-size:130%;"&gt;Emre&lt;/span&gt; abiye teşekkürler.)&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#3366ff;"&gt;Önder Yenilmez’in Notu 1:P&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;Yasemin Cankaya’yı hepiniz bilirsiniz!&lt;br /&gt;İşte bu anılar Yasemin Çankaya’nın... Kendisine bu olumlu katkıdan dolayı minnattarım.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;Tanımayanlar için not&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;: Yasemin Çankaya kimdir? Sürekli H.Kübra Gündar’la Eti form yer, derslerde eski adıyla Telsim yeni adıyla Vodafone şirketini zengin etmekle meşgul olur. Dersi blöke : ) edelim derken, Vodafone hattini bloke eden, bir arkadaşımız. Zira bir seferinde şuna şahit olmuştum: Hataylı İlkay var. Geldi ve Yasemin’e “Yasemin kontör nasıl yükleniyor” diye sordu. : ) Düşünebiliyormusunuz, böyle bir insan, Kıbrıs’ ta telefonsuz kalmış. : D&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;&lt;strong&gt;Önder Yenilmez’in Notu 2 :&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;Bu yazının yorumlarının muhatabı Yasemin Çankaya’dır : ) Bana sadece gelen yorumlari onaylamak düşer : ) &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15166694-6390397559116746199?l=eskisehir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eskisehir.blogspot.com/feeds/6390397559116746199/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15166694&amp;postID=6390397559116746199' title='7 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/6390397559116746199'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/6390397559116746199'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eskisehir.blogspot.com/2007/10/nerden-nereyeee-kibris.html' title='NERDEN NEREYEEE…  (KIBRIS)'/><author><name>Önder Yenilmez</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15500662732066224725</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SfrCC_gM6uI/AAAAAAAAAc4/z2h9uoX59lU/S220/blog+icin.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp0.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/Rxc_NxgIaSI/AAAAAAAAAM4/lgS8OGfrdIE/s72-c/Yasemin+Cankaya+Blogger.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>7</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15166694.post-7992638297823307202</id><published>2007-10-15T04:45:00.000-07:00</published><updated>2007-10-15T04:54:20.717-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gezi'/><title type='text'>KISA KISA</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RxNT1hgIaQI/AAAAAAAAAMk/GxGuz0Xmvqg/s1600-h/blog+colin+farrell.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5121529380241697026" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RxNT1hgIaQI/AAAAAAAAAMk/GxGuz0Xmvqg/s400/blog+colin+farrell.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;    Öncelikle Ramazan bayramınızı en içten dileklerimle kutluyorum. Önceki akşamlardan birisinde Azerbaycan İctimai Tv’de Telefon Külübesi isimli bir film vardı. Amerikalılardan “Emir eliyrem teslim olasiz”, “meyidi ordan götürün” gibi Azerice cümleler duymak güzel. Hele Colin Farell’ı görmeliydiniz. “Oh My God” nidalarını bırakmış, ikide bir “İlahi!” diye bağırıp duruyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakü’de çok TC vatandaşı görüyorum. Şehrin merkezinde, otobüslerde, metroda vs... Azerbaycan’da otobüsten inerken para ödüyorsunuz. İnerken başkasının yerine para ödemek burada saygı emaresi. Arkadaşınızla gidiyorsunuz, önce siz iniyorsanız, yol ücretini ödüyorsunuz. Ona da örneğin, “Ahmet, düşersin” diyorsunuz. : ) Metro çok ucuz. 1 dolar = 0,85 manat. Metro Ucreti = 0,05 manat. Benim şikayetim metorda anonsu yapan kadınla ilgili. Kapılar açılır açılmaz, örneğin, “Gapılar bağlanır, Növbeti stansiya Memar Ecemi” felan diyor. Sanki birisi acele et diyor hatuna : ) . Bugünlerde en çok hoşuma giden metroda giderken Türkiye’den bayram mesaji almak : )&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Azerbaycan’da çay porselen çaydanlıkta getiriliyor kafelerde. İki kişi içiyorsanız, bu ince belli bardağın kapasitesine göre 6-8 bardak yapıyor. Limon + Çerez + İlave Şekerler + Çikolata (genellikle snickers) de yanında. Hazar denizinin kıyısında, yudumla gitsin çayını. Fiyat 3,60 manat, yaklaşık 4 dolar. Yani 4 dolar * 1,2 YTL = 5 YTL civarında. Eskişehir’de iki bardak çay en azı 2,5 YTL’dir. Yanında da hiçbir şey yok. Deniz manzarası ve duruma göre Porsuk Nehri manzarası farkı da var arada.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazı Azerice kelimleri derledim sizler için. Okşamak, Türkiye türkçesinde hafifce dokunmak diyebiliriz. Azericede okşamak, benzemek anlamına geliyor. “Çocuk babasına okşuyor” gibi mesela. Azerice işinizi yaptığında, birisine “teşekkür ederim” deyince, “rica ederim” anlamında “buyurun” der. İlk başta çok şaşırıyordum bunlara, bir şey demeye felan kalkardım mesela : ) . Türkiye ‘de “hoşuna gitmek” burada “hoşuna gelmek” olmuş : ). Yemek hoşuma geldi dersin mesela. Otel kelimesi yok, onun yerine “mehmanxana” deniyor. X yerine H okuyunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdilik tuvalet konusunda biraz sıkıntım var. Burada tuvaletler çoğunlukla alafranga. Yanında el duşu gibi (hani petrol istasyonlarında sıkarsın benzin dökülür yaa) öyle tazyikli su var. Böyle su pompalayan temizlik aracıyla yıkanıyorsunuz WC’de : )&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve son. Bu da Türk adliyesinin değerli ve güzide mensubu İsmail kardeşim için: sanık = saxlanılan. (sahlanılan, saklanılan), savcı = müstentig ....&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15166694-7992638297823307202?l=eskisehir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eskisehir.blogspot.com/feeds/7992638297823307202/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15166694&amp;postID=7992638297823307202' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/7992638297823307202'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/7992638297823307202'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eskisehir.blogspot.com/2007/10/kisa-kisa.html' title='KISA KISA'/><author><name>Önder Yenilmez</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15500662732066224725</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SfrCC_gM6uI/AAAAAAAAAc4/z2h9uoX59lU/S220/blog+icin.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp3.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RxNT1hgIaQI/AAAAAAAAAMk/GxGuz0Xmvqg/s72-c/blog+colin+farrell.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15166694.post-5767085103906443879</id><published>2007-10-01T01:34:00.001-07:00</published><updated>2009-05-31T16:09:04.780-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gezi'/><title type='text'>Karadenizin Bittiyi yerdeyim derken bunu kastetmistim:):):)</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RwCxVX7DqxI/AAAAAAAAAMY/Il9zTTPA8Hw/s1600-h/Karadenizin+Bittiyi+yerdeyem.jpg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15166694-5767085103906443879?l=eskisehir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eskisehir.blogspot.com/feeds/5767085103906443879/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15166694&amp;postID=5767085103906443879' title='4 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/5767085103906443879'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/5767085103906443879'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eskisehir.blogspot.com/2007/10/karadenizin-bittiyi-yerdeyim-derken.html' title='Karadenizin Bittiyi yerdeyim derken bunu kastetmistim:):):)'/><author><name>Önder Yenilmez</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15500662732066224725</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SfrCC_gM6uI/AAAAAAAAAc4/z2h9uoX59lU/S220/blog+icin.JPG'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15166694.post-8445344483020416757</id><published>2007-09-29T04:02:00.000-07:00</published><updated>2007-09-29T04:20:30.961-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gezi'/><title type='text'>Ve Bakan Bakü'de...</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/Rv4w8H7DqwI/AAAAAAAAAMQ/Qd55WcRIFTo/s1600-h/KUltur+Bakani+Gunay+Bakude.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5115580036216498946" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 466px; CURSOR: hand; HEIGHT: 168px; TEXT-ALIGN: center" height="143" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/Rv4w8H7DqwI/AAAAAAAAAMQ/Qd55WcRIFTo/s400/KUltur+Bakani+Gunay+Bakude.JPG" width="460" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;     Bakan gelince ben de dinledim. Bakanın çok esprili birisi oldugunu söyleyebilirim. Çok dinamik ve mütevazi. Kendileri hakkında pek bir bilgiye sahip olmadığım için "acaba nasıl birisi?" sorusu kafamda olacak şekilde gitmiştim. Kürsüye çıktı sade bir şekilde kendini tanıttı. Çok kısa konuşma yaptı ve merdivenlerden değil de normal olarak sahneden atladı ve yerine oturdu. Sonra plaket vermek üzere kendisini sahneye çağırdılar. Yine merdivenlere gitmeden direk sahneye çıktı. Kendisine plaket verecek olan ve merdivenleri kullanan iki muteber şahsa takıldı.: "Aslında onlar benden daha genç":) dedi ve millet de kahkahayı patlattı. Sonra fotoğraflı plaket verdiler. Hayatımda hiç fotoğraflı plaketim olmamışdı dedi, biraz daha güldük:) Alkışlar devam etti ve bu kadar alkıştan sonra yine konuşma yapmak istiyorum dedi ve kürsüyü devraldı:)  Yine kısa tuttu, belki de 15 dakika surdu tum toren ama çok güzel oldu... Salondan çıkarken herkesin yüzünde güzel bir gülümseme vardı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15166694-8445344483020416757?l=eskisehir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eskisehir.blogspot.com/feeds/8445344483020416757/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15166694&amp;postID=8445344483020416757' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/8445344483020416757'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/8445344483020416757'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eskisehir.blogspot.com/2007/09/ve-bakan-bakde.html' title='Ve Bakan Bakü&apos;de...'/><author><name>Önder Yenilmez</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15500662732066224725</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SfrCC_gM6uI/AAAAAAAAAc4/z2h9uoX59lU/S220/blog+icin.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp3.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/Rv4w8H7DqwI/AAAAAAAAAMQ/Qd55WcRIFTo/s72-c/KUltur+Bakani+Gunay+Bakude.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15166694.post-8767738517704468072</id><published>2007-09-27T02:41:00.000-07:00</published><updated>2007-09-27T03:06:09.948-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gezi'/><title type='text'>Bodybuilding</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RvuAOn7DqvI/AAAAAAAAAMI/0WbsJlOKyVw/s1600-h/foto+eskisehir+blog+icin.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5114822790532541170" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RvuAOn7DqvI/AAAAAAAAAMI/0WbsJlOKyVw/s400/foto+eskisehir+blog+icin.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;    Evet bundan sonra bu sekilde yazmaya devam etmem gerekiyor sanırım. Azerbaycan'da dine yöneliş olduğunu görebiliyorsunuz. Özellikle iş adamları ve rap müzik sanatçıları arasında çok sayıda namaz kılan var. Geçen gün bir yerde ilan gördüm aynen şöyle diyordu: "Bağışlayan ve Mehriban Allah'ın adı ile Bodybuilding!"... Gülümsedim ama hoşuma da gitti... &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;   Komşumda iki teyze var, onlar hakkinda Deneme isimli yazida bilgi vermiştim sizlere. Gecen gun Tv'larından maç sesi geliyordu. Biri kırkı geçkin sanırım diğeri seksen civarında. Nine, SSCB zamanında evlenmek için yaşını yükseltmiş sanırım. Yani resmi kayıtlara baksak yaşı muhtemelen 100'den fazladır. Neyse baktım maç sesi geliyor. Yaşlı teyze diğerine, "gördün mü top gayıtdı (yani direkten döndü)" deyince, içimden ne izlediklerini merak ettim. Önce herhalde yalnışlık olmuş dedim, sonra baktim gercekten izliyorlar. Yanlarına gittim bakalım ne izliyorlar diye. Teyzeler salon futbolu maçı izliyorlar:)... &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;   Azerice'de hoş sözler var. Mesela bulaşık makinesi yerine, gabyuyan maşın (gab = tabak, yuyan = yıkayan), yanacagdoldurma mentegesi (yanacaq = yakıt, yani petrol ofisi, ). Bu arada Azerbaycan para birimi manat dolardan daha değerli. 1 dolar verip ancak 0,85 Azerbaycan manatı alabiliyorsunuz.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#3366ff;"&gt;&lt;em&gt;not: fotoğraf eskişehir odunpazarı evlerinden bir görüntü...&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15166694-8767738517704468072?l=eskisehir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eskisehir.blogspot.com/feeds/8767738517704468072/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15166694&amp;postID=8767738517704468072' title='2 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/8767738517704468072'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/8767738517704468072'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eskisehir.blogspot.com/2007/09/bodybuilding.html' title='Bodybuilding'/><author><name>Önder Yenilmez</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15500662732066224725</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SfrCC_gM6uI/AAAAAAAAAc4/z2h9uoX59lU/S220/blog+icin.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp2.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RvuAOn7DqvI/AAAAAAAAAMI/0WbsJlOKyVw/s72-c/foto+eskisehir+blog+icin.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15166694.post-6594884953542318685</id><published>2007-09-16T04:42:00.000-07:00</published><updated>2007-09-16T04:45:10.571-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gezi'/><title type='text'>Bakü’den selamlar...</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp1.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/Ru0W-Df29zI/AAAAAAAAAMA/HuJFZWsujfY/s1600-h/Kiz+Kalasi.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5110766407482013490" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp1.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/Ru0W-Df29zI/AAAAAAAAAMA/HuJFZWsujfY/s320/Kiz+Kalasi.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/Ru0W4jf29yI/AAAAAAAAAL4/uoW5F-hAN5k/s1600-h/hazar.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5110766312992732962" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 311px; CURSOR: hand; HEIGHT: 191px" height="154" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/Ru0W4jf29yI/AAAAAAAAAL4/uoW5F-hAN5k/s320/hazar.jpg" width="218" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;    &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Uzun zaman oldu bloga yazmayalı. Düşündüm de Türkiye’de sevdiklerimden ayrılınca onlara da burdan haber yollamak lazım. Bugün Bakü’ye gelmemin birinci ayı tamam oldu. Bu bakımdan azcık birşeyler yazmak istiyorum. Bakü, Türkiye’den çok izler taşıyor. Mesela Metro’da dizilerin reklamlarını görüyorsunuz. “Bir İstanbul Masalı”, Türkiyenin en çok izlenen tele-serialı (yani dizisi) indi (yani şimdi) TV’de. Azerbaycan TV kanalları bunu çok iyi yapıyorlar. Türkiye’de yayınlanan ve büyük rağbet gören diziler şimdi Azerbaycan TV’lerinde yeniden yayında. “Aliye”, “Asmalı Konak”, “Aşka Sürgün” , “Kurtlar Vadisi” gibi diziler burada yeniden yayınlanıyor. Benim komşular çok gürültü yapıyorlar. Ama ne zaman ki “Kurtlar Vadisi” dizisi başladı, komşudan ses soluk çıkmıyor. Çocuk babasına “Bana bugün Polad’a bahacıyıg” deyir.:) Burada ayrıca gerekli elektronik malzemeleri olan insanlar Türk TV’lerinin hepsini izliyorlar. Reşat Nuri Güntekin’in “Yaprak Dökümü” dizisinin müziğini duyunca çok garip oluyorum. Özellikle ordaki Fikret karakterinin repliklerini çok beğeniyorum. Yine STV’nin Büyük Buluşma ve Sırlar Dünyası gibi dizileri burda da favoriler arasında.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Metro’da başka bir reklam daha dikkatimi çekti. “Beko Dünyanın en süretli paltaryuyan maşınını teqdim edir.” Yanı, “Beko dünyanın en hızlı yıkayan çamaşır makinesini sunar”.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir de Türk müzikleri burda çok yaygın. Şöyle ki geçen geldiğimde Ferhat Göçer’in “Cennet” şarkısı dillerdeydi. Bir çok insanın mobil telefonunda melodi olarak kullanılıyordu. Şimdi arabayla geçenlerde birisi geçiyor, açmış müziğin sesini sonuna kadar, hani yaparlar yaaa:P Yalnız müzik : Rober Hatemo, “Beyaz ve Sen” şok oldum açıkcası. Bir de Türkçe konuşan birisine çok iyi bakıyorlar gibi bir izlenim edindim. Otobüste giderken, telefon geliyor ve ben Türkçe konuşunca birden herkesin dikkatini çektiğimi görüyorum. Bir keresinde teyzemin oğlu da beni uyardı. Herkes seninle ilgileniyor felan gibisinden….&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Azerbaycan hızla gelişiyor. Ben en son Türkiye’ye geldiğimde üç hafta İstanbul’da kaldım. Burada olan arabayı orada görmedim. Toyota’nın Prada diye bir serisi var RAV4’ten daha büyük. Ne Eskişehir’de ne de İstanbul’da o arabadan yok. Bakü havaalanına gitmek için yolda bekliyordum ve 10 dakikada 10 tane Toyota Prada geçti. Acayip bir araba kullanımı var. Nissan Murano mu dersiniz, Mercedes ML320 türevleri, Hummer’lar ve diğer cip markaları. Burası da aynen Compir’in Amerikası gibi olmuş. Hemen hemen herkeste araba var. Azerbaycan ve Bakü şu anda öyle bir durumda ki ne üretsen satılıyor. Yani tam gelişme aşamasında. Tüketim için yeterli insan var ve sektörler boş, hemen hemen. Ben de alışmaya çalışıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fotoğraflardan biri Hazar denizinden biri de Bakü’deki Qız Qalası’nın (Kız kalesi) fotoğrafı. Metroyla 15 dakikada denize inebiliyorum. Şimdilik bu kadar, gelişmeler hakkında haberleşmek dileğiyle, hepinize kucak dolusu selamlar, sevgiler…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Saygılarımla,  Önder Yenilmez. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15166694-6594884953542318685?l=eskisehir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eskisehir.blogspot.com/feeds/6594884953542318685/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15166694&amp;postID=6594884953542318685' title='9 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/6594884953542318685'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/6594884953542318685'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eskisehir.blogspot.com/2007/09/bakden-selamlar.html' title='Bakü’den selamlar...'/><author><name>Önder Yenilmez</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15500662732066224725</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SfrCC_gM6uI/AAAAAAAAAc4/z2h9uoX59lU/S220/blog+icin.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp1.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/Ru0W-Df29zI/AAAAAAAAAMA/HuJFZWsujfY/s72-c/Kiz+Kalasi.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>9</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15166694.post-287776386334852987</id><published>2007-09-02T23:41:00.000-07:00</published><updated>2007-09-03T00:00:43.136-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İzlenimler'/><title type='text'>Komik bir olay....</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://bp1.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/Rtuw0GPgeSI/AAAAAAAAALw/_Mbeu266_lk/s1600-h/wwwwblog.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5105869011629930786" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp1.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/Rtuw0GPgeSI/AAAAAAAAALw/_Mbeu266_lk/s400/wwwwblog.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Olay, henüz döviz kurlarının uygulanmadığı yıllarda ABD -Kanada sınırındaki bir şehirde geçmektedir: ABD ve Kanada malum ki para birim olarak "dolar" kullanmaktadırlar. Yalnız her iki ülke de kendi paralarının daha değerli olduğunu iddia etmektedirler. Şöyle ki Kanadalılara göre : 1 ABD doları = 90 Kanada centi, Amerikalılara göre ise: 1 Kanada doları = 90 ABD centi. Bir amerikalı cebindeki 1 dolarla dolaşmaya çıkar. Bir ara karnı acıkır ve simit alır (Amerikan simiti!) Simiti fiyatı 10 centtir. cebindeki 1 doları verir. Simitçi bozuk para ararken cebinin bir köşesinde 1 kanada doları bulur, onu verir. (90 cente eşit yaaa!!:) derken sınırı yürüyerek geçer ve Kanada'da dolaşmaya başlar. Kaleme ihtiyacı olduğunu hatırlar. Girer bir kırtasiyeciye. Kalemin fiyatı da 10 kanada centidir. Kirtasiyeci de para üstü olarak 1 ABD doları verir. Oradan ayrılıp evine döner. Sonra düşünmeye başlar:&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;- Yahu sabah evden çıkarken cebimde 1 ABD dolarım vardı. şimdi de 1 ABd dolarım var. Pekiyi simitle kalemin parasını kim verdi? &lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;not: köylüyü tanımıyorum. lütfen yukaridaki fotografla idare edin:)&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15166694-287776386334852987?l=eskisehir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eskisehir.blogspot.com/feeds/287776386334852987/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15166694&amp;postID=287776386334852987' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/287776386334852987'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/287776386334852987'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eskisehir.blogspot.com/2007/09/komik-bir-olay.html' title='Komik bir olay....'/><author><name>Önder Yenilmez</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15500662732066224725</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SfrCC_gM6uI/AAAAAAAAAc4/z2h9uoX59lU/S220/blog+icin.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp1.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/Rtuw0GPgeSI/AAAAAAAAALw/_Mbeu266_lk/s72-c/wwwwblog.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15166694.post-5673012430747657757</id><published>2007-08-30T23:39:00.000-07:00</published><updated>2007-08-30T23:50:44.883-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fikir'/><title type='text'>Yeni Cumhurbaşkanı</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/Rte3xmPgeRI/AAAAAAAAALo/8It6Cc8LZso/s1600-h/wblog.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5104750765354809618" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/Rte3xmPgeRI/AAAAAAAAALo/8It6Cc8LZso/s400/wblog.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;  Herkes olayin siyasi boyutuna ve tabii ki First lady gibi gereksiz taraflarina vurgu yapiyor.... Ben de bu konuda kendi değerlendirmemi yapayım: Bence Abdullah Gül'ün Cumhurbaşkanı olması Kayseri insanının hakettiği bir şey. İlginçtir, Anadolu'da başlattıkları yatırım atağıyla bence Türk halkının özgüvenini yerine getirmesine büyük katkı yapan Kayseri insanına müthiş bir jest bu. Şöyle ki, aynı anda 100'den fazla fabrikanın temel atma töreni mi dersiniz, bir çok hayırsever yatırımlar mı dersiniz... daha neler neler... yani bir anlamda belki de millet olarak kendimize gelmemizin, yavaş yavaş başladığı bir yer... Ekonomimiz güçlü olursa, ülkemiz de güçlü olur. Kayseri, Türkiye adına bunun temsili gibi. Umarız şairin dediği gibi,&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;em&gt;Kıvılcım var, o ürperten sönüşten,&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;em&gt;Kıvılcımda mesajlar var dönüşten...&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Bu bir kıvılcım olur ve Anadolu yeniden dünyada hakettiği duruma gelir...&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15166694-5673012430747657757?l=eskisehir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eskisehir.blogspot.com/feeds/5673012430747657757/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15166694&amp;postID=5673012430747657757' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/5673012430747657757'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/5673012430747657757'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eskisehir.blogspot.com/2007/08/yeni-cumhurbakan.html' title='Yeni Cumhurbaşkanı'/><author><name>Önder Yenilmez</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15500662732066224725</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SfrCC_gM6uI/AAAAAAAAAc4/z2h9uoX59lU/S220/blog+icin.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp3.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/Rte3xmPgeRI/AAAAAAAAALo/8It6Cc8LZso/s72-c/wblog.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15166694.post-144239274468385401</id><published>2007-08-24T01:38:00.000-07:00</published><updated>2007-08-24T01:54:49.267-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gezi'/><title type='text'>Karadenizin bittiği yer...</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://bp1.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/Rs6crhInk1I/AAAAAAAAALg/J8Mu5xaSPS0/s1600-h/Wdeniz.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5102187699300176722" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp1.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/Rs6crhInk1I/AAAAAAAAALg/J8Mu5xaSPS0/s400/Wdeniz.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;      Yokos, yakos ya da Yoros, Yaros gibi hatırladığım kaleye gittim gezmek için. Kaleye varmak için garip bir güzergarhtan geçmeniz gerekiyor. Çalılıkların arasından felan:) Kaleye giden doğru düzgün bir yol yok. Gencler kuytu yerlerde piknik yapıyorlar. Ve kaleye vardık. Aleni bir fingirdeşme sahnesi, kalenin gölgesinde, kızın hemen yanı başında uyuyan uyuşuk köpekler. (hoş internette de fingirdeşenler var, ille de kale gölgesi olması gerekmiyor:). Sonra Anadolu kavağı'ına gittik. Yine aynı manzara. Çöplük resmen çöplük. Oralara varmadan sanırım Yuşa Turbesinden bahsetmekte yarar var. Hz. Musa'nın muasırı olduğu düşünülüyor Hz. Yuşa'nın, 17 metrelik mezar yapmışlar. En çok hoşuma giden evlenen ve düğün yapan gençlerin, gelin hanımın elinden tutup oraya getirmeleri ve dua etmeleri. Sünnet olanlar için de aynı şey geçerli. Milletimizin kutsala saygısına acayip saygı duyuyorum... Ve sonra Karadenizin bittiği yerdeyim. Oraya karadenizli vatandaşlarımız yerleşmiş. İşte orada tam Anadolu Kavağının oralarda Karadeniz bitiyor. Ordan karadenizi seyretmek lazım. Sonsuzluk kavramını anlatmayı kendine görev edinmiş deniz adeta. Denizi dinledim. Karadenizin marmara denizine söylediği ninnileri dinledim...&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;       Sonra Anadolu Feneri'ni görmek için bir yola girdik. hayatımda sanırım ilk kez bir çıkmaz sokağa girmiş oldum böylece... Yol bitti... Feneri seyrettik ve döndük.... Bir de bugün Hünkarbeğendi'yle tanışdık... Patlıcan püresi özellikle büyük emek isteyen bir bileşeni bu milli yemeğimizin. &lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15166694-144239274468385401?l=eskisehir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eskisehir.blogspot.com/feeds/144239274468385401/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15166694&amp;postID=144239274468385401' title='2 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/144239274468385401'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/144239274468385401'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eskisehir.blogspot.com/2007/08/karadenizin-bittii-yer.html' title='Karadenizin bittiği yer...'/><author><name>Önder Yenilmez</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15500662732066224725</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SfrCC_gM6uI/AAAAAAAAAc4/z2h9uoX59lU/S220/blog+icin.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp1.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/Rs6crhInk1I/AAAAAAAAALg/J8Mu5xaSPS0/s72-c/Wdeniz.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15166694.post-8317497825081984221</id><published>2007-08-24T01:31:00.000-07:00</published><updated>2007-08-24T01:36:33.209-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaşlılar'/><title type='text'>Deneme</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/Rs6XdBInk0I/AAAAAAAAALY/E-pPNMhIPm4/s1600-h/Wicture+for+blog.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5102181952633934658" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/Rs6XdBInk0I/AAAAAAAAALY/E-pPNMhIPm4/s400/Wicture+for+blog.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;    Kadının biri anlatıyor, diğeri ağlıyor. Anlatan kızı, ağlayan anne. Yaşlılar... Onların ağlaması sessiz, ama bir o kadar da etkileyici. Gürültüsüz damlalar. Hani olur ya kimileri bağırarak ağlarlar. Ne kadar da rahatsız edici. Ama yaşlılar? Sadece kırmızı gözlerini farkedersiniz. Gürültüye ya takatlari kalmamıştır, ya da hayat onlara ağlamanın adabını öğretmiştir. Kırmızıya yakın yüz derilerine, kırmızı olan gözler eşlik edince hüznün dekoru tamamlanır...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15166694-8317497825081984221?l=eskisehir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eskisehir.blogspot.com/feeds/8317497825081984221/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15166694&amp;postID=8317497825081984221' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/8317497825081984221'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/8317497825081984221'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eskisehir.blogspot.com/2007/08/deneme.html' title='Deneme'/><author><name>Önder Yenilmez</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15500662732066224725</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SfrCC_gM6uI/AAAAAAAAAc4/z2h9uoX59lU/S220/blog+icin.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp3.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/Rs6XdBInk0I/AAAAAAAAALY/E-pPNMhIPm4/s72-c/Wicture+for+blog.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15166694.post-7136953105997020097</id><published>2007-08-14T01:46:00.000-07:00</published><updated>2007-08-14T02:00:36.558-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Eskişehir Günlük'/><title type='text'>Gürbüz Apartmanı</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RsFvA-z4VPI/AAAAAAAAALQ/GC3kKaXi5U0/s1600-h/blog+iÃ§in.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5098478315811394802" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RsFvA-z4VPI/AAAAAAAAALQ/GC3kKaXi5U0/s400/blog+i%C3%A7in.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Adalara giderken son bir kez önünden geçtim. Sahaf insancılın Esnaf sarayı arkasında Sahaf İnsancıl'ın yeni açılan kitapçısı gördükten sonra / &lt;strong&gt;kitaplarımın bir kısmını sattıktan &lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;sonra:(&lt;/strong&gt; yürümeye devam ettim. Şair Füzuli caddesinde eski kalabalığın yoksunluğunu gördüm. Bilenler bilir, eskiden Şair Füzuli'deki duraklardan kalkan otobüsler Yenikent'e, Gökmeydan mah. ve Sanayiye giderdi. Şimdi o duraklardan geriye sakin bir cadde kalmış. İki Eylül Şir Füzulinin kalabalığını devraldı. Ara sokaklardan Adalar'a giderken Gürbüz Apartmanına bir baktım. Sanki birden duygulandım. Ordan ne kadar da çok insanla tanışmışım. Öğrencilerin ne acılarına şahit olmuş apartman... Zor ve sancılı o eski günler gözümün önünde canlandı. Ama harika insanlarla tanışmıştım orda onlardan biri de &lt;a href="http://www.compir.net/"&gt;Compir&lt;/a&gt;... &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15166694-7136953105997020097?l=eskisehir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eskisehir.blogspot.com/feeds/7136953105997020097/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15166694&amp;postID=7136953105997020097' title='4 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/7136953105997020097'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/7136953105997020097'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eskisehir.blogspot.com/2007/08/grbz-apartman.html' title='Gürbüz Apartmanı'/><author><name>Önder Yenilmez</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15500662732066224725</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SfrCC_gM6uI/AAAAAAAAAc4/z2h9uoX59lU/S220/blog+icin.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp2.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RsFvA-z4VPI/AAAAAAAAALQ/GC3kKaXi5U0/s72-c/blog+i%C3%A7in.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15166694.post-6349559401699296229</id><published>2007-08-08T06:18:00.000-07:00</published><updated>2007-08-08T06:35:22.075-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Eskişehir Günlük'/><title type='text'>İnekler...</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RrnDNOz4VOI/AAAAAAAAALI/UQUhPtgarcg/s1600-h/blog+fotoso.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5096319085427840226" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RrnDNOz4VOI/AAAAAAAAALI/UQUhPtgarcg/s400/blog+fotoso.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;        Sinek, martı derken hayvanlar alemindeki gezimize devam ediyoruz:). İstanbul'da Cow - Parade kapsamında inekler sergilenmeye başladı. Özellikle benim dikkatimiz çeken Şişli ve Cevahir alış veriş merkezinde, çok sayıda inek figürünü görebiliyorsunuz. İnsanın sanat aşkı kabarıyor:) Bir de inekler arasında onların yapan ünlü isimler de var. Mesela Sunay Akın, Cemil İpekçi gibi insanların inek dizaynlarını görebiliyorsunuz. Cevahir alış veriş merkezinde Cemil İpekçi'ye ait inek kendini andırıyor... Kendisine benzer şekilde bıyıklar ve ben ilave etmiş, ineğin giyim tarzı da aynen Cemil İpekçi türüne benziyor. Çanta inek, harita inek, gelin inek, vb... isimde inekler var.  Yazık ki bu figürlerden bazılarının üzerine küfür ve telefon numarası yazılmış. Sanırım WC duvarlarından gelen alışkanlıkları onları da fazla kınamamak lazım. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;   Eskişehir'e geldiğinizde ise yanı tip ineklerden görebiliyorsunuz. Zaten Eskişehir hayvan heykeli konusunda malumunuz çok bereketli. Ancaaaaak... Eskişehir'deki inekler sanat aşkından ziyade sosyal mesaj içerikli ineklerdir. Mesela bir çoğusunda "Trafik kurallarına uymazsan bana benzersin" gibi hoş olmayan mesajlar görüyorum. Çevreden geçen insanların yorumlarına kulak misafiri olmak hoşuma gidiyor:) Biris yaaa nedir bu kadar inek derken diğeri, "herhalde ineğe felan tapıyorılar" gibi bir yorum yaptı... Ben de gülümsedim tabi ki..:) &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15166694-6349559401699296229?l=eskisehir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eskisehir.blogspot.com/feeds/6349559401699296229/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15166694&amp;postID=6349559401699296229' title='2 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/6349559401699296229'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/6349559401699296229'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eskisehir.blogspot.com/2007/08/inekler.html' title='İnekler...'/><author><name>Önder Yenilmez</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15500662732066224725</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SfrCC_gM6uI/AAAAAAAAAc4/z2h9uoX59lU/S220/blog+icin.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp3.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RrnDNOz4VOI/AAAAAAAAALI/UQUhPtgarcg/s72-c/blog+fotoso.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15166694.post-765274302209617504</id><published>2007-08-02T12:32:00.000-07:00</published><updated>2007-08-02T13:02:37.380-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gezi'/><title type='text'>İstanbul, Gülhane parkı, Ekiptekiler;)</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RrIzK-z4VNI/AAAAAAAAALA/6payUkVlPns/s1600-h/Blogger+GÃ¼lahne.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5094190392261760210" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RrIzK-z4VNI/AAAAAAAAALA/6payUkVlPns/s200/Blogger+G%C3%BClahne.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;     Her ne kadar blogumda Istanbul'la ilgili gezi bilgileri olsa da İstanbul'a ne gezi, ne de tatil için geldim. Bir eğitim ve bu eğitimin kursu için geldim. Önceki hafta birinci adımına katıldığım bu kursun ikinci adımına katılıyorum. Birinci adımda az kişiydik, ama çok gülmüştük. Harika insanlarla tanışmıştık. Şimdi ikinci adımda tam bir ekip ruhu var. Sanırım bunda Ferhan Avıc'nın katkısı büyük. Sınıfta herkes öğretmen olunca insan sanıyor ki, öğretmenler sınavlarda çok sakin ve rahat olurlar. Adam herkes sanki öğretmenlik kimliğini çıkarmış, tamamen öğrenci olmayı kabul etmiş halde. İki sınav olduk, herkeste bir heyecan. Görülmeye değer. Bu insanların öğrencileri onları bu halde görselerdi acab ne derlerdi? Merak etmeyin arkadaşlar;) nasıl kopya çektiğimizi baştan sona anlatacak değilim... Neyse bugün sınıfa gittim, beni görünce güleryüzlü olan bir arkadaş, (soyismi Kahveci, isim vermiyorum;), hemen selamdan sonra, hatta selamdan önce dünkü sınavdan 100 aldığını söyledi;)  Bir öğretmenin öğrenci psikolojisine bürünmesine en önemli örnek. Tabi bu arkadaşımız, bana muhasebe öğretmeni olduğunu anlatmış, (normalde yemek dersleri veriyormuş;), evli, hatta iki cocuklu bile olduğunu söylemişti;) Ona birisinin şaka yapıldığını anlatması gerekiyor...;) Ama ben de yuttum;) Ama daha önce verilen bilgiler yalnış çıkınca, ben 100 aldığını konusuna inanamadım. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;   Eskiden düşünürdüm, ve İstanbul'da yaşayan insanların çok da iyi olmadıkları gibi hayali bir yanılgıya düşerdim. Ama bu kurs bana İstanbul'da ne kadar güzel insanlar olduğunu gösterdi. İçlerinde bir tanesi var, şiddete eğilimi çok fazla, ama o kadar güzel insanın içinde bir tanesi de şideet yanlısı olasun ne yapalım;) Bir de Göktan Baştuğ var, gercekten kankiymiş, bugün öğrendim;) Enteresan fikirleri olan birisi... (ayrıntıya girmemem;). Ferhan Avcı sınıfı gerçekten birleştiren Başkan.... O bizim başkanımız... Başkan bütünleştirici tavırlarından ve kalbinden dolayı seni can-ı gönülden kutluyorum. Zira öğretmenlerimize güzel bir hediye almak fikri de senindi;) Hele mektup.... Gercekten etkileyici ve güzel öneriydi, ama mektubu teklif eden arkadaş Gökhan beydi galiba;) Bir de hiperaktif lise öğrencimiz Aysel (yoksa Ayşegülmüydü;)  hanım var;)  Acaba Gökhan'dan daha mı genc, neyse yarın sorarım;)  Ardahan, Gümüşhane, Yalova ve Bursa'dan gelen ekiplerde harika insanlar var. Allah nazardan saklasın, böyle güzel insanların arasında olmak insanı mutlu ediyor açıkcası... &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;  Bugün Gülhane parkının sonunda çay bahcesine gittik. Önden giden ekibe yetşiriken güzel anılarımız oldu;) Bunun dışında oraya gidince çay içmek için bardak istedik , ama takdir edersiniz ki bardak gelmedi;) Dünyanın hiçbir yerinde böyle hizmet görmedim... Gercekten hizmetler hiç iyui değil... Keşke Istanbul'un bu kısımlarına sahip çıkan bir yetkili olsa... Akın Akın insan akar o zaman... Aynısı Anadolu Kavağı'nın oralardaki bir tarihi kalede mevcut. Kale Karadenize bakan harika bir manzaraya sahip, ama gel gör ki, gölgesinde  fingirdeşen genç kız ve erkeklerle, onların yanında uyuşuk, uyuşuk yatan köpeklerin görüntüsü böyle tarihi mekanlara yakışmıyor. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;   Neyse yarın sınavım var, sanırım gidip çalışmakta yarar var;) Zira 100 alan arkadaş(lar), benim onlara verdiğim motivasyonla 100 aldılar, yani hakkımı telsim etmeleri lazım...&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; NOT; Gülhane'de çaycıda bizi ağırlayan değerli iki dostumuza misafirperverliklerinden dolayı teşekkür ediyorum. Ayrıca bize mükemmel bir şekilde eğitim ve eğitim sonrası lojistik destek;) veren Kadriye, Nilay ve Burcu (Ebru) hanımlara teşekkür ediyorum.  İyi ki sizler gibi güzel insanlar var... Hepinizi canı göülden kutluyor, başarılar diliyorum... &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;NOT2; Ekibimizin burda ismini saymadığım diğer tüm üyelerine teşekkür ediyor,  hayat boyu başarı dileklerimi iletiyorum... Kalın sağlıcakla....:) &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15166694-765274302209617504?l=eskisehir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eskisehir.blogspot.com/feeds/765274302209617504/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15166694&amp;postID=765274302209617504' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/765274302209617504'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/765274302209617504'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eskisehir.blogspot.com/2007/08/istanbul-glhane-park-ekiptekiler.html' title='İstanbul, Gülhane parkı, Ekiptekiler;)'/><author><name>Önder Yenilmez</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15500662732066224725</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SfrCC_gM6uI/AAAAAAAAAc4/z2h9uoX59lU/S220/blog+icin.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp3.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RrIzK-z4VNI/AAAAAAAAALA/6payUkVlPns/s72-c/Blogger+G%C3%BClahne.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15166694.post-7519051422006577418</id><published>2007-07-28T04:45:00.000-07:00</published><updated>2007-07-28T05:01:27.815-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gezi'/><title type='text'>Gece saat 04:08</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;   Gözlerim kapalı İstanbulu dinleyemiyorum. Çünkü gözlerimi kapatamıyorum. Başımın ağrısı o biçim. Uyumak mümkün değil. Galiba yine sabahlaycağım. Yatağımda döndükçe dönüyorum. Taa uzakta bir vinç çalışıyor. Malumunuz İstanbul'daki betonlar yetersiz. Daha yenilerini eklemek lazım bu yığına. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;    Nerdeyse ağaç yok bu bölgede. En önemlisi sivrisinek yok. Bence bilim adamlarının bunu araştırması lazım. Acaba sivrisineklerin olmayışı ekolojik dengeyi ne yönde etkiliyor. Burdan yetkililere sesleniyorum:) Lütfen sivrisineklerin yaşam hakkı ellerinden alınmasın:) &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;   Sonra saat 05:00 oluyor. Müezzinler seslerini güzelleştiren iksir içmişler sanki. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;   Ve sonra ilham geliyor... Bir hikaye daha yazmam lazım... Cümleler kafamda uçuşuyor senaryo ip söküğü gibi geliyor ve ben sevincle ama uykusuz bir şekilde çalışma odasına geçiyorum. Mizah konusunda bir hikaye daha. Mizah en çok yazmak istediğim hikaye türü... Sevinçliyim:) Teşekkür ederim Allahım! &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15166694-7519051422006577418?l=eskisehir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eskisehir.blogspot.com/feeds/7519051422006577418/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15166694&amp;postID=7519051422006577418' title='5 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/7519051422006577418'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/7519051422006577418'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eskisehir.blogspot.com/2007/07/gece-saat-0408.html' title='Gece saat 04:08'/><author><name>Önder Yenilmez</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15500662732066224725</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SfrCC_gM6uI/AAAAAAAAAc4/z2h9uoX59lU/S220/blog+icin.JPG'/></author><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15166694.post-8062231775642017586</id><published>2007-07-27T06:14:00.000-07:00</published><updated>2007-07-27T06:49:14.847-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gezi'/><title type='text'>İstanbul Ah İstanbul...</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp1.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/Rqn24uz4VMI/AAAAAAAAAK4/bpZ_xPL1h0s/s1600-h/marti1.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5091872308217795778" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp1.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/Rqn24uz4VMI/AAAAAAAAAK4/bpZ_xPL1h0s/s400/marti1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Körfezdeki dalgın suya bir bak göreceksin,&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Geçmiş gecelerden biri durmakta derinde,&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Mehtap, iri güller ve senin en güzel aksin,&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Velhasıl o rüya duruyor hala yerli yerinde, &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Yahya Kemal sanırım Türkiye için yazmış bu mısraları. Saat 11 civarı Üsküdar iskelesinden Kabataş'a giden vapura binince hatırlıyorum bu mısraları. Çünkü kamer ışıl ışıl denizin katrelerinde. Gece denizin dalgaları hafifce sallıyor tekneyi... Keyfini çıkarmalı insan...&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Sabahın erken saatinde daha güneş doğmadan istanbulu seyretmek ayrı bir macera. Martılar denize doğru uçuyorlar. (Galiba martı olması lazım:). Sonra binaların arkasından boylanan minareler gözüme ilişiyor. Bazıları gökdelenlerin arkasından gözükmüyordur belki. Necip Fazıl,&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;"Şehadet parmağıdır göğe doğru minare,&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Her nakışta o mana; öleceğiz ne çare"&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Yurtdışından gelen bir arkadaş ezanlar okunmaya başlayınca pencereye koştu (onların memleketinde ezan okunmuyor). Bana dedi ki, "Kiyamet kopmuş gibi hissediyorum" dedi. Evet, yurtdışına gidip görenler bilir, ezan okumayan bir yerde uzun süre kalınca dönüşte ezan sesini duyunca insan irkiliyor.... Biz Türkiye'de sürekli duyduğumuz için kanıksadık galiba...&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15166694-8062231775642017586?l=eskisehir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eskisehir.blogspot.com/feeds/8062231775642017586/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15166694&amp;postID=8062231775642017586' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/8062231775642017586'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/8062231775642017586'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eskisehir.blogspot.com/2007/07/istanbul-ah-istanbul.html' title='İstanbul Ah İstanbul...'/><author><name>Önder Yenilmez</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15500662732066224725</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SfrCC_gM6uI/AAAAAAAAAc4/z2h9uoX59lU/S220/blog+icin.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp1.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/Rqn24uz4VMI/AAAAAAAAAK4/bpZ_xPL1h0s/s72-c/marti1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15166694.post-7710231642714413065</id><published>2007-07-26T06:46:00.000-07:00</published><updated>2007-07-26T06:53:44.468-07:00</updated><title type='text'>İstanbul Guncesi:)</title><content type='html'>Dün Melis "yaz gunu nezle oldum" deyince ben de "iyi olmuş" dedim:) Şimdi ben hastayım:)&lt;br /&gt;Hem de cok... Aslında yazı yazıcaktım ama hastalanadım:(&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15166694-7710231642714413065?l=eskisehir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eskisehir.blogspot.com/feeds/7710231642714413065/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15166694&amp;postID=7710231642714413065' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/7710231642714413065'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/7710231642714413065'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eskisehir.blogspot.com/2007/07/istanbul-guncesi.html' title='İstanbul Guncesi:)'/><author><name>Önder Yenilmez</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15500662732066224725</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SfrCC_gM6uI/AAAAAAAAAc4/z2h9uoX59lU/S220/blog+icin.JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15166694.post-9176215302977081177</id><published>2007-07-22T12:25:00.000-07:00</published><updated>2007-07-22T12:33:59.153-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gezi'/><title type='text'>Secim Gunu Gezisi:)</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;  Aysegul nerde oldgumu merak etmis. O bakimdan yaziyorum. Secim gunu gezisi yaptim bugun. Bogaz Turu. Gemide oturuyorsunuz ve rehberin soylediklerine kulak kabartiyorsunuz. Yalilar hakkinda oldukca fazla bilgi edindik. Reha Muhtar`in bogazin anadolu yakasinda cay bahcesi gibi bir isyerinin hemen onun onune denk gelen bogazin diger yakasindaki evinden bahsetti. Onun hemen yaninda Orhan Gencebay`in yalisini gosterd. Bogazda Sabanci ailesine ait 13 yali varmis. Koc ailesinin de 5 civarinda yalisi oldugunda bahsetti rehberimiz. Orhan Gencebay oyle bir yalida oturdugu halde `batsin bu dunya` sarkisini yazmis acaba normal bir evde otursaydi nasil bir sarki yazardi orasini da ironik bir tarzda anlatti rehberimiz:) sonra Sezen Aksunun yalisini ve orda yazdigi sarkisini anlatti bize... (azcik mirildaninca hangi sarki oldugunu hatirladim). Ozellikle Bogaz Koprusunun ayagini cakilmasindan dolayi cevredeki tarihi yapilarin zarar gordugunde bahsetti. Ve bomba: Dunya`da Dolmabahce Sarayi`ini sigorta edebilen bir sigorta sirketi yokmus:) Cok paha bicildigi icin tabi ki... Ne kadar guzel birsey degil mi??? Turkiyemiz cennet gibi masallahh... devam edecegim.... kalin saglicakla...!&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15166694-9176215302977081177?l=eskisehir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eskisehir.blogspot.com/feeds/9176215302977081177/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15166694&amp;postID=9176215302977081177' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/9176215302977081177'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/9176215302977081177'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eskisehir.blogspot.com/2007/07/secim-gunu-gezisi.html' title='Secim Gunu Gezisi:)'/><author><name>Önder Yenilmez</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15500662732066224725</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SfrCC_gM6uI/AAAAAAAAAc4/z2h9uoX59lU/S220/blog+icin.JPG'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15166694.post-2994109027742879190</id><published>2007-07-16T11:31:00.000-07:00</published><updated>2007-07-16T11:40:16.408-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='serzeniş'/><title type='text'>Bekarlik Aleyhine Kanun (Yorumsuz)</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/Rpu7RLpVO4I/AAAAAAAAAKw/RqBUeqKzMks/s1600-h/bekarlik+blog+pictyre+kucuk.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5087866107903425410" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/Rpu7RLpVO4I/AAAAAAAAAKw/RqBUeqKzMks/s200/bekarlik+blog+pictyre+kucuk.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Bekârlık Aleyhine Kanun (YORUMSUZ)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cumhuriyet, 27 Mayıs 1958, Peyami Safa&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Roma’dan haber verildiğine göre, İtalyan Hükümeti 25’ten 65 yaşına kadar bütün bekârlardan ağır bir vergi istemeye başlamıştır. Memurlar arasında çocuk sahibi olmak, terfi için, kuvvetli bir tercih sebebi telakki edilecekmiş. Birçok bekâr dâhiliye memuru da iki ay içinde evlenmeye veya istifaya davet edilmiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İtalya’da nüfus artması ve nüfus kesafeti bizdekinden fazladır. Habeşistan’ın fethinden sonra bile, orada, belki insandan fazla, mevcut nüfusu barındıracak ve yaşatacak toprağa ihtiyaç var. Buna rağmen orada beşikle tabut arasındaki harb olanca şiddetiyle devam ediyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biz İtalya’nın aldığı bu son tedbirleri iki sene evvel gene bu sütunda ısrarla tavsiye ettik. Bekârlık vergisine taraftarız: çocuk sahibi olmayı terfiin ilk şartı arasına koyan maddenin Türk baremine ilave edilivermesi, hatta birçok bekâr memura, evlenmemekte ısrar ettikleri takdirde arka kapının gösterilmesi de nüfus politikamızın zafere varmak için muhtaç olduğu en büyük silahları temine yarayacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ekonomik mahzurlar tevehhüm etmeyelim. Evlilik bekârlıktan daima daha ucuzdur. Psikolojik mahzurlar da tevehhüm etmeyelim, evlenme aleyhindeki edebiyat, yalnız bekârların muhayyilesinden peyda olmuş ve hiçbir tecrübeden icazet almamış marazi bir yalnızlığın evhamlarıdır. Gece yarılarından sonra bekâr odalarına üşüşen bu kâbuslar, birbirine benzeyen ve bir sürü nevroz felsefesi, intihar fantezisi ve bir sürü dipsiz metafizik deprenmesi vücuda getirir. Bekârlığımızı masalları ve kara kancolaslariyle gençliğin gözünü yıldırmayalım. Sinirli ve evhamlı bekârın mahud “eşimi bulamadım” sözü “eşimi aramadım” manasında kabul edilmelidir. Aranırsa bulunur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha ne kalıyor?&lt;br /&gt;Şu: Kanun! Bekârları sıkıştıracak bir kanun lazım. İlkönce biraz homurdanırlar ama evlendikten sonra dua ederler. Hatta, acele kararlanan şu satırlara bile!...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15166694-2994109027742879190?l=eskisehir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eskisehir.blogspot.com/feeds/2994109027742879190/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15166694&amp;postID=2994109027742879190' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/2994109027742879190'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/2994109027742879190'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eskisehir.blogspot.com/2007/07/bekarlik-aleyhine-kanun-yorumsuz.html' title='Bekarlik Aleyhine Kanun (Yorumsuz)'/><author><name>Önder Yenilmez</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15500662732066224725</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SfrCC_gM6uI/AAAAAAAAAc4/z2h9uoX59lU/S220/blog+icin.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp2.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/Rpu7RLpVO4I/AAAAAAAAAKw/RqBUeqKzMks/s72-c/bekarlik+blog+pictyre+kucuk.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15166694.post-4461545497543267587</id><published>2007-07-16T10:25:00.000-07:00</published><updated>2007-07-16T10:55:03.890-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gezi'/><title type='text'>Hayat devam ediyor...</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RpuvUbpVO3I/AAAAAAAAAKo/Wg7wAcD7RqI/s1600-h/Fayton+blog+kucuk.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5087852969598466930" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RpuvUbpVO3I/AAAAAAAAAKo/Wg7wAcD7RqI/s200/Fayton+blog+kucuk.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;    Nihayet Istanbul bana ben Istanbul a kavustum. Buyuk Ada yi oldukca kucumsemisim. Simdi emanet bir bilgisayarda su gunluge azcik birseyler not alayim dedim:) Uzun zaman once bir arkadasim Buyuk Ada ya gidip mutlaka bisiklet kiralamam gerektigini soylediginde bunu o kadar da onemsememistim. Ama simdi goruyorum ki cok sey kaybetmisim. Bir saatten fazla bir zaman surecinde harika deneyimler yasadigimi soyleyebilirim. Yani bu bisiklet macerasi gercek yasamda bildiklerinize hic benzemiyor:) Buyuk Ada da motorlu arac olmamasi harika bir fikir ve ayni zamanda harika bir karar. Cesit cesit atlara takili 300 civarinda fayton. Faytonla Buyuk Tur (adanin hepsini kapsiyor) 45 YTL. Gezerken iste surasi Ibrahim Tatlises in villasi, Seren Serengilin burda villasi var gibi gereksiz bilgiler edinsek de hos bir deneyim oldugunu soyleyebilirim. Ozellikle Hatirla Sevgili dizisinin cekildigi karsi karsiya duran iki villayi gordugumde cok sevindim. Esas kizin camlarindan bakarak esas oglana asik oldugu villalari televizyondan gormekle gercekte gormek arasinda cok fark oldugunu anliyorum. Sanki bu villalara dizide makyaj yapilmis. Ama canli olmalari insana heyecan veriyor. Sokaklarinda o saf kizin duygularini hissetim, heyecanladim sanki. O bakislarin guzelligi hurmetine sevincle baktim her iki yaliya da. Askin guzelligine vurgunum ben:) Aslinda Istanbul macerasi baska bir amac icin tabi ki, ama gelmisken insan gezmeden de duramiyor... En cok merak ettigim sey saat 11:oo`de kilisede yapilan ayin. Bulunmak isterdim ama ne yazik ki gec kaldim. Bir de sinagog`un onunde sanirim ayin pazartesi saat 11:00`de yapilacak diye yaziliyordu. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15166694-4461545497543267587?l=eskisehir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eskisehir.blogspot.com/feeds/4461545497543267587/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15166694&amp;postID=4461545497543267587' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/4461545497543267587'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/4461545497543267587'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eskisehir.blogspot.com/2007/07/hayat-devam-ediyor.html' title='Hayat devam ediyor...'/><author><name>Önder Yenilmez</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15500662732066224725</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SfrCC_gM6uI/AAAAAAAAAc4/z2h9uoX59lU/S220/blog+icin.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp3.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RpuvUbpVO3I/AAAAAAAAAKo/Wg7wAcD7RqI/s72-c/Fayton+blog+kucuk.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15166694.post-5672745862052209940</id><published>2007-06-29T00:34:00.001-07:00</published><updated>2007-06-29T00:37:25.521-07:00</updated><title type='text'>Uçaklar ve metrolar</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp1.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RoS2NpXhuFI/AAAAAAAAAKg/Hceft3E4z_Y/s1600-h/ÃÃ§akresmiblogiÃ§in.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5081386625139849298" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp1.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RoS2NpXhuFI/AAAAAAAAAKg/Hceft3E4z_Y/s400/%C3%9C%C3%A7akresmiblogi%C3%A7in.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;    Sinsi tramwaylardan sonra, şimdi metrolar ve uçaklar hakkında düşünüyorum... Tramvay metro yanında adeta kaplumbağa gibi kalıyor... Ya uçağa ne demeli:)  Yanımdaki yolcu sürekli uçuyormuş, kaç dakika sonra nerenin üzerinde olduğumuzu anlatıyor, ne zaman servis yapılacağından bahsediyor:) İlginç bir yolculuk oldu! &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15166694-5672745862052209940?l=eskisehir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eskisehir.blogspot.com/feeds/5672745862052209940/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15166694&amp;postID=5672745862052209940' title='7 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/5672745862052209940'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/5672745862052209940'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eskisehir.blogspot.com/2007/06/uaklar-ve-metrolar.html' title='Uçaklar ve metrolar'/><author><name>Önder Yenilmez</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15500662732066224725</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SfrCC_gM6uI/AAAAAAAAAc4/z2h9uoX59lU/S220/blog+icin.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp1.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RoS2NpXhuFI/AAAAAAAAAKg/Hceft3E4z_Y/s72-c/%C3%9C%C3%A7akresmiblogi%C3%A7in.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>7</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15166694.post-8647926381995074566</id><published>2007-06-28T05:38:00.000-07:00</published><updated>2007-06-28T05:41:00.364-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='serzeniş'/><title type='text'>İşte böyledir bazıları:P</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp1.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RoOsK5XhuEI/AAAAAAAAAKY/vqdRUgiF0io/s1600-h/blogserver.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5081094107802220610" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp1.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RoOsK5XhuEI/AAAAAAAAAKY/vqdRUgiF0io/s400/blogserver.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15166694-8647926381995074566?l=eskisehir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eskisehir.blogspot.com/feeds/8647926381995074566/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15166694&amp;postID=8647926381995074566' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/8647926381995074566'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/8647926381995074566'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eskisehir.blogspot.com/2007/06/ite-byledir-bazlarp.html' title='İşte böyledir bazıları:P'/><author><name>Önder Yenilmez</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15500662732066224725</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SfrCC_gM6uI/AAAAAAAAAc4/z2h9uoX59lU/S220/blog+icin.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp1.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RoOsK5XhuEI/AAAAAAAAAKY/vqdRUgiF0io/s72-c/blogserver.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15166694.post-3862083196538573360</id><published>2007-06-27T03:26:00.000-07:00</published><updated>2007-06-27T03:27:38.743-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İzlenimler'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;Her an söyleyip de hiçbir an hakikatine yaklaşamadığımız ve yaklaşamayacağımız tek kelime: “Allah”. Keşke ben “Allah” kelimesinden başka ağzından tek söz çıkmayan dilsiz olsadyım. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;(NFK, Aynadaki Yalan)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;       Gecenin bilinmeyen bir saati. Sapsarı bir akrep. Acelesi var gidiyor. Sanırım yaşlı. Hani meyvesi bol olan ağaç dalları aşağı sarkarmış. Aynen bunun gibi de sanırım zehirle dolu kuyruğu yere doğru eğilmiş sağdan sağdan. Hızlı adımlarında onu biraz izledim. İsmail bu kararıma kızabilir ama akrebi öldürmedim. O gitti, ben de kendi işime baktım. Zehrinden şişko olmuş bir akrebin öldürmenin bir rasyonel birey için nasıl bir açıklaması olabilir ki? Zehrin ağırlığı, ciddiyeti, hatta asaleti var. Merak ettiğim, acaba, akrebin zehiri mert mi, yoksa “Brütüsvari” zehir mi? Bir de siyah akrep var, onu görmelisiniz. Siyahın asalet dağıttığını anlatan bir örnek. Onun siyahi çok farklı. Bu yazının ismi doğadan izlenimler olmalıydı galiba: ) ))) Şu anda saat .... Konuyu değiştirelim;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;    Tatilimsi günlerde bol bol TV izledim. Hatta şu anda HATIRLA SEVGİLİ’yi izliyorum. Güzel ve taraflı bir dizi. Yine de izleniyor. Müzikleri daha çok hoşuma gidiyor desem daha doğru olur. TV geneline baktığımda yönetmenlere bazen çok kızıyorum. Çift olabilecek erkek ve kızları bir araya getirmenin adı dizi çekmek olmuş. Erkeklere çatık kaşlar, kızlara da ağlayan gözler rölünü vermek olmuş dizi çekmenin adı. Bir de anlamadım gitti, kimin eli kimin cebinde belli değil: ))) Yani güzelim Türkiye’mizde bu kadar dejenerasyonun olduğuna ben inanmıyorum. En azından benim çevrem öyle değil. Ya ben sterilize bir ortamda köpekbalığı girmeyen akvaryum sakini gibi yaşıyorum, ya da bu senarist topluluğu bir akvaryum suda çarpık fırtınalar koparıyorlar. Bilmem siz ne dersiniz? Nasıl olsa bu yazıları okuyan her fikirden arkadaşımız var. Azcık insaf be senarist kardeş!??? Ne bu, hepiniz sözleştiniz mi, çarpık ilişkiler üzerine senaryo yazmaya????&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15166694-3862083196538573360?l=eskisehir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eskisehir.blogspot.com/feeds/3862083196538573360/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15166694&amp;postID=3862083196538573360' title='2 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/3862083196538573360'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/3862083196538573360'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eskisehir.blogspot.com/2007/06/her-syleyip-de-hibir-hakikatine.html' title=''/><author><name>Önder Yenilmez</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15500662732066224725</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SfrCC_gM6uI/AAAAAAAAAc4/z2h9uoX59lU/S220/blog+icin.JPG'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15166694.post-7647748763239977403</id><published>2007-06-25T03:34:00.000-07:00</published><updated>2007-06-25T03:36:59.590-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Eskişehir Günlük'/><title type='text'>Azcık uzaklardaydım.. Kimse alınmasın... İşte kanıt...</title><content type='html'>Yolculuk Notları&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Büyük yolculuklardan önce duygulanırım demiştim, ama bu yolculuk çok komik ve entelektüel geçti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öncelikle yol boyu çalan şarkılardan bahsetmek istiyorum. Sanırım İbrahim Tatlıses’in şarkısı olmalı, şöyle diyordu: “Adını kalbime yazdım, kader silemez!” Aman Allahım dedim, kendi kendime, insanoğlu olarak bizler neden haddimizi bilemeyiz.  Şarkı ne de tuhaf, duygularından emin olmadan iddialı olmak. Biz erkekler, genelde duygularımızdan emin oluncaya kadar konuşmayız (en azından ben), ama ne yazık ki hatun milleti gördüğüm kadarıyla bu konuda zafiyet yaşamaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yolculuklarda izlediğim filmler de beni çok güldürür. Önce Taşıyıcı isimli bir filmi koydular, aksiyon var, olabilir. Sonraki film: Van Hielsing. Neyse ki, arka koltukta oturan bayan müdahale etti. “Neden bize böyle filmler izletiyorsunuz” dedi, diğer yolculardan da itiraz yükselince, filmi kapattılar. Ama ille de film izlememiz gerekiyor gibi bir şart var sanki. Birazdan diğer bir film konuldu: Halloween – 2 (Cadılar Bayramı – 2). Mustafa Akkad imzalı bu film, malumunuz korku filmi. O film ve öncekinde ben yan koltukta oturan bayanın edebiyat dergisini aldım ve okumaya başladım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önce Boris Pasternak’la ilgili biyografik bir yazı okudum. Dr. Jivago ile Nobel Edebiyat Ödülünü almaya hak kazanan ama ödülü geri veren bir yazar. En acısı ise, Boris Pasternak’ın ilk eşi hapiste gördüğü muameleden dolayı çocuğunu düşürüyor. John Steinback’le ilgili bir yazı okudum. Büyük Bunalım’ı yazarak ünlü olan Steinback bende yeni fikirlerin oluşmasına neden oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çapraz koltukta oturan hemşire adayı, metal müzik dinliyordu. Baktım bir “bağırtı” sesi geliyor, sen ne dinliyorsun dediğimde “metal müzik” cevabını aldım. Oysaki bir hemşireden dinlendirici bir şey dinlemesini beklemiştim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yolda karşılaştım çok ilgimi çekti: iki elektrik lambası arasında sarı ışık öyle hızlı yanıp sönüyor ki, sanki ışığı lambalardan biri atıyor, öteki tutuyordu hızlıca.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yol boyunca verilen sudan çok rahatsız oldum. Su çok acıydı nedense. Acı su ve klimadan gelen hava bile acıydı…  İndiğimde, 100 kilometre yol daha gitmem gerekiyordu. 10 YTL (evet on yanlış okumadınız) verdim ve özel bir taksiyle 100 kilometre daha gittim…ve yolculuk bitti…!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yol boyunca yanımda hissettiğim &lt;strong&gt;Faruk Sezer’e&lt;/strong&gt; teşekkür ediyorum.&lt;br /&gt;Gelmeden önceki akşam, yemek fikrini ortaya atan ve bunu uygulayan, Yasemin, Kübra, Emine ve İbrahim’e teşekkür ediyorum. Gerçi İbrahim az kaldı ama sorun değil. Şehzade Konağı’nda boşanma üzerine bu kadar eğlenceli bir sohbet, dünyanın başka şehrinde olmuyordur herhalde-:::)))  Porselen makyaj,  Mü ve/veya Nü olduğunu anlamadım-:) Mü(Nü)kellef  hakkındaki konuşmalar da fena değildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dersanemizin bana göre en vefalı öğrencisi &lt;strong&gt;Ali Sarı'yı&lt;/strong&gt; bu vesileyle hatılatmak istiyorum...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15166694-7647748763239977403?l=eskisehir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eskisehir.blogspot.com/feeds/7647748763239977403/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15166694&amp;postID=7647748763239977403' title='4 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/7647748763239977403'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/7647748763239977403'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eskisehir.blogspot.com/2007/06/azck-uzaklardaydm-kimse-alnmasn-ite.html' title='Azcık uzaklardaydım.. Kimse alınmasın... İşte kanıt...'/><author><name>Önder Yenilmez</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15500662732066224725</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SfrCC_gM6uI/AAAAAAAAAc4/z2h9uoX59lU/S220/blog+icin.JPG'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15166694.post-6298500916848048700</id><published>2007-06-13T15:35:00.000-07:00</published><updated>2007-06-19T21:19:16.417-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='compir'/><title type='text'>eskişehir'e ve eskimeyenlere ( gönderen compir)</title><content type='html'>&lt;strong&gt;mavi duvar - haramiler&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;object height="250" width="225"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/ZvEAvCmcg20"&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/ZvEAvCmcg20" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" width="225" height="250"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15166694-6298500916848048700?l=eskisehir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eskisehir.blogspot.com/feeds/6298500916848048700/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15166694&amp;postID=6298500916848048700' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/6298500916848048700'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/6298500916848048700'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eskisehir.blogspot.com/2007/06/eskiehire-ve-eskimeyenlere-gnderen.html' title='eskişehir&apos;e ve eskimeyenlere ( gönderen compir)'/><author><name>mehmet</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15166694.post-5913723350862721566</id><published>2007-06-09T15:09:00.000-07:00</published><updated>2007-06-09T16:31:25.242-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sınav'/><title type='text'>İktisat Teorisi Final Sınavında Çıkan Sorular....!</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp1.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RmsxwNVUg_I/AAAAAAAAAKA/6GMGT_N8gac/s1600-h/azcik+Utangacimggg.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5074204109445563378" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp1.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RmsxwNVUg_I/AAAAAAAAAKA/6GMGT_N8gac/s400/azcik+Utangacimggg.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;strong&gt;Değerli Dostlar,&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;İktisat Teorisi Final Sınavında Çıkan ve &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;color:#cc0000;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;Kalem Oynatmadan Yapabileceğiniz&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;Soruları Burda İLan ediyorum.... Eğer yapamadıysanız, &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;Klasik Bir &lt;strong&gt;&lt;span style="color:#330099;"&gt;GDD&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;em&gt; &lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;(açılımının ne olduğunu bilmeyenler bilenlere sorsun:)&lt;/span&gt;&lt;/em&gt; (&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#33cc00;"&gt;isteyen Keynesyen bir GDD durumuna doğru kayabilir, Allah IS eğrinizi sola kaydırmasın:&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;) durumu ile karşı karşıyayız...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;1. Milli gelir , akım değişkendir &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;2. İhtiyacın tanımı&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;3. Talep Eğrisi Düşey Eksene Paralel Olursa esneklik sıfıra eşittir!&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;4. Eşürün eğrileri üzerindeki girdileri arasındaki ikame - Marjinal Teknik İkame Oranı (Bunu derste &lt;em&gt;673 kere söylediğimden eminim:)&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;5. Pozitif dışsal ekonomilerin varlığında ne olur? Uzun Dönem maliyet eğrileri olduğu gibi aşağıya kayar (ÇOOOOK basit bir soru:)&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;6. Kapanma Noktası Fiyat = Ortalama Değişken Maliyet&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;7. Fiyat Farklılaştırması (Şehir İçi otobüs fiyatları tam ve öğrenci, sanırım bu soruyu yapmak için iktisat dersi almak geremiyor:)&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;8. Kar Maximizasyon Koşulu 1000 Kere söyledim MR = MC &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;9. Bir girdiye olan Talep hangisi gösterir. Özellikle altını çizdirmiştirmiştim! Sermayenin marjinal ürün hasılat eğrisi &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;10. Genel denge analizinin varsayımları, Üretim ve tüketim farklı yer ve zamanda yapılyor diyor, hayır aynı yer ve zamanda yapılıyor dostlar...&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;Buraya kadar vize zaten, bu soruları rahatlıkla yaparsınız zaten...!&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;11. Talep yanlı iktisatçılara göre ekonomik istikrarsızlığın nedeni nedir? Taleptir:):):) ne olacak şıklarda Harcamalar sırıtıyor:) Çok beleş bir soru...&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;12. Hangisi yatırım değil, Hisse senedi ve tahvil alımları... Bunu birinci sınıflar bile yapar:):):)&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;13. Keynes göre tasarruf ve tüketim neye bağlıdır? Gelire neye bağlı olacak:)&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;14. C = 300 + 0,75 Y d Yd = 100 ise basit mantık formülde yerine koy 375:) Aynısını hafta sonu bir araya geldiğimizde ve ek ders yaptığımızda tahtada çözmüştüm, Yazmıştınız:)&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;15. Hızlandıran Modelinin Tanımı vermişler ne olduğunu soruyorlar, verdiğim 6 sayfalık notta var okursunuz:)&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;16. Miktar Kuramına göre para arzındaki artış neyi etkiler. M* V = P* T V ve T sabit geriye sadece fiyatlar genel düzeyi kalıyor:):):) 1000 kere de bunu söylemiştim:):):)&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;17. Miktar Kuramının Tanımı (Çok Basittt)&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;18. Likidite Tuzağı ( A şıkkında Maliye Politikası önemsiz, Para Politikası önemlidir diyor) Arkadaşlar pardon ama derste LM eğrisinin yatay olduğu bölgede ki Çenk Karakuzu çok iyi bilir:):):) para politikasının etkisiz olduğundan dolayı Keynes'in devleti maliye politikasıyla mudaheleye çağırdığını anlattık... Lütfen yaneeee:):):) &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;19. LM eğrisinin eğimini sormuşlar...(6 sayfalık not lütfen:) ve derste de söyledik&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;20. Dışlama Etkisinin Tanımı &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;21. Dışa açık bir ekonomide harcama kalemleri (GSMH) arasında hangisi yoktur. &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;GSMH = C + I + G + X, gıcıx yani:):):) sadece tasarruflar yok...&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;22. AD sabit AS sola kayıyor ne olur diyor? çok basit fiyatlar yükselir, milli gelir düşer, bunu geçen sene öğrendiklerimizle bile yapabilirsiniz&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;23. Friksiyonel İşsizliğin tanımı &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;24. Sermayenin Altın Kuralı Düzeyi , son derste söyledik&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;25. Maliye Politikasının Tanımı..&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;26. Reel konjonktür Dalgalanmaları modelinde çıktıdaki kısa dönemli dalgalanmaların nedeni nedir? Arkadaşlar son ders veridiğim notta vardı, artı Cuma grubunda yalnışlık oldu notta var olan bu cümleyi aynen yazdırdık:):):) Para arzının istikrarsızlığı...&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;Şikayetlenen arkadaşlar, güzide turizm bölgemizde gelen ve akademik kariyer heyecanıyla yanıp tutuşan &lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Meltem&lt;/span&gt;, güzide turizm bölgelerimize tur organize edip halkımızın tatilini iyi geçirmesine neden olan &lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Şerif&lt;/span&gt; ve Zonguldak ilinden Eskişehir'imize teşrif eden ve Seriş ve Meltemin heyecanına ortak olan değerli &lt;span style="color:#ff6600;"&gt;Hacer Funda Kalıncı&lt;/span&gt;, &lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;görüyorsunuz tam 26 soruluk kalemsizlike yapılabilecek sorular!!! &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;Ey Emrah Pekşahin'in yeni ev arkadaşı ve dersanemizin en centilmen öğrencisi &lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Hakan Kuzgun&lt;/span&gt; beyefendi, Eskişehirimizin kursumuzda başarılı temsilcisi, &lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Ebru, Seçil Deniz&lt;/span&gt; (dikkat ediniz lütfen ARZ = SEÇİL, TALEP = DENİZ), &lt;span style="color:#ff6600;"&gt;Gülçin Yardımcı&lt;/span&gt;, (ve tabi ki onun oğluna hediye olarak çikolatan büyük, arabadan küçük:) hediye aldırmak isteyen değerli ablası:):):)Adana'dan ilimize gelen Kemal kardeş (Kemal görüyorsun yapılmayacak soru yok) Vizeden 94 alarak muhalefet saflarını sıklaştıran ve iktisatçı olmaya karar vermiş bayan Erdekli &lt;span style="color:#cc0000;"&gt;AAA :)&lt;/span&gt; (nazar değmesin diye Ayşenin ismini tam yazmıyorum), şu anda turizm bölgesinde turistlerin canını kurtaran:) &lt;span style="color:#ff6600;"&gt;Emrah Pekşahin&lt;/span&gt;, dersanemizin en maço:) (şahitler var Çenk kıvırma:)) ve aynı zamanda en delikanlı öğrencilerinden &lt;span style="color:#ffff00;"&gt;Cenk Karakuzu,&lt;/span&gt; Bodrumun Gülleri Özer ve Mehmet:), &lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;saat 01:42 oldu yoruldum isim saymaktan:) &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;&lt;span style="color:#ff6600;"&gt;ve diğerleri Nihan Mühürcü (muhalefet 2:) (Rize), Gülen&amp; Tuğba Dilek (yalnış anlaşılmasın akraba onlar , birisi antikadır:):):) , Süleyman Büyükatılgan(sen akıllısın son anda halletmişsindir:), İzmir Tire'den kontör yükleyerek telsim hatlarını blöke eden:) Yasemin Çankaya, ek ders ek ders diye tutturan Yusuf Örs kardeş, Hazreti Kübra Gündar:), Redd grubunun dersanemizdeki fahri üyesi İsmail Alkin, avukatlık dünyasının en sakin hanımı Emine Kutlu:),&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;ve benim biricik devamında hiç ama hiç aksama yapmayan derslere her zaman çalışıp gelen, öğrencim &lt;span style="color:#33cc00;"&gt;GÖKÇİN ÇETİN&lt;/span&gt; (bu çabasını takdir ediyorum) ,&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;aslında o gün o kalemi sana hediye edecektim ama neyse:):):) geçti....&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Ali Kesici, İzzet Mert, Faruk Demir, Bahtişen Esgin, Özlem Turcan (asansördeki espride oynayan yan karakter kendisidir, bu konuları sıkı takip eden Hacer Funda Kalıncının dikkatine:), ve Birgül Hanım, Dilek Bayar, Erhan Celepci, Sinan Salmanoğlu, Burcu Pehlivan, Aslı Ölçek, Hatay Ekibi (Emel Güven Erkan&amp;amp;Erman Dikbaş, ve lensli gözleriyle Buz Devrindeki şirin sıncapımız bizim, Nihal :):):), ) kitap okumayı seven İbrahim Ortatepe ve Gürkan, Tanju, (bir dönem beni deli ettin Tanju, :):):) akşam grubuna geçince kendisine hayran kaldığım Ersan Tomakin :), Yasemin oturduğu köşedeki koltuğu hep ihlal eden İbrahim Bunar ( &lt;span style="color:#ff6600;"&gt;Eminim Emine Kutlu bu meseleyi Avrupa insan hakları mahkemesine götüreecektir:gerçi sen de avukatsın yaaa:):):)&lt;/span&gt;):):), &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;Yani adını burada anmadığım, diğer kahramanlar, &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;BENİM İKİNCİ SINIFLARIM:)&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;BU SORULAR SİZİN İÇİN ÇEREZDİR...&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;HABERİNİZ OLMUŞ OLSUN!!!&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;AAAHAAA BUNU DA BURDAN TÜM TÜRKİYE'YE &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;HATTA &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;7 MİLYARLIK &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;DÜNYA NÜFUSUNA &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;İLAN EDİYORUM:):):) &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;ps: birinci sınıflar, inanın sizin için de böyle bir çalışma harika olurdu ama, isimlerinizi buraya yazacak olursam, malumunuz sayı çokluğunda dolayı sitemde izdiham yaşanabilir:):):) Bu izdihamda bazılarınızın isimlerinin ezilmesine gönül razı olmaz doğrusu..&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;sizi düşünüyorum..&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;duygusal ve utangaç örtmeniniz:) &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;Ayrıca ismini zikredemediğim değerli öğrenci arkadaşlarım! artık  kusura bakmayacaksınız! zira saat çok geç oldu...&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15166694-5913723350862721566?l=eskisehir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eskisehir.blogspot.com/feeds/5913723350862721566/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15166694&amp;postID=5913723350862721566' title='3 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/5913723350862721566'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/5913723350862721566'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eskisehir.blogspot.com/2007/06/iktisat-teorisi-final-snavnda-kan.html' title='İktisat Teorisi Final Sınavında Çıkan Sorular....!'/><author><name>Önder Yenilmez</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15500662732066224725</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SfrCC_gM6uI/AAAAAAAAAc4/z2h9uoX59lU/S220/blog+icin.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp1.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RmsxwNVUg_I/AAAAAAAAAKA/6GMGT_N8gac/s72-c/azcik+Utangacimggg.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15166694.post-461325403040412322</id><published>2007-06-09T06:11:00.000-07:00</published><updated>2007-06-09T06:22:07.993-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Eskişehir Günlük'/><title type='text'>Sinsi Tramvaylar...</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp1.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RmqpDdVUg-I/AAAAAAAAAJ4/89Gp82KN-eI/s1600-h/tarnannar.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5074053807065039842" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp1.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RmqpDdVUg-I/AAAAAAAAAJ4/89Gp82KN-eI/s400/tarnannar.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;             Bu şehrin tramvayları çok sinsi. Karşıdan karşıya geçerken siz şehrin gürültüsünde &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;kaybolduğunuzu farketmediğiniz bir anda, bir de bakıyorsunuz yanınızda bitivermiş birisi. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Özellikle yaz aylarının gelmesiyle beraber insanların çok hareketli olması, vatmanlara bugünlerde zor anlar yaşatıyor. Bir de bakıyorsunuz birisi, tramvayın önüne ya atlamak üzere,&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;ya da son anda duyduğu acı korna sesinin irkiltici etkisinde fenalarda. Bazen yolcu olarak siz geriliyorsunuz, zira birisine çarpan araçta bulunmak hoş bir duygu olmasa gerek. Geçen gün böyle bir olay oldu, ve inanın kendimi çok kötü hissettim. Ne diyelim, Allah tramvaylara akıl fikir versin:):):)&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15166694-461325403040412322?l=eskisehir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eskisehir.blogspot.com/feeds/461325403040412322/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15166694&amp;postID=461325403040412322' title='2 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/461325403040412322'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/461325403040412322'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eskisehir.blogspot.com/2007/06/sinsi-tramvaylar.html' title='Sinsi Tramvaylar...'/><author><name>Önder Yenilmez</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15500662732066224725</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SfrCC_gM6uI/AAAAAAAAAc4/z2h9uoX59lU/S220/blog+icin.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp1.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RmqpDdVUg-I/AAAAAAAAAJ4/89Gp82KN-eI/s72-c/tarnannar.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15166694.post-7658355957234073096</id><published>2007-06-07T10:50:00.000-07:00</published><updated>2007-06-08T16:31:25.121-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Eskişehir Günlük'/><title type='text'>Büyük Yolculuklardan Önce Duygulanirim...</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RmhG8dVUg8I/AAAAAAAAAJo/tVt_t4GnxYE/s1600-h/bosna+osmanli+tekkesi.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5073382984713012162" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RmhG8dVUg8I/AAAAAAAAAJo/tVt_t4GnxYE/s200/bosna+osmanli+tekkesi.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;    &lt;/em&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;em&gt;Yanılmışım....!&lt;/em&gt; &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;em&gt;Hem de çok kere...!&lt;/em&gt; &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15166694-7658355957234073096?l=eskisehir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/7658355957234073096'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/7658355957234073096'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eskisehir.blogspot.com/2007/06/byk-yolculuklardan-nce-duygulanirim.html' title='Büyük Yolculuklardan Önce Duygulanirim...'/><author><name>Önder Yenilmez</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15500662732066224725</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SfrCC_gM6uI/AAAAAAAAAc4/z2h9uoX59lU/S220/blog+icin.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp3.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RmhG8dVUg8I/AAAAAAAAAJo/tVt_t4GnxYE/s72-c/bosna+osmanli+tekkesi.bmp' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15166694.post-1367519838403578879</id><published>2007-06-07T07:05:00.000-07:00</published><updated>2007-06-07T07:12:24.343-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fikir'/><title type='text'>Bir Alim... Bir Nasihat...</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RmgR-tVUg7I/AAAAAAAAAJg/96Tp0qTO3zM/s1600-h/nostalji+3.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5073324749251445682" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RmgR-tVUg7I/AAAAAAAAAJg/96Tp0qTO3zM/s400/nostalji+3.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Kimse kızmasın, nefsime yazdım....&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Kendimizi ifade etme meselesi, her şeyin merkezine kendimizi oturtma meselesi büyük bir yanılmadır. Bu bazen ifadeyle olur. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Bazen tavırla olur. Yaptığımız bir iki şeyden örnek vermek için fırsat kollarız. Bunlar insan tabiatında olan şeylerdir. Bunları yenme, Allah'la uzun irtibata bağlıdır. Kendimizi nazara verme, insanın hamlığındandır. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;"Hakk ifade edilsin; ama ben de ifade edileyim.." Bunlar şeytanî mülâhazalardır. Bozuk tabiatımızın hırıltılarıdır. "Temelde her şeyi Allah yapıyor" demeli. Cenab-ı Hakk, vaade vefada bizi hulfe itmesin. (Vefasızlardan eylemesin.) &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Kendini nazara verme, kendini ifade etme, yaşlılık hastalığıdır. Bundan, iradenin hakkını vererek kurtulabilirsiniz. "Ben"in tepesine iradî olarak balyozla vurmak lazım. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15166694-1367519838403578879?l=eskisehir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eskisehir.blogspot.com/feeds/1367519838403578879/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15166694&amp;postID=1367519838403578879' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/1367519838403578879'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/1367519838403578879'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eskisehir.blogspot.com/2007/06/bir-alim-bir-nasihat.html' title='Bir Alim... Bir Nasihat...'/><author><name>Önder Yenilmez</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15500662732066224725</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SfrCC_gM6uI/AAAAAAAAAc4/z2h9uoX59lU/S220/blog+icin.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp0.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RmgR-tVUg7I/AAAAAAAAAJg/96Tp0qTO3zM/s72-c/nostalji+3.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15166694.post-6249257783717625422</id><published>2007-06-04T15:23:00.000-07:00</published><updated>2007-06-04T15:27:36.064-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fikir'/><title type='text'>Bu fikri seviyorum...</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RmSRji-OZTI/AAAAAAAAAJY/LOAKw13sC-U/s1600-h/blog+iÃ§in+meltem+aÅkÄ±.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5072339120195265842" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RmSRji-OZTI/AAAAAAAAAJY/LOAKw13sC-U/s400/blog+i%C3%A7in+meltem+a%C5%9Fk%C4%B1.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;Tolstoy, bir öyküsünde &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;şu görüşü dillendirir: &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;Eğer birisinden nefret edersen, &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;senin kalbine nefret bulaşır. &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15166694-6249257783717625422?l=eskisehir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eskisehir.blogspot.com/feeds/6249257783717625422/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15166694&amp;postID=6249257783717625422' title='2 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/6249257783717625422'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/6249257783717625422'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eskisehir.blogspot.com/2007/06/bu-fikri-seviyorum.html' title='Bu fikri seviyorum...'/><author><name>Önder Yenilmez</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15500662732066224725</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SfrCC_gM6uI/AAAAAAAAAc4/z2h9uoX59lU/S220/blog+icin.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp2.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RmSRji-OZTI/AAAAAAAAAJY/LOAKw13sC-U/s72-c/blog+i%C3%A7in+meltem+a%C5%9Fk%C4%B1.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15166694.post-4868693490205153138</id><published>2007-06-03T15:58:00.000-07:00</published><updated>2007-06-03T16:54:01.076-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fikir'/><title type='text'>Ferhat Göçer ve Havsa Mula Dueti (Yastayım)</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;  &lt;strong&gt;&lt;span style="color:#000099;"&gt;Uluslararası Türkçe Olimpiyadının çoskusu bu sene daha fazla. Sağolsun, Mehmet , &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;a href="http://www.compir.net"&gt;www.compir.net&lt;/a&gt;  &lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;strong&gt;kendi blog sitesinde  Ferhat Göçer'le Yarışmanın Birincisi Makedonyalı Havsa Mula duetini YouTube'dan link vererek koymuş, duygularima tercüman olmuş. &lt;em&gt;Ferhat Göçer'in şaşkınlığına siz de şaşkın kalacaksınız&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;em&gt;. Duygulanmamak elde değil.... &lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object width="225" height="250"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/-oHndB4n48Y"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/-oHndB4n48Y" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" width="225" height="250"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15166694-4868693490205153138?l=eskisehir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eskisehir.blogspot.com/feeds/4868693490205153138/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15166694&amp;postID=4868693490205153138' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/4868693490205153138'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/4868693490205153138'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eskisehir.blogspot.com/2007/06/ferhat-ger-ve-havsa-mula-dueti-yastaym.html' title='Ferhat Göçer ve Havsa Mula Dueti (Yastayım)'/><author><name>Önder Yenilmez</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15500662732066224725</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SfrCC_gM6uI/AAAAAAAAAc4/z2h9uoX59lU/S220/blog+icin.JPG'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15166694.post-180909393247701327</id><published>2007-05-31T17:09:00.000-07:00</published><updated>2007-05-31T17:47:38.040-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Eskişehir Günlük'/><title type='text'>Açıköğretim Fakültesi İktisada Giriş Çıkmış Sorular...</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/Rl9ouS-OZRI/AAAAAAAAAJI/OFKRc5lTZwk/s1600-h/kalemler+1k.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5070886850018567442" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/Rl9ouS-OZRI/AAAAAAAAAJI/OFKRc5lTZwk/s400/kalemler+1k.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;       &lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Değerli Öğrencilerim, sınavlarda hepinize başarılar diliyorum. (İktisatçi:)&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#ff6600;"&gt;&lt;strong&gt;İKTİSADA GİRİŞ FİNAL SINAVI ÇIKMIŞ SORULAR&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#ff6600;"&gt;&lt;strong&gt;Önemli Not: Vize kısmından en az 15 - 18 sayısında soru gelme ihtimali vardır, Bu bakımdan &lt;em&gt;vize kısmını bol bol tekrar etmeyi unutmayınız&lt;/em&gt;!&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;1. toplam üretimin işgücü ve sermaye stokuna oranına ne ad verilir? (Toplam Faktör Verimliliği)&lt;br /&gt;Kaydi Paranın tanımı&lt;br /&gt;2. İtibari Para&lt;br /&gt;3. Fırsat maliyet  (Alternatif maliyet)&lt;br /&gt;4. Üretici dengesinin sağlandığı nokta (MR = MC)&lt;br /&gt;5. Arz Kanunu: Fiyat ve miktar arasındaki doğru yönlü ilişki&lt;br /&gt;6. Dışsallığın tanımı&lt;br /&gt;7. MPS = 0,40, MPI = 0,10, Vergi çarpanı kaçtır?&lt;br /&gt;8. Vergi çarpanı = 1, Harcama Çarpanı = 2, ∆T = 250 , ∆G = 250 sonuçta milli gelirin son   durumu nasıl olur?&lt;br /&gt;9. Negatif Dışsallık&lt;br /&gt;10. Ekonomik büyüme oranı&lt;br /&gt;11. GSMH’nın tanımı (özellikle yurtiçinde üretilen diyorsa özellikle GSYİH).&lt;br /&gt;12. Tam Esnek Talep&lt;br /&gt;13. Tam İnelastik talep&lt;br /&gt;14. Tekelcide kar maksimizasyonu&lt;br /&gt;15. Normal mal&lt;br /&gt;16. Bir kuaförün diğerlerine göre ucuz saç kesmesi nedir? (Alıcılar arasında fiyat farklılaştırması olabilir)&lt;br /&gt;17. Emek bir birim arttığında toplam gelirde meydana gelen değişme ( Marjinal Ürün geliri). Emek bir birim arttığında toplam üretimde meydana gelen değişme nedir soruyorsa o zaman Marjinal Fiziki Ürün olacak cevap).&lt;br /&gt;18. Bir firmanın üretime devam edebilmesi için aşağıdakilerden hangisi olması lazım. Fiyatın (P) veya ortalama geliri (AR), Ortalama Değişken Maliyetten daha yüksek olması lazım.&lt;br /&gt;19. Denge sağlanmışken, fiyat sabit kalıyor ama buna rağmen miktar artıyorsa, arz ve talep nasıl yer değiştirmiştir?&lt;br /&gt;20. Toplam Arz eğrisi nasıl sağa kayar?&lt;br /&gt;A)    Doğal felaketler&lt;br /&gt;B)     İdeal hava&lt;br /&gt;C)    Maliyet Artışı&lt;br /&gt;D)    Yatırım Açığı&lt;br /&gt;E)     Ücret fiyat yükselmesi&lt;br /&gt;21. MPS = 0,30 iken, MPC = ? bunu sözel olarak soruyorlar yani aynen şöyle : marjinal tasarruf eğilimi 0,30 iken, marjinal tüketim eğilimi kaçtır?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;İKTİ&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;SADA GİRİŞ ARA SINAV SORULARI&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. Mikro İktisadın tanımı&lt;br /&gt;2. Fon talebi ve arzı faiz oranı hakkında; fon arzı artarsa, denge faiz oranı düşer, çünkü arz eğrisi sağa kayar&lt;br /&gt;3. Yay esnekliğinin tanımını vermiş cevabını istiyor. (iki nokta arasında)&lt;br /&gt;4. Tam rekabetin özellikleri verip ne olduğunu soruyor&lt;br /&gt;5. Devletin fiyatlara müdahalesi ile ilgili soru.&lt;br /&gt;6. İhtiyacın özellikleri (cevap : ihtiyaçlar sınırlıdır, aslında sınırlı olan neydi???)&lt;br /&gt;7. Toplam rantın tanımını vermiş ve ne olduğunu sormuş&lt;br /&gt;8. Üretim imkanları eğrisi özel olarak tanımını vermiş ve soruyor?&lt;br /&gt;9. Toplam faydadan marjinal faydayı bulma sorusu&lt;br /&gt;10. Tam rekabette fiyat neye eşittir? Marjinal gelire ve diğer piyasalardan farklı olarak ortalama gelire…&lt;br /&gt;11. Hangisi ürün farklılaştırması değildir sorusu …&lt;br /&gt;A) Promosyon B) Ambalaj  C) Tadı değiştirme D) Reklam E) Malı daha kaliteli yapma F) hepsinin aynı standartta olması&lt;br /&gt;12. İktisat politikasının tanımını soruyorlar&lt;br /&gt;13. Bir firmanın piyasada tek satıcı olabilmesi için hangi şartlar olması lazım A) yakın ikamesi olmayan mal satmak B) Homojen mal satmak&lt;br /&gt;14. Bedavacılık sorununun tanımını yazmışlar, ne olduğunu soruyorlar….&lt;br /&gt;15. Fiyat 10’dan 20’ye çıkmış Miktar ise 200’den 150 ‘ye düşmüş Ed =?  (eğer bir şey demiyorsa burada nokta fiyat esnekliği hesaplanacak, ama özellikle yay esnekliğini istiyorlarsa o zaman yay esnekliğini hesaplamak lazım..)&lt;br /&gt;16. Optimal girdi kullanımı ile ilgili soru ( 6. ve 9. üniteden cevapları var, notlara bakın ipucu : MRP = Pf   &lt;br /&gt;17. Aşının dışsal fayda sağlamasını sormuşlar&lt;br /&gt;18. Piyasada talep 300 iken, arz 120 birimdir. İşte bu durumda ne olur? (KITLIK)&lt;br /&gt;19. Tereyağı ile margarini ikame mal olarak düşünelim. Buna göre, tereyağı fiyatını arttırarak, margarine olan talep ne olur.(talep artar)&lt;br /&gt;20.    İşçi  100 --- 200&lt;br /&gt;         TR   100.000 ------- 150.000 MRP =?&lt;br /&gt;21.Betimleyici İktisadın tanımını sormuşlar.&lt;br /&gt;22. kaynak kullanımı etkin olmayan noktayı sormuşlar ÜİE’de.&lt;br /&gt;23. Normatif İktisat&lt;br /&gt;24. Tekel piyasasında toplam gelir eğrisi neden çan eğrisi biçimindedir.&lt;br /&gt;25. Spesifik vergi&lt;br /&gt;26. Serbest mal ve dışsal fayda&lt;br /&gt;27. Üretim imkanları eğrileri verilmiş çeşitli şıklarda bunlardan hangisi ekonomik büyümeyi kastediyor diye soruyor.&lt;br /&gt;28. Tekelde talep eğrisi hangi durumda üretimi ve satışları fiyatı azaltarak satış hasılatını arttırabilir. Nerede zarar eder.&lt;br /&gt;29. Tekel piyasasında toplam gelir eğrisi neden çan eğrisi biçimindedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15166694-180909393247701327?l=eskisehir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eskisehir.blogspot.com/feeds/180909393247701327/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15166694&amp;postID=180909393247701327' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/180909393247701327'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/180909393247701327'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eskisehir.blogspot.com/2007/05/akretim-fakltesi-iktisada-giri-km.html' title='Açıköğretim Fakültesi İktisada Giriş Çıkmış Sorular...'/><author><name>Önder Yenilmez</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15500662732066224725</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SfrCC_gM6uI/AAAAAAAAAc4/z2h9uoX59lU/S220/blog+icin.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp0.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/Rl9ouS-OZRI/AAAAAAAAAJI/OFKRc5lTZwk/s72-c/kalemler+1k.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15166694.post-1593147598653804269</id><published>2007-05-30T13:35:00.000-07:00</published><updated>2007-05-30T14:04:48.265-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Eskişehir Günlük'/><title type='text'>Şehrimin Yağmurları...</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;          Bugün tam evden çıkarken saat 19:00'deki dersime yetişmek üzereyken, birden yağmur başladı sanki... Yağmur altında ilerleyemedim, yağmur doluya dönünce, başıma taş yağıyor hissine kapıldım. Kendimi zar zor otobüs duraklarından birisine attım. Bir avuç insan durağa sığınmışlar. Beni de hemen yanlarına aldılar, sonra durakta beklerken, bekleyenlere kısa mesaj gönderdim, "Olumsuz hava şartlarından dolayı sanırım, geç kalıyorum:)" Yalnız gelen cevap dikkate değerdi: "Eriyecekmisin yağmurdan, biz nasıl geldik-:)". Takdir edersiniz, bu mesajdan aldığım cesaretle sığınaktan çıktım ve yürümeye başladım. Strateji: Tramvay durağına ulaş, tramvaya bin. Her tarafta dizime kadar su akıyor. Yollarda ilerlemeye çalışan üç beş insan şaşkın. Nereden geçeceğiz diye... Neyse dolu hem hacmini büyüttü, hem şiddetini artırdı, ne oldu? Hala başım ağrıyor. Yolun sol tarafında sular o kadar fazlaca birikmiş ki, sağ tarafa geçemiyorum:) Ayakkabımın içine su doldu, çoraplarım sırıl sıklam, ve ben tramvay durağına güç bela ulaştım. Ama tramvay durağının tam önünde tramvayın duracağı raylar dopdolu çamurlu suylar. Bekledim, diğer yönden gelen tramvay hareket etmiyordu, görünen o ki, benim tramvayımdan da ses seda yoktu.. Güven görevlisi de beklemyin deyince kara kara düşünmeye başladım. Etrafta taksi bile bulmak mümkün değil... Taksi bulsa, her tarafın sularla çevrili, taksiye ulaşmak mümkün değil... &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;       Trafik tıkandı, arabalar çoğalmaya, korna sesleri yükselmeye başladı, arabasıyla hız yapanlar sular kenarlara sıçratmakta beis görmüyorlardı. "Trafik felç olmuştu" şeklinde sürekli duyduğum durum tanımlamasını fiilen yaşıyordum. Tramvay durağının arkasına geçtim, arabası olan birisinden rica ettim ve yolun karşı tarafına arabayla geçtim. Sonra, gideceğim yere yayan gitmeye karar verdim. Ayakkabılarıma dolan su, çoraplarımı kayganlaştırıyor, foşur foşur sesler çıkıyordu yürürken. Pantolonum yağmurun suyuna sarılmış, yerçekimiyle işbirliği yapıp,  prim vererek beni aşağıya çekiyordu. Yürüdüm gittim öylece, sonra mesajı çeken arkadaşım, "İçime dert oldu, kırıldın mı?" diye yeni bir mesaj yollamış... Ben de "kefeninle beraber geliyorum:)" diyerek mesaj çektim. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;     Sonra???  Meslek hayatımın en ilginç 2 saatini daha geride bıraktım. O eziyetleri hoş birer anıya dönüştürerek... Şimdilik Eskişehir'den bu kadar, stay tunning...(Yani bizden ayrılmayın:) &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15166694-1593147598653804269?l=eskisehir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eskisehir.blogspot.com/feeds/1593147598653804269/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15166694&amp;postID=1593147598653804269' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/1593147598653804269'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/1593147598653804269'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eskisehir.blogspot.com/2007/05/ehrimin-yamurlar.html' title='Şehrimin Yağmurları...'/><author><name>Önder Yenilmez</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15500662732066224725</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SfrCC_gM6uI/AAAAAAAAAc4/z2h9uoX59lU/S220/blog+icin.JPG'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15166694.post-5978176844156306187</id><published>2007-05-30T08:02:00.000-07:00</published><updated>2007-05-30T08:13:00.670-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fikir'/><title type='text'>Böyle işte...</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/Rl2UIy-OZQI/AAAAAAAAAJA/Pujl4M3xT5c/s1600-h/blog+fiskiye.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5070371634331673858" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/Rl2UIy-OZQI/AAAAAAAAAJA/Pujl4M3xT5c/s400/blog+fiskiye.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#3366ff;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;"Put your hand on a hot stove for a minute, &lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="color:#3366ff;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;and it seems like an hour. &lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="color:#3366ff;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;Sit with a pretty girl for an hour, &lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="color:#3366ff;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;and it seems like a minute. &lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;span style="color:#3366ff;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;That's relativity."&lt;br /&gt;-- Albert Einstein, physicist&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15166694-5978176844156306187?l=eskisehir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eskisehir.blogspot.com/feeds/5978176844156306187/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15166694&amp;postID=5978176844156306187' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/5978176844156306187'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/5978176844156306187'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eskisehir.blogspot.com/2007/05/byle-ite.html' title='Böyle işte...'/><author><name>Önder Yenilmez</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15500662732066224725</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SfrCC_gM6uI/AAAAAAAAAc4/z2h9uoX59lU/S220/blog+icin.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp0.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/Rl2UIy-OZQI/AAAAAAAAAJA/Pujl4M3xT5c/s72-c/blog+fiskiye.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15166694.post-2135734760097989581</id><published>2007-05-27T14:47:00.000-07:00</published><updated>2007-05-27T15:15:22.285-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Türkiye'/><title type='text'>Bu Ülkede Güzel İşler de Oluyor!</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RloCSS-OZPI/AAAAAAAAAI4/bGrtKiK9irc/s1600-h/sertap.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5069366843912643826" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RloCSS-OZPI/AAAAAAAAAI4/bGrtKiK9irc/s200/sertap.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5069366624869311714" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RloCFi-OZOI/AAAAAAAAAIw/kFau0womH9I/s200/juri123.jpg" border="0" /&gt; &lt;div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Gecen seneki programi sitemizde yazmıştık… Gerçekten harika, muhteşem ve kıvanç verici bir organizasyon. Gecen sene dünyanın 85 ülkesi, bu sene ise 100 ülkesi katılıyor. Yandan 2006 linkine tıklayıp ayrıntılari öğrenebilirsiniz. Kesinlikle fırsatım olsa, ben de gidip katılmayı düşünüyorum. Bugün dünyanın 100 ülkesinde Türkçe’nin konuşulur olması, dünyanın 100 ülkesinde İstiklal Marşımızın söylenir olması kadar insanı sevindiren bir şey olamaz!!! Geçen sene juri üyeleri arasında Ahmet Özhan, Kenan Işık, Osman Yağmurdereli gibi ünlüler vardı… &lt;a href="http://www.turkceolimpiyatlari.org"&gt;http://www.turkceolimpiyatlari.org&lt;/a&gt; Bu sene kimler var doğrusu merak ediyorum. Geçen sene olimpiyat şarkısını Sertap Erener söylemişti, bu sene harika olacak işte başlıklar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- &lt;strong&gt;Hiç Tazmanya Canavarı görmedim:) &lt;/strong&gt;Tanzanya'dan olimpiyata katılan öğrenciler sürekli kendilerine Tazmanya canavarının sorulmasından ve ülkelerinin bu canavarla anılmasından şikâyetçi. Tanzanya ile Tazmanya canavarının bir ilgisinin olmadığını, sadece isimlerinin çağrıştırdığını…..&lt;br /&gt;- Asia Msangi ise üçüncü kez geldiği Türkiye'de bu kez olimpiyatlara katılacak. Asia, Afrika'nın yalnızlığa terk edilmesine tepki için &lt;strong&gt;'Gökyüzünde Yalnız Gezen Yıldızlar'&lt;/strong&gt; şarkısını söyleyecek&lt;br /&gt;- Yine Tanzanya'dan Rashida Rashid ise öğretmenlerinin bayramlarda evlerine gidemediklerinden etkilenerek olimpiyatta &lt;strong&gt;'Bu Bayram da Gelemedim'&lt;/strong&gt; isimli şiiri okuyacak.&lt;br /&gt;- &lt;strong&gt;&lt;em&gt;Kadir İnanır ve Fatih Terim taklidi yapan&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt; Bangladeşli Nakib Anam Kairul, &lt;strong&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;Trakya şivesiyle&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; fıkra anlatıyor. Koyu Fenerbahçeli Nakib, Fenerbahçeli Tuncay'la tanışmayı çok istiyor. &lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15166694-2135734760097989581?l=eskisehir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eskisehir.blogspot.com/feeds/2135734760097989581/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15166694&amp;postID=2135734760097989581' title='2 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/2135734760097989581'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/2135734760097989581'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eskisehir.blogspot.com/2007/05/bu-lkede-gzel-iler-de-oluyor.html' title='Bu Ülkede Güzel İşler de Oluyor!'/><author><name>Önder Yenilmez</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15500662732066224725</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SfrCC_gM6uI/AAAAAAAAAc4/z2h9uoX59lU/S220/blog+icin.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp3.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RloCSS-OZPI/AAAAAAAAAI4/bGrtKiK9irc/s72-c/sertap.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15166694.post-251129965734210287</id><published>2007-05-12T17:22:00.000-07:00</published><updated>2007-05-12T17:49:43.145-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kitap'/><title type='text'>Entero In Un Cuore</title><content type='html'>&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5063835780043608434" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" height="124" alt="" src="http://bp1.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RkZb0AZpkXI/AAAAAAAAAIo/QlyIfvT5rjI/s200/%C3%A7icek4.jpg" width="170" border="0" /&gt;&lt;a href="http://bp1.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RkZbLAZpkVI/AAAAAAAAAIY/INZS7V3Bo3c/s1600-h/Ã§icek2.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5063834736366555458" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 164px; CURSOR: hand; HEIGHT: 116px; TEXT-ALIGN: center" height="175" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RkZa3QZpkUI/AAAAAAAAAIQ/H7h8rV4wd_o/s200/%C3%A7icek1.jpg" width="128" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;       Bir hançere en yakışan iddia. Başlık İtalyanca ve “Bir kalbe gireceğim” anlamına geliyor. Geçenlerde okuduğum bir kitapta geçiyordu. Gerçekten zekâyı bu kadar fikir çalkantısına ve çevikliğine sürükleyen bu eseri zevkle okudum. Elime aldığımda bırakamadım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Romanın beni cezbeden taraflarından birisi, bu roman içerisinde başka bir romanda geçen olayların da anlatılması. Bu sayede bir taraftan okuduğunuz romandaki olayların nereye varacağını merak ederken, diğer taraftan da ikinci romandaki hadiselerin seyri sizi kitaba bağlıyor. Sıradan olayların etrafında cereyan eden, psikolojik değinmeler, düz yazının içini o kadar dolduruyor ki, bu doluluk her adım başı size bir fikir kazandırıyor. İşte düşünmek için birkaç cümle;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Düşün ki, her an ben değişiyorum, her an sen değişiyorsun, buna rağmen birbirimizi nasıl tanıyoruz? Bu kaçan benliklerimizi birbirimizde aramak tecessüsü olmasaydı bir saniye konuşabilirmiydik? Doğru görüş, Konuşmak benlikler arasında bir saklambaç oyunudur.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Romanda bir yazarın hayatına değiniliyor, kendisine çok hayran olan bazı bayan okurlarıyla herkesten saklı bir şekilde görüşerek, yazara olan hayranlıklarını irdeliyor. Bu bayanlardan bir tanesinden bahsediliyor. Yazarın peşini hiç bırakmayan birisinden. Onunla evlenmek isteyen birisinden. Aralarında bir diyalog geçiyor;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ø “Senin karın olmak stajı yapıyorum” dedi.&lt;br /&gt;Ø Muvaffak oluyorsun.&lt;br /&gt;Ø Bu akşam çok yorgunsun! dedi&lt;br /&gt;Ø İşte adeta bir zevce gibi söyledin. Kocasının akşamları arasında mukayese yapmağa muktedir bir zevce.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevmekle ilgili bir fikir vermesi bakımından şu cümleleri naklediyorum; Alakalarımızın yüz bin şekline isim bulamıyoruz ve “sevmek” deyip çıkıyoruz. Onun için ne kadar sui-istimale uğruyor bu kelime.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Toplum hayatına değiniyor. Bir sosyolog gibi önemli bir tespitte bulunuyor; Bir insanın her fenalığa muktedir olabileceği yerde cemiyet iflas etmiştir. Böyle bir sarsıntı devrini geçiriyoruz. Yukarıda kendisiyle dialoğunu anlattığımız bayanla ilgili konuşmalarında o bayanın bohem hayatına çeki düzen verme yönlü tavsiyelerle birçok şey anlatıyor. Aile hayatının önemine değiniyor, yazar, ana olmanın kadınlar açısından ne kadar önemli olduğunu şu cümlelerle anlatıyor;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;“Kadının ebediyeti zekâsında değil, rahmindedir. Yeni kadın, yaratıcılığın merkezini şaşırmıştır. Analığa karşı hürmetsizliğimizin cezası hem tabiattan, hem de cemiyetten geldiği için iki misli dehşetli olacaktır. Onun için, ben sana derim ki, saadetin ve idealin ve her şeyin karnındadır. Daima olduğu gibi kâinatı senin karnın idare edecektir!&lt;br /&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff6600;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;Doğurma sancısı çekmeyen kadın hayat şiddetinin evcine (en yüksek derece) varmış değildir. Ya erkek? Onların içinde de yaratmak için ruh sancısı çekenler müstesna; baba olamayanlar ana olamayanlardan farksızdırlar.”&lt;br /&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Bu eser, bende önemli bir beyin fırtınasına neden oldu. Zaten yazarın amacı da okuru, bu tarafa doğru yöneltmek, kitabın sonunda, “Bir şey anlamak veya anlatmak için değil; sadece beynimin herhangi bir şey çiğnemek için gıcırdayan dişlerinin arasına bir fikir sakızı atmak için” cümlesiyle bu amacını bariz bir şekilde ortaya koyuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biliyorum, bu kitabın ismini ve yazarını merak ediyorsunuz. Bunu da ben size soruyorum. Bulamayan okurlarımız...:):):) &lt;strong&gt;&lt;em&gt;Eminim bu eseri okuduktan sonra siz aynı siz olmayacaksınız. &lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15166694-251129965734210287?l=eskisehir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eskisehir.blogspot.com/feeds/251129965734210287/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15166694&amp;postID=251129965734210287' title='2 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/251129965734210287'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/251129965734210287'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eskisehir.blogspot.com/2007/05/entero-in-un-cuore.html' title='Entero In Un Cuore'/><author><name>Önder Yenilmez</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15500662732066224725</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SfrCC_gM6uI/AAAAAAAAAc4/z2h9uoX59lU/S220/blog+icin.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp1.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RkZb0AZpkXI/AAAAAAAAAIo/QlyIfvT5rjI/s72-c/%C3%A7icek4.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15166694.post-4136058684389941986</id><published>2007-05-12T16:58:00.000-07:00</published><updated>2007-05-12T17:11:14.650-07:00</updated><title type='text'>Anneler Gününüz Kutlu olsun</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RkZXCQZpkSI/AAAAAAAAAIA/-0j3gzDnc-Y/s1600-h/anneler+gÃ¼nÃ¼nde+Ã¶pÃ¼len+Ã§ocuk.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5063830527298605346" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RkZXCQZpkSI/AAAAAAAAAIA/-0j3gzDnc-Y/s400/anneler+g%C3%BCn%C3%BCnde+%C3%B6p%C3%BClen+%C3%A7ocuk.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;ANNE Mİ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben hiç tanımadım annemi,&lt;br /&gt;Kollarında hiç uyumadım sarılarak,&lt;br /&gt;Saçları ne renk, kokusu nasıl bilmem.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Siyah beyaz bir resim ve kırık bir çerçeve,&lt;br /&gt;Tozlu raflarda saklıydı annem.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocukluğumun kaderi yazılırken mezar taşına,&lt;br /&gt;Geceleri hiç susmadım anne.&lt;br /&gt;Ağladıkça bulutları ıslattım.&lt;br /&gt;Bir anne göğsü zifiri gecede meçhul&lt;br /&gt;Acıktım. Sen yoktun.&lt;br /&gt;Ben hiç doymadım anne.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir vakit sürünmeye başlamışım,&lt;br /&gt;Faili meçhul adreslere.&lt;br /&gt;Okşamışlar başımı acıyarak,&lt;br /&gt;Oysa görmemişler gözlerimdeki hedefi.&lt;br /&gt;Ben hep sana gelmişim,&lt;br /&gt;Traverten sokaklarda.&lt;br /&gt;Koşmak istemişim sana,&lt;br /&gt;Ok gibi, yıldırım gibi&lt;br /&gt;Tufan gibi, sel gibi&lt;br /&gt;Biri diğerinden kısa olan ayağımla.&lt;br /&gt;Ben hiç koşmadım anne.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her gece canlanıp raftaki resim&lt;br /&gt;Giriveriyor düşlerime,&lt;br /&gt;Başakta rüzgâr gibi okşuyor başımı&lt;br /&gt;Yavrum diyor.&lt;br /&gt;Anne diyorum.&lt;br /&gt;Belki biraz şımarmak istiyorum.&lt;br /&gt;Gerçek yalana hamal iken&lt;br /&gt;Gaipte az daha görebilmek seni&lt;br /&gt;Ben gibi kimse bilmez bu hazzı&lt;br /&gt;Çünkü ardında menfur bir sıçrayış,&lt;br /&gt;Ve sabaha dek yatağım da menfi acılar.&lt;br /&gt;Ertesi geceye gebe bir umutla bekledim anne,&lt;br /&gt;Bir lahza görebilmek için seni&lt;br /&gt;Az daha nazlana bilmek için,&lt;br /&gt;Ama sinem gibi parçalar güneş geceyi&lt;br /&gt;Ah! O varlığına oruç gündüzler de,&lt;br /&gt;Ben hiç şımarmadım anne…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elimde kimseye vermediğim pamuk şekerim,&lt;br /&gt;Çocuk yüreğinde saklı düşlerim,&lt;br /&gt;Ve demir kapının süngüsüne,&lt;br /&gt;Anne. Bu ev bizim diye yazmışım.&lt;br /&gt;Karşı pencereye geçip seni beklemişim,&lt;br /&gt;Bir pencerede bir ömür bitirmişim.&lt;br /&gt;Sen hiç gelmedin,&lt;br /&gt;Ben hiç gitmedim anne&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne vakit bir çocuk görsem&lt;br /&gt;Ellerinde annesi,&lt;br /&gt;Ne zaman bir ben düşünsem&lt;br /&gt;Yıldızlara uzanan hasret hecesi.&lt;br /&gt;Hey çocuk!!!&lt;br /&gt;Gel sana pamuk şekerimi vereyim.&lt;br /&gt;İsmin cemal mi ziyanı yok.&lt;br /&gt;Benim ki de Ahmet&lt;br /&gt;Be çocuk azıcık merhamet…&lt;br /&gt;Daha sarıl, daha öp anneni ne olur.&lt;br /&gt;Kıskancım yaşamadığım çocukluğuma,&lt;br /&gt;Acılar ruhumda secdesiz,&lt;br /&gt;Her acıda bir vatan,&lt;br /&gt;Ama anne acısı lehçesiz,&lt;br /&gt;Öztürkçesiyle acılar,&lt;br /&gt;Sinemde annesiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Siyah beyaz bir resim ve kırık bir çerçeve,&lt;br /&gt;Tozlu raflarda saklıydı annem.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geceler benlesin,&lt;br /&gt;Gündüz dört parça mermer.&lt;br /&gt;Sen de ben gibi hasret dolmuşsun,&lt;br /&gt;Başka izahsız,&lt;br /&gt;Bu mermer nasıl çatlayacak..&lt;br /&gt;Hey acılarımın gardiyanı toprak.&lt;br /&gt;Seni de İsrafil paklar ancak.&lt;br /&gt;Dağların elverdiğinde denizlere,&lt;br /&gt;Ovalar silip yuttuğunda her şeyi,&lt;br /&gt;Tarumar her yan yüreğim gibi mahşer,&lt;br /&gt;Sen münker nekirsiz kalacaksın,&lt;br /&gt;Belki sorgusuz sualsiz yakılacaksın.&lt;br /&gt;Yan ey kara toprak,&lt;br /&gt;Çocukluğum gibi, gençliğim gibi,&lt;br /&gt;Başka annesizliği sana kim anlatacak.&lt;br /&gt;Sarp kayalardan kopan parça gibi,&lt;br /&gt;Un ufak ettin ya sen beni,&lt;br /&gt;Yüzün ak olmasın kara toprak.&lt;br /&gt;Al beni de al ne olur.&lt;br /&gt;Ölümün rengi ne ki…&lt;br /&gt;Şimdi,&lt;br /&gt;Anneme,&lt;br /&gt;Anneme götürün beni,&lt;br /&gt;Bedenimin ilk şeceresine …&lt;br /&gt;Zerdali renginde daha sararmayayım,&lt;br /&gt;Annemce sarılayım kefenime,&lt;br /&gt;Yokluğunun karanlığında ölüyorum anne!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(&lt;strong&gt;Metin Toz’un&lt;/strong&gt; burukluk terennüm eden bu şiirini yayınlıyorum ki, annelerimizin değerini daha iyi bilelim. Anne hasretinin ne olduğunu bilelim ki, ona göre kendimize ayarlayalım. İnsan kelimesi nisyandan gelir, yani unutmaktan… Hatırlamak lazım değerli dostlar. Metin Toz’un kalemine, yüreğine ve hayal gücüne sağlık diyorum…)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Nagehan Saraçoğlu&lt;/strong&gt; da annesine yazdığı özel mektupta neler olduğunu bizimle paylaştı;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Annemi ne kadar sevdiğimi, bu dünyada benim için annemin tek olduğunu söyledim. Onun eşinin olmadığını ve her anne gibi, beni her düştüğümde hiç düşünmeden elimden tutup kaldıran olduğunu ve annelerin hakkının ödenemeyeceğiniz yazdım anneme…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Gülşah Duman&lt;/strong&gt; da annesine yazdığı mektupta şöyle diyor;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sıcacık ısıtan sevginle her zaman yanımda oldun. İyi ki varsın iyi ki benim annemsin. Senin gibi annem olduğu için Allah’ıma sonsuz şükürler olsun. Seni çok seviyorum biricik anneciğim anneler gününü canı gönülden kutlarım, ellerinden öperim anneler günün kutlu olsun kızın Gülşah..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#000099;"&gt;Anneler günü sorusu(ilgililer hatırlayacaklar :):) : Ayrılma eğiliminin söz konusu olmadığını noktaya ne ad verilir?&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15166694-4136058684389941986?l=eskisehir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eskisehir.blogspot.com/feeds/4136058684389941986/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15166694&amp;postID=4136058684389941986' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/4136058684389941986'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/4136058684389941986'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eskisehir.blogspot.com/2007/05/anneler-gnnz-kutlu-olsun.html' title='Anneler Gününüz Kutlu olsun'/><author><name>Önder Yenilmez</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15500662732066224725</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SfrCC_gM6uI/AAAAAAAAAc4/z2h9uoX59lU/S220/blog+icin.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp2.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RkZXCQZpkSI/AAAAAAAAAIA/-0j3gzDnc-Y/s72-c/anneler+g%C3%BCn%C3%BCnde+%C3%B6p%C3%BClen+%C3%A7ocuk.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15166694.post-4678871212171175347</id><published>2007-05-10T07:35:00.000-07:00</published><updated>2007-05-10T08:06:55.245-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Eskişehir Günlük'/><title type='text'>Huzur Evi Ziyaretinden Güzel Kareler....</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp1.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RkMxkwZpkRI/AAAAAAAAAH4/fzypll6-Thw/s1600-h/huzur+evi+8.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5062944913632104722" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp1.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RkMxkwZpkRI/AAAAAAAAAH4/fzypll6-Thw/s400/huzur+evi+8.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RkMwbQZpkPI/AAAAAAAAAHo/kfObUbx490Q/s1600-h/huzur+evi+7.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5062943650911719666" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RkMwbQZpkPI/AAAAAAAAAHo/kfObUbx490Q/s400/huzur+evi+7.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RkMwLQZpkOI/AAAAAAAAAHg/QRbc9LHvJto/s1600-h/huzur+evi+6.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5062943376033812706" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RkMwLQZpkOI/AAAAAAAAAHg/QRbc9LHvJto/s400/huzur+evi+6.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://bp1.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RkMv6wZpkNI/AAAAAAAAAHY/GiO2GXpjgLc/s1600-h/he+10.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5062943092565971154" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp1.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RkMv6wZpkNI/AAAAAAAAAHY/GiO2GXpjgLc/s400/he+10.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RkMvqQZpkMI/AAAAAAAAAHQ/_Nar4O2bZGE/s1600-h/he+9.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5062942809098129602" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RkMvqQZpkMI/AAAAAAAAAHQ/_Nar4O2bZGE/s400/he+9.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RkMvXAZpkLI/AAAAAAAAAHI/cRxOfn-365I/s1600-h/huzur+evi+5.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5062942478385647794" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RkMvXAZpkLI/AAAAAAAAAHI/cRxOfn-365I/s400/huzur+evi+5.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://bp1.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RkMu9wZpkKI/AAAAAAAAAHA/lkeetrUF7og/s1600-h/huzur+evi+4.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5062942044593950882" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp1.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RkMu9wZpkKI/AAAAAAAAAHA/lkeetrUF7og/s400/huzur+evi+4.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://bp1.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RkMuwwZpkJI/AAAAAAAAAG4/kfHo7MQG7Gc/s1600-h/huzur+evi3.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5062941821255651474" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp1.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RkMuwwZpkJI/AAAAAAAAAG4/kfHo7MQG7Gc/s400/huzur+evi3.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RkMudQZpkII/AAAAAAAAAGw/pK7xIccTDSg/s1600-h/huzur+evi+2.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5062941486248202370" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RkMudQZpkII/AAAAAAAAAGw/pK7xIccTDSg/s400/huzur+evi+2.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RkMuNAZpkHI/AAAAAAAAAGo/j85RKoi6MzY/s1600-h/1+huzur+evi.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5062941207075328114" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RkMuNAZpkHI/AAAAAAAAAGo/j85RKoi6MzY/s400/1+huzur+evi.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; Sitemizin müdavimleri bilirler... Daha önce Kütahya Yolculuğu (Aşk İçin) ve Prostat Maceram ( Acaba Sonu ne olacak?) isimli iki yazı yaşlılarla ilgili olarak kaleme alınmıştı. Arşivlerden onları inceleme şansınız var. Yakında zamanda Eskişehir'de Huzur Evi'ni ziyaret eden bir grup gencin çektikleri bu fotoğraflar beni çok duygulandırdı ve çok etkilendim. Böyle bir organizasyonu düzenleyen ve bu konuda emek veren herkesi tebrik ediyorum. Gerçekten karelerde o kadar çok anlam var ki, ben herkesin bu manaları kendisinin çıkarmasını istiyorum. Bu bakımdan yorumlarına devam etmeyecek, takdiri size bırakacağım. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Böyle bir çalışma yapan ve burada emek veren dostlarn hepsini çok tebrik ediyor, çok teşekkür ediyorum... Yüreğinize sağlık... Ne kadar da iyisiniz! Selamlar Sevgiler!... &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;not: Fotoğraf makinesindeki tarih yalnış olduğu için 98 yılını gösteriyor, ama sanırım o teknik bir arıza, gezi çok yakın zamanda yapıldı. O kadra güzellikler dururken, kimsenin bu ayrıntıya takılmayacağını biliyorum, ama yine de söylemek istedim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15166694-4678871212171175347?l=eskisehir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eskisehir.blogspot.com/feeds/4678871212171175347/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15166694&amp;postID=4678871212171175347' title='7 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/4678871212171175347'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/4678871212171175347'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eskisehir.blogspot.com/2007/05/huzur-evi-ziyaretinden-gzel-kareler.html' title='Huzur Evi Ziyaretinden Güzel Kareler....'/><author><name>Önder Yenilmez</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15500662732066224725</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SfrCC_gM6uI/AAAAAAAAAc4/z2h9uoX59lU/S220/blog+icin.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp1.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RkMxkwZpkRI/AAAAAAAAAH4/fzypll6-Thw/s72-c/huzur+evi+8.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>7</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15166694.post-6794391084609972703</id><published>2007-05-03T08:42:00.000-07:00</published><updated>2007-05-03T10:33:44.487-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Eskişehir Günlük'/><title type='text'>Eskişehir Heykel İstilasına Uğradı!...</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RjoVJwZpkFI/AAAAAAAAAGU/alKg5h_tqIY/s1600-h/heykel+yalnÄ±z.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5060380388659662930" style="CURSOR: hand" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RjoVJwZpkFI/AAAAAAAAAGU/alKg5h_tqIY/s400/heykel+yaln%C4%B1z.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5060379306327904322" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 218px; CURSOR: hand; HEIGHT: 153px" height="233" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RjoUKwZpkEI/AAAAAAAAAGM/cGjTuXkzhOA/s320/solucan.JPG" width="320" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RjoTXQZpkDI/AAAAAAAAAGE/mzC3geTLtRs/s1600-h/metin+ve+heykel.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5060378421564641330" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 181px; CURSOR: hand; HEIGHT: 123px" height="168" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RjoTXQZpkDI/AAAAAAAAAGE/mzC3geTLtRs/s320/metin+ve+heykel.JPG" width="320" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://bp3.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RjoRigZpkAI/AAAAAAAAAFs/4TPDGQY9n7A/s1600-h/amca+ve+heykel.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5060376415814914050" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 172px; CURSOR: hand; HEIGHT: 123px" height="214" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RjoRigZpkAI/AAAAAAAAAFs/4TPDGQY9n7A/s320/amca+ve+heykel.JPG" width="351" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RjoSywZpkCI/AAAAAAAAAF8/sSYt6pBpG7Y/s1600-h/Ã§ocuklar+ve+heykel.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5060377794499416098" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 187px; CURSOR: hand; HEIGHT: 144px" height="214" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RjoSywZpkCI/AAAAAAAAAF8/sSYt6pBpG7Y/s320/%C3%A7ocuklar+ve+heykel.JPG" width="276" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:78%;color:#3333ff;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:78%;color:#3333ff;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:78%;color:#3333ff;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:78%;color:#3333ff;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:78%;color:#3333ff;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:78%;color:#3333ff;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:78%;color:#3333ff;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:78%;color:#3333ff;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:78%;color:#3333ff;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:78%;color:#3333ff;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;Poz vermek isteyen bir vatandaş....&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Bu sitenin mimari ve fikir babası değerli dostum Mehmet’tir. Blog dünyasının insanları kendisini çok yakından tanıyorlar. Ben ondaki cevheri Romanya gezisi sonrası yazdığı izlenimlerinden sonra fark ettim. Kendisi şu anda Altantiğin öte kıyısından bizlere compir isimli sitesiyle sesleniyor. Ne yani Ece öbür dünyadan seslenebiliyor da:) Compir on bin kilometre öteden mi seslenemeyecek:) Amacı şehre ilişkin şeyler yazmak olan bu sitenin amacını tam anlamıyla bir seferlik te olsa yerine getirmek için, Eskişehir hakkında yazıyorum. Aslında aklımda olan &lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;“Şehrin Kitapları” isimli bir yazı yazmaktı&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;. Yolda yürürken, tramvayda &lt;em&gt;giderken insanların elinde kitaplar görüyorum ve ders dışı bu kitapları çok merak ediyorum&lt;/em&gt;. Kitap üzerine iki hasbıhal güzel fikirlerin ortaya çıkmasını tetikler. Acaba şehrimizin insanları ne tür kitaplar okuyor, bunu yazmak isterdim. Zira ben de geçenlerde evden çantasız çıkınca elimde kitabı gören birisinin ne kadar heyecanlandığını, ne kadar çok meraklı olduğunu görünce, çok sevinmiştim. Meraklı kişi telefonunu bile bırakmış daha sonra konuşmak üzere sözleşmiştik. İşte kitap sevgisi, insan ilişkilerini ne kadar da olumlu etkiliyor görüyorsunuz!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son zamanlarda Eskişehir’de çok fazla heykel görüyorum. Mantar gibi her tarafta heykeller türüyor. Bunlardan bir kaçını dikkatlerinize sunuyorum. Kayserili bir arkadaşım, özellikle sokakların girişine konan hayvan heykellerinin ambulans ve itfaiye erişimini engellediği için eleştirmişti. Şu anda varolan heykeller dışında yapılma aşamasında olanlar da var. Mesele Reşadiye Camii, Taşbaşı Çarşısı ve Güvercinli Park’ın bulunduğu kavşakta şu anda örtülü olan ne oldukları etrafına mavi paneller konarak engellenen üç tane daha heykel yapılmaktadır. Aslında mavi panolar kaldırılınca o kavşaktaki üç heykelin ne olduğu benim için merak konusu doğrusu. Bu aralar Eskişehir’de çok heykel görüyorum. Velhasıl, Eskişehir, sanki büyük bir alana yayılan heykel müzesine dönüşüyor. Heykellerdeki yazıların ise ayrı bir hali var; “Köyümüze Dönelim Artık” , “Allah rızası için sigara izmariti atmayınız!” gibi… &lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15166694-6794391084609972703?l=eskisehir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eskisehir.blogspot.com/feeds/6794391084609972703/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15166694&amp;postID=6794391084609972703' title='8 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/6794391084609972703'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/6794391084609972703'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eskisehir.blogspot.com/2007/05/eskiehir-heykel-istilasna-urad.html' title='Eskişehir Heykel İstilasına Uğradı!...'/><author><name>Önder Yenilmez</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15500662732066224725</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SfrCC_gM6uI/AAAAAAAAAc4/z2h9uoX59lU/S220/blog+icin.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp0.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RjoVJwZpkFI/AAAAAAAAAGU/alKg5h_tqIY/s72-c/heykel+yaln%C4%B1z.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>8</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15166694.post-606605421089297266</id><published>2007-05-02T06:29:00.000-07:00</published><updated>2007-05-02T06:43:24.649-07:00</updated><title type='text'>Cumhurbaşkanı Kim Olacak???</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;       Geçenlerde gazetede psikologların fikirlerini okudum. Ülkede siyasi polemik ve istikrarsızlık olduğunda bunu halkın psikolojisini bozduğunu dile getiriyorlardı, bilim adamları. Biliyorsunuz, bugünlerde ateşli tartışmalar yaşanıyor ve siyasilerin karşılıklı atışmalarında ne yazık ki, olan halka oluyor. İster istemez beyaz camdaki kareleri görüyoruz ve bu bizim moralimi yerlerde süründürebiliyor. Bu bakımdan, düşündüm, taşındım, psikolojimizi bozmanın ne alemi var dedim kendi kendime. Siz değerli okurlarımızın fikirlerini öğrenmek açısından yazmak istedim;  Cumhurbaşkanı madem referandum’la seçilecek, halkın tüm kesimlerinin üzerinde mutabık olabileceği tek isim şu anda gördüğüm kadarıyla Polat Alemdar, nam-ı diğer Necati Şaşmaz olabilir.  Düşünsenize Polat Alemdar lakaplı kahramanın adaylığını Cumhurbaşkanlığı için koyduğunu. Bunun nerden aklıma geldiğini merak ediyorsanız hemen söyleyeyim. Zaman Gazetesi, Ermenistan işgali altında olan Azerbaycan topraklarının %20’sine tekabül eden Dağlık Karabağ’dan haber yaptı 25- 26- 27 Nisan tarihlerinde. Her sekiz kişinden birinin mülteci olduğu Azerbaycan’da prefabrik ilkokulda okuyan bir öğrencinin tişörtünde Aslan Amca – Çakır ve Polat’ın üçlüsünün resminin basılı olduğunu gösteren bir fotoğraf vardı. (Ne yazık  ki fotoğrafı bulamadım, yoksa siteye koyacaktım). KV izleyicisi Azeriler, Kurtlar Vadisi Irak ‘tan sonra Kurtlar Vadisi Karabağ isimli bir sinema filminin çekilmesini arzu ediyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                                                                                       &lt;/div&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5059957433165254578" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp1.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RjiUegZpj7I/AAAAAAAAAFE/9hioZFQDx10/s400/cok+anlamli+kareblog+icin.JPG" border="0" /&gt;              &lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;         Gelelim Polat Alemdar’ın adaylık meselesine. Ne kadar oy alabileceğini düşünebiliyor musunuz? Diziyi seversiniz veya sevmezsiniz, izlersiniz veya izlemezsiniz, bunu tartışmıyoruz. Amacımız, kısa yoldan, halkı da hırpalamadan adayımızı belirlemek ve süregitmekte olan belirsizliği bir an önce bitirmek. Zira gazetelerin yazdığına göre  belirsizliği borsada oluşturduğu kayıp 20 milyar dolar, faiz oranlarındaki bir puanlık artışın Türkiye’ye maliyeti 1,5 milyar dolar. Yalnız aklıma takılan bir şey var; diyelim ki, Polat Alemdar Cumhurbaşkanı oldu, ya onu ekibi ne olacak? Memati, Abdülhey hadi diyelim ki onlara mevki bulduk, Güllü’ye görev vermezsek alınmaz mı? Değerli okurlar, siz olsaydınız, bahsettiğim kişileri hangi mevkilere yerleştirirdiniz ve bu konuda ne düşünüyorsunuz?  Yorumlarınızı bekliyorum. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15166694-606605421089297266?l=eskisehir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eskisehir.blogspot.com/feeds/606605421089297266/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15166694&amp;postID=606605421089297266' title='9 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/606605421089297266'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/606605421089297266'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eskisehir.blogspot.com/2007/05/cumhurbakan-kim-olacak.html' title='Cumhurbaşkanı Kim Olacak???'/><author><name>Önder Yenilmez</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15500662732066224725</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SfrCC_gM6uI/AAAAAAAAAc4/z2h9uoX59lU/S220/blog+icin.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp1.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RjiUegZpj7I/AAAAAAAAAFE/9hioZFQDx10/s72-c/cok+anlamli+kareblog+icin.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>9</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15166694.post-2383178200963892483</id><published>2007-04-25T16:05:00.000-07:00</published><updated>2007-04-25T16:11:18.618-07:00</updated><title type='text'>Prostat Maceram (Acaba sonu ne olacak???)</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp1.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/Ri_fUwZpj4I/AAAAAAAAAEs/GG9zaXijm20/s1600-h/guzelgrubum3fddf.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5057506454243217282" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 240px" height="240" alt="" src="http://bp1.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/Ri_fUwZpj4I/AAAAAAAAAEs/GG9zaXijm20/s320/guzelgrubum3fddf.jpg" width="339" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/Ri_fGQZpj3I/AAAAAAAAAEk/BkJAKOlWUL0/s1600-h/yasamdan+anlar.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5057506205135114098" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 327px; CURSOR: hand; HEIGHT: 336px" height="320" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/Ri_fGQZpj3I/AAAAAAAAAEk/BkJAKOlWUL0/s320/yasamdan+anlar.jpg" width="327" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;      Ankara yolculuğumda yaşadım o sıkıntıyı… Ön koltuktaki amca, önce yanındaki yolcuya, sonra muavine yöneltti, “mola vermeyecek miyiz?” cümlesini. Böyle bir durumda yan koltuktaki yolcunun belirsiz cevap, muavinin ise çok net bir cevap vereceğini bekliyor olabilirsiniz. Ama üzgünüm. Zira öyle bir düşünce basit bir yanılgıdan ibarettir. Muavin,  “bu ekspres” dedi, yaşlı adam bu yabancı kelimede affalayınca, anlamayınca, “mola vermeyecek” diye de ekledi, adamdan, &lt;span style="color:#000099;"&gt;&lt;strong&gt;“Prostatım var da, çok sıkıştım”&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; cevabını aldığında, muavin, sebep olduğu belirsizliği şoföre sorma vaadiyle umuda çevirmeye çalıştı. Her geçen saniye bile adamı kıvrandırırken, muavin işlerine bakıyor, şoförün mola yerine ilişkin müjdesini bir türlü getirmiyordu. Sonra mola yerine ilişkin &lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;müjde geldi&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;: “zaten Ankara’ya az kalmışmış…”. Az dedikleri de en az 25- 30 dakikadan az değil. Hemen önümdeki koltukta amca kıvranıyor, o kıvrandıkça, ben kendimi kötü hissediyordum. Bir şey yapmak isterdim, başındaki şapkasını çıkardı sonra, saçlarının ortasındaki kellikte su birikintisi gibi ter damlacıkları birikmişti. Mendiliyle damlaların hepsini sildi. Ecel teri dökmek gibi bir şeye benziyordu, bu prostat belası sanırım. Hangi işlev bozukluğuna neden olup, adamı nasıl sıkışmışlığa yönelttiği konusunda aklımda&lt;span style="color:#000099;"&gt;&lt;strong&gt; şematik bir süreç de canlandıramadım&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;. Amca, yerinde duramıyordu. Teessüflerini yanındaki gence manaya ulaşamayan pısırık mırıltılar söyleyerek ifade ediyordu. Sürekli ön tarafa şoföre doğru bakıyordu. Ve Ankara yolu bozuktu. Otobüsün ara sokaklara girip bir hayli dolaşması gerekti. Saniyeler geçtikçe, amcanın sıkıntısı artıyor, o yerinde rahatsızlık anlatan hareketler yapınca, ben daha rahatsız oluyordum. Görevlilerin umurunda değildi, her anın bu adam için ağırlaştığı… O an aklıma şu geldi: “Yaşlı adam, keşke binmeden önce şart koşsaydı, prostat için mola talebini de bilet aldığı gişeye belirtseydi” diye içimden geçirdim. Çünkü öyle yerlere girdi ki, otobüs, &lt;strong&gt;&lt;span style="color:#000099;"&gt;dinleme tesisi veya boşaltım tesisi:) anlamında bir yapıya rastlamak mümkün değildi&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;. Derken, amca, eylem zamanı geldiğine karar verdi sanırım, pencere kenarında oturuyordu, yanındaki gence döndü ve çıkmak istediğini söyledi. Nedense bir türlü “az kaldı” denilen Ankara’ya gelemiyorduk!!! &lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;em&gt;Acaba hikayenin devamında ne oldu? &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;Tahmin etmek isteyen varsa, aşağıdaki yorum butonuna basarak sonucun ne olacağını bizimle paylaşabilir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;      &lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;em&gt;NOT:&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; Tamamen yaşanmış bir olaydan alınmıştır. Masum insanların zarar görmemesi için isimleri saklı tutuyorum. Dahası ben de isimleri bilmiyorum zaten:) Eğer isterseniz siz de çeşitli hikâyelerinizi bizimle paylaşabilirsiniz! &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15166694-2383178200963892483?l=eskisehir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eskisehir.blogspot.com/feeds/2383178200963892483/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15166694&amp;postID=2383178200963892483' title='30 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/2383178200963892483'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/2383178200963892483'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eskisehir.blogspot.com/2007/04/prostat-maceram-acaba-sonu-ne-olacak.html' title='Prostat Maceram (Acaba sonu ne olacak???)'/><author><name>Önder Yenilmez</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15500662732066224725</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SfrCC_gM6uI/AAAAAAAAAc4/z2h9uoX59lU/S220/blog+icin.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp1.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/Ri_fUwZpj4I/AAAAAAAAAEs/GG9zaXijm20/s72-c/guzelgrubum3fddf.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>30</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15166694.post-810815253771888727</id><published>2007-04-25T13:18:00.000-07:00</published><updated>2007-04-25T13:41:33.299-07:00</updated><title type='text'>Tamer Korkmaz'dan Bir İnci!</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/Ri-8zgZpj2I/AAAAAAAAAEc/HkzkO0F85mg/s1600-h/bisiklet.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5057468499617222498" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/Ri-8zgZpj2I/AAAAAAAAAEc/HkzkO0F85mg/s400/bisiklet.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;Tamer Korkmaz, çok sevdiğim esprileri ve cesur tarzıyla muhteşem bir köşe yazarı. (yukaridaki resmin onunla ilgisi yok bu arada) &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Gazetedeki köşesinden minik bir alıntı(Geçmiş başbakanlardan birisini tanımlıyor); &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Mütevazı idi: İşini sorsanız, tek kanallı televizyon günlerinin yarışmacısı üslubu ile "&lt;strong&gt;Bir kamu kuruluşunda başbakan olarak çalışıyorum"&lt;/strong&gt; cevabını verebilecek durumdaydı... &lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15166694-810815253771888727?l=eskisehir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eskisehir.blogspot.com/feeds/810815253771888727/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15166694&amp;postID=810815253771888727' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/810815253771888727'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/810815253771888727'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eskisehir.blogspot.com/2007/04/tamer-korkmazdan-bir-inci.html' title='Tamer Korkmaz&apos;dan Bir İnci!'/><author><name>Önder Yenilmez</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15500662732066224725</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SfrCC_gM6uI/AAAAAAAAAc4/z2h9uoX59lU/S220/blog+icin.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp0.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/Ri-8zgZpj2I/AAAAAAAAAEc/HkzkO0F85mg/s72-c/bisiklet.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15166694.post-3088574284347477622</id><published>2007-04-14T16:17:00.000-07:00</published><updated>2007-04-14T16:30:32.494-07:00</updated><title type='text'>İki Kıvranışın ve İki Sınavı Hikayesi</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RiFhqZMs-aI/AAAAAAAAAEE/AAFLc0r-7m4/s1600-h/takva.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5053427637832972706" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RiFhqZMs-aI/AAAAAAAAAEE/AAFLc0r-7m4/s200/takva.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://bp1.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RiFhjpMs-ZI/AAAAAAAAAD8/NeOXEqK1cTs/s1600-h/sinav.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5053427521868855698" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp1.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RiFhjpMs-ZI/AAAAAAAAAD8/NeOXEqK1cTs/s200/sinav.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;İki Kıvranışın ve İki Sınavın Hikâyesi&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seyrettiğim iki filmden birden bahsedicem. &lt;strong&gt;Birincisi Sınav. Diğeri başka bir sınav: Takva.&lt;/strong&gt; “Sınav” filmi üniversite sınavına hazırlanan öğrencilere ve onların ailelerine yönelik olarak çok haklı mesajlar içeriyor. Daha filmi başında bu iddiada olduklarını görebiliyorsunuz. Onların sınavı nasıl geçeceğiz kıvranışı, Takva filmindeki imtihan dünyasına ilişkin sınavın yanında doğal olarak çok cılız kalıyor. Ama kabul etmek gerekir ki, bu dünyada herkesin kendine göre derdi, tasası var. Yalnız Sınav filminde atraksiyon amaçlı sahne tekrarları/karıştırmaları sanki hiç olmamış. Filmin müzikleri çok hoşuma gitti. Şöyle ki, içine girebildiğiniz uzun bir müzik klipindeymişsiniz gibi hissediyorsunuz. Takva filminde ise, dergâh’ta kendisine verilen görevlerinin sıkıntıları yanında, haramın rüyasıyla ve gerçeğiyle aynı anda sınandığını düşünen bir erkeğin kıvranışını seyrediyorsunuz. Film, Kuran ayetiyle başlayıp, Nazım Hikmet Ran’ın dizeleriyle bitiyor. Yalnız sanırım filmde konsept danışmanlığı konusunda daha fazla çalışılması gerekiyordu. Şöyle ki, şeyhin konuşmaları ve duruşu daha derin olabilirdi. Kurtlar Vadisi Irak’taki Ghassan Massoud’un canlandırdığı şeyh karakteri ne kadar da vakur. &lt;strong&gt;&lt;span style="color:#000099;"&gt;Tavır çok şeydir&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;. Onun tavırlarını Takva’daki şeyhin üzerinde göremedim. Zira birincisinde altyapısı sağlam bir şeyhle karşı karşıya olduğunuzu düşünürken, diğerinde, bu izlenimi pek edinemiyorsunuz. Bir de Güven Kıraç'ın performansı. Sanki oyuncu, Sınav filminin setindeki yalaka müdür tiplemesi üzerine yapışmış şekilde gelmiş, Takva filminin setine:))). Hiç derviş profili sunamıyor. Bir erkeğin kıvranışlarına gelince; Aslında bilenler bilir, bu konuda &lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Üç Hercai&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; isimli hikâyede yine Muharrem isminde bir kahramanın kıvranışlarından bahsediliyor. İkisinin de ortak yönü işin içinde kadın cazibesinin çekimi karşısında ayak direme var. Yalnız Takva’daki Muharrem bunu rüyada yaşarken, Üç Hercai’nin genç delikanlısı gerçek yaşamda bununla savaşıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne güzel öykünüzün karakterleriyle oynayabilmek. &lt;span style="color:#33cc00;"&gt;&lt;strong&gt;Üç Hercai’de Muharrem güçsüzlükten kahramanlığa terfi eden vakur ve ciddi bir adamken, Takva’daki Muharrem, güçsüzlüğe düşmenin ihtimalleri karşısında bile koyveren bir korkak gibi davranıyor&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;. &lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ffff00;"&gt;Tabi burada başkasının öyküsündeki karaktere laf atıyorum ama. Benim öykümdeki karakter, senin karakterini döver misali&lt;/span&gt;.&lt;/strong&gt; Sinema dünyasının bu bakımdan en imrendiğim ve aynı zamanda en kızdığım bileşenlerinden birisi senaristlerdir. 21 Gram filminde, ikiz kız çocuklarıyla giden bir babayı görürsünüz. Filmi seyrederken içimden geçirdim; “umarım yönetmen bu kızları ve babasını trafik kazasına kurban vermez” dedim. Ama Alejandro Gonzales İnarritu’nun 2. filmindeki senarist (zira ismini bilmiyorum), gözünü kırpmadan bir aileden üç kişiyi ölüme gönderdi. Kızlardan biri de kazaya neden olan sürücünün gözleri önünde can veriyor. Hiç aklımdan çıkmaz, ne zaman hatırlasam, kızarım ismini bilmediğim bu senariste.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15166694-3088574284347477622?l=eskisehir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eskisehir.blogspot.com/feeds/3088574284347477622/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15166694&amp;postID=3088574284347477622' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/3088574284347477622'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/3088574284347477622'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eskisehir.blogspot.com/2007/04/iki-kvrann-ve-iki-snav-hikayesi.html' title='İki Kıvranışın ve İki Sınavı Hikayesi'/><author><name>Önder Yenilmez</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15500662732066224725</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SfrCC_gM6uI/AAAAAAAAAc4/z2h9uoX59lU/S220/blog+icin.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp0.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RiFhqZMs-aI/AAAAAAAAAEE/AAFLc0r-7m4/s72-c/takva.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-15166694.post-4350337219127108560</id><published>2007-04-09T12:55:00.000-07:00</published><updated>2007-04-09T13:08:32.393-07:00</updated><title type='text'>Nasihat!</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;  &lt;a href="http://bp2.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RhqdBMv22PI/AAAAAAAAAD0/hspwsqp5Srk/s1600-h/titanic+for+blog.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5051522575976814834" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RhqdBMv22PI/AAAAAAAAAD0/hspwsqp5Srk/s400/titanic+for+blog.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;              Bir arabesk sızlanmayla başladı hikâyesi. Dünya, yüreğine asılı, sönmüş ve ağır bir kandildi. Bu dünyanın ışığı biterse, nasıl olsa yedekte ikinci bir dünya vardı. Sonra iki dünya arasında geziniyordu, sessizce. Beni kendi halime bırakın dedi. İki kişiye sır değilim demişti. Konuştuğunda pişmanlık, sustuğunda acı besteleyen sanatçı olmuştu. Üretkenliğin aşırısı da zarardı işte! Her şeyin fikrini üretir oldu. Duruşunun asilliğini sınarken, sözlerinin aleniğinden şüphelenirken, sohbetin koyu yerinde ufak bir kelimeye takılırken… Duygularındaki mantık depremi eğretiydi, ama o ille de mantık dedi tutturdu. Çünkü cebren mantık emredilmişti ona! Duygularını parçaladı, içine attı. Mantığına, ayar vermeden indirdi hislerinin yumuşaklığına, balyoz sallayan işçi misali. Ne yaptığını fark edemiyordu, anlatacak çok şeyi vardı. Hep böyle tezatlar içindedir hayat, anlatacak şeyleri olanları anlamak, anlatacak şeyleri olmayanları anlamaktan daha zordur. Çoğunlukla, anlatacak şeyleri olanların dilleri tutulur. Bunu anlatan fark etmez, dinleyen görür. Sonra iki dünya, dört oldu. İki kişi, üç oldu. Bilinenin ve belirsizliğin dünyası eklendi dünya sayısına. Peyami Safa “meçhulün karnından istediğimiz çocukları doğurtabiliriz” diyordu. İşte onu anlatıyordu bu cümle. Beyninde meçhulün çizelgesini hazırlayan merkez, Necip Fazıl’ın “istikamet âlemindeki sonsuzluk” deyimine nazire yapar gibi onu pusulasız bırakıyordu. Zamanın devamında, aklımdaki dünyada mı kalsam, yoksa geçmişin aklımda silinmeyen dünyasında pişmanlıklar besleyip, büyütüp, onlara mı yakılsam diye iki dünya daha ekledi, hayatının anlamına. Altı büyük dünya kapladı, küçük dünyasını. Kapısı olmayan bir kutu oldu çıktı. Altı cihan içinde, altı cihan, üstü cihan, sağı cihan, solu cihan, önü cihan, arkası cihan. Neylesin bu …………….an?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;Cevaben;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;strong&gt;Sonsöz&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;: Kutu içinde hayat sürenler, duvarlarının kalınlığından olsa gerek kutu dışında başka bir hayatın olduğunda bihaberler.&lt;br /&gt;Eğer bu yeterli olmazsa, tavsiye,&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ffcc66;"&gt;&lt;strong&gt;Tavsiye&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;: Kutuyu terk et, gerekirse imha et!&lt;br /&gt;Eğer tavsiye de yetersiz kalırsa,&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;strong&gt;Final;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; “İnsan ihtiyaçlarını onları karşılayabilecek birine açmalı, belayı dertten ah edecekse, derde derman bir hekimin yanında inlemeli” &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/15166694-4350337219127108560?l=eskisehir.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://eskisehir.blogspot.com/feeds/4350337219127108560/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=15166694&amp;postID=4350337219127108560' title='4 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/4350337219127108560'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/15166694/posts/default/4350337219127108560'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://eskisehir.blogspot.com/2007/04/nasihat.html' title='Nasihat!'/><author><name>Önder Yenilmez</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15500662732066224725</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='21' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_1YPw5IG1FSo/SfrCC_gM6uI/AAAAAAAAAc4/z2h9uoX59lU/S220/blog+icin.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp2.blogger.com/_1YPw5IG1FSo/RhqdBMv22PI/AAAAAAAAAD0/hspwsqp5Srk/s72-c/titanic+for+blog.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry></feed>
